Medya
YORUMLARINIZ
DOLAR ![]() | ||
| Alış | ||
| Değişim | ||
EURO ![]() | ||
| Alış | ||
| Değişim | ||
| IMKB | ||
Karakter boyutu :
Türkiye'de BİR İLK
Gencer'in cenazesinin külleri, Ortaköy'de yapılacak bir törenle Boğaz sularına dökülecek.
10 Mayıs 2008 / 16:20

20. yüzyılın en büyük divalarından Leyla Gencer (80), Milano'daki evinde solunum ve kalp yetmezliğinden vefat etti.
CENAZESİ YAKILACAK
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'ndan (İKSV) yapılan yazılı açıklamaya göre, Leyla Gencer için Milano'daki La Scala Operası, Santa Basila Kilisesi'nde 12 Mayısta tören düzenleyecek. Törenden sonra, Gencer'in cenazesi vasiyeti doğrultusunda yakılmak üzere krematoryuma götürülecek.

KÜLLERİ BOĞAZA SERPİLECEK
Leyla Gencer'in cenazesinin külleri, yine vasiyeti üzerine İstanbul'a getirilerek, Ortaköy'de yapılacak bir törenle Boğaz sularına dökülecek. Leyla
İKSV'nin yeni yapılmakta olan merkezinde sanatçının vasiyeti üzerine bir ''Leyla Gencer Müzesi'' oluşturulacak.
GENCER'İN ÖZGEÇMİŞİ
Leyla Gencer, 1928 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuvarında başladığı şan eğitimine İtalyan soprano Giannina Arangi-Lombardi ve Apollo Granforte ile devam etti. Leyla Gencer, sanat hayatına ilk adımı, 1950'de Ankara Devlet Operası sahnesinde Mascagni'nin ''Cavalleria Rusticana'' eserindeki ''Santuzza'' rolüyle attı.
Gencer'in, 1954'te Napoli'deki Santa Carla Tiyatrosu'nda ''Madame Butterfly'' operasıyla başlayan uluslararası platformdaki opera serüveni, 1957'de Milano'da La Scala Operası'nda ilk kez sahneye çıktığında seslendirdiği Poulenc'in ''Les Dialogues de Carmelites'' operasındaki rolüyle kazandığı başarıyla doruğa yükseldi.
Dünyanın bütün ünlü opera sahnelerinde ''La Diva Turca'' olarak alkışlanan ve büyük başarılara imza atan Leyla Gencer, 1980'de sahneleri bıraktığı güne kadar dorukta kaldı.
Opera repertuvarı 34 bestecinin 70'in üzerinde operasından oluşan Leyla Gencer, 1988'de verilen ''Devlet Sanatçısı'' unvanının yanı sıra en son 2007'de İtalya'da aldığı Caruso Ödülü'ne kadar pek çok önemli opera ödülünün de sahibi oldu.
Opera tarihinin gelmiş geçmiş en büyük divalarından olan Leyla Gencer, hayatının son yıllarını, Milano'da La Scala Operası'nda opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmeni olarak genç şancıları yetiştirmeye adadı.
İKSV'nin Mütevelliler Kurulu Başkanı olan Leyla Gencer, 1995'ten beri düzenlenen ''Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması'' ile opera dünyasına yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyordu.
AA
CENAZESİ YAKILACAK
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'ndan (İKSV) yapılan yazılı açıklamaya göre, Leyla Gencer için Milano'daki La Scala Operası, Santa Basila Kilisesi'nde 12 Mayısta tören düzenleyecek. Törenden sonra, Gencer'in cenazesi vasiyeti doğrultusunda yakılmak üzere krematoryuma götürülecek.

KÜLLERİ BOĞAZA SERPİLECEK
Leyla Gencer'in cenazesinin külleri, yine vasiyeti üzerine İstanbul'a getirilerek, Ortaköy'de yapılacak bir törenle Boğaz sularına dökülecek. Leyla
İKSV'nin yeni yapılmakta olan merkezinde sanatçının vasiyeti üzerine bir ''Leyla Gencer Müzesi'' oluşturulacak.
