YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,1895
Değişim
-0.42
EURO /
Alış
1,7515
Değişim
-0.11
IMKB
39.801


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Var mısın Yok musun'un Maviş'i

Var mısın Yok musun'un güzeller güzeli Maviş'i annesiz geçen yıllarını anlattı.
11 Mayıs 2008 / 10:48
Var-misin-Yok-musunun-Mavisi
Yetiştirme yurdunda büyüyen Nursel, Var mısın Yok musun yarışması ile binlerce kimsesiz çocuğun meleği oldu. 'Maviş'

Anneler Günü'nde, annesiz yıllarını ve mücadelesini anlattı...

NURSEL Ergin (28), neşesi, samimiyeti ve güzelliğiyle Show TV'nin sevilen yarışmasının gözdesi oldu. Hep gülümseyen yüzünün ardında çelik gibi irade var. Annesi-babası boşanınca 2 yaşında ağabeyiyle yetimhaneye verilmiş. 11 yaşında amcası yanına almış. 18'inde evlenip 19'unda anne olmuş.

NURSEL, annesini ilk kez 2 yıl önce gördü. O anı 'Sabaha kadar ağladım' diye anlatıyor. Şimdi, kimsesiz çocuklar için savaşıyor. İnsanların onlara el uzatması, sevgilerini vermesi için çırpınıyor. 'Hayata 1-0 mağlup başladım, skoru 1-1 yaptım. Onların hayata yenik başlamasını istemiyorum' diyor...


Neşeli görünmem hayata karşı kalkanım
‘Var mısın Yok musun’un güzelliği, enerjisi ve sıra dışı hayat hikayesiyle dikkatleri çeken hatta geniş bir hayran kitlesi olan yarışmacısı Nursel Ergin hikayesinin ayrıntılarını AKŞAM Pazar’a anlattı.

Güzelliği, zarafeti, içtenliğiyle gönüllerde taht kuran, çıtı pıtı ama çelik iradeli, ekranın ‘mavişi’ Nursel Ergin, henüz 28 yaşında olmasına rağmen 9 yaşında Bengü adında bir kız çocuk annesi. Ailesiz büyümesine rağmen, kuyruğu titretmeden hayatta kalabilenlerden Nursel, şimdiden geleceğin ekran yüzü olmaya aday.

Henüz 28 yaşındasın ama 9 yaşında bir kızın var, neydi bu acele?
Yalnızlıktan. Yoksa âşık oldum, evleneyim durumu yoktu. O dönem için mantıklı bir karardı. 18 yaşında evlenip 19’umda anne oldum. Başta çocuk istememiştim ama iyi ki de olmuş. Artık evlenmeyeceğime göre.

Neden evlenmeyeceksin ki?
Çünkü çocuğumun üzülmesini istemiyorum. Erkek milleti de malum... Evlilik çok bana göre değil. Özgürlüğümü seviyorum.

Yetimhane hayatın nasıl başladı?
2 yaşındaydım, benden bir yaş büyük ağabeyimle gözümü yetimhanede açtım. 10 yıl kaldım. Babam içki içerdi, annemle ayrılınca babam bizi kimseye vermeye kıyamayıp yetimhaneye vermiş. Annem memleketi Tarsus’a dönmüş, babam Trakyalı.

Babanı hiç gördün mü sonra?
Sonradan görüştük ama annem yoktu hayatımda. Annemi 2 yıl önce bulduk.

