USD: 1.7447
EUR: 2.3164

İstanbul 0°C

Ankara -6°C

İzmir 0°C

Ahmet Altan türbanlı kızı yazdı

24 Kasım törenlerinde Adana’da yaşanan türban krizi konusunda en sert yazı Ahmet Altan’dan geldi.

27.11.2007 - 19:45
Ahmet Altan/Taraf
Türbanlı kız

Hollanda resminin büyük ustalarından Vermeher’in tablolarını andırıyor genç kız.

Başını üzüntüyle öne eğmiş.

Resim çekilirken, saçlarını örten beyaz başörtünün yanağına değen kısmının gölgesi yansımış yüzüne.

Henüz on altı, on yedi yaşında.

Büyükçe bir salonun önündeki sahnede duruyor.

Ve ağlıyor.

Öğretmenler Günü için yapılan kompozisyon yarışmasını kazandığı için davet etmişler onu oraya.

Ödülünü alması için sahneye çağırmışlar. Tam ödülünü alacağı sırada, aşağıda oturan kaymakamla binbaşı “İndirin onu oradan” demişler.

Herkesin önünde, “bu ödülü almaya layık birisi olmadığı” yüzüne vurularak aşağıya indirilmiş.

“Neden” diyebilmiş sadece genç kız, “Neden?”

Böylesine aşağılanmasının, herkesin önünde utandırılmasının nedenini öğrenmek istemiş. Bunun insanlığa, adalete, vicdana uyan bir cevabı yok elbette.

Kendini bir an o kızın yerine koyabilecek kadar duygu ve zeka sahibi biri, o kızın orada nasıl bir acı hissettiğini anlayabilir. Ve, aynen o kız gibi sormak ister: “Neden?”

“Neden bu kadar insafsız, bu kadar vahşi, bu kadar barbarsınız?”

“Neden çocuklarınızı böyle aldırmazca üzüyorsunuz?”

Bu kötü kalplilik mi bilmiyorum ama o çocuğa öyle davrananların da aynı muameleye uğramasını istiyorum. Vali, kaymakamı aynı tavırla herkesin önünde sahneden indirtsin, o binbaşıyı “İndirin onu oradan” diyerek komutanı utandırsın.

Ama tabi böyle şeyler olmayacak.

“Devletimizin görevlilerinin” başına gelmez bunlar.

Başörtülülerin, Kürtlerin, Alevilerin, solcuların, demokratların, milliyetçilerin, kısacası bu ülkete yaşayan halkın başına gelir. Bu devlet, öylesine tuhaf davranıyor ki insanlara, normal hiçbir devlet için akla gelmeyecek şeyler düşündürüyor.

Biliyorsunuz, bizim köy kahvelerinde bile tekrar edilen bir laf vardır, “İngilizler bölerek yönetir:” Bu lafı çok tekrarlarız. Bu sözü böylesine benimsememizin başka bir sebebi olabileceğin düşünüyorum artık.

Osmanlı’dan bu yana bizim devletimiz kendi halkına bu “böl, yönet” yöntemini uyguladığına aklım yatıyor. Huzursuzluğu sürekli olarak “devlet” çıkartıyor çünkü. Birilerine “solcu diyor mesele çıkartıyor, birilerine “Kürt” diyor mesele çıkartıyor, birilerine “Alevi” diyor mesele çıkartıyor, birilerine “türbanlı” diyor mesele çıkartıyor.

Birisi solcu olunca birisi de sağcı oluyor elbette, birisi Kürt olunca diğeri Türk oluyor, biri Alevi olunca öbürü Sünni oluyor, birisi dinci olunca beriki laik oluyor.

Ve çatışma başlıyor.

Devlet bu işlere karışmamış, herkesi birbirine düşman edecek kadar hoyrat davranmamış, bütün propaganda araçlarını insanları bölmek için kullanmamış olsa, bu ülkede bu kadar düşmanlık olmazdı gibi geliyor bana.

Değişik ırklardan, değişik mezheplerden, değişik inançlardan, değişik fikirlerden insanlar, birbirimizle tartışarak yaşar giderdik.

Normal bir ülkemiz olurdu.

Ama sanırım sorun da burada.

Bugünkü devlet kadroları, “normal” bir devlette bugün bulundukları mevkilerde olabilirler miydi?

O küçük kızı sahneden indiren kaymakam Kanada’da kaymakamlık, o binbaşı İsveç’te komutanlık yapabilir miydi?

Tekmeyle adam öldüren polisler İsviçre’de polis, onların müdürleri İngiltere’de polis amiri, bakanları Hollanda’da bakan olarak kalabilir miydi?

Harekete uğrayan profesör, “Sen şüphelisin, sana her şey söylenebilir” diyen savcı hangi ülkede savcılık görevini sürdürebilirdi?

Devletin halka karşı benimsediği bu hoyratlığın, insafsızlığın, saldırganlığın geçerli bir sebebi olduğuna kaniyim artık.

Bu ülkenin normalleşmesini istemiyorlar.

Hiçbir zaman istemediler.

Osmanlı’nın son döneminde de, cumhuriyette de…

Hep bir mesele olsun, hep insanlar bölünsün, hep huzursuzluklar yaşasın, hep çatışmalar olsun istiyorlar.

