YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,2645
Değişim
0.00
EURO /
Alış
1,9485
Değişim
-0.05
IMKB
42.035


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Oyunun adı: AKP'Yİ DEVİRMEK

Türkiye'de 2002'den bu yana açık açık bir oyun sahneleniyor.
26 Mart 2008 / 20:35
Oyunun-adi:-AKPYI-DEVIRMEK

Milliyet yazarı Hasan Cemal, önceki gün başladığı 'demokrasi dışı arayışlar' yazılarına devam ediyor. Cemal, bugünkü yazısında,  2002'den bu yana açık açık bir oyun sahnelendiğini ve bu oyunun adının da 'AKP'yi devirmek' olduğunu savundu. Hasan Cemal, AKP'ye açılan dava konusunda da uyarıyor: "Bir askeri darbe Türkiye’ye ne kadar büyük bir kötülük yaparsa, AKP’nin kapatılması da Türkiye’ye aynı ölçüde kötülük yapar."

Oyun aslında çok açık oynanıyor. Görmek isteyenler için gizlisi saklısı yok. 2002 yılı sonunda, AKP’nin seçimleri kazanıp hükümet olmasından beri sahnede heyecanla izlenen bir oyun bu.
Adı sır değil:
AKP’yi devirmek!
Nasıl mı?
Yeni bir 28 Şubat’la...
Muhtıra ile...
Askeri darbeyle...
Olmadı, yargısal darbeyle...

RAHATSIZLIK KIBRIS'LA BAŞLADI
...
Askerin doruklarında rahatsızlığa yol açan ilk konu Kıbrıs oldu. Başbakan Erdoğan- Dışişleri Bakanı Gül ikilisinin Annan planıyla “Kıbrıs’ı satmaya hazırlandıkları” söyleniyor, bunun engellenmesi isteniyordu.
Ağır basan kaygılara gelince:
(1)Erdoğan hükümeti, AB’ye uyum ve demokrasi diyerek askerin elini zayıflatacaktı.(2)Bu durum Türkiye’nin bölünmesine giden yolu kısaltırken,(3)siyasal İslam‘ın güçlenmesini ve devleti adım adım ele geçirmesini hızlandıracaktı.
Ne mi yapmak lazımdı?
AKP’den kurtulmak ve AB eğer ‘özel koşulları‘mızı kabul etmiyorsa, o zaman AB’ye de sırtımızı dönerek başka sulara açılmak şarttı.
Hangi sulara?
Örneğin Tuncer Kılınç Paşa, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği koltuğunda otururken, AB’ye alternatif olarak Rusya, Çin, İran, Ortaasya sularından açık açık söz etmişti.

İKİNCİ PERDE: GENÇ SUBAYLAR RAHATSIZ
2003’le 2004’ün darbe tertipleri böyle bir ortamın içine oturdu. Sarıkız ve Ayışığı gibi isimler aldı.

Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman Paşa’yla, özellikle Jandarma Komutanı Şener Eruygur Paşa’ya kadar uzandı tertiplerin kökleri. Hatta MİT’in konuyla ilgili uyarıları gündeme geldi.
Bir kısım basında manşetler atıldı, “Genç subaylar rahatsız!” diye... Yazılar yazıldı, “Ne bekliyorsunuz, elinizi çabuk tutun!” diye... “Her şeye yeni baştan başlıyoruz!” diye... Zamanın Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök Paşa’yı yıpratmak için haberler üretildi, köşeler yazıldı.
Ne çabuk unutuluyor bunlar.
Ama sonunda istedikleri olmadı.
(1)Hilmi Özkök Paşa, askerin anayasadaki yerine sadık kalarak ‘darbe tertipleri’ni etkisiz kıldı.(2)Yeni bir 28 Şubat için büyük medya ikna edilemedi.(3)Büyük işdünyası da, büyük medya gibi, hükümetin AB ve ekonomi politikalarını desteklediği için ‘darbe tertipleri’nde yer almadı.

ÜÇÜNCÜ PERDE: ÇANKAYA SAVAŞLARI
Ama oyun devam etti.
“AKP’yi devirmek!” oyunu, özellikle 2006’dan itibaren ‘Çankaya Savaşları’ adı altında devam etti. Ne yapılırsa yapılacak ama Cumhurbaşkanlığı AKP’ye verilmeyecekti. Bunun için Türkiye istikrarsızlaştırılacak, siyasal cinayetler ile çalkalanacaktı.
Türkiye, gerçek bir hukuk skandalı olan 2007 yılı Nisan ayındaki 367’ye ve 27 Nisan Muhtırası’na böyle geldi. