Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yaşar Hoca AĞZINI BOZDU

FERMUARIN ARKASINDAKİ KÜÇÜK ....LA UĞRAŞIYORLAR
28 Ağustos 2008 / 23:32
Yasar-Hoca-AGZINI-BOZDU

Eşini aldattığı yönündeki haberlere kızan Yaşar Nuri Öztürk, bugünkü yazısında öyle bir ifade kullandı ki...

Öztürk şu ifadeleri kullandı: ...Hortlamış bir sürü Damat Ferit ve Mustafa Sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken, ülke, aydınlanmanın önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserlerini yaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor...

İşte Yaşar Hoca'nın Hürriyet'teki yazısı

Bir tereddüdün romanı

Romandan filan söz edecek değilim.

Sözünü ettiğim tereddüt, Millî Mücadele sürüp giderken gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi’nde hayatının en uzun konuşmasını yapan Atatürk’e dinleyiciler arasından gelen müthiş bir sorunun yarattığı ve bugün kahırlı acılara dönüşen bir tereddüttür.

Benim tespitlerime göre, Atatürk’ün hayatında yaptığı en uzun süreli konuşma, 2 Şubat 1923’te İzmir Kordon’da, İzmir İktisat Kongresi toplantılarından birinde yaptığı konuşmadır. O tarih yaratan ve kendisi de bir tarih olan konuşma, halkın da dinlediği, canlı sorular sorduğu ve cevaplar aldığı destanî bir konuşmadır. 2 Şubat 1923 günü birkaç oturumda tamamlanmış, saatlerce sürmüştür.

Halk, konuşmaya zaman zaman tezahürat cümleleriyle, bazen de Gazi’ye sorduğu ve cevabını anında aldığı canlı sorularla katılıyordu.

O konuşma bu yönüyle de eşsizdir, örnektir, tarihtir.

İşte, zabıtlarda ‘hazır olanlardan biri’ diye geçen bir yurttaşın uzun sorusundan ibret verici, keramet gibi cümleler. Parantez içi sözler bizim açıklamalarımızdır. Uzun sorunun özeti şu:

“İslam’ın kurtarıcısı! Müsaade-i devletleri olursa bendeleri de memleketimin ve devletin mukadderatıyla alakadar bir noktadaki müşkülümün hallini zatı devletlerinden rica ediyorum. (Şu vakara, şu ciddiyet ve nezakete, şu öngörüye bakın). Köylüleri karşısına alıp büyük bir tevazu ile her türlü ihtiyaçlarını ve yaralarını dinlemek için lütfen teşrif buyuran yüce Gazi’den bütün köylü rica ve istirham eder ki, bu millî hâkimiyetin ebediyen bekasını temin edecek yollar ve bunlara ait hususlar tespit olunsun.”

“Paşa Hazretleri! Devletlilerince de malumdur ki, halkımız eğitimsizdir ve masumdur. Bu cehalet ve masumiyetin neticesidir ki, (şimdi şu bilince, şu idrake bakın) memlekete dün mebus sıfatıyla o millet kürsüsünden hitap eden Mustafa Sabri (Damat Ferit ve İngilizlerle Bağımsızlık Savaşı aleyhine işbirliği yapan ve halkı Allah ile aldatan hain şeyhülislam) ve emsali bugün büyük felaketler getirmiştir. Yarını kim temin edecek ki, Mustafa Sabri veyahut o mayadaki adamlar memlekete girmesin. Gençlik bunda bütün ruhuyla, bütün mevcudiyetiyle tereddüttedir…” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, 15/52)

Şimdi de, aynı oturumdaki bir bürokratın sorusunu yine özetleyerek verelim. Maarif Müdürü Vasıf Bey soruyor:

“Paşa Hazretleri! Çöken imparatorluğu teşkil eden saray ve o sarayın etrafındaki menfaatperestler zümresi ve o zümrenin menfaatini temin etmek için dini araç kabul eden zümre tamamen yıkıldı mı?”

“Osmanlı İmparatorluğu yaşarken herkeste genel bir kanaat vardı: Padişaha karşı değil silah atmak, padişah konuşurken titrememek bile günahtır. Fakat görüyorsunuz ki, Anadolu halkı ve köylüsü üç yıldan beri padişahın hilafet ordusu diye gönderdiği kuvvetlere silahla karşı koydu. (Örtülü bir putperestlik olan bir anlayışın yıkılışına ilişkin ibret verici şu cümleye çok dikkat) Ruhlarda ve fikirlerde husule gelen bu değişikliğin sebebi nedir?” (Adı geçen eser, aynı yer)

Türkiye seksen yıldır bu tereddüdün romanını yaşamaktadır. Kahırlanarak söyleyelim ki bu roman, bu tereddüdü duyan o büyük ruhlu dedelerimizin kaygılarını haklı çıkarmış, Allah ile aldatmanın Haçlı ile işbirliği yapan tezgâhı, onlarca Damat Ferit ve Mustafa Sabri üretip ülkenin subaşlarına oturtarak aydınlanmanın mirasını çürütmüştür.

