Medya
YORUMLARINIZ
DOLAR ![]() | ||
| Alış | ||
| Değişim | ||
EURO ![]() | ||
| Alış | ||
| Değişim | ||
| IMKB | ||
Karakter boyutu :
Yargıtay'dan İDDİANAMEYE DESTEK bildirisi
Yargıtay Başkanlar Kurulu bir bildiri yayınlayarak kapatma davasının iddianamesi savunuldu.
21 Mayıs 2008 / 13:00

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisinde, son günlerde yaşanan gelişmelerin, ''ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasını amaçlandığını belgelemeye yettiği'' ifade edilerek, ''Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir'' denildi.
AKP'DEN BİLDİRİYE JET YANIT
Bildiride, ''bir yıla yakın süreçte ve özellikle son zamanlarda, giderek artan bir biçimde yargı erkine yönelik ve hukuk devleti olma ilkesiyle bağdaşmayan sistemli saldırıların Cumhuriyetin temel ilkelerini zedeler hal aldığı'' değerlendirmesinde bulunuldu. Bildiride, ''Süreklilik gösteren bu davranışlar, toplumun, çözüm bekleyen sorunlarının ve gerçek gündeminin ötelenmesine, gelişimine harcanması gereken zamanın gereksiz biçimde yitirilmesine neden olur hale dönüşmüştür'' ifadesine yer verildi.
Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinde, ''Anayasa'nın kimi hükümlerinin yenilenmesi konusunda oluşan genel kabulden yararlanılmak suretiyle bir siyasi görüşün istek ve direktifi doğrultusunda bütünü değiştiren bir taslak hazırlattırılarak 'en doğru ve en çağdaş Anayasa' tanımlamasıyla kamuoyuna sunulduğu'' ifade edildi. Anayasaların en geniş toplumsal mutabakatla, tartışma ve uzlaşma ve sahiplenmelerle hazırlanması gerekeceğinin ''göz ardı edildiği'' görüşüne yer verilen bildiride, ''Böylece ilk ciddi gerilim, beklenmedik bir zamanda ve hiç de gerekli olmayan yöntemle gündeme yerleştirilmiştir'' denildi.
AKP HAKKINDAKİ İDDİANAME
Bildiride, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 28 Eylül 2007 tarihli konuya ilişkin bildirisine yer verilerek, şunlar kaydedildi:
''Toplumun yoğun ve isabetli refleksi, anılan taslağın yasalaşması girişiminde duraksama yaşatmış, ancak Anayasa'nın 10. ve 42. maddeleriyle ilgili değişiklik engellenemeyen bir hızla yasalaştırılmıştır.
Tüm gelişmeleri izleyip, değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı anayasanın ve yasaların kendisine yüklediği sorumluluğun gereği ve tezahürü olarak yasal yöntemle topladığı kanıtlara dayanmak suretiyle bir siyasi parti hakkında iddianame düzenleyerek Anayasa Mahkemesi nezdinde yargılama ve müeyyide talebinde bulunmuş; ne var ki talebin muhatapları ve onların yandaşları iddianamenin kurumsal olduğu gerçeğini gözardı ederek, akla, mantığa ve hukuka aykırı tavır, söylem ve yazılarla ve hatta çoğu suç teşkil eden davranışlarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı toplumun tepki ve husumetini muhatap kılmaya yönelmişlerdir.
SALDIRILAR
Bu türden davranışların kişisel tatmin duyguları ötesinde, yargılanan siyasi kuruluşa hukuken hiç bir siyasi yarar sağlamayacağı, yargılamanın sonucunu da etkilemeyeceği gözetilmemiş, zaman zaman şiddetini kaybetse de bütünüyle sona erdirilmediği, belki de bilinçli tarzda sona erdirilmek istenmediği gözlenir olmuştur.
Süreçte, çelişki ve yanlışlıklar sürdürülmüş, açılan davayı Anayasal ve yasal sorumluluk ve yetkinliğiyle hukuka uygun olarak değerlendirilip, sonuçlandıracağında hiçbir kuşku bulunmayan Anayasa Mahkemesinin, her tür etkiden uzak biçimde, yargı yetkisiyle baş başa bırakılması ve sonucun saygıyla karşılanacağı kanısının yaratılması yerine Anayasa'nın 138. maddesi hükmünü göz ardı eder bir sorumsuzlukla, yargıyı etkilemeye yönelik tavır, davranış ve görüş açıklamaları artan bir hızla sergilenmiştir.
