Medya
YORUMLARINIZ
DOLAR ![]() | ||
| Alış | ||
| Değişim | ||
EURO ![]() | ||
| Alış | ||
| Değişim | ||
| IMKB | ||
Karakter boyutu :
Yargıtay'dan Koç'a destek
Yargıtay'a göre bıyık ve sakal istememek ayrımcılık değil.
05 Temmuz 2008 / 12:05

İşadamı Rahmi Koç'un, işyerlerinde bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmayacağına ilişkin sözlerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği "bu ayrımcılık" yanıtı yeni bir polemik başlattı. Ancak Yargıtay'ın Başbakan Erdoğan'a yanıt gibi bir karar verdiği ve "Bıyık ve sakal istememek ayrımcılığa girmez. Bıyık ve sakal istememek işverenin yönetim hakkı içine girer" dediği belirlendi.
Koç'tan Erdoğan'a sakallı cevabı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi üyeleri, işverenin işyerinde bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmama hakkı olduğunu ve bunun "ayrımcılık' olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "İşle uyuşmadığı zaman bıyık ve sakalı haklı fesih nedeni yapıyoruz. Bıyık ve sakal istememek ayrımcılığa girmez. Bıyık ve sakal istememek işverenin yönetim hakkı içine girer" dedi.
Yargıtay üyeleri, yapılan iş ile kılık kıyafeti önemsediklerini ve işçinin yaptığı işe uyumlu olması gerektiğine de dikkat çekerek, "Örneğin bir aşçının sakal ve bıyık bırakması veya bir cerrahın uzun saçlı olması kabul edilemez. İşveren, bıyık ve sakalını kesmeyen aşçıyı, saçını kesmeyen cerrahı çalıştırmak istemeyebilir. Biz bu konuda "ayrımıcılık' yapıldı demiyoruz. Çünkü, işin gereği aşçının sakalsız, cerrahın da kısa saçlı olması gerekir."
İŞTE YARGITAY'IN "BIYIK' KARARI
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işyerinde çalışan bir davacının bıyık bırakması üzerine işverence iki kez ihtar edildiğini buna rağmen bıyığını kesmediği için iş akdinin fesh edildiği bir davada emsal bir karara imza attı.
Mahkeme, işçinin açtığı davayı reddetti. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarak şu görüşleri dile getirdi:
"Davalı işyerinde çalışan davacının bıyık bırakması üzerine, önce işverence iki kez bıyıklarını kesmesi için ihtarda bulunulduğu, kesmemesi üzerine akdin 1475 sayılı iş yasasının 17/-g maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının işverenin uyarısına rağmen bıyıklarını kesmemesi nedeni ile hizmet aktinin feshedilmesi haklı fesih olarak kabul edilip ihbar ve kıdem tazminatı isteği reddedilmiştir.
Davacının işe girdiği sırada yürürlükte bulunmayan işyeri yönetmeliğinin 26/] maddesinin kılık kıyafet, traş, bıyık ve sakalla ilgili olarak işverence alınmış ve işin gereği olarak verilen sözlü ve yazılı emir ve talimatlara uymamak ihtar cezasının verilmesini gerektiren bir durumdur. Davacının bıyık bırakması aynı yönetmeliğin 27. maddesinde düzenlenen işten çıkarmayı gerektiren durumlar arasında sayılmadığı gibi 1475 sayılı yasanın 17/2-g maddesine giren hallerden de değildir."
"İŞVERENİN BIYIKLI İŞÇİ İSTEMEMESİ MAKUL BİR NEDEN'
Aynı kararda, işverenin bıyıklı işçi çalıştırmak istememesinin makul bir neden olduğuna da dikkat çekilerek şu görüşler dile getirildi:
"İşveren, bıyık bırakan davacının işyerinde çalışmasını istemiyorsa bu hal makul bir neden olarak kabul edilip, hizmet aktini 1475 sayılı yasanın 13. maddesi gereğince feshederek davacıya ihbar ve kıdem tazminatları alacağını ödemesi gerekir. Tanık anlatımlarından işyerinde davacı ile aynı işi yapan bir işçinin işe girerken bıyıklarını kesmeyeceği şartını ileri sürdüğü ve işverence bu koşul kabul edilerek bu işçi bıyıklı olarak aynı işte çalıştırıldığından işverenin işçilere eşit davranma ilkesine de uymadığı saptanmıştır.Bu nedenlerle davacının ihbar ve kıdem tazminatları isteklerinin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir"
Koç'tan Erdoğan'a sakallı cevabı
Ağzımdan birşey kaçmasın diye dolduruyorum..
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi üyeleri, işverenin işyerinde bıyıklı ve sakallı olanları çalıştırmama hakkı olduğunu ve bunun "ayrımcılık' olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "İşle uyuşmadığı zaman bıyık ve sakalı haklı fesih nedeni yapıyoruz. Bıyık ve sakal istememek ayrımcılığa girmez. Bıyık ve sakal istememek işverenin yönetim hakkı içine girer" dedi.
Yargıtay üyeleri, yapılan iş ile kılık kıyafeti önemsediklerini ve işçinin yaptığı işe uyumlu olması gerektiğine de dikkat çekerek, "Örneğin bir aşçının sakal ve bıyık bırakması veya bir cerrahın uzun saçlı olması kabul edilemez. İşveren, bıyık ve sakalını kesmeyen aşçıyı, saçını kesmeyen cerrahı çalıştırmak istemeyebilir. Biz bu konuda "ayrımıcılık' yapıldı demiyoruz. Çünkü, işin gereği aşçının sakalsız, cerrahın da kısa saçlı olması gerekir."
İŞTE YARGITAY'IN "BIYIK' KARARI
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işyerinde çalışan bir davacının bıyık bırakması üzerine işverence iki kez ihtar edildiğini buna rağmen bıyığını kesmediği için iş akdinin fesh edildiği bir davada emsal bir karara imza attı.
Mahkeme, işçinin açtığı davayı reddetti. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarak şu görüşleri dile getirdi:
"Davalı işyerinde çalışan davacının bıyık bırakması üzerine, önce işverence iki kez bıyıklarını kesmesi için ihtarda bulunulduğu, kesmemesi üzerine akdin 1475 sayılı iş yasasının 17/-g maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının işverenin uyarısına rağmen bıyıklarını kesmemesi nedeni ile hizmet aktinin feshedilmesi haklı fesih olarak kabul edilip ihbar ve kıdem tazminatı isteği reddedilmiştir.
Davacının işe girdiği sırada yürürlükte bulunmayan işyeri yönetmeliğinin 26/] maddesinin kılık kıyafet, traş, bıyık ve sakalla ilgili olarak işverence alınmış ve işin gereği olarak verilen sözlü ve yazılı emir ve talimatlara uymamak ihtar cezasının verilmesini gerektiren bir durumdur. Davacının bıyık bırakması aynı yönetmeliğin 27. maddesinde düzenlenen işten çıkarmayı gerektiren durumlar arasında sayılmadığı gibi 1475 sayılı yasanın 17/2-g maddesine giren hallerden de değildir."
"İŞVERENİN BIYIKLI İŞÇİ İSTEMEMESİ MAKUL BİR NEDEN'
Aynı kararda, işverenin bıyıklı işçi çalıştırmak istememesinin makul bir neden olduğuna da dikkat çekilerek şu görüşler dile getirildi:
"İşveren, bıyık bırakan davacının işyerinde çalışmasını istemiyorsa bu hal makul bir neden olarak kabul edilip, hizmet aktini 1475 sayılı yasanın 13. maddesi gereğince feshederek davacıya ihbar ve kıdem tazminatları alacağını ödemesi gerekir. Tanık anlatımlarından işyerinde davacı ile aynı işi yapan bir işçinin işe girerken bıyıklarını kesmeyeceği şartını ileri sürdüğü ve işverence bu koşul kabul edilerek bu işçi bıyıklı olarak aynı işte çalıştırıldığından işverenin işçilere eşit davranma ilkesine de uymadığı saptanmıştır.Bu nedenlerle davacının ihbar ve kıdem tazminatları isteklerinin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir"
Yorumlarınız
sakal
senin kabahatin yok kabahat bizde senin beyaz eşlarina para verip seni biraz daha zengin eden bu halkın aynen devam bize küfretsende sen haklisin Rahmi bey....
yakup çolak yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 10:04
takke,turban
cuppe,carsaf hepsi yasak olmali
cj yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 05:03
coşkun arkadaşım
rahmi koç, mini etekliyi de çalıştırmam dedi. akp'li olduğu için mi yargıtay hak verdi bu adama???
