Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İlk kez EROTİK yazdı

Pamuk'un yeni romanı Masumiyet Müzesi'nde ilk kez şehvet ve cinsellik bulunuyor.
30 Ağustos 2008 / 19:46
Ilk-kez-EROTIK-yazdi

Orhan Pamuk’un yeni romanı Masumiyet Müzesi’nde ilk kez şevhet ve cinsellik bulunuyor. Romanın kahramanları Kemal ve Füsun’un sevişmelerini uzun uzun anlatması dikkat çekiyor.

Orhan Pamuk’un “Benim Adım Kırmızı” ya kadar romanlarında cinsellik yoktu. Sadece “Yeni Hayat”ta küçük bir öpücük vardı, o kadar. İlk önce “Benim Adım Kırmızı” da cinsellik belli bir doz yer aldı. Ama bu biraz şehvetten uzak bir cinsellikti. Şöyle ki, şehvetin olduğu yerde cinsellik eyleme dökülmüyor, eyleme dökülen yerde ise şehvet uçup gitmiş oluyordu. Mesela romanın kahramanı Şeküre -ki adını Orhan Pamuk’un annesinden almıştı- Kara ile sevişirken Orhan ve Şevket’in seslerini dinliyordu. Yani bu şehvetli bir sevişme değildi. 

Ardından Orhan Pamuk’un “İstanbul” kitabı çıktı ve bu kitapla pek çok ilkini açıkladı. Bunlar arasında ilk ereksiyonu ve ilk cinsel ilişkisi de vardı. Ama tüm bunları üstü kapalı bir anlatımla gerçekleştirmişti. Dahası ilk ereksiyonu çocukluk dönemine aitti. Yani Pamuk cinselliğe yine üstü kapalı yer vermişti.

İŞTE PAMUK'UN KİTABINDAKİ EROTİK SATIRLAR
- Füsun’un sıcaktan ve sevişmekten ter içinde kalmış omzunu öpmüş, onu arkadan yavaşça sarmış, içine girmiş ve sol kulağını hafifçe ısırmıştım ki, kulağına takılı küpe uzunca bir süre havada durdu ve sonra da kendiliğinden düştü.

- İkinci kattaki dairenin arka odasından, yattığımız yataktan arka bahçede Mayıs sıcağında hırsla küfürleşerek futbol oynayan çocuklar gördük ve birbirlerine söyledikleri edepsiz şeyleri, bizim kelimesi kelimesine yapmakta olduğumuzu fark edip sevişmemizin ortasında bir an durarak birbirimizin gözlerinin içine bakıp gülümsedik.

- Öpüşmeye kendini o kadar vermiş, kollarını boynuma öyle bir sarıp gözlerini öylesine kapamıştı ki, ’sonuna kadar’ sevişebileceğimizi hissettim. Ama bakire olduğuna göre bu imkansızdı. Öpüşürken, bir ara Füsun’un hayatının bu en önemli kararını verdiğini, benimle buraya ’sonuna kadar gitmek’ için geldiğini anladım. Burada bir kızın durup dururken bunu yapması tuhaf geliyordu bana. Belki de zaten bakire değildi.

- Öpüşe öpüşe mutfaktan çıktık, yatağın kenarına oturduk ve çok fazla nazlanmadan, ama hiç göz göze gelmeden elbiselerimizin çoğunu çıkarıp battaniyenin içine girdik. Battaniye fazla kalındı, üstelik çocukluğumdaki gibi tenime batıyordu, bir süre sonra onu attım ve yarı çıplak halimiz ortaya çıktı. İkimizde ter içindeydik, ama bu nedense bizi rahatlatmıştı. Çekili perdelerin arasından içeri sarımsı, turuncumsu bir güneş ışığı vuruyor, terli gövdesini daha da bronz rengi gösteriyordu. Benim ona baktığım gibi Füsun’un da benim gövdeme bakabilmesi, vücudumun irileşip iyice belirginleşmiş olan edepsiz kısmına gözlerini yakından dikip telaşa kapılmadan, fazla garipsemeden ve hatta istek kadar belli belirsiz bir şefkat de duyarak sükunetle seyretmesi, daha önce başka erkekleri de başka yataklarda, divanlarda, araba koltuklarında çıplak gördüğü kanısı bende kıskançlık uyandırdı.

- Füsun’un tek tek elbiselerinden sonra, aynı kararlılıkla küçük külodunu çıkarması da bana aynı şeyi, benimle sonuna kadar sevişeceğini düşündürdü. Badem kokulu omuzlarını öptüm, kadife kıvamındaki terli boynuna dilimle dokundum ve göğüslerinin, daha güneşlenme mevsimi başlamamasına rağmen, sağlıklı Akdeniz teninden bir derece açık renk olduğunu görünce ürperdim.

- Ona yüklenirken, onu zorlarken söylediğim tatlı sözler arasında “Canın acıyor mu canım?” diye sordukça, gözlerini gözlerime dikmiş olduğu halde hiç cevap vermemesini yadırgamadım ve sustum. Çünkü çok derinlerden bütün gövdesinin ince ince ve kırılganlıkla titrediğini (ayçiçeklerinin belli belirsiz bir rüzgarda hafifçe titrediğini düşünün) ona en çok yaklaştığım noktadan kendi acım gibi hissediyordum.