Yargı huzurunda kendini ve siyasi teşekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, ithamların asılsızlığı inancına sahip olunuyorsa kendi karşı kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine 'dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı' gibi şaşırtıcı bir inançla yargıyı ve mensuplarını halka şikayet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur.''
TASLAK NEDEN OLLİ REHN'E SUNLDU?
Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiserine, ''Yargı Reformu Strateji Taslağı''nın verilmesinin de eleştirildiği bildiride, şu ifadelere yer verildi:
''Tüm bu gelişmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir.
Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir.
Yüce Türk ulusu ise bağımsızlığı ve etkinliği eksiksiz bir yargı erkine her zaman layık olmuştur. Yüce ulus adına yargı yetkisini bu görüş ve sorumlulukla kullanmayı sürdüreceğimizi, yargı bağımsızlığının takipçisi olacağımızı saygıyla duyururuz.''
AKP'DEN BİLDİRİYE JET YANIT
Bildiride, ''bir yıla yakın süreçte ve özellikle son zamanlarda, giderek artan bir biçimde yargı erkine yönelik ve hukuk devleti olma ilkesiyle bağdaşmayan sistemli saldırıların Cumhuriyetin temel ilkelerini zedeler hal aldığı'' değerlendirmesinde bulunuldu. Bildiride, ''Süreklilik gösteren bu davranışlar, toplumun, çözüm bekleyen sorunlarının ve gerçek gündeminin ötelenmesine, gelişimine harcanması gereken zamanın gereksiz biçimde yitirilmesine neden olur hale dönüşmüştür'' ifadesine yer verildi.
Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinde, ''Anayasa'nın kimi hükümlerinin yenilenmesi konusunda oluşan genel kabulden yararlanılmak suretiyle bir siyasi görüşün istek ve direktifi doğrultusunda bütünü değiştiren bir taslak hazırlattırılarak 'en doğru ve en çağdaş Anayasa' tanımlamasıyla kamuoyuna sunulduğu'' ifade edildi. Anayasaların en geniş toplumsal mutabakatla, tartışma ve uzlaşma ve sahiplenmelerle hazırlanması gerekeceğinin ''göz ardı edildiği'' görüşüne yer verilen bildiride, ''Böylece ilk ciddi gerilim, beklenmedik bir zamanda ve hiç de gerekli olmayan yöntemle gündeme yerleştirilmiştir'' denildi.
AKP HAKKINDAKİ İDDİANAME
Bildiride, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 28 Eylül 2007 tarihli konuya ilişkin bildirisine yer verilerek, şunlar kaydedildi:
''Toplumun yoğun ve isabetli refleksi, anılan taslağın yasalaşması girişiminde duraksama yaşatmış, ancak Anayasa'nın 10. ve 42. maddeleriyle ilgili değişiklik engellenemeyen bir hızla yasalaştırılmıştır.
Tüm gelişmeleri izleyip, değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı anayasanın ve yasaların kendisine yüklediği sorumluluğun gereği ve tezahürü olarak yasal yöntemle topladığı kanıtlara dayanmak suretiyle bir siyasi parti hakkında iddianame düzenleyerek Anayasa Mahkemesi nezdinde yargılama ve müeyyide talebinde bulunmuş; ne var ki talebin muhatapları ve onların yandaşları iddianamenin kurumsal olduğu gerçeğini gözardı ederek, akla, mantığa ve hukuka aykırı tavır, söylem ve yazılarla ve hatta çoğu suç teşkil eden davranışlarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı toplumun tepki ve husumetini muhatap kılmaya yönelmişlerdir.
SALDIRILAR
Bu türden davranışların kişisel tatmin duyguları ötesinde, yargılanan siyasi kuruluşa hukuken hiç bir siyasi yarar sağlamayacağı, yargılamanın sonucunu da etkilemeyeceği gözetilmemiş, zaman zaman şiddetini kaybetse de bütünüyle sona erdirilmediği, belki de bilinçli tarzda sona erdirilmek istenmediği gözlenir olmuştur.
Süreçte, çelişki ve yanlışlıklar sürdürülmüş, açılan davayı Anayasal ve yasal sorumluluk ve yetkinliğiyle hukuka uygun olarak değerlendirilip, sonuçlandıracağında hiçbir kuşku bulunmayan Anayasa Mahkemesinin, her tür etkiden uzak biçimde, yargı yetkisiyle baş başa bırakılması ve sonucun saygıyla karşılanacağı kanısının yaratılması yerine Anayasa'nın 138. maddesi hükmünü göz ardı eder bir sorumsuzlukla, yargıyı etkilemeye yönelik tavır, davranış ve görüş açıklamaları artan bir hızla sergilenmiştir.
Yargı huzurunda kendini ve siyasi teşekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, ithamların asılsızlığı inancına sahip olunuyorsa kendi karşı kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine 'dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı' gibi şaşırtıcı bir inançla yargıyı ve mensuplarını halka şikayet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur.''
TASLAK NEDEN OLLİ REHN'E SUNLDU?
Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiserine, ''Yargı Reformu Strateji Taslağı''nın verilmesinin de eleştirildiği bildiride, şu ifadelere yer verildi:
''Tüm bu gelişmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir.
Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir.
Yüce Türk ulusu ise bağımsızlığı ve etkinliği eksiksiz bir yargı erkine her zaman layık olmuştur. Yüce ulus adına yargı yetkisini bu görüş ve sorumlulukla kullanmayı sürdüreceğimizi, yargı bağımsızlığının takipçisi olacağımızı saygıyla duyururuz.''
Yorumlarınız
KANA DOYMADINIZ MI?
Aldığınız kararlar neticesi, namus bırakmadığınız adaleti artık mafya şeyediyor, çünkü siz hep istiyor, doymuyorsunuz. Bırakın sizleri tüm aç sülalenizi doyurmaya kalkıyorsunuz.Türk değilsiniz anladık, Müslüman da değilsiniz onuda anladık da nedir bu içinizdeki TÜRK ve MÜSLÜMAN düşmanlığı ona bir anlam veremedik, veremiyoruz ki acaba gerçekten bidon kafalımıyızki biz.Yüce Türk Ulusunu düşündüğünü açıklayan pespayelere, millet düşmanlarına, kardeş kanlarından beslenen vampirlere, onursuz onursal başkanlara,ergenekonculara, görevdeyken sadece makam,mevki ve rütbe peşinde koşup herşeylerini kaybeden emekli zübüklere artık inanmıyor.saygıda duymuyoruz. Bedavadan bu yüce ulusun vergileriyle, doyumsuz aç karınlarınızı doyurmayı bırakın da artık, ABD.uşağı ve mason olduğunuzu ilan edip, kutsal vatanımızı çarçabuk, azcık haysiyetiniz kaldıysa ki zannetmiyorum, sağcı ve solcu ile başlayıp tekrardan bu sefer TÜRK'Ü KÜRDE, KÜRDÜ TÜRK'E kırdırma senaryolarınızıda alıp lütfen terkedin.
HEROMAN yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 00:28
sizler
Altta kalmayın hemen Baykal'ın yardımcıları gibi demeç verin oysa sigara içilmesi yasak olan yerlerde sigaralar içiliyor insanlar ölecek .Sizin görev alanınınz burası ne yapyıyorsunuz ne yaptınız.Kocaman bir hiç çünkü Türkiyenin en boş ve çalışmayan üretmeyen yeri mahkemeler ve yargı 3-5 ay dava ertelenirmi, bu internet çağında, ama size kimse bir şey diyemiyor.Cumhuriyeti yatarak kurtaracaksınızya Baykal 'la beraber.Bu böyle gitmez .Değişecek ve çakışacaksınız.Siyaseti de istifa edip sonra yapacaksınız.Demeç yok iş var olması gereken bu.