GENCER'İN ÖZGEÇMİŞİ
Leyla Gencer, 1928 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuvarında başladığı şan eğitimine İtalyan soprano Giannina Arangi-Lombardi ve Apollo Granforte ile devam etti. Leyla Gencer, sanat hayatına ilk adımı, 1950'de Ankara Devlet Operası sahnesinde Mascagni'nin ''Cavalleria Rusticana'' eserindeki ''Santuzza'' rolüyle attı.
Gencer'in, 1954'te Napoli'deki Santa Carla Tiyatrosu'nda ''Madame Butterfly'' operasıyla başlayan uluslararası platformdaki opera serüveni, 1957'de Milano'da La Scala Operası'nda ilk kez sahneye çıktığında seslendirdiği Poulenc'in ''Les Dialogues de Carmelites'' operasındaki rolüyle kazandığı başarıyla doruğa yükseldi.
Dünyanın bütün ünlü opera sahnelerinde ''La Diva Turca'' olarak alkışlanan ve büyük başarılara imza atan Leyla Gencer, 1980'de sahneleri bıraktığı güne kadar dorukta kaldı.
Opera repertuvarı 34 bestecinin 70'in üzerinde operasından oluşan Leyla Gencer, 1988'de verilen ''Devlet Sanatçısı'' unvanının yanı sıra en son 2007'de İtalya'da aldığı Caruso Ödülü'ne kadar pek çok önemli opera ödülünün de sahibi oldu.
Opera tarihinin gelmiş geçmiş en büyük divalarından olan Leyla Gencer, hayatının son yıllarını, Milano'da La Scala Operası'nda opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmeni olarak genç şancıları yetiştirmeye adadı.
İKSV'nin Mütevelliler Kurulu Başkanı olan Leyla Gencer, 1995'ten beri düzenlenen ''Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması'' ile opera dünyasına yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyordu.
AA
Yorumlarınız
safsata dini
insan gibi yaşadı. siz hala cennet cehennem hesabıyla sürüünün enayiler.
bilim yazıyor 14 Mayıs 2008 Çarşamba 08:46
yakilmakmi kül mü
külleri diyor ya valla cok korktum.inanci bu dogrultuda olabilir ama korkunc bir sey bu.icim ürperdi.islam dini kadar guzel bir din varmi ya..defn edilirken bile guzel temiz yikanmis olarak defnediliyosun ..ölüm zaten korkunc evet ama yakilmak akla zarar allah affetsin...
gizem yazıyor 12 Mayıs 2008 Pazartesi 23:13
gerçek sanatçı
allah rahmet eylesin türk adını dünyada gururla temsil etti büyük başarılara imza attı.ister yakılsın ister gömülsün yurt dışında çok başarılı birçok sayıda sanatçımız var.onlar napıyo biliyomusunuz yabancı isimler alıp türk olduklarını herkesten saklıyolar.bu kadın türklerin göğsünü kabarttı sanatıyla dünyaya maloldu.cahi cahil konuşmayın
kkk yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 13:28
Dunya hayati bitti,sira hesap gununde
Musluman halki asagiliyordunuz,havalara girip milletin paralarini alarak yan gelip yatiyordunuz sonunda sizde kul oldunuz bak bu dunyanin gecici oldugunu gunun birinde oleceginizi oldukten sonra hesaba cekileceginizi anlamadiniz ya simdi hanimefendi yaninca hesaptan kurtulacaginizi mi sandiniz?Yasasin zalimler icin cehennem diyerek bizler feryat ederken sizler zevk sefa icindeydiniz sonunda ne oldu bak,kucucuk bir sisede tiz olacaksiniz ve tekrar diriltilip hesap vereceksiniz.Allah rahmet eylesin desem rahmet muslumanlar icin kullanilir olmaz aciyorum size vallahi aciyorum keske Allah rizasina nail olan kullardan olabilseydiniz ama geri donus yok dunya hayatiniz bitti yazik.
Eyyuphan yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 02:09
bize nee??
Biz kendi dinimizden olanlara sahip çıkalım onları güzelce defnedelim..soprano hanımdan bize nee???+kaç türk kadını operaya gider???+kim tanır bu hatunu???bunlar kendileri çalar kendileri oynar..kendileri yakar...şimdi hepimiz leylayız(!) derler...
fatoş.. yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:50
Özür dileriz senden...