ABD’si, AB’si, yeni Damat Ferit ve Mustafa Sabrilerle işbirliği halinde o mirastan intikam alıyor.

Son olarak, Atatürk’ün büyük eserlerinden biri olan Montrö sözleşmesini de deldiler.

Hortlamış bir sürü Damat Ferit ve Mustafa Sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken, ülke, aydınlanmanın önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserlerini yaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor.

Ne için?

Velinimetlerine ihanet etmiş iki üç ağır ruh hastasıyla, aydınlık aleyhine kiralanmış politika bezirgânı birkaç namussuzun işbirliğinden doğan iğrenç çıkar değirmenine su taşımak için…

Bu hale getirilmiş bir ülkenin akıbeti nasıl olabilir? Cevabı vicdanlarınız versin, sevgili okuyucularım!

 








TÜRK HALKININ YÜCE HASLETLERİ
Türk halkının yüce hasletleri olan nadir halklardan biri olduğunu,çoğu eserden okudum...Ülkemize gelen ve görüşebildiğim turistlerden de halkımızı göklere çıkaran sözler işittim...Doğrusu,bu durum,her Türk' e kıvanç veir...Bazıları kendi yerine Türk halkını sığlaştırıp basitleştirmeye çalışıyor...Bu akıldan izandan zeliller,kendilerini,hangi uyruktan görüyorlar acaba?Güneş balçıkla sıvanmaz,halk düşmanı hö d ü k...
ER-BAŞŞŞ yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 18:44
Kendi Kızınızı İmam Nikahıyla Verir misiniz?
İslamı böyle cahil insanlar anlaşılmaz,zorlu kılıyorlar.Biz de namazımızı kılıyoruz eşhamdülillah.4-5 hatta 11 evlilikten bahsedi,liyor.Be Müslüman sen kendi kızını imam nikahıyla kocaya verir misin?4.evliliğini yapacak adama kızın verir misin?Bol keseden atıyorsunuz.Bunu tasvip edenle ben aynı kefeye konmak istemem.Cehalet bu.
Ali Tezkoparan yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 15:06
gökhan memleketine
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
hipoklorit yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 12:36
Oooooo!!!
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
Halkçı yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 12:33
Gokhana
Sizin evde normal galiba
Mehmet Kahraman yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 12:29
hz peygamber tam on bir hanımla evliymiş.
hz peygamberi tam on bir hanımla evlendiğine göre yaşar nurininde bir hanım alması ve bir de imam nikahlı metres edinmesi normaldir.
gökhan yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 12:07
Hocam...
İkinci dünya savaşı ertesinde İngiltere de Lordlar kamarasında Başbakan Churchill bir konuşma yapmaktadır. Bu sırada muhalefet sıralarından bir ses yükselir. "Sen homoseksüelsin" Churchill istifini bozmaz. O tarafa dönerek cevap verir. Ben bu ülkeyi "mabad"ım la değil, kafamla ikinci dünya savaşının galipleri arasına soktum... O güne kadar ki en anlamlı cevaptır belki. Tabii anlayana...
bendeniz yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 11:46
Yaşar
Nuri ÖZTÜRK dünyadaki en değerli 10 bilim adamından biridir ama okumayı bilmeyen okuduğunu anlayamayan araştırmayan at gözlüklü türk halkı tüm değerleri yitirmiş olduğu gibi Yaşar Hocayı da yitirmek için herşeyi yapıyor.Buraya yorum yazan bir tane aklı başında insan yok mu Allah Aşkına, Türk insanı bu kadar sığ mı???
yazık yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 11:33
çıplak uyarıcı !
Bu adam okadar çok dini kullanıyorki midem bulanıyor.Yıllardır din üzerinden rant ve makam kazanan bu yaratık çıkmış yaptığı haltları görmezden gelerek birde bihallere giriyor uçkur düşkünü. Derler ya pirincin içindeki siyah taştan korkma pirincin içindeki beyaz taştan kork.Bu tipler İSLAMA çok zaraları var.yıllardır bu milleti hem azarladı ,aşağıladı , kandırdı bu yaratık.
metin al yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 11:26
eden bulur
siyasete girmeden senelerce bu millete olmadık hakaretler yaparak kazandığın itibar? seni yerin dibine soktu.hemde senin yaptığın sana yapılarak. ne demişler çalma kapını çalarlar kapını