tubayyurt yazıyor 22 Mayıs 2008 Perşembe 08:56
son sözü söyledin cengizhan
size katılıyorum.teşekkürler
aysun yazıyor 22 Mayıs 2008 Perşembe 02:54
Adamlar
Adam gibi adam olun,hangi ülkede secilmisler ,atanmislara posta koyar oldu.Avrupada hemen kapinin önünü koyarlar.Vatandasin vergisiyle gecimini saglayan devlet memuru,vatandasin sectigi vekillere posta koyar oldu.Gözleri ideolojilerden baska hicbir sey görmüyor.Topunu devlet dairelerinden temizliyeceksin.A.K.P´li degilim.Bu insanlara yapilanlara yeter artik be!Resmen akil tutulmasi be!Resmen insanlari cildirtma noktasina getiriyorlar.Yüzde kirk yedi almis bir partiye bunlar kesinlikle yapilamaz.Böyle bir zihniyete günahimi vermem.Dünyayi rezil ettiniz bizi,yeter artik.Söz milletin,yeter artik.Bikkinlik verdiniz.Arkanizda halk destegi yok,somut delilleriniz yok,dünyanin neresinde var?söyle yapmis,böyle yapmis,dogruluk degeri arastilmadan basindan toplanmis bilgiler dogrumudur?Birinci sinif egitim aldim,gülüyorum bunlara.Itibar etmiyorum.Siyasetci olsam bende aynisini yapardim.Güvenmedigim insana niye göstereyim ki?Kim kanun yapiyor?Kim uyguluyor?Avrupada adam gibi yargilama var.Insanlarin rengi,dili,dini,irki,kültürüne göre yok.Görüntülü,sesli,cok basit,kurallari söylüyor,kanunlari söylüyor,soruyor,arastiriyor,somut delileriyle kararini veriyor.Bizzat yasadim,gördüm,kime güveniyorsunuz derseniz?Bizimkilere zerre kadar güvenmiyorum,inanmiyorum.Eski bir devlet memuruyum,yasadiklarim ve gördüklerim bana bunu söylüyor.Türkiye Cumhuriyetinin sahibi bizleriz,bunlar degildir.Olurmu böyle bir sey,bunlarin yapmasi gereken is nedir?Insanlarin beyninde kapatilmamis olan bir parti,asla kapanmaz.Sizin beyninizde bu partiyi kapatabilirsiniz,ama bizim gönlümüzde ve beynimizde asla kapanmaz.Adam gibi adamlarin arkasinda ölüme yürürüm.Ilkönce canan diyen insanlari herzaman takdir etmisimdir.Benim ölcüm sandiktir.Bunlara oyveren insanlarin hepside sucludur.Ben olsam hepsinide görevden alirdim.Siyasi aciklama yapamazlar.Tepelerine binerdim.Resmen sagir,körebe,dilsiz oyunu oynaniyor.Vatandas devletinide,cumhuriyetinide,topraginida,bagimsizliginida........hepsini korur.Kimin ne mal oldugunu onlardan daha iyi biliyor.Koy sandigi koyun kara mi?Ak mi?belli olsun:Sandik herseyi acar,kimse korkmasin.Vatandas cevabini verir.Dünyanin neresinde görülmüs yargi bir ülkenin siyasi ve ekonomik gelecegiyle oynadigini?Marjinal,sig,kokusmus siyasi hesaplardan ve ideolojilerden yargi eliti uzak durmasi lazimdir.Halk bunun hesabini sorar.Sectiklerinin sonuna kadar arkasindadir.Vatandas yapilan en büyük terbiyesizliktir.Ne amerikan usagiyim,ne de avrupa yalakasiyim.Ama ben bu insanlarin ekmegini yedim,cayini kahvesini ictim.Ben seviyorum onlari,ucaklarin markasina bak?Kullandigimiz mühimmata bak?Yüksek teknolojik ürünlere sana kim veriyor?Ayrani yok icmeye,gezmeye gider tahtaravalliyle.Türkiye ekonomisinin on kati olan ülkelerden bahsediyoruz.Atatürk yasasaydi bunlara gülerdi.Acaba ne söylerdi?Halan zannediyorlar kidünya kendilerinin etrafinda dönüyor.Yabanci yatirimci türkiyenin disa acilim politikarina bakarak gelir,ona göre risk alir.Böylemi hic gelmez.Haydi rast gele....................