Nasıl buldunuz?
Ağabeyim buldu. Aslında karşıydı anneme, “anne” deyince buz kesiyordu. Benim içinse anne ilginç bir duyguydu, nasıl bir şey bilmezdim. Ağabeyim karakolda çalışıyor, annemin eşinin trafik cezası varmış, soruşturunca bulmuş. Anneme kavuşmak o kadar kolay olmadı. Bizi nasıl karşılayacağını bilmiyorduk. Çocukları, kocası ne diyecekti? Ağabeyim önce gitti, dayanamadım ben de gittim. O yolculuk uzun bir geceydi, düşündüğümde hâlâ duygulanıyorum. Unutamayacağım sahnelerden biri. Gece geç saatte indik. Önce telefonla konuştuk, hiç böyle ağladığımı hatırlamıyorum. Telefondan “kızım” diye bir ses geldi. Kimse bana öyle seslenmemişti. O da inanamamış zaten, bayıldı. Artık görüşüyoruz. Annem 6 çocuk daha doğurmuş, yeni bir hayat kurmuş. Samimiyetine inanıyorum, kızgın değilim. Vardır bir sebebi diyorum. Cahilliğinin kurbanı olmuş. 11 yaşındayken; amcamlar koruyucu aile olarak yuvadan aldılar beni. Onların da üç çocuğu vardı. 5 yıl onlarla kaldım.

Evlenmeye nasıl karar verdin?
16 yaşımda çok mutlu olmadığımı hissettim, Lüleburgaz’a babam, babaannem ve küçük amcamla yaşamaya gittim. Alışamadım, yabancıydım. Genç ve toydum, evlenirsem daha güvende olacağımı hissettim. Eşim 30 yaşındaydı. İkinci Lig’de futbol oynuyordu. Çok iyi biridir, hâlâ görüşürüz, şu anda evli. Benim için en önemli şey insan olmasıydı. Güvenmem önemliydi. Hayatım boyunca hep insanlara karşı temkinli oldum, zor güvendim. 5 yıl evli kaldım ve sanırım büyüdüm o süre içinde. Mutlu olamadığımı hissettim. Boşanmaya karar verdim. Fevri kararlarım vardır hayatla ilgili. Kendimi iyi hissetmediğim zaman önce içimde tutuyorum ve sonra patlıyorum. Gözüm hiçbir şeyi görmeden gidiyorum. Maalesef anne ve babamın yaptığının benzerini bir nebze de olsa çocuğuma yapmış oldum. Ama elimden geldiğince kızımı babasız bırakmadım. Her hafta Çorlu’dan Lüleburgaz’a babasına kızımı taşıdım. Beraber yemek yedik. Eski eşim ilk başta memnun değildi, kızgındı ama sonra bunun kızımız için iyi olduğunu anladı. Geçen yıl evlendi. Eşinin de bir çocuğu var, iyi biri ve benim çocuğumu seviyor. Şimdilik Bengü’nün geçici bir süre onlarla kalmasının daha doğru olduğuna karar verdim. Ama sürekli görüşüyoruz, hep yollardayım. Yarışmadan önce İstanbul’a taşınmaya karar vermiştim çünkü Çorlu’da mutsuzdum. Bütün zamanımı alan bir işim olsun istiyorum ki kendimi üzmeye vaktim kalmasın. İstanbul’a gelmeden önce, yurt müdürüm ‘Oya anne’yi aradım ve “İstanbul’da yeni bir başlangıç yapmak istiyorum” dedim. Şimdi onun yanındayım.

NASIL AİLE OLUNUR, BİLMİYORDUM

Oya Anne senin için çok önemli galiba…
Kesinlikle. Bir çocuk için sevilmek çok önemlidir ve ben yuvada çok sevilerek büyüdüm. Bir de yuvada Meryem Annem vardır, onun çocuğu olmuyordu, beni her hafta sonunda evine alıyordu. Onların beni sevmeleri, ilgilenmeleri çok şey katmıştır. Oya Anne’nin bütün çocukları sevmesi, bize verdiği emek, belki de bir anne-babadan çok doyurdu bizi.

Güler yüzlü, neşelisin. Yaşadıkların seni çok etkilememiş gibi duruyorsun.
Çok neşeli değilim. İçimde çok fırtınalar kopar, hassasım aslında. Çabuk kırılırım o yüzden arkadaşım çok, dostum azdır. Güvenememem. Neşeli durmam hayata karşı kalkanım. Ailesizliği bu yaşlarda daha çok hissediyorum. Gerçek hayata atıldım, ama o zaman nasıl aile olunacağını bilmiyordum.

