YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,1785
Değişim
-0.51
EURO /
Alış
1,7325
Değişim
-0.69
IMKB
39.844


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Nazım'ın vatandaşlığı bu kez de olmadı

Danıştay, Nazım hikmet'in vatandaşlıktan çıkartılması kararının iptali için açılan davayı reddett.
08 Temmuz 2008 / 16:45
Nazimin-vatandasligi-bu-kez-de-olmadi
Danıştay 10. Dairesi, şair Nazım Hikmet Ran'ın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmasına ilişkin 25 Temmuz 1951 tarihli Bakanlar Kurulu kararının ''geçersiz kaldığı ve uygulanamayacağı hususunun tespiti'' ile 8 Mart 2002 tarihli vatandaşlıktan çıkarmanın nüfus kütüğüne tesciline ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı karara bağladı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Danıştay 10. Dairesi, Kemal İnebolu'nun açtığı davayı, oy çokluğuyla reddetti.

Dairenin gerekçesinde, 1312 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun vatandaşlıktan çıkarma sebeplerinin düzenlendiği 10. maddesinde hangi koşullarda Türk Vatandaşlığı'ndan çıkarılacağının düzenlendiği belirtildi.

Gerekçede, Resmi Gazete'de yayımlanan 25 Temmuz 1951 tarihli Bakanlar Kurulu kararında ''Pasaportsuz olarak İstanbul'dan Romanya'ya kaçan ve oradan da Moskova'ya giderek havaalanında memleketi aleyhinde beyanatta bulunduğu ve mütakiben radyo yayınlarında Türkiye'nin hükümet şekli ve hükümeti idare edenler aleyhinde geniş propaganda kampanyasına girişerek, Komünizmi yaymak maksadını güden neşriyatiyle Sovyet Hükümetinin verdiği hizmeti ifa etmekte olan maruf komünist Nazım Hikmet Ran'ın kendisine bu hizmeti terk etmesi hususunda yapılacak tebligatın da bir fayda vermeyeceği, mülahaza edildiğinden Türk Vatandaşlığı'ndan çıkarılması Bakanlar Kurulunca kararlaştırılmıştır'' denildiği hatırlatıldı.

Davanın, Nazım Hikmet Ran'ın vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılmadığı belirtilen gerekçede, davanın, bu kararın MERNİS Projesi kapsamında nüfus kütüğüne tesciline ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığının anlaşıldığı kaydedildi.

Nüfusa tescili için bir süre öngörülmeyen Nazım Hikmet'in vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının ilgili mevzuat çerçevesinde takdir yetkisi kullanılarak alındığı ifade edilen gerekçede, ''Bakanlar Kurulunca kullanılan bu yetkinin mutlak olmadığı, kamu yararıyla sınırlı bulunduğu ve mevzuat ile öngörülen sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığı hususunun ise yargı denetimine tabi olduğu tartışmasızdır'' denildi.

Gerekçede, ancak bu hukuki denetimin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan bir davada yapılabileceği vurgulandı. Söz konusu Bakanlar Kurulu kararının davaya konu edilmemesinin yanı sıra, yok hükmünde sayılmasına da hukuken olanak bulunmadığı belirtilen gerekçede, yargılama usulü hükümleri karşısında söz konusu Bakanlar Kurulu kararının hukuka aykırılığının bu davada tespitine de olanak bulunmadığı kaydedildi. Gerekçede, ''Bu durumda Bakanlar Kurulu kararının nüfus kaydına işlenip işlenemeyeceğinin idare açısından bir zorunluluk olup olmadığının davalı İçişleri Bakanlığına tanınan yasal yetkinin değerlendirilmesi suretiyle ortaya konulması gerekmektedir'' denildi.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte 1587 sayılı Nüfus Kanunu'nun yürürlükte olduğu anımsatılan gerekçede, söz konusu kanunda vatandaşlıktan çıkarılma işlemlerinin esaslarının belirlendiği kaydedildi. 1587 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda da aynı doğrultuda düzenlemeler yapıldığı ifade edilen gerekçede, davalı İçişleri Bakanlığının yasa hükümlerini yürütmekle görevli ve yetkili kılındığı anlatıldı.

Söz konusu yasa hükümleriyle kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medeni durumuna, bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukuki olayların belirlenip saptanması, bilgilerin kütüklere yazılması, saklanması gibi konularda İçişleri Bakanlığına görev ve yetki verildiği anımsatılan gerekçede, ancak bakanlığa Bakanlar Kurulunca alınan kararı nüfus kütüğüne işleyip işlememek konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığına işaret edildi. Gerekçede, şöyle devam edildi:

''Bu itibarla, vatandaşlıktan çıkarma konusunda yetkili olan makam tarafından alınan ve halen geçerli olan bir kararın nüfus kütüğüne işlenmesi yolundaki yasal yükümlülük gereği tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Ayrıca, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre Bakanlar Kurulu kararında yer verilen 'Nazım Hikmet Ran' ile dava konusu işlemde tescilin yapılacağı nüfus kaydında yer alan 'Mehmet Nazım Ran' adlı kişinin aynı kişi olduğunda duraksama bulunmamakta, taraflarca da aksine bir iddia ileri sürülmemektedir.

İdari yargı yetkisi, idari eylem ya da işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olup tespit niteliğinde karar verilemeyeceğinden, Nazım Hikmet Ran'ın Türk Vatandaşlığından çıkarılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının geçersizliğinin ve uygulanamayacağının tespit edilmesi istemine yönelik hüküm kurulmasına olanak bulunmamaktadır.''

KARŞI OY
Dairenin aldığı bu karara katılmayan üye Ahmet Başpınar karşı oy yazısında, nüfus kaydına tescil edilen Bakanlar Kurulu kararının ''Nazım Hikmet Ran''ın Türk Vatandaşlığından çıkarılmasına ilişkin olmasına karşın, anılan kararın tescil edildiği nüfus kaydında yer alan ismin ''Mehmet Nazım'', soyadının ise ''Ran'' olduğunun açıkça görüldüğünü belirtti. Başpınar, karşı oy yazısında ''Şairler ve yazarların nüfusa kayıtlı oldukları adları dışında kullandıkları adları, mahlasları olabilmekte ve edebiyat dünyasında bu adlarıyla tanınmakta iseler de resmi kurumlarda bu adlarıyla işlem yapılmasına olanak bulunmamaktadır'' ifadelerine yer verdi.

Ahmet Başpınar, söz konusu Bakanlar Kurulu kararının nüfus kaydına tesciline ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığını savundu.

Davacı Kemal İnebolu, kararı temyiz ederse dosya Danıştay İdari dava Daireleri Kurulu'na gidecek.