"Dünya opera tarihinin en büyük sopranolarından birisiydi.Onun opera repertuarı 23 bestecinin 72 yapıtını kapsamıştır.Günümüzde As. Li. Co.’nun genel sanat yönetmeni olan, uluslararası yarışmalarda seçiciler kurulu üyelikleri yapan, festivallere, seminer ve konferanslara katılan Leyla Gencer, İstanbul’da kendi adını taşıyan “Uluslararası Şan Yarışması”nın kurucusudur. Batı ülkelerinde “La Diva Turca”, “La Gencer”, “La Regina” olarak ün yapan; Milano, Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Londra, Rio de Janerio, Bilbao, Chicago’da sanatını dinleten; Lucia’nın, Norma’nın, Lady Macbeth’in, Queen Elizabeth’in, Filoria Tosca’nın, Lucrezia’nın, Madame Butterfly’ın, Alceste’nin, Aida’nın, Violetta’nın, Leonora’nın “Leyla la Turca”sı soprano Leyla Gencer, hem seçkin opera sahnelerinde hem resitallerinde hayranlık uyandırmış sanatçıların başında gelir.Leyla Gencer, 1988 yılında "Devlet Sanatçısı" unvanlarıyla onurlandırıldı.
2004 yılında darphane tarafından 1000 yılın Türkleri özel koleksiyonunda adına 15 YTL değerinde gümüş para basıldı." kaynak: wikipedia... Bu rahmetli hanımefendi yakılmayı istese ne olur? gömülmeyi istese ne olur? Aksine yazılanlar ise ancak saygısızlık ve tahammülsüzlük olur.... Rahmetliden bizi yurt dışında temsil edip emek harcadığı için için özür dilemekten gayri....
Erdem Erden yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:39
Sana tan anlamazlar.........
Sanattan anlamaz sağ duyudan yoksun,dar bakış açısı içinde kıvranıp duran zavallı insan topluluğu ,toprağınız bari boll olsunnnn
sağ duyu yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:33
Ne kadar çevreci varmış..
Vay be ülkemde ne kadar çevreci varmış.???? Boğaz kirlenirmiş miş.Aslında İstanbulda bir kirlilik var .Fakat bu şimdiye kadar kimsenin külü atılmadığı için nedeni bu olamaz değilmi?.Bakın ben size söyleyeyim boğazı kimler kirletiyor.? Daha beş yıl önce mıctığınız nereye gidiyordu?.Babalırınız bogaza nazır gecekonduları çevreye dokunmadan mı yaptı.Kaçınız arabada yediğiniz içtiğiniz çöpleri yerlere atmıyor?.kaçınız elinde balta odun kırarak sahillerde mangal pişirmiyor söylermisiniz.?Her şeye ama her şeye karşı geliyorsunuz hemde dinin savunucusu vede temsilcisi gibi ayıptır yahu.Tanrı onu cennete mi cehenneme mi alır alayınız gelse bilemez değil mi. O zaman susunnnnnnnnnnnnnnnnn
sonuna kadar laik yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:28
Laikci din dusmanlarindanmis
Simdi anladiniz mi millet bu milletin dinine tahammul edemeyenler kimlermis?Buna benzer cok ateist var ulkemizde islerine gelince bende muslumanim demektende kacinmaz bunlar.Atesin bu dunyadada ahirettede bol olsun hanimefendi,yasadigin italya'da kullerin kalsaydi daha iyi olurdu bence ama kucucuk tozlar bogazda pis kokular sacar istemezuk ama bizim ulkemizde bizim sozumuz gecmiyorki.
Turkbeyi yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:24
Saygısızlık
Kime ne herkesin cesedinin ne yapılacağından, Kime herkesin dininden... Bu tepki neden? İtalyan sanatçıyı, otoyolda bir sapık katletti... Ailesi bile bunu Türk toplumuna maletmedi.. İtalya da yaşayan dünyaca ünlü bir sanatçımızın ruhunu ise biz katlediyoruz şimdi... Yakışır mı? Siz mi gerçekten AB ye girmeye hazırlanıyorsunuz? Siz kimsiniz? öldüğün de bile bedeninin akibetine karar veren bir insanın kararına tahammül edemeyen vicdansızlar? Siz necisiniz? Üstelik bizi bu kadar yurtdışında temsil etmiş... Türk adını duyurmuş.. ve bir kadına, bir sanatçıya bu kadar saygısızlık.... Ne deyim ancak hayatının hiç bir anlamı olmayanlara yakışır....
Erdem Erden yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:22
bana ucube diyen
ben orda türbana özgürlüğe karşıyım falan yazmadım isteyen istediği gibi yaşaması gerektiğini ama türban özgürlük diyenlerin diğer özgürlüklerde neden böyle samimi olmamasını eleştirdim.kadın için ve inancı için yazılanlar ortada
laik yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:15
Saygılı olun
boğaza dökülen atıklar, boğazda batan petrol yüklü gemiler boğazı kirletmiyor da kadının küllerü mi kirletiyor. biraz mantıklı olun. İstyen gömülür isteyen yakılır. her seferinde saygıdan bahsedersiniz ama işinize gelmeyen bir şey oldu mu saygılı olmak aklınıza gelmez.
barış sever yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:08
Şehitlerimizin kanı sızlıyor.
Çanakkalede,Sakaryada,Dumlupınarda,Güneydoğuda vatan evlatları bunlar için mi Şehit oldu? Böyle Türk insanının kabul edemeyeceği bir uygumayı yaptırmayın lütfen.Gitsinler bu gibi uygulamaların olduğu ülkelerde yapsınlar.Güzel Türkiyem güzel Vatanıma bu ve bunun gibilerini sanatçı diye millete yutturmaya çalışanlar utansın.Bizim geleneğimizdeki folklörümüz acaba italyada sanat olarak kabul ediliyormu? Yine onlar sanat deyip TÜRK folklörünü halkına tanıtıyorlarmı?Yoksa onların yaptıklarını sanat deyip, kendimizi mi kandırıyoruz?
Vatan Evladı yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 00:53
yuhh
boğazı kirletmeyin
mete yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 00:24
ohaaaa
ne saygısızlığından bahsediyorsunuz bee.öldüyse kara toprağı üzerine çekecen gerisine karışmayacan kül konusunada karşıyım saçmalık burası hindistan değil benim boğazımı kirletemezsiniz.
sait çelik yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 00:14
laik nickli ucube !!!
ulenn konu ne?sen neden bahsediyosun? ammada icine oturmus senin bu türban haa!gece rüyalarınada giriyor mu ???
polat günay yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 00:11
Boşa geçen beyhude ömür!
Yeniden doğacaksın küllerinden Allahın üflemesiyle? Kolaymı kurtulmak O nun azabından parçalara ayırsanda yakıp kül etsende kendini? Gel bakalım Havva kızı Leyla Gencer dediklerinde melekler ve sana sorduklarında Rabbin kim Peygamberin kim diye? Yaşayacağın acı ve duyacağın pişmanlık ibret olacak senden sonrakilere! Vay be diyecekler içlerinden? Şükürler olsunki biz inanıyorduk Allaha diyecekler! Ve ne mutluki kalbinde zere kadarda olsa imanla Ölenlere!!
QUbAR yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 00:10
Saygı duyulacak birşey değil...
Saygı duyulacak birşey değil. Oldukça mide bulandırıcı hatta...
Şuraya gömün, buraya baksın falan filan tamam da, istanbul boğazına kül dökme işine sadece oha derim... OHAAAA...
önkuzu yazıyor 10 Mayıs 2008 Cumartesi 23:47
yazık
Ruhu azapta iken kül olsa ne yazar,toprakta olsa ne yazar.Dünyası Cennetmiş,ötesi elim ve vahim.
Şuda gerçekki Alemlerin Rabbi olan ALLAH ın hoşnut olmadığı emretmediği hallere uygun olmayan vasiyet geçersizdir.Uygulayanlarada vebal ve hesap vardır.
cevahir yazıyor 10 Mayıs 2008 Cumartesi 23:33
aynen
vasiyeti inancı böyleymiş ne diyeyim yazık inanmadığı ALLAH a hesap verecek ve yine ALLAH bilir yattığı yer cennet bahçesimi cehennem çukurumu olacak şimdi buna ne diyelim toprağı bol olsunmu yada külün bol olsunmu çok kötü ya
bilgin yazıyor 10 Mayıs 2008 Cumartesi 23:08
DİĞER BAŞLIKLAR

Haberin olsun























