Artistin feriştahıyım

'Eşref Saati' ile seyircisine kavuşan, modern zamanların hikaye anlatıcısı Hasan Kaçan, önümüzdeki ay 'AROG' ile sinemaya da adım atacak. Heredot'tan Kaptan Küstü'ye; Hasan Kaçan…
Eşref Saati’ ile setlere dönen ‘hikaye anlatıcısı’ Hasan Kaçan, bu defa cidden oynuyor! ‘Ekmek Teknesi’nde Heredot Cevdet olarak kahve insanlarına hikayeler anlatan ama o dönem kendini oyuncu olarak görmediğini söyleyen Hasan Kaçan, ‘Eşref Saat’inde bambaşka bir performans sergiliyor. Bu sezon, ikinci yılına giren dizide Kaptan Küstü adlı titiz, nazik, naif ve bakımlı bir karakteri canlandıran Kaçan’ın ilham kaynakları yıllar önce beraber çalıştığı Oğuz Aral ve Ercan Arıklı… Bu iki isim birleşir ve Hasan Kaçan’da hayat bulursa ortaya ne kadar komik hikayeler çıkar varın siz düşünün; ya da düşünmeyin, kendinizi ‘Eşref Saati’nin huzurlu dakikalarına bırakıverin.
Ekrana dönmeniz üç yılı buldu değil mi?
Doğum süreci kadınlarda dokuz ay ama erkeklerin bir dizide oynamaya karar verme süreci üç yıldır, bakınız erkeklerin daha tembel oldukları böylece ortaya çıkmış oldu.
Cidden merak ettim niye üç yıl beklediniz?
Şöyle diyeyim o zaman, daha önce bir diziye başladık ama olmadı; düşük yaptık diyelim. Geçen sezon ortadan kaybolan ‘Fesuphanallah’ı hem yazıp hem oynamıştım. Ama görünen o ki, bu defa sağlıklı bir çocuk dünyaya getirdik. Bu çocuğu da el birliği ile büyütmeye devam edeceğiz.
GERÇEKTEN HAMLAMIŞTIM
Kaç haftadır dizidesiniz?
Beş hafta oldu ama şu anda sizin izlemediğinizi anladım ve çok kırıldım.
Aşkolsun izledim elbette ama röportaj için soruyorum. Sete alışmak kolay oldu mu?
Şöyle bir sahneyle başladık, Ahmet Uğurlu’yu yerden kaldıracağım, ayakları yerden kesilecek; aynı zamanda ona bir şeyler söyleyip komiklik yapacağım. Beş tekrar yaptık, ben sekte-i kalpten gidiyordum. Çünkü hamlamışım, Ahmet Uğurlu’yu değil kendimi bile kaldıramadım.
Senaryo ekibinde var mısınız?
Bahadır Özdener, Cüneyt Aysan, Ali Demirel ve Pana’nın genç ekibi yazıyorlar. Ben de varım ama ben beğenirsem oynuyorum.
Hasan Bey, sizi nasıl idare ediyorlar bilemiyorum, gerçekten beğenmezseniz oynamıyor musunuz?
Mecburen oynuyorum.
Bakın o halde siz oyuncusunuz, kendiniz söylediniz.
Bana gelen sahnelere önce bakarım, incelerim. Eğer sanatsal bir değer buluyorsam kabul ederim. Kıymetli bir şeyse benim için oynarım.
Çok şanslısınız çünkü sizi iyi tanıyan insanlar yazıyor metinlerinizi. Başka bir ekibin yazdığı senaryoda bu kadar iyi olmayabilirdiniz belki de.
İmkanı yoktu haklısınız, hem siz de ‘Ekmek Teknesi’ni yazan insanlardan biri olarak bilirsiniz ki, beni böyle iyi tanıyan insanlarla çalışmasaydım, oyunculuğu bu kadar iyi kıvıramayabilirdim. Oyuncu değilim doğru ancak artistin feriştahıyım. Ama beğenmezsem yine oynamam.
Aaa sürekli kapris yapıyorsunuz, demek ki beğendiniz de oynuyorsunuz!
Beğenmezsem de oynuyorum, dostlarım kırılmasın diye tabii.
‘Eşref Saati’ yazılırken sizin oynayacağınız önceden belli miydi, yoksa bu yıl sürpriz mi oldu?
Bu karakter baştan yoktu ama ben bir başka rol oynayacaktım. Fakat geçen yılki dizi zuhur etti, ona başladık ve dolayısıyla ‘Eşref Saati’ne başlayamadım.
İzleyici sizi burada da sevdi mi?
Denilen o ki, biz buraya bir renk getirmişiz. Ne renk olduğumu bilemem belki de kötü bir rengimdir.
Benim duyduğum da şöyle, ‘Hasan Kaçan geldi dizi canlandı’ şeklinde.
Tabii ki reytinglerde üçüncülüğe yükseltmişimdir. Bunu ben yaptım diyemem ama ayıp olur.
Reytinglerdeki yükselme sizden sonra olduysa, pekâlâ ‘ben yaptım’ dersiniz.
Bunu ben yaptıysam o halde hem maddi, hem manevi olarak düşünmek lazım. Daha çok para istemeliyim belki de.
Kaptan Küstü nasıl hayat buldu, kimlerden ilham aldınız, kimlerden esinlendiniz?
Cüneyt Aysan buldu, lap diye Kaptan Küstü çıktı ortaya. Zamanında küsüp gitmiş o yüzden ‘küstü’ diyorlar. Alıngan bir adam.
Aaa size benziyor o halde.
Bu özelliği benziyor galiba.
Burcunuz nedir sizin kuzum?
Yay!. Yaylar gergin olur derler. Aralık doğumluyum, her zaman bir kapıyı aralık bırakırız.
KAPTAN BİRAZ OĞUZ ARAL BİRAZ ERCAN ARIKLI’DIR
Ama benim öğrenmek istediğim gerçek hayatta kimden esinlendiğinizdi; Hasan Bey?
Bir miktar rahmetli Oğuz Aral var, bir miktar Ercan Arıklı’nın hal ve tavırları var. Bir miktar bizim Gırgır’da 70’lerde Lütfü diye bir arkadaşımız vardı, o var. Kendine çok bakan, parfüm süren, saçları hep taralı, aynası olan bir insandı. O dönem herkes parka giyerken, bambaşka bir görünümdeydi Lütfü. Çok acayip göze batardı. Adı neydi bir parfüm vardı çam kozalağı şeklinde, Pino’ydu galiba. İlk defa ‘aaa erkek de parfüm kullanırmış’ diye onda görmüştüm, suratına sürerdi. Çantasında kocaman aynası vardı çıkarır bakardı kendine.
Hakikaten o dönem için çok tuhaf olsa gerek.
Tuhaftı gerçekten, tam konuşurken garip mimikler yapmaya başlardı, anlardık ki yan taraftan kızlar geçmekte. Kaptan Küstü’nün kırıta kırıta yürümesi Oğuz Abi’den mesela. Oradan, buradan, çaldık, çırptık yani. Bu adam çok çapkın ayrıca.
Bu huyu size benziyor mu?
Asla benzemiyor. Dünyanın her yerinde sevgilisi var, ya da sallıyor bilmiyoruz tam olarak. Kadın ruhundan da anlıyor. Dizide görüyoruz Şadiye’nin gözünün içine bakıyor, Şadiye eriyor. İşte bu açılardan bana benzemiyor.
Ben yine de benzettim size Kaptan’ı.
Yok canım, Kaptan Küstü uluslararası çalışıyor, biz en fazla ‘domestic’…
Ooo ‘iç hatlar’ esprisi süper oldu Hasan Bey tebrikler, peki Kaptan’ın anlattıkları atmaca mı?
Kaptan Küstü’nin anlattığı hikayelerde mutlaka bir gerçek payı var, yalan yok ama abartıyor olabilir. Köpürtüyor işte ne yapsın. Olmadık şeyler katar hikayeye ama yine de bilemeyiz tam olarak doğru söyleyip söylemediğini. Senaryolaştırır, durup dururken lüzumsuz yere bir adrenalin oluşturur. Tamam, Amerika’ya gitmiştir, doğrudur ama Muhammed Ali’yi Müslüman yaptığı doğru mu bilemem. Bu hafta abisine diyor ki “zamanında nanelik yapmasaydın ikimizin soyadı da Pekkan’dı”.
Aaa nasıl olacakmış o iş?
Çünkü Ajda Pekkan Kaptan’a aşıkmış zamanında, Semiramis de abisine. Ama abisi işi bozmuş.
Ay çok komikmiş ama benim son seyrettiğim bölüm hayli acıklıydı; bu dizi komedi mi drama mı?
Bu sezonun başında oturup şuna karar verdik, dizinin sahici olması gerekiyordu. Herkes komik olamaz ki, gerçek hayatta ne oluyorsa bizim dizide de var. ‘Ekmek Teknesi’nde yapıyorduk ya...
Evet, hem gülüyor hem ağlıyorduk.
Tabii, hatırlasana Nusret Baba’nın teknesine girince komiklik dışarıda kalıyordu. Duygusal komedi işte, o dengeyi koruduğumuz sürece burada da hem gülüp hem ağlayacağız.
Bir baktım Ahmet Hakan’la falan muhatap oluyorum!
Sabah kadınların kavga ettiği programları seyrediyorum ve şaşıyorum insanlara. Haberleri zinhar dört aydır seyretmiyorum çok mutluyum. Negatif ve insanı hasta eden bir atmosfer yaratılıyor. İki ay Afyon’daydım ya ‘AROG’ için, seyretmemeye başladım ve baktım ki çok mutluyum devam ettirdim ama çok fazla DVD seyrediyorum, hatta tüm dizileri.
Aklına ne gelirse seyrediyorum, ‘Lost’un hastasıydım ilk başta senaryoya bayılıyordum, sonraları beğenmedim; yine de yeni sezonu bekliyorum.
Lock!.. Yok yok sen doktora aşıksındır, bütün kadınlar öyle. Bildim değil mi, seni bilirim ben!
Hımmm şaşırtıcı bir seçim. Ben bir de ‘Carnival’i seyrettim, çok güzel bir dizi, bizde oynamadı. DVD’leri yurtdışından getirttim, korsan almam!
Bir filmde oynayacağım ama ne düşünüyorum biliyor musun; hiçbir şey düşünmüyorum aslında. Zuhurata tabii olalım. Planlananlar hüsran olabiliyor, aniden ortaya çıkan bir gelişmeyle de mutlu olabiliyorsun.
Bir işi tam yapmak lazım. Ahmet Uğurlu’yla sahnelerimizde Hacivat-Karagöz gibiyiz, çok mutlu oluyorum. Sadece metni ve hakkını vermeyi düşünüyorum. Kaptan Küstü oluyorum hem.
Ayıp ediyorsunuz. Artık oyunculuk yaparken saçlarımla bile oynayabiliyorum. O rahatlığa kavuştum. Bu şeye benziyor, bisiklete binerken ellerini bırakırsın ya. Aynen öyle, keyfini çıkarıyorum. Çok yetenekliyim galiba.
Tamam, zaten bu ciddi bir konu hatta o kadar ciddi ki, içinde olmak istemedim. Tatlı tatlı, eğlenceli yazılar yazmaya başlamıştım; sonra baktım ki Ahmet Hakan’la falan muhatap oluyorum. Bu ortamın adamı olmadığımı anladım, kendimden tiskindim ve vazgeçtim.
BİLİRSİN; GELENE GİT, GİDENE GEL DEMEYİZ
‘Ekmek Teknesi’ndeki gibi kahve insanları olacak mı, hatırlatsanıza kimler gelmişti Heredot’u dinlemeye? Kaptan’a da bu ilgi olacak mı dersiniz?
Futbolcular, sanatçılar hatta Meclis Başkanı Bülent Arınç bile gelmişti. Burada olur mu bilemem, nasip. Biz misafiri severiz bilirsin.
Doğru hatırladınız tebrikler, isteriz ilgi görmeyi. Gelsinler bekleriz.
Hikayenin nereye gideceği, nasıl biteceği belli. Üzerinde çok çalışıldı, kafa patlatıldı. Gelenekle modernizmin savaşını temsili olarak izleyecekti seyirciler, öyle de oluyor. Masalla gerçekliğin hikayesi.
Hiç belli olmaz, belki ona küsen eski sevgilileri ortaya çıkar. Ben de bilmiyorum.
Herkes muhteşem oynuyor, ben Ahmet Uğurlu ile karşılıklı sahnelerimiz olduğu için en çok ona gülüyorum. Set dışında da çok komik bir adam ama detay veremem.

Haberin olsun