AA







türk
Nazım Hikmet'i sevmemek yobazlık mı oluyor acaba? Belli kelimelerin dışına çıkın mümkünse. Türkçemiz de kelimeler çoooook. Hangi kelimenin ne anlama geldiğini bir öğrenin isterseniz. Ayrıca ben orda kimseye hakaret etmedim. Siz de yorum yaparken dikkatli olun. Küstahlığın alemi yok. Sizin seviyenize inmek zor değil. Hakaretlerinizi aynen iade ediyorum. ............Asıl yobazlar.
türk yazıyor 12 Temmuz 2008 Cumartesi 21:24
nazım denen
nazım denen stalinin uşağı bak seni bazı kendinden habersiz şahıslar kahraman yapacak zaten onlar hep öyledir hayinlerden d.gezmişi m.cayanı h. inanı daha kimbilir nicelerini kahraman yapacaklar ama türk milleti böyle masallara karnı tok bu kişilikzisler herzaman hayindir ve hayin kalacak tabi apo yu unutmamak lazım çeçen
cahar kaleli çeçen yazıyor 12 Temmuz 2008 Cumartesi 16:08
nazım hikmet ran
ölmüş gitmiş adam ya öf manyak mısınız nesiniz? ölmüş adamın vatandaşlığı mı kaldı kemiklerini mi vatandaş yapacaksınız geri mi döndüreceksiniz ahiretten
hayret bir şey yazıyor 12 Temmuz 2008 Cumartesi 15:51
türk denen.........
senin gibi yo..zlar nazımın tırnağı olamaz hadi ordan sana kalmamış nazım hikmeti tartışmak haddini bil uk... şe... pe.....
kenan yazıyor 12 Temmuz 2008 Cumartesi 15:32
türk e
nikini degstr bare,sen bile turk vatandası sayılıosun,nazım gibi vatansever haın sayılıor böle bı dunya işte,
gercek türk yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 11:51
Türk adını kullanan
Senin türk olduğunu sanmıyorum. Nazım değil ama senin baban lawresle aynıoolduğu kesin. Sende belki babanla beraber lawrens gibi müşteri kabul ediyorsundur.
huseyın yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 11:38
Nazım Hikmet
Nazım Hikmet'i sevenler Necip Fazıl'ı da seviyorlar mı acaba? Nazım Hikmet, Moskova'ya gidiyor, Komünist oluyor, Türkiye'den ayrıldığı dönemler hep Rusya'yı tercih ediyor. Nerdeyse Türk kültürüyle Nazım Hikmet'in yaşayışı zıt bir şekilde ilerliyor. Ama şiirlerinde her fırsatta Türk sevdalısı olduğunu belirtiyor. Eğer bu şekilde vatansever olunuyorsa bana ABD'de lüks bi ev, lüks bir araba alsınlar, cebime de boool para koysunlar ben Türkiye hakkında şiirlerin alasını yazarım.Yaşayışıyla yazdıkları birbirini tutmayan bir şairin bunları kalben yazdığına inanmak zor gibi. Bana Lawrance'i hatırlattı. Ne alaka diyeceksiniz ama anlayan anlamıştır.
türk yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 11:31
sivaslıya
nazım hakkında ne okudun ne biliyosunda buraya yazdıgn yorum hiç bişe bilmdegını gösterıo biraz oku arastır,sagdan soldan duyma hurafelerle yorum yazma rusmus,senden daha türk bi kere nazım merak etme
xx yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 10:03
kapsas kambalamıdır nedir
seviyesiz herif
xx yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 09:59
ülkücüye
kımmış vatan haini
nazım hıkmet yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 09:59
bak hele
Nazımı sevmeyenlere birşey denilemez. Onlar ne vatan sevgisi bilir nede nazımdan şiirler okuyup ne dediğini bilir. Yani onlar hoşaftan ne anlar. Suynu içer sadece.......
bozok lu yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 08:43
Rus uşagı
ya adam rusyayı seçmiş.vatanı orası bırakın dursun orda.büyük vatansever nazım zaten vatanında. hainlei kahraman yapana kadar kahramanların hakkını verin.
bora bora yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 02:25
siz kimsiniz ki
nazım hikmeti yargılayan aşağılık mahluklar siz memleketiniz için ne yaptınız ha danıştayın ayıbıdır bu haksızlığa ortak olduysa nazım hikmeti vatandaşlıktan çıkaran denizi yusufu e onlar gibişerini asan zihniyetdeğil mi? demekki bir şey değişmemiş.
efendi olun biraz yazıyor 09 Temmuz 2008 Çarşamba 02:06
gerçekler
nazım hikmeti komünist rusyada ne için kullanırlarmış biliyormusunuz ben söyleyeyim size postal yalayıcısı parlatıcısı iyi parlatırmış çizmeleri bakmışlar iyi siir yazıyo şunu bi kullanalım demişler gerisi uzun hikaye zaten........
kapsas kambala yazıyor 08 Temmuz 2008 Salı 23:56
NAZIM'a
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
deniz yazıyor 08 Temmuz 2008 Salı 23:31
Sahi Nazım ne yaptın!
Çok üzgünüm üsttad senin iade-i vatandaşlığın hala konuşuluyorya.Ne yaptın Vatanını sevmekten başka.Bütün yazdıklarını okudum,şunu biliyorum ki bu vatanı bizden daha çok sevdin....
ismetbulent yazıyor 08 Temmuz 2008 Salı 22:31
nazım
nazım hikmet çok büyük bir şair.nazımın degerini bilmeliyiz
gfb yazıyor 08 Temmuz 2008 Salı 22:31
mavi gözlü deve,,,
bir deve hemde mavi gözlü...yaptığı ülkesini başka bir ülkeye peşkeş çekme uğrşı..döneminin sosyete çocuğu para bol kendini zamanın sscb nin kucağına atıyor...iyice fişleniyor,zehirli gaz gibi ülkenin göbeğine atılıyor...ve bugün bu satılmışı vatandaş oldurma uğraşları veriliyor....yanlış yoldasınız yalaka develer..
ÇITAK yazıyor 08 Temmuz 2008 Salı 20:18
Komünist Nazım
Ben, bir insan, ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben, tepeden tırnağa iman, tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret ben...
Gerçek yazıyor 08 Temmuz 2008 Salı 19:53
İnsan..
Önce insan olmak lazım vatandaş olabilmek için. İnsan olamayanların vatandaş sayıldığı bir ülkede Nazım Hikmet gibi bir üstadı kimseden anlamasını bekleyemeyiz. Keşke her insan Nazım Hikmet kadar vatanını sevebilme onurunu gösterebilse..
Mavi Gözlü Dev yazıyor 08 Temmuz 2008 Salı 19:49



KÖŞESİZ YAZARLAR