Yarışmada ne kadar para kazanırsın sence?
Bu konuyu fazla düşünmemeye çalışıyorum. Plan yapmam. Planlarsam ve olmazsa üzülürüm. Ne yaşamam gerekiyorsa onu yaşayacağım. Hep böyle oldu, o yüzden depresyon geçirmedim. Hayatı, kendimi, insanları seviyorum, şanslı hissediyorum kendimi. Yuvada büyümeseydim şu anki Nursel olmayabilirdim. Cesurumdur, güçlüyümdür, kolay yıkılmam, ufak şeyleri kafama takmam, ‘bu da geçer’ derim. Annesiz-babasız büyümek beni çelik gibi yaptı. İnsanların üzüldüğü şeyler beni çok şaşırtıyor. Ağabeyim mesela benim gibi değil. Küskün. Bazı çocuklar öyle oluyor yuvada. Yarışmadan iyi bir para alırsam ağabeyime de kendime de ev alabilirim. İnsanlar 150 bin YTL kazanırsın diyor ama ben 10 bin YTL kazansam bile mutlu olacağım, çünkü kenarda o kadar param yok. Yaşadıklarım da yanıma kâr kalacak. Parasız ayrılırsam, elbette içim burkulur ama acıya karşı çelik gibiyim, yıkılmam. Hayata 1-0 yenik başladım, bu şekilde durarak 1-1 oldum. Hayatla resmen kavga ediyorum; sen mi ben mi diye. Burada bir gol atarsam, ben kazanacağım. Kutu gibi bir evim olsun, kızımla oturayım, bir de köpeğimiz olsun istiyorum. Kendime bir iş açabilirim belki, emir almayı sevmiyorum.

Hakikaten o kutuları hissediyor musunuz?
Hayat hissetmektir. Biriyle tanışırsın, elektrik olur, yakınlık hissedersin. Her şeyde bir şeyler hissederek karar veriyoruz. Yarışmada da o anki ruh haline bağlı. Hislerim kuvvetlidir. Birine baktığımda iyi mi kötü mü anlarım.

Televizyondan korkuyorum
Sinemayı, bisiklete binmeyi çok seviyorum. Bisikletçi Lance Armstrong’un hayatını okuyorum. Başarı hikayelerini severim. 5 yıl step-aerobik antrenörlüğü yaptım. Güzeldi ama yorucuydu, parası azdı. Para kazanayım diye günde 5 seans yapmaya başladım; sağlığımdan oluyordum. Lise mezunuyum ve hayatım boyunca içimin yandığı şey üniversiteye gidememiş olmam olacak. Okuyabilecek bir çocuktum. Zekiydim, derslerim iyiydi. İşe yarar bir mesleğim olsun isterdim. Televizyondan teklif geleceğini hissediyorum ama o dünyadan korkuyorum. Bir öneri gelirse Acun Bey’den yardım istemeyi düşünüyorum. Çünkü bu dünyayı hiç tanımıyorum. Düzgün bir şey olursa isterim tabii. Çok para kazanıp kızıma iyi bir eğitim verebilirim. Belki ben de onunla okuyabilirim.

