YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,1915
Değişim
-0.25
EURO /
Alış
1,7525
Değişim
-0.06
IMKB
40.245


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Medyadaki iki yüzlüleri tanıyalım

Her şeyin yanınıza kar kaldığı, kimsenin size dil uzatamadığı o güzel günler geride kaldı.
17 Temmuz 2008 / 07:39
Medyadaki-iki-yuzluleri-taniyalim

Oray EĞİN/Akşam

MEDYADAKİ İKİ YÜZLÜLERİ TANIYALIM
Garibime gitti, dün Güneri Cıvaoğlu’nun köşesinde okudum Milliyet’te. Meğerse Ragıp Duran bir röportaj vermiş ve Cıvaoğlu’nu kastederek kimi ithamlarda bulunmuş. Zamanında Güneş’i yöneten Cıvaoğlu’nun dış temsilcilerden çeşitli yiyecekler istediğini söylemiş. Demiş ki “Genel Yayın Yönetmeni’nin haber istemesini beklerdik”

Güneri Cıvaoğlu gerçi yalanlamış, hayatı boyunca Brüksel’den bira, Viyana’dan çörek istemediğini söylemiş ama istemiş olsa bile bunda ne sakınca var ki? Duran’ın bahsettiği yıllar Türkiye’nin dünyaya kapalı dönemi; bugünkü gibi erişim yok. Gurtbeçilerin valizlerinden Schauma şampuan ve Milka çikolataların taşındığı karanlık bir dönem Türkiye tarihinde.

Hakikaten ne var bunda? Bir akademisyenin hafızasında kalabilecek kadar belirgin ne olabilir ki?

Üstelik Cıvaoğlu’nun bunları sipariş etmesini, temsilcilerden haber istemediği yönünde yorumlamak çok kötü niyetli bir yaklaşım. Maalesef içinde haset ve kıskançık barındıran bir kötü niyet. Ve kaynağı belli, aynı türde insanlarda görünen patolojik bir vak’adır bu.

Eski solcu hastalığı diyebiliriz buna. Bırakın Güneri Cıvaoğlu’nun haber istememesini, asıl problem medyada artık Ragıp Duran ve benzerlerinden hiçbir şey istenmemesi. Onları bu çıldırtıyor.

Oysa dense ki “Gel Hürriyet’te yaz” her gün küfür ettikleri Ertuğrul Özkök’ün önünde diz çökerler. Güneri Cıvaoğlu, gel şu paraya yanımda dur dese Jaguar’ının kapısını açarlar. Reha Muhtar biraz bütçe ayırsa yalısında nöbet beklerler, Hıncal Uluç köşesinde övse onları bir anda “abi” olur...

Türkiye’de herkesin bir fiyatı olduğu gibi Cihangir solcularının, Kaktüs kahvesi müdavimlerinin de bir fiyatı yok mu sanıyorsunuz? Üstelik sandığınız kadar yüksek rakamlar da talep etmezler. Emre Aköz’den bile ucuza getirebilirsiniz.

Yazık ki buna rağmen kimse kapılarını çalmaz. Çünkü sadece konuşurlar ve hiçbir işe yaramazlar. Bu da onları delirtir. Nihayet birileri onların kıymetsiz olduğunu anlamıştır çünkü.

Yıllarca, kendi kendilerine biçtikleri mağduriyet kültü yüzünden kapalı çevrelerinde “Aferin oğlum” diye övgü alanların düşmanlığıdır bu. Bütün gün Kaktüs kahvesinde oturup, hiçbir şey üretmeden, sadece akıl vererek bir şeyler yapanlara saldıranların kıskançlığıdır. Onların iki yüzlülüğünü iyi tanırız. Bu düşmanlığın altında neyin yattığını da iyi biliriz.

Açık konuşmak gerek, Ragıp Duran hapse girmeseydi son 10 yılda kendinden bahsettirebilir miydi?

Üstelik bu adam akademide “gazetecilik” dersi veriyor, buna rağmen yalan demeç çıkıyor ağzından.

Benim tahammül edemediğim bu iki yüzlülük...

Sadece o mu? Gelin şu iki yüzlülere birkaç örnek verelim...

Alper Görmüş mesela... Medyanın dışındaymış gibi görünüp, gerek gazetelerde gerekse de İnternet’te büyük medyaya sallayıp durdu yıllarca. Bir gün “Madem çok biliyorsun gel kendin yap” diye Aktüel’in başına getirildi, daha ilk haftalarda yalan kapak yaptı. Hâlâ etik dersleri vermeye çalışıyor.