Deli Dumrul yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 02:49
gerçek takke
tepecikteki kariyerinde sana başarılar dilerim ama beni kovalamana gerek yok,önce müşterilerini memnun et, sonra gel adanaya bi çayımı iç,kaçmıyorum ki ben;)
Deli Dumrul yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 02:15
sokak dövüşcüsü
ona buna cevap verecegine sakallı sakalsız türbanlı türbansız milyon işsize iş versin o otursun dua etsin koç gibi adamlara bunca insana iş veriyor onca mahalle muhambeti ayrıca haccpten falan haberi yok heralde hemen konuyu hizbullah sakalına yoruyor zaten yasak sakal bıyık ihracat yapan firmalarda kapan firmalar sakalsız bıyıksız bulamadıda ondan mı kapandı geç bu basit cevapları kavgayı icraat
aa yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 02:06
kulahima anlat sen chp li yargitay seni
Haltetmissin sen yargitay nasilda belli oluyor chp
zihniyetinden oldugunuz sizmi adalet dagitacaksiniz?
Coskun yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 02:05
gerçek takke
kovalamana gerek yok, ben adanadayım,buyur gel. tepecik senden biraz mahrum kalsın,müşteriler kıymetini anlasınlar;)
Deli Dumrul yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:59
vah deli vah
bir an icin sevinmistim senin adina. maalesef kisa surdu. senin adina inan uzuluyorum ama, bu durumda seni yine gurcesmeden tepecige kovalamam gerekecek :)))
gercekleri tarih yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:52
ne istiyorsunuz türk milletinden
sevgili arkadaşlar aslında çok garip bir şekilde milletimiz üzerine oyunlar oynanıyor, bence siyasetin üzerine değil, farkındamısınız bazıları hemen sonucu türbana dine getiriyor, oysaki türkiyede bir sürü her düşüncede insanın sakallı bıyıklı olduğunu hepimiz biliyoruz, isnsanların onurlarınla oynamak bu kadar kolaymı, nasrettin hocanının parayı veren düdüğü çalar misali, parası olan kendisine saltanat kuruyor, insanları küçümsemek hoş bir şey değil, unutmayınki birisi bana nasıl bakarsa ben ona ondan daha kötü bakarım, Size başımdan geçen gerçek bir kesit anlatayım, Mahallede Kahvehanede oturmuş 51 oyunu oynuyorum, iki masa karşıma abimin arakadaşı ile 2 kişi oturdu, abimin arkadaşı ile merabalaştık, bu arada abimin arkadaşı beni yanındaki 40-45 yaşlarındaki şahısla tanıştırırken, şahıs samimiyete sığınarak daha adımı bile söylemeden bana ne osakal azıcık delikanlı ol dedi, kendiside traşlı bir şahıstı, bende ona, ya demek sakalı bıyığı olmayandan başka delikanlı yok mu burada, dedim, bunun üzerine adam söylediğine pişman oldu sessizce oturdu, unutmayınki, kimse kimseye biçim tarz giyim kuşam öğretemez, herkez kendisinde farklı yönler arar, yok ben böyle giyiniyorum, yok ben böyle saç kestiriyorum, yok ben bıyık bırakıyorum, vs.. sizde böyle olacaksınız demek olurmu, kime ne bu milletin bıyığından sakalından bıyıksızındaz, ben şahsıma beni küçümseyen insanın semtinden geçmem hiç bir alakamda olmaz, eğer bıyığımı çok seversem işi bırakır başka iş ararım, bıyığımı sevmezsem benim için fark etmez hepinize hayırlı geceler.
komik komedya yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:50
baltasi memet ve gerçek takke
13:33'te yazan deli dumrul ben değilim. boşa sevinmeyin size benzedim diye. insanların kökenleri isimleri ilgilendirmez beni. ben yaptıkları işe bakarım !
EDİTÖR NOTU: Gereği yapılmıştır.
Deli Dumrul yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:39
tayyipin işi gücü fitne fesat yaratmak
koçu da sabancıyı da sevmem ama tayyipi hiiiç sevmem. tayyip her zamanki gibi bölücülük yapmak için fırsatı kaçırmamış. rahmi koç dedi ki: ''sakallı bıyıklı ve MİNİ ETEKLİ çalıştırmam '' ama tayyip mini etek kısmını traşlayıp, cemaatine şirin görünmek için TIPKI TÜRBAN DA YAPTIĞI GİBİ sakalı bıyığı geveleyip duruyor. saf sazanlarda bilip bilmeden atlıyor hemen. akıllı olun biraz ya... rahmi koçu, sakallı çalıştırmadığı için kafir ilan edenleeerr, mini etekli de çalıştırmıyormuş bakın. müsadenizle ! cennete girebilir mi artık adamcağız???
Deli Dumrul yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:36
tayyipin işi gücü fitne fesat yaratmak
koçu da sabancıyı da sevmem ama tayyipi hiiiç sevmem. tayyip her zamanki gibi bölücülük yapmak için fırsatı kaçırmamış. rahmi koç dedi ki: ''sakallı bıyıklı ve MİNİ ETEKLİ çalıştırmam '' ama tayyip mini etek kısmını traşlayıp, cemaatine şirin görünmek için TIPKI TÜRBAN DA YAPTIĞI GİBİ sakalı bıyığı geveleyip duruyor. saf sazanlarda bilip bilmeden atlıyor hemen. akıllı olun biraz ya... rahmi koçu, sakallı çalıştırmadığı için kafir ilan edenleeerr, mini etekli de çalıştırmıyormuş bakın. müsadenizle ! cennete girebilir mi artık adamcağız???
Deli Dumrul yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:35
beyni küçük..!!
Kücük beyinler kişileri,orta beyinler olaylarlari,büyük beyinler fikirleri tartisir...! Koç çok zengin olabilir ama beyni küçük sakalli biyikli kişilerle ugrasiyor...
selahattin yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:23
gölcüklü
geri zekalı koçtan önce senin benin hükümetim bana bana adam gibi maaş versin sen önce onu yargıla
mustafa yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:12
sakal
koç haksız tamam ama hangi islami bankada sakallı çalışan var ben bilmiyorum bilen varsa bana söylesin paramı oraya yatıracağım
mustafa yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:04
türban
sizler koç gurubuna kızarken sadece sakaldan bahsettiği için çoğu işyerlerinde çalışmak için türba şartı var bunlarıda görün..koç ayrımcılık yapmıyor yapıyor diyen anlama özürlüdür.koç sadece temiz insan istiyor
mustafa yazıyor 06 Temmuz 2008 Pazar 01:01
işte adalet
tabi biriside çıksa başı açıkları almıyorum dese şeriat diye bağrılır işinize nasıl gelirse öyle oluyor.bumu demokrasi ve adalet
malatyalı mırro yazıyor 05 Temmuz 2008 Cumartesi 23:58
yanlış anlaşılma
arkadaşlar bence sayın koç.fabrikalarında çalışan işçilerini kastetmemiştir.sanırım o üst yönetimi kastetmiştir.sayın koç eksik söylemiş gibi geliyor.
taner küçük yazıyor 05 Temmuz 2008 Cumartesi 23:19
görmek
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
ali yazıyor yazıyor 05 Temmuz 2008 Cumartesi 23:17
.
bırağın "-izm"ciliği yalamıklığı..yemin ederim avrupada bir patron böyle söylesin ..insan haklarını sivil toplumları onun başının etini yer...ama bizim MIh sçtılarhepsi dana ..
UĞUR HOCA yazıyor 05 Temmuz 2008 Cumartesi 23:14
DİĞER BAŞLIKLAR

Haberin olsun
