Cengizhan yazıyor 22 Mayıs 2008 Perşembe 02:36
eger!!!at
sayet anayasa degisikligini ilk abdcik,yargi reformunu ilk abcik okuyup;Turkiyedekilerin birkac yandasi haric hicbirseyden haberi yoksa!bu nasil bagimsizlik,nasil bir adelet anlayisidir..bu mudur sozde kanunlarla yonetilen ulkemiz..bir kac yilda ulkemizi bu hale getiriyorlarsa gerisini dusunmek bile istemiyorum...adelete gozleribagli diye,onune gelen hemen her konuda tecavuze kalkismak,nasil bir anlayisin urunu olabilir ki!........dokunulmazliklara,secim kanunlarina tek kelime etmeyenler,cikarilan bir cok yararimiza olmayan kanunlar..nasil bir anlasmanin urunudur ki;bizleri bos gundemlerle oyalamayi basarabiliyorlar...coook kotu gunler ulkemizin uzerine karabulutlar gibi cokmesin Allahim...
muzaffer yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 21:50
CEVAP İSTEYENLER'e
Başta Ali Zorlu rumuzlu yorumcu..Ukalalık kendini beğenmişliktir,biz Sözde KEMALİSTLER gibi kendinden başka hiçkimseyi tanımayan diğerlerini kendileri için sadece birer KÖLE gibi görenlerden değiliz..bu bağlamda Ukalalık AYNAYA bakınca kendinizde göreceğiniz bir kişilik özelliği olmalı..özcesi size yakışan bir SIFAT..Türko rumuzlu şahıs...BENİM AĞZIM SENİN KULAKLARINA GÖRE DEĞİL..bu manada beni anlamanı bekleyemem sen kendi anlayışlarınla yoluna devam et..Hayatımda ZAMAN gazetesi okumadım..tesbitin bu kadar yanlış işte..kullandığın sıfatlar(Liboş Entel vs..)senin kişiliğini gösterir..senin kendine saygın yok ki bir başkasına olsun..ne Entellektüellikten nede DEMOKRASİDEN bir şey anladığını sanmam..sende kendi yağında kavrulan DEVEKUŞLARINDANSIN..Hocanıntorunu rumuzlu şahıs..Ergenekondan girip DERİN DEVLET'ten ben çıkmamışım..bu saydıklarındır birbirinden çıkanlar bir birini doğuranlar..bunlar bu Ülkenin GÖRÜNMEYEN gerçekleri...BİLİM'e inanırım..ne Akp'yi neden onun mensublarını ÖZELDE savunmam olanaksız..Ama gerçekler gün gibi ortada..HAKSIZLIK varsa bir yerde susmak''kendine duyarlıyım diyen şahsa''yakışmaz..bu bağlamda Türkiye sizin ÜZERİNDE CİRİT ATTIĞINIZ OYUN SAHASI değildir..Atınızı istediğiniz gibi koşturamazsınız...çok merak ediyorsan benim siyasal düşünceme en yakın yine Siyasal bir parti olan DTP'dir..ve ben DTP'li olmaktanda gurur duyarım...Haşim Kılıç sırt sıvazlıyorsa bu onun sorunudur..bununla beraber etkiye tepki anlamında YARGITAY'ın Bildiri yayınlaması süren bir DAVA hakkında NORMAL değil..DÜNYA ÇAĞDAŞ HUKUK SİSTEMİNE YAKIŞMAZ...Sitemimiz SİSTEME'dir..yoksa şahıslara takılıp acizleşemeyiz..sorun bu kadar ortadayken..eleştiriye açık olun ki GELİŞESİNİZ..yoksa dediğimiz gibi eleştirilemedikçe İDEOLOJİNİZ yıkılmaya mahkumdur..eskir köhner..eskiyip köhneyen DEMİR dahi olsa ÇÜRÜR...tüm duyarlı insanlara..selamlar saygılar
metin ateş yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 21:30
METİN ATEŞE CEVAP
ergenekondan girmişin derin devletten çıkmışsın ancak anayasa mahkemesi başkanının hükümet üyeleriyle haşır neşir oluşuna hiç değinmemişsin nerede görülmüş davalı ile hakimin samimi oldukları sen önce bu konuya bir açıklık getir daha dün haberlerde haşim kılıç MEB nın sırtını sıvazladı görmedinmi?