Halk bölünüp kendi içinde çatıştığı sürece kimse devlet görevlilerinin birikimini, yeteneğini, zekasını, entelektüel kapasitesini sorgulamayı akıl edemiyor. Birbirimizle uğraşmaktan başımızı çevirip devlete bakamıyoruz.

Ama bir düşünün, sağcısıyla solcusuyla, Alevisiyle Sünnisiyle, Kürdüyle Türkiyle, bu ülkede hapisten, işkenceden, baskıdan geçmemiş hiçbir kesim yok.

Devlet, en çok “milliyetçileri” severdi, onlara bile neler yaptı…

Çünkü aslında hiç kimseden yana değiller, sadece gerginliğin sürmesini istiyorlar.

“Bölüyorlar, yönetiyorlar.”

İngilizler bunu “sömürgelerine” yapardı..

Onlar kendi halklarına yapıyorlar.


Yorumlar

Tüm yorumlar »
Adınız soyadınız:

Gönder
Vazgeç ya da

Yükleniyor...
İstanbul'da patlama: 1 ölü - İzle 34 bin kişiyle Kremlin kuşatması Bu illerde okullar tatil edildi Bingöl'deki PKK operasyonunun detayları - İzle Kamer Genç'ten Cemil Çiçek'e ağır itham Canlı yayına çıkan köpek spikerin yüzünü ısırdı - Video Savcıyı vuran saldırgan böyle kaçtı - Video Flash Tv yok artık dedirtti - Video Hakan Şükür'e son çağrı Hız denemesi hüsranla sonuçlandı - İzle Arda Papa'nın huzuruna çıkıyor 3 kız kardeşin büyük dramı - Galeri Cavcav: Yeni federasyon başkanı karnından konuşmasın Yılanın kertenkele ziyafeti Stoch forvetleri kıskandırıyor
Savcıdaki şok belge 07:18
Savcıdaki şok belge

MİT'çilerin ifadeye çağırılmasına neden olan iddiaların detayları ortaya çıktı...

Dünyanın en hafif deri ceketi Türkiye'de üretildi 07:09
Dünyanın en hafif deri ceketi Türkiye'de üretildi

Deri ticareti yapan bir Kadir Kasapoğlu, 561 gramlık deri ceket imal ederek bir ilke imza attı.

Disko cezası kalkıyor 06:19
Disko cezası kalkıyor

Genelkurmay Başkanı Org. Özel "disko cezası"nı kaldıracak Askeri Ceza Kanunu'ndaki değişiklik için harekete geçti

Başbuğ: Odamda bilgisayar bile yoktu 05:59
Başbuğ: Odamda bilgisayar bile yoktu

İlker Başbuğ'un savcıya verdiği 26 sayfalık ifade tutanağı avukatı tarafından açıklandı.

Ahmet Hakan: İleri demokrasinin bir cilvesi daha 05:36
Ahmet Hakan: İleri demokrasinin bir cilvesi daha

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, bugünkü yazısında 'ileri demokrasi' adı altında yürütülen soruşturmalara değindi.

34 bin kişiyle Kremlin kuşatması 05:21
34 bin kişiyle Kremlin kuşatması

Rusya'da muhalefet, sosyal 34 bin kişiyle Kremlin Sarayı'nı kuşatmayı planlıyor.

Eski MİT'çi Öneş: İkinci Uludere olayı 05:16
Eski MİT'çi Öneş: İkinci Uludere olayı

Eski MİT'çi Cevat Öneş, MİT'çilerin ifaye çağrılmasının "hayırlı olacağının" altını çiziyor.

Tolga Karel'den muhteşem ihanet - Galeri 12:04
Tolga Karel'den muhteşem ihanet - Galeri

Tolga Karel, hamile eşini aldatırken Süper Kulüp kameralarına yakalandı.

Yetenek Sizsiniz'de şaşırtan illüzyon - İzle 13:47
Yetenek Sizsiniz'de şaşırtan illüzyon - İzle

Acun Ilıcalı, Hülya Avşar ve Sergen Yalçın'ın içinde yer aldığı illüzyon şovu, ekran başındakileri şaşırttı.

Kemal Burkay siyasete atılıyor 16:25
Kemal Burkay siyasete atılıyor

Kemal Burkay, hangi parti ile siyaset sahnesine çıkıyor?

Dilara Gönder canlı yayında gülme krizine girdi 11:36
Dilara Gönder canlı yayında gülme krizine girdi

Gazete manşetlerini okuyan Dilara Gönder'in canlı yayındaki zor anları.

Hilal Cebeci'den bol frikikli oryantal - İzle 10:31
Hilal Cebeci'den bol frikikli oryantal - İzle

Hilal Cebeci'den transparan gecelikle oryantal.

Mehmet Günsür Muhteşem Yüzyıl'ı salladı - İzle 11:57
Mehmet Günsür Muhteşem Yüzyıl'ı salladı - İzle

Muhteşem Yüzyıl'da haftalardır beklenen Mehmet Günsür, Şehzade Mustafa rolü ile izleyicisinin karşısına çıktı.

Bayülgen'den Rabia Kazan'a sert eleştiri - İzle 10:16
Bayülgen'den Rabia Kazan'a sert eleştiri - İzle

Okan Bayülgen, programına konuk ettiği Rabia Kazan'a samimiyetsizlik eleştirisinde bulundu.


31,486 kişi takip ediyor

Oyna kafanı dağıt!