YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,2345
Değişim
0.41
EURO /
Alış
1,7605
Değişim
-0.45
IMKB
39.116


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Öcalan bize tecavüz etti

Öcalan'ı peygamber diye hayal ettik O BİZE TECAVÜZ ETTİ
22 Mayıs 2008 / 22:15
Ocalan-bize-tecavuz-etti
5 yıl önce PKK’dan kaçarak Erbil’de bir eve sığınan kadın terörist A.Ç. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu. A.Ç., PKK’dan ayrıldıktan sonra “Özgürlüğe Kaçış” adlı bir kitap kaleme almış, örgütün kadınlara bakışını ve gerçek yüzünü gözler önüne sermişti

PKK'NIN KADINLARI
Dağdakilerin ilk kez yayınlanan fotoğrafları TIKLAYIN


PKK’da 1991-2003 yılları arasında silahlı mücadeleye katılan A.Ç. erkek arkadaşı M.K.İle İstanbul Polisi’ne teslim oldu. A.Ç., 2 yıl önce yazdığı “Özgürlüğe Kaçış” kitabında Abdullah Öcalan’ın kendisine ve daha bir çok kadına tecavüz ettiğini ifade etmişti. 2006 yılında Hürriyet Gazetesi’ne Dilaram rumuzuyla verdiği röportaj ve pozlarla gündeme gelen A.Ç., İstanbul polisindeki ifadesinde Türkiye’yi, ailesini çok özlediğini, hayatında yeni bir sayfa açtığını belirtirken örgütün bitme noktasında olduğunu ve kaçmak isteyen birçok kişinin fırsat kolladığını söyledi. Erkek arkadaşı M.K. ile evlenip hayatlarında yeni bir sayfa açtıklarını söyleyen 31 yaşındaki itirafçı kadın terörist, pişmanlık yasası gereği nöbetçi mahkemece serbest bırakıldı. İşte A.Ç.’nin ağzından PKK’nın gerçek yüzü:

Dağdaki Mahkumlar’a 13’ümde katıldım

* Neden dağa çıktınız?
- 1991 baharıydı. 13 yaşında, kıpır kıpırdım. Bir gün ablamla dağa pancar toplamaya gittik. PKK’lıları ilk o zaman gördüm. Kadınlar da vardı. Önce korktum. Çünkü köylüler onlar için dağdaki mahkumlar, diyorlardı. O an, kaderimin değişeceği yer burası, dedim. Mutlaka onlarla olmalıydım. Tarihini okumuştum ama Kürdistan neresi, bilmiyordum. Babam, yaşadığımız köy, derdi. PKK’lılar “Kürdistan için savaşıyoruz. Siz niçin bize katılmıyorsunuz” dediler. Akşam düşündüm. Anneme, dağdaki mahkumlara katılacağımı söyledim. Sonra köye gelip bayrak açtılar. Muhtarın evinde toplandılar. O gün kararımı verdim. Nöbetçi PKK’lıya ben de geliyorum, dedim. Yaşın küçük, dedi. Amcamın oğlu Welad’la katıldık. Welad sonra mayına bastı, öldü.

Babam örgüte ayda 50 milyon verirdi

* İlk gün neler oldu?
- Evden gizlice kaçmıştım. Altınlarımı, en güzel, rengarenk elbiselerimi, çoraplarımı yanıma almıştım. Bir de babamın en güzel kalemlerini, misafir odasının duvarındaki heybeyi ve kardeşimin mekabını çalmıştım. Heybeye yiyecek doldurmuştum. Yüküm ağırdı. Benimle alay ediyorlardı. Sarı pembeli giysilerim kilometrelerce öteden seçiliyordu. Kamuflaj nedir bilmiyordum ki. Alacakaranlıktan sabahın 5’ine kadar yürüdük. İkinci gün elime Kalaşnikof verdiler. 15 gün sonra babam haber yollamış, kızımı vermezseniz sizi buralarda barındırmam, diye. Babam zengin ve sözü geçen bir adamdı. PKK her ay babamdan 50 milyon alıyordu. Beni amcama teslim ettiler.
Öcalan’ı peygamber
diye hayal ettik