HOCANİNTORUNU yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 21:08
.
egemenlik miletindir gerisi boş %60 kimse yok sayamaz yargının işi ikide bir sert bildiriler yayın lamakdeğildir
t yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:57
Metin Ateş'e
Sak üstünde damdağan, vur beline kazmayı, sen ne diyorsun kendini birşey zanneden ukala...
Ali Zorlu yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:55
Almanyada1936 dada halk gerçeği gördüm sanıp
Hitlere % 46 oy vermiş ve Yasama Yürütme Bismarkın ölümüyle Kendi elleriyle yaktığı Meclisi(Reichtag)muhalefetin üzerine atmış Yargıyı ele geçirip Orduya Sadakat yemini ettirip !938 den 1945 e kadar Tüm dünyaya sarılması güç yaralar aömıştır Bu yüzde bir iktidar %47 inin arkasına sığınıp herşeyi yaparım değip Yarğıyı ve orduyu ele geçirirse sonuç bu olur o % 47 denilen oy 48 milyon seçmenin 16 milyonudur unutmayın bu oyların içinde ,Kömür,Erzak,Çeyrek altın,Borsa Mağduru,Ev,İşyeri Kredi Mağduru,Söz sahibi olamamış erkek egemenliğindeki Kadın,bir kerede bunu deneyeyim oyları olduğunu unutmayın..!!
ilyas oktay yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:53
BEN MİLLETİM EYYYY YARGI MENSUPLARI
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
MEHMET AKİF yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:51
metin ateşe yazık
bu kadar yorum yazıp hiçbirşey anlatmayan bir adam görmedim.Kahvehanede konuşulanların ve zaman gazetesinin bir kaç liboş entel demokratın 4 kelimelik fikir dünyasından yapılan alıntılar ile bir dava savunulmaz.YARATICI OLUN LÜTFEN
türko yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:46
anayasa gereği hakimiyet milletin iradesidir
ben oyumu siyasi bir partiye atarım.söz hakkı kurulan hükümetindir.yargı anayasa gereği adalet bakanlığına bağlı bir kurumdur.yargıçlar;..bırakın cumhurbaşkanını,başbakanını,adalet bakanını bile direkt hedef alamaz.millet iradesini hiçe sayarak devlet başkanlarına yapılan her türlü fiili eylemler suç unsurudur.
genco yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:42
haklılar
yargı haklıdır çünkü yargı bağımsızdır adamların kadrolaşamadıkları sadece yargı kaldı
gültekin yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:41
piyasalar
kendi sahsi menfaat ve çıkarlarınız için vadantaşları ne hale düşürüyorsunuz farkındamısınız. Piyasalarda yaprak kıpırdamıyor .Türkiyenin lokomotifi olan inşaat söktörü kan ağlıyor.derlerya kurt puslu havayı sever bazı çıkar düşkünleri ortalığı karıştırmak rant sağlamak için olayların üstüne giderler.herkes bıraksın hükümet doğrumu yanlışmı yapıyor cevabını halk versin. yargıtay kendi muhalefet kendi halk kendi görevini yapsın.
nevzat yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:39
.....
tirilyonlari calanlara bir yil hapis ,1 kilo baklava calana 25 yil hapis varin siz kara verin güvenilirligine
zekeriya58 yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:37
% 53 ü kimse yok sayamaz !
senin o halk dediğinle hergün konuşuyoruz,dünya,dan haberi olmayan,dinle devlet işleini birbirine karıştıran,kendi menfaatini bile göremeyen ,düşünmek için kafasını bir kere bile kullanmayan, onun bunun demesiyle oturup kalkan,bir paket makarna ile bir torba kömürü, ömür boyu alacanı zanneden saf vatandaşlarımızı kandırıp %47 oy almak marifetmiş gibi, bunada demokrasi veya millet iradesi diyerek herşeyi ben yaparım ben yasamayım,ben yürütmeyim diyerek herşeyi baskı altına alma yargıyı yargılamak a.k.p ve ona destek verenlerin işi olmasa gerek!
eski tüfek ! yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:36
TÜRKİYEDEKİ GERÇEK SORUN
21.yy Dünyasında MASALLAR'ın yeri kalmamkla beraber,bu Ülkedeki GERÇEK SORUN kendine ben KEMALİST'im diyip HALKIN kanını emen sahtekarlar ile bu HALK'ın bir sorunu vardır her ne kadar bu Halk'ın çoğunluğunun bu TEHLİKEDEN haberdar olmasada bu son yaşanalarla daha net kendini gösterecektir HALK'ın Nezninde..Türkiyede son 1 yıl içerisinde olup bitenleri Halk görüyor ve küçük bir cevabı 22 temmuzda %47 ile vermiştir..ama uslanmayan SÖZDE KEMALİSTLER ADALETSİZLİKLERİNE devam etmektedirler..ve bunuda büyük bir yanılgı ile yapmaktadırlar..nedir bu YANILGI:Halk'ı anlayamamak Halktan kopuk olmak HALKI ENAYİ YERİNE sokmak...ama HALK sandıkları gibi eski Halk değildir,çünkü Dünya eski Dünya değildir...Bilim bütün yalanların yüzünü alt üst etmiş ortaya çıkarmıştır..Dünya 21.yy BİLİŞİM çağını yaşarken HALK'ı halen APTAL yerine koymak ancak APTALLARIN işi olabilir..bir daha hatırlatmakta fayda var...ELŞETİRİLMEYEN ÜLKÜ'ler İDEOLOJİDİR..İdeolojiler ise YIKILMAYA MAHKUMDUR..S.S.C.B tarihin en büyük İdeolojik Devlet yapılanması idi..ama HALK'ın istemlerine ihtiyaçlarına cevap olamadı..ve sonu ORTADA...bu bağlamda SON ÇIRPINIŞLARIDIR SÖZDE KEMALİST'lerin bu yaptığı OYUNLAR...Atatürk'e en büyük saygı onun öncülük edip kurduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ hzuur içinde yaşatmak,insanlar arsı kutuplaşmayı,kavgayı KAN'ı değil BARIŞ'ı ve DEMOKRASİYİ tahsis edip HALKINA DEMOKRASİYİ layık görmektir..böyle yaparak ATATÜRK'e saygılı olup onu yaşatabilirsiniz..yoksa kendi ellerinizle ÖLDÜRMEKTESİNİZ Atatürk'ü...saygılar
metin ateş yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 20:07
metin ateş denilen zata cevap,
Ergenekon aslen bir TÜRK efsanesinin adıdır ve Her Türkün bilmesi gereken bir Efsanedir,Bu Operasyona Bu Ergenekon adının verilmesi Türklüğü küçük düşürmek için ayrı bir operasyondur,ve Danıştay olayını Yargılaması Sonuçlandı ve Bu Ergenekon Masalı ile Alakası olmadığı Kesin olarak ispatlandı,ve Unutmaki AB hukuk sisteminde 6 ay içinde iddianamesi hazırlanmayan tutuklular otomatikman salınırlar ve Ergenekon Masalı operasyonu 11 ay oldu iddianame yok ve kişilere AB uyum kanunları uygulanmayıp Hukuk ihlal ediliyor ve delilde yok hepsi düzmece,AKP nin HUKUK anlayışı nun İdeolojik suyuna değirmen olmaktır HUKUK sisteminin Bağımsızlığı ise AKP nin dediğinin yapılmasıdır..!! ve Ülkede Rejim Tehlikesi net ve ortadadır..!! ve seninde olayları çarpıtmanın Danıştay saldırısının faili avukatın o masal operasyona iliştirilmek istenmesi şeri tehlikenin nasıl kendi adamlarını harcadıklarının açık göstergesidir,bak avukatın aile bireylerinin giyim kuşamlar ve söylemlerinin ne denli iktidar yanlısı ve vakit ve zaman gazetesi hedefiyle tetikçi avukatın haraket ettiği nettir..!!Sizler olayları çartımayı yalanı kendinize görev etmişsiniz o yüzdenki bizlet T.C laik rejim ve onun bekçileri tüm yargı ve askerimizin arkasındayız..!!
ilyas oktay yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 19:50
satılmışlar
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
asi çocuk yazıyor 21 Mayıs 2008 Çarşamba 19:47
DİĞER BAŞLIKLAR

Haberin olsun