misafir yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 11:08
"Yaşar ne yaşar ne yaşamaz"
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
HakanTÜRK yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 11:05
ali
laik olmayanların hocaları hacıları hüseyin üzmezler
derin yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 11:02
Hocalari Hocasi
Ya Hocam Sus be Allah askina Ramazan geldi Konustukca Batiyorsun Sus ya sus Fazla acik veriyorsun. En iyisimi sen bir Ümreye git
Cemil yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 10:59
laik hoca
Ne de olsa laiklerin hocası:):):)
ali yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 10:50
Yalancının Mumu...
Evet yaşar bey yatsı vakti geldi mumunuz söndü.Sizin ilim irfan sahibi bir din alimi ve/veye mürşidi olmadığınız zaten biliniyordu.Bir takım hesapları olan ve kendisine''sapıttırıcılık''misyonu yüklenmiş biri olduğunuz her halinizden belli oluyordu.Ama sonunuzun bu kadar ''hazin'' olacağını ummazdım...
Hasan KARAKOYUNLU yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 10:34
yorum
yorumlarin bir coguna katiliyorum.Kur'an-i Kerimde inancli insanlari tarif ederken onlarin yüzlerinde secde izi vardir,diye buyurulur.insan ilahiyatci olabilir.veya kendini din konusunda bilgilendirir.ancak dini,hayatinda tatbik etmiyorsa bu bilginin kendisine hic bir faydasi yoktur.bu bilgi sadece bir kültür alarak kendinde kalir.bu bilgiyi gayri müslimler bile edinebilir ve edinmislerdir de.mesela oryantalistler.yine dinin anlayisinda söyle bir sey vardir.öyle bir zaman gelecek ki;insanlarin agizlari peygamber agzi gibi olacak ama inandigi dinin gereklerini hayatinda tatbik etmeyecek.islami ve müslümanligi diliyle anlatir ama yasantisina yansitmaz.bu inancinm,insana herhangi bir faydasi yoktur.en azindan ahiret icin bir faydasi yoktur.bakiyorum bizim insanimiza,kendisini ilahiyatci yada hoca olarak bildimiz insanlara,dilleri cok güzel seyler söylüyor ama yasantisi tamamen islam disi.belki namaz dahi kilmiyor.belki oruc bile tutnuyordur.bu insanlarin müslümanlara öncülük etmesini bekleyebilirmisiniz.veya öncülük ederlerse bile ne kadar inandirici olabilirler ki.
fatih yesil yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 10:19
Dahada rezil olacağı günler yakın.
Bir adam kendi yazdığı kitaba anıtlaşmış eser dermi.Bırak bunu biz diyelim.Bu ne gurur bu ne kendini beğenmişlik.Halinden tavırlarından kibir damlıyor.Sanki dini bundan başka bilen yok.Ne diyor Cenab-ı Hak Kibir benim ridamdır(örtü).Kim bu konuda benimle yarışırsa o benim düşmanımdır.28 şubatın piyasaya sürdüğü içi boş ama gösterişli hoca tiplemesi idi.Allah bunu dahada rezil edecek.o günler yakın.
saadettin şölen yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 10:13
yorum
sn yasar bey in uslubu böyle.ve ben bu uslubu yakistirdim.her firsatta kendisi gibi düsünmeyenlere hakaret ediyor.kendisi bir kitap yazmisti.halki Allahla aldatanlar diye.yine kendisi halki Atatürk le aldatiyor.birileride söyle bir kitap yazsin.halki Atatürkle aldatanlar diye ve listenin basina da sn öztürk ü yerlestirsinler.cünkü her firsatta Atatürk ü semsiye olarak kullaniyor.Allahtan ki onun maskeside cok cabuk düstü.siyasete girmekle kendisini cok cabuk bitirdi.halkimizi uzun yillar aldatacakti ama yüce Rabbimiz o firsati kendisine vermedi.aslinda halkimiz böylelerine itibar etmemeli.
kerim tunc yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 10:03
sözmene tebrikler doğru söylemiş
Sende ikisi de var hoca; işine gelirse Allahla ,işine gelirse Atatürkle, senin kılıcın iki tane...........
ahmet yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 09:50
veli gül
Aklı kıt sensin .Cahilde sensin.Kafasız diyecem olmıyacak.Sende git yaşar ın küçük kafasının arkasından...
volkan yazıyor 29 Ağustos 2008 Cuma 09:48