Yıldırım Türker... Televole kültürüne ve ucuz magazine düşmanlık yapmasıyla tanınıyor, cesur ve devrimci bir solcu gibi pazarlıyor kendisini. Gelin görün ki sahte isimle Televole kültürünü besleyen ürünlere imza atıyor. Mahsun Kırmızıgül’e dizi yazıyor, “Açık saçık konuş benimle” diye Sezen Aksu’ya şarkı sözü yazıyor.

Leman dergisi... Yıllarca sahte okur mektuplarıyla ve anti-medya sayfalarıyla büyük medyaya saldırdılar, ama özel televizyonlar kurulduğunda skeç ve dizi yazarak en büyük paraları kendileri kazandılar...

Taraf gazetesi... Başkalarının yapmadığı haberleri yapma amacıyla yola çıkıp, kendilerine sızdırılan belgeleri yayınlayan bir bülten oldular. Yıllarca karşı kampta oldukları Doğu Perinçek’in Aydınlık’ta benimsediği yöntemi aynen uyarladılar.

Ve daha kimler kimler...

Ancak yazık ki bu düşmanlık onlara kaybettiriyor.

Onlara kötü bir haberim var: Zannettikleri gibi entelektüellik vizesi artık Cihangir’den alınmıyor, onların onayından geçmeden de yazar-çizer olunuyor.

Beyler, hanımlar: Her şeyin yanınıza kâr kaldığı, kimsenin size dil uzatamadığı o güzel günler geride kaldı.








böçek
yazılarını okumaya bile gerek duymadığım bir çocuk,akşam gazetesini de bu çocuk var diye almıyorum.bir gün adam olur belki ama biz görürmüyüz bilmem.
uğur yazıyor 18 Temmuz 2008 Cuma 01:44
gereksiz
gereksiz gazete gereksiz adam.hoş yazdıkları adamların 99 da gereksiz ama Türkiyem de halkı meşgale etmek gerek.boş işlerede ilgimiz var ki bu adamlar gazeteci olmuş.
mak yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 18:22
nasıl yani
nasıl yani ya.sen kimsin ki.şimdi sen bize medyadaki ikiyüzlülerimi deşifre ettin.niyeki?sana bu misyonu birimi yükledi.yoksa meşhurmu olmayamı çalışıyorsun.zira adını kimse bilmiyo.eee.sen şimdi o saydıgın reha hıncal ertugrul abine yalakalık yapmamışmı oldun.zaten saydığım isimleri'ikiyüzlü olmayan mert gazeteciler olarak nitelediğin için başlamadan kaybettin.sana bir okur tavsiyesi.en ateşli muhalif gözüküp ağzından salyalara saçarak yazacağına olaylara objektif olaraka bakarak yazarsan medya aleminde uzun ömürlü olursun.yok ben böyle devam edicem dersen bende sana bir daha bu kadar uzun yorum yazmayacağım ki haketmiyorsun
cahit yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 17:28
mesela sen bi yüzün........ diğer yüzün ........
sanki bu kim ya:)
bjk yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 13:10
ne aşağıda ne yukarda bu ortada:)
valla mehmet bey kardeşim hani demişya bu adama uyuz olduğum içni yazıyorum yazıyı okumadım bile aynen kardeşim bu adam kim yahu nerden çıktı bunlara nasıl tahammül ediyorlar yahu bu adam kimde yani necidir inmidir cinmidir ne halt eder zengin birinin bişeyidir kesin ya anası ya babası bi kanalda gazetede bişeydir tipi tip değilki konuşması düzgün olsun godoşun
gökhan istanbul yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 12:10
...
okurken midem bulandı.. şu adama(?) kim kalem verdi ya?..
ahmet sağlam yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 12:00
çok ilginç
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
yolcu yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 11:58
sırf gıcığım ondan yazdım
yazıyı ve haberi okumadım sırf bu adama uyuz olduğum için yorum yaptım lenat olsun böyle adamlara kalem veren gazetelere diyorum konuşması bile türkçeye aykırı uyuzluk yaparak prim yapmaya çaşışan soytarının teki bu
mehmet ali antep yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 08:52
aşağıdasın
emre aköz ün hizmetçisi ol sen. üç beş kelime katlayıp cümle çevirmek meşşşşur etmeye yeter ama bence sen entelektüellik vizesini hiç bir yerden alamazsın. ancak dilini küçük dilinin oralardan çevirerek öyle çıtkırıldım konuşursun.
selçuk selçuk yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 08:37