VATAN








o.p
bu kişi ile ilgili hatırladığım son şey benim adım kırmızı adlı kitabını çöpe atışımdır,bbende başaka bir his uyandırmıyor nedense
deniz yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 14:44
NAZIMCIM
bilmiyorum belkide cahilim, kim degil ki? sende cahilsin benim icin, cünkü art niyetlisin! dur sana bi kac kiyaslama daha yapim, bakalim kimi veya neyi kiyasladigimi anlayacakmisin! zamaninda Yilmay Güney'ide vatan ihanetle sucladilar, Ahmet Kaya'yi sucladilar, Deniz Gezmis'i felan, demek istedigim, bügün vatan haini deniliyor, 10 sene bi bakiyosun, anaaa en büyük vatansever megersem oymus oymus! biz Kürdü olsun Türkü olsun pesin yargiyi seviyoruz, dinlemek ve paylasmak yerine ahkam kesiyoruz! cünkü hepimiz eksper olmusuz millete akil veriyoruz, ayni senin yaptigin gibi! Sen bugün Nazim'in vatanini ne kadar cok sevdigini bildigin icin, onu seviyorsun ama belkide zamaninda baban veya deden Nazim icin vatanhaini demistir!!! Sen bugün Orhana vatanhaini diyorsun, belkide senin cocuklarin fanatik Orhan'ci olacak! Inan bana zaman herseyin ilacidir, hazmetmek gerek.
ben-i adem yazıyor 31 Ağustos 2008 Pazar 08:43
yorum
mıletıne düşmanlıkla suclayan birinin kıtabını okuyanda vatan haınıdır.orhan pamuka ödülü ıyı bir yazar oldugu ıcın verılmemiştır.ermenı soykırımı hakkındaki sözlerınden dolayı dışardan ermenı kısmı baskılar yapıp mıllete dogrudur aşısını ınandırmak adına verilmiş bır oyundur.yoksa buna kım ödül verır.
hakan şahin yazıyor 31 Ağustos 2008 Pazar 04:56
neymişsin pamuk
bakalım bu sapıkça duygularına karşılık hangi ülke nobel kazandıracak sana pamuk yağmurda ıslanırsa ne olur biliyorsun
mehmet ali antep yazıyor 31 Ağustos 2008 Pazar 03:50
ehh bee
................................ ne deyım ya
nejdet tüsun yazıyor 31 Ağustos 2008 Pazar 01:25
şimdi de
playboy ödülüne aday galiba
gülo yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 23:52
bunu hep yapıyor
kendi gerçekliğini hayallerle süslemiş bekaret entrika ve hatta cinselliğin gizliliği ilkesini ihlal ederek ifşaatın entrikayı açık etmesi ve yorgan altında olanın kırıcılığı insan duygularını incittiği yargısı edebiyatın en çok işlenen konusudur ve kabak tadı vermiştir.Klişedir ve bütün klişeler gibi olay örgüsü kabızlığını erotizm sosuna bulamasıda çok iğrenç
bekir erbezmiş yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 22:21
sana bu yakışır
sen insan din dil ırk sömürgecisin paranın nerden nasıl geelceğini billiyosun iyi reklam yapıyorsun genlerinde yahudilik var heralde
hakan kurt yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 22:12
git işine be
kimbilir bu sefer türklüğün nelerini aşağılamıştır nobel yalakalığı için...senin yazdıklarını okuyanın aklına yanayım...
abdurahim yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 21:47
xxxx
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
UFuK yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 21:41
ben-i adem'e
Nazım Hikmet'le Orhan Pamuk'u nasıl kıyaslayabilirsin? Nazım Hikmet'in milletine bir hakareti var mıdır? Milletini suçlayan bir sözü var mıdır? Nazım Hikmet milletine aşık bir vatanseverdi. Hiçbir zaman gidip batının demokrasi projeleri kapsamında eğitim görüp orada öğrendikleriyle gelip milletine hakaret edenlerden olmadı. O yüzden Nazım Hikmet ne Nobel aldı ne de emperyalist batılılardan herhangi bir tebrik. Orhan Pamuk'u savunacaksan savun ama Orhan Pamuk'la hiçbir ilgisi olmayan hatta Orhan Pamuk gibi emperyalist işbirlikçilerini her zaman eleştiren her zaman onlara karşı yazan Nazım Hikmet'le onu bir araya koyma. Bu senin cahilliğini gösterir. İlk başta git Nazım Hikmet emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileri hakkındaki düşüncelerini öğren.
Nazım yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 20:59
orhan pamuk
tabi artık o nobelli yani artık avrupalı,avrupalı demek modern demek,modern demek çıplaklık demek... artık erotizmin önplanda olduğu bir dünyada orhan pamuk un erotik konular işlemesi son derece normaldir
hakan yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 20:36
Ders
Bu adamin yazdigi her harf dogru bir harfdir. Türkiyenin Gerceklerini yaziyor ve hicte haksizlikta bulunmamistir. Orhan Pamuk karsi olan Gercekleri saklamak istiyendir.
Türkiyeye yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 20:31
erotik yazarı
dün halkına ihanet etti bügün belden aşağı yazılar yazarak gündemde kalmaya çalışıyor zavallı
yusuf öğren yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 20:11
en iyi oraya yakışır
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
maydin yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 19:07
bu ne diyor
yazıklar olsun senide adam yaptılarya orhan pamuk musun nesin
sarıkamışlı yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 18:40
Nobel ödülü
Bu adam sapıkmı, porna filim seyrettikten sonra yazmıştır. Şimdi bu adama bir nobel ödülü daha versinler yakışır.
Can yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 18:31
yazık
edebiyat diye böyle adamlar vah benim bildiğim edebiyat edebten geliyor lütfen okamayın bu edebsizi
sal gitsin çöplüğe yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 17:33
pamuka
bedava verseler oku diye kitabını yine almam
kaka yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 17:33
ne
...... yazarsa yazsın hiç ilgimi çekmiyor.
ÖzTürk yazıyor 30 Ağustos 2008 Cumartesi 17:19