* Ama tekrar gitmişsiniz?
- Beyni yıkanmış gibiydim. Babam heder olacaksın dağlarda, dedi. 15 gün sonra halamın, amcalarımın oğullarını topladım, altı akrabamı yanıma alıp tekrar dağa gittim. Sonraları ölen bir doktor vardı, Kendal. Başkanın Abdullah Öcalan olduğunu söyledi. Anlattı şöyle böyle, peygamber diye. Kafamda hayal ettim Öcalan’ı. Elini uzatsa güneşi tutabiliyordu. Ayağa kalktığında dağlar, ayaklarının dibinde olacaktı. İlk aylarımda kafamda Apo’yu uçan mitolojik bir karakter olarak çizdim. Mantıklı düşünecek yaşta değildim. Köyden çıkmış, ilkokul mezunu bir kızdım. Ancak böyle hayal edebildim. 13 yıl boyunca hep önderlik gerçeğini yani Apo’nun çocukluğunu, babasına isyanını, hayatını öğrettiler.

Apo’yu Bekaa’da gördüm, göbekliydi

* Öcalan’la karşılaştınız mı?
- Onlara katıldığım yılın sonbaharında Bekaa Vadisi’ne eğitime gittim. Apo akademide kalmıyordu. Evi Barliya’daydı. Merakla mitolojik kahramanı görmeyi bekledim. Apo’yu ne kadar tanrılaştırırsam, örgüte o kadar bağlanmış olacaktım. Beni tembihlediler. Ne kadar hakaret ederse etsin, doğrudur başkanım, diyeceksin dediler. Bekliyordum, hayatımdaki en önemli insanı görecektim. Apo’yu görenler bayılırmış. Ben de bayılmaktan korkuyordum. Derken 50 kişilik M16’lı koruma ordusuyla geldi. Aramızda neden korunduğunu anlayamadım. Açık havada, Bekaa’da tek sıra halinde diziliydik. Afganistan komünistleri, Ermeniler, Avrupa’dan gelenler de vardı. Apo’yu görünce çok şaşırdım. Hiç hayalimdeki lider tipine benzemiyordu. İriyarılığı idare ederdi ama göbekliydi.

* Konuştu mu sizinle?
- Bana ilk söylediği, “Senin baban bir alçak, senin baban bir düşman ajanı, senin baban bir reformist, senin evin bir düşman karakolu. Senin kafandaki düşman karakolunu yıkacağız” oldu. Öyle bir sevindim ki. Kocaman başkan beni, ailemi tanıyor, dedim. Eğitim bitti, Apo evine gitti. Küfürleri iltifat gibiydi. Şimdi babam ve ailem benim için kutsal ama o zaman emir verseydi git, babanın kafasına kurşun sık, diye, gözümü kırpmadan babamı, annemi yere sererdim. Şimdi silahım olsa kime yönelteceğimi bilirim ama bir daha elime silah almam. Geriye baktığımda o hayatı yaşamadım sanki. O Dilaram ben değildim.Kaçanlar tecrite uğruyor kimse konuşmuyor

* Kaç insan öldürdünüz?
- Bilmiyorum.

* Örgüt içinde yargılandınız mı?
- Üç kez. Yönetimle zıtlaştım. Üç gün sosyal tecrite alındım. Kimse benimle konuşmuyordu. Birinde çok zorlanmıştım. 1995’ti. Yukarıdan gelen, ayrıcalıklı ve çatışmaya hiç katılmayanlar bize iş buyurup duruyorlardı. Şunu getir, bunu taşı, diye. Hayat çekilmez hale gelmişti. Saldırıya yazmışlardı beni Zagroslar’daki. Mektup yazdım. Gideceğim, kafama kurşun sıkıp öleceğim, dedim. Mektubu verdiğim arkadaşım sonucu göze alamayıp yönetime vermiş. Telsizle çağrıldık, geri dönün diye. Hemen anladım olanları. Tabur komutanı bana hakaret etmeye başladı. 15 gün tutuklu kaldım. Kimse konuşmuyordu benimle, yemeği ayrı yiyordum. Ne mektup, ne haber. Ne anne, ne baba... Kaçmayıp ne yapacaktım. Ama nereye gidecektim?

Ecevit’in çağrısını duyup İran’a kaçtım

* Ne zaman, nasıl kaçtınız?
- 1996’dan itibaren savaşa gitmedim. Şemdinli’deki yaralanmadan sonra bir yıl yatalak kaldım. PKK doktorları altı kez ameliyat etti. Kandil’de radyoda çalıştım. 1999 Ocak’ında Ecevit’in konuşmasını duydum. Bu sırada eğitim veriyordum. Radyonun sesini açtım. İşin ciddiyetini anladık. “Bu iş bitti” dedik. Sonra rehavet başladı. Örgüt içi sistem, kadına yaklaşım, infazlar tartışılmaya başladı. Bazılarına itibarları, mertebeleri iade edilmeye başladı. Bir yerlere kaçsam, kurtulacağımı düşünmeye başladım. İki kadın, şimdiki eşim dahil iki erkek; dört kişi kaçmaya karar verdik. 21 Nisan 2001 gecesinde İran tarafına kaçtık. Arkamızdan atlarla geldiler ama yakalayamadılar.

Kitabı örgütte tecavüze uğrayanlar için yazdım

Kaçarken mayınlı topraklardan geçtim. Yıllarca aynı mevziyi, yemek kabını paylaştığım yoldaşlarım tarafından vurulmayı göze aldım. Yaşadıklarımı, acılarımı bir kenara bırakıp kendi sade hayatımı yaşayacaktım. Ama vicdanım adına, delirdikten sonra infaz edilen yoldaşlarımın gözlerindeki son çaresiz bakışın borcunu ödemek, Apo ve komuta kademesindeki erkeklerin tecavüzüne uğrayan kadınlar için yazmaya başladım. 1992’de en yakın arkadaşlarım, PKK’nın insanlık dışı gaddar sistemine karşı çıktıkları için, aynı gün mahkeme edilip ertesi gün hepimizin gözleri önünde kurşuna dizildiler. İki avuç toprakla cesetlerinin üstü örtüldü. Sabah gittiğimizde tilkiler, kurtlar tarafından parçalanıp yendiklerini gördüm. Öldürülen her arkadaşımla birlikte benim ruhum ölüyordu. Ben o dağların ardında yaşananları yazıyorum. 40 bin kişi öldürüldü diyorlar. Bir bakın, eski kadrolardan kimse yok. İç infazlar tahmin edilemeyecek kadar kabarık.

Habur’u aşşam toprağı öpeceğim

Köye dönmek istiyorum. Annemi, kız kardeşlerimi 15 yıldır görmedim. Babamı almak için geçen yıl sınıra gittim. Ülkeme uzanan uzun yolları solumak için ağladım. Yıllar sonra ilk kez Türkiye’ye giden yolları gördüm. İçimde bir ses, git, ucunda ölüm olsa bile git, ülkende yaşa, dedi. Ben Türk düşmanı değildim, ülkeyi bölmek gibi bir hayalim yoktu. Durumum netleşecekse, hapse girmeyeceksem gelirim. Af çıkarılırsa İbrahim Halil’i (Habur) aştığımda toprağı öpeceğim. Türkiye’de işlenmiş bir suçum yok. Türkiye’ye hiç inmedim, orada kimseyi öldürmedim.

Tecavüze uğrayan kız delirdi

Evin, çok güzel, fakir bir köylü kızıydı. Masmaviydi gözleri. Gece yarısı nöbette PKK’lı bir komutan tecavüz etti. Akli dengesini kaybetti. Çok tedavi gördü, elektrik şoku verildi. Gece yarısı oldumu, kızcağız çıldırıp kayalara tırmanıyordu. Herkes biliyordu. Tecavüzcü, Irak Kürdü’ydü. En sonunda Evin kaçtı ama kaçarken de mayına bastı. İki bacağını kaybetti. Köylüler bulup ailesine teslim ettiler. Evin, örgüt içindeki kadının trajik öyküsüdür.

5 yılda 5 bin kişi ayrıldı
Türkiye’de af çıkarsa PKK çözülür. Çok insan yararlanır bu aftan. Herkes evine dönmek, yeni bir hayat kurmak istiyor. Af çıksa PKK’nın içyüzü ortaya çıkar. Toplum rahat nefes alır. İtirafçılık olursa insanlar zarar görürler, kimse kimseye güvenmez. Af çıkarsa kimi köyünde çiftçilik yapar, kimi ailesine döner. Son beş yılda 5 bin kişinin PKK’dan koptuğunu biliyorum. Kimi kayboldu, kimi kaybettirildi, kimi bulaşıkçı, kimi inşaatçı, kimi tuvaletçi... ODTÜ mezunu ama burada inşaatta çalışıyor. Bunları kazanmak, Türkiye’ye kazandırır.

Örgüt içi çok karışık

ÖCALAN’A tapmıştım. İnsanlar yaşadıkça akıllanıyor. Onun (Öcalan) kurduğu sistemde birbirimize o kadar düşmandık ki başka düşmana ihtiyacımız yoktu. Birbirimizi yok etmek için psikolojik savaş, hakaretin haddi hesabı yok. Kadınlar arasında yapılmadık hakaret, dedikodu, ayakoyunu, kariyer uğruna insanları kullanma kalmamıştı. Bana iyi davranmazsan, karşında ateş topu olurum.








eeeeeeee
başka ne bekliyordunuz ya...baba şefkatimi..
LAK LAK yazıyor 24 Mayıs 2008 Cumartesi 22:33
yalan söylemeyin..
Öcalanı en çok ziyaret eden leyla zana dır...sizi ziyarete almazlar!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!1
EMİRKAN yazıyor 24 Mayıs 2008 Cumartesi 02:16
pis pkk
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
mehmet yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 18:42
oksijen
peki sen nesin? Türk mü? Hiç sanmiyorum!
firat yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 12:46
başarısızlığın sonucu çirkin iftiralar
buda halka orduya moral kazandırmak buda bir savaşın yenilgisinin parçası bu kadarmı düştünüz beyler m.ali birantı okuyun geçekleri yazmış
mardinli yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 12:05
KİM İNANIR
Bunlar çocuk oyuncağı kim inanırki ortadoğunun en geri kalmış bölgesi ve en geri bıraktırılmış halkı ama diğer yandan konfederal sistemle dünyanın en ilerici düşüncesi gerçekleri öğrenmek için bir halkı savunmayı okuyun bence.
ARARAT CİWAN yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 08:36
Kürtler.....
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
Kaan Yener yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 07:56
Sende merakliymissin tecavüz ettirmeye
sen de merakli olmasaydin tecavüz ettirmeye,böyle seyler basina gelmezdi.
ÖDEMISLI yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 07:41
ApoTEİST ERMENİ kürdler
Apo'nun asıl adı nedir? Artin AGOPYAN Bunu kim ortaya çıkardı biliyor musunuz?.. 31 mayıs 1999 günkü duruşmada söz alan bir şehit babası!.. Başbağlar katliamında oğlunu kaybeden Ahmet Beşkardeş, Artin Agopyan'a hitaben, kırmanç (Kürt) ağzı ile "ez kırmanç im" diye başlayıp "sen Kürt değilsin, Ermenisin!.. Eger Kürt isen, ben şimdi seninle Kürtçe konuşuyorum, bana Kürtçe cevap ver!.." dedi!.. Ve tabii hiç bir cevap alamadı!.. Kürtleri bağımsızlığa kavuşturacağını iddia edip, Türkten çok Kürt öldüren, sözde Kürt "gerilla" kamplarında Türkçe eğitim yaptıran Abdullah Öcalan takma adlı Artin Agopyan, gerçekte Ermeni idi, ve Kürtçe bilmiyordu!.. Böylece "Apo" diye bilinen katilin aslında Ermeni olduğu kendi yüzüne haykırıldı, ve kayıtlara geçti! -------------------------------- Şüphesiz ki PKK'ya en büyük tokadı Kürtler vuracaktır (srvd030 isimli kullanıcıdan alıntıdır,teşşekkürler...) TÜRK IRKI SAĞOLSUN.TTK
OksijenOKSİJEN yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 03:12
ApoTEİST ERMENİ kürdler--2
pkk militanları müslüman değildir_ PKK'nın üst düzey sorumlularından "Parmaksız Zeki" kod adlı Şemdin Sakık babaannesinin Ermeni olduğunu açıklamıştır. Avrupa Parlamentosu üyesi ve PKK'nın Avrupa'da sözcülüğünü yapan Feleknaz Uca Yezidi asıllıdır. Diğer taraftan, örgütün yaptırdığı anketlerde teröristlerin % 80 gibi bir çoğunluğunun din olarak Zerdüştlük ve Hıristiyanlığı benimsedikleri ortaya çıkmıştır. Bunlara ilave olarak, Şırnak'ta güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmada ölü olarak ele geçirilen bayan teröristin "göğsünde kolye olarak haç" taşıdığı görülmüştür. Levent Kayadağ 1993 tarihinde elazığda köy korucuları tarafından,1999 da idil-şınnak da mazlum keskin,seyfi göl,murat altun,2005 mayısın da şırnak da rıza sedir,Mahmut döngel,civan bersancı,murat bakırcıyan öldürülmüştür.Yapılan muayenesinde sünnetsiz olduğu belirlenmiştir. Ermeni kürdü ve hristyan oldukları kayıt altına alınmıştır. Kürdlerin Müslüman düşmanı olduğu aşikardır. TÜRK IRKI SAĞOLSUN.TTK
OksijenOKSİJEN yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 03:11
TUNCELİ Lİ ZAZAYIM,TÜRKÜM
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
çarşı62 yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:56
ALLAH BELANI VERSİN BEBEK KATİLİ
Gözünüz dönmüş.Çoluk,çocuk,genç,yaşlı demeden bir sürü can aldınız bir sürü can verdirdiniz.KÜRTLERİN Yaşam haklarını savunuyoruz diyorsunuz.KÜRTLERİDE Öldürüyorsunuz.Ne kazandınız bu güne kadar.Orda cezaevinde bir kere değil HER GÜN DEFALARCA GEBERECEKSİN...KÜRTLER BU ÜLKENİN DEĞERİDİR BAŞ TACIDIR. SEN VE SENİN GİBİLER O KÜRTLERE KURBAN OLUN...
DELİKANLI yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:45
TÜRK IRKI SAĞOLSUN
başlıkta yazdığım söz ermeni olan kürdlere yeter.
ZAza21zaZA yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:30
erzurum -sivişli köyü.-2
canımız vatanımıza fedadır.önce vatan.TÜRK IRKI SAĞOLSUN
mahmut yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:26
kuyruklu kürdler
dağ başını duman almış,,oyyy oyyy......... ay ışığın da çoşkun.yakışır dombili kuşlarıma.
..... yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:21
erzurum -sivişli köyü.
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
mahmut yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:18
QUbaR ben beni bilirm rehet ol:):):) yada rahat ettirene git
QUbaR sana gitmiş ben onu biliyorum (sen başlattın ben devam edim) senin artık bozulduğunu biliyorum cesaretin varsa serçe parmağımın en küçük yeri kadar varsa katıl oraya bak bakalım kim kimi yumuşatıyor eğer serçe parmağım değil kedimin en küçük parmağının en küçük tırnağının en küçük yeri kadar YÜREK in varsa ki ben bilirim yok sen gibileri biliyom neyse zorlama açıklamiyayım :):):)
Xorto yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:15
kuyruklu aslan
ufak ufak atda civcivler kacmassin,höt denilse altina kacirirsin.akilli ol ve öyle kendinden büyük kemikde yeme bogazinda kalir,oldumu kuyruklu aslan?
Kurdo yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:14
kamil
pecetelerinle ilgilen,adres istemek senin isindegildir ve sahi bacinin burnunu ne zaman ameliyat ettireceksin?
Kurdo yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:11
erzurumluyuz.
aşağıda yazan erzurumlu şahır erzurumlu olması imkansız..ermeni kürdleri ççok güzel Türkçe öğrenmişler..adamın aklını alırız.erzurum asil memleketim.milli mücadelemizin cengaver TÜRKÇÜLERİ..yapılan ermeni katliamlarını unutmadık....bozkurtlar burada..gönüllü 2650 TÜRKÇÜ savaşçı emir beklemektedir.
AlpAslan yazıyor 23 Mayıs 2008 Cuma 02:01



KÖŞESİZ YAZARLAR