AYCAN SAROĞLU - AKŞAM PAZAR









sbv
trakyaıymış.sibel can gibi işte.beyaz roman
bhg yazıyor 12 Mayıs 2008 Pazartesi 01:36
bence
bence de güzel evet.ama emeksiz bir kumar yarışmasında, özellikle yarışmacı olarak masaya alınmıyor.dikkat çektiği için. yakında tv lerde rol kesmeye başlar çünkü son halleri bunu yansıtmaya başladı.amaç yer tutmak yer.kısa yoldan güelliğini kullanıp, bi yerlere gelme durumu.reklam kokuyo biraz.
bence yazıyor 12 Mayıs 2008 Pazartesi 00:49
samimiyetsiz.
Bakın kendisi söylüyor, normalde çok neşeli değilmiş, çok dostu yokmuş, kesinlikle yapmacık buluyorum,hiç bir hareketi inandırıcı gelmiyor,yarışmada başka bir kız daha var ama ismini bilmiyorum o daha hoş bence.. Hem eşi iyi biriymiş neden ayrılmış, böyle güzel bayanlarında ruhunda malesef hafif meşreplik oluyor. Kızını babasız neden büyütüyor yazık değilmi, ünlü olmanın peşinde, ayrıca bir türlüde yarışmacı yapmadılar, salak millet o kadın için izliyormuş, güzel budalası bir çok insan. Hem acunada asılıyor gibi geliyor bana..
objektif yazıyor 12 Mayıs 2008 Pazartesi 00:47
yorum
Kendisine hayat boyu basarilar diliyorum cok secici bir insanimdir ama itiraf ediyorum bu guzellikte gozler ve boyle sempatik bir yuz olamazya diyorum eger evli olmasam Acun ilicaliya yalvaririm benide o yarismaya al diye. ben dunyaya biraz erken gelmisim (espiri) Nursel hanima hayat boyu basarilar dilerim umarim bu dileklerimi buradan okur kendisini ozellikle izliyorum yurt disinda olmama ragmen sempati duyulacak bir insan ( gonul celen )
Sadas yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 22:48
belki
belki birazdaha rahat davranmalısınız hayata karşı cünkü siz onunla yarışacak durumda değilsiniz sizin gibi kimsede değil.aslında yaşanılacaklar daha önceden bellidir sadece iki secenek vardır önemli olan doğru olanı secmek.benim size olan iyi dileğim bu olurdu umarım hep doğru olanı bulursunuz.bu arada kızınız cok tatlı
okyanus yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 20:36
rol kesme
yarışmada hep rolkesiyor .Davranışlarında samimiyet yok.Ağır havalara girip entel takılmaya çalışıyor fakat yüzeyselliği sırıtıyor. Hangi alanda topluma ve kızına örnek üretken vatandaş olacağını söylesin görelim. Belki pembe dizilerde bir rol yapabilir.Tpluma ve gençliğe rol model olamaz.
bumin yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 20:25
maviş
hastayım sana yavrum ben o gözleri varya .........
sapık yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 20:18
hayat budur
sizi tebrik ediyorum. bu kadar zor şartlar altında kendiniyetiştirerek hayatta kalmışsınız.helal size.tüm iyilik ve güzellikler sizin ve kızınızın olsun
şahin çalışkan yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 20:05
VARAN
En başta güzelliği taht kuran Nursel için yarışmayı seyrediyorum, yoksa artık programdan sıkılan bir çok kişi var. Bu arada yaşama 1-0 başlamış olabilirsin ama gerçekten güçlü bir iradeye sahipsin. Başarılar.
S. Bilge yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 19:31
.......
Yaw ben bu kızı çok seviom.Bu kızdan çok güzel oyuncu olur..İlgilirere duyurulur..Çok tatlı bi kız yhaa..
elif.. yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 18:11
mutluluklar
insan sevdikce çoğalır.size ve ailene mutluluk dileriz. vural ailesi*
bülent.vural yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 17:38
aşk
sen çok tatlısın ve senin için bu yarışmayı seyrediyorum :) sana doyamıyorum boncuk gözlüm :)
sibay 74 yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 15:52
demogoji
nedir bu ya fakir fukara edebiyatı. bizim millet kendini acındırmaktan ne kadar haz alıyor beeeeeeeee
HAYDAR yusuf yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 12:50
hayatta güçlü olmaya var mısın?
ALLAH yardımcısı olsun hep güçlü kalması dileğiyle...
Dolunay yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 12:31
gerçekten .......
insan izlemeye doyamıyo:):):):)
burak burak yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 12:15
hastayım sana 3 yasından beri nursel
yok arkads olmucak yha bole bı kadın varmı allahım ozene bezene yaratmıs yha vallaha asık oldum yha ınsallah 500 mılyar sana cıkar nurselım benım senı sewıyorum hadı bbb
erdem yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 12:09
slm
hayatımda gördügüm engüzel çokhoşbi bayan
ben23 yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 12:02
faaffa
Çok güzel bi kadın
dsdf yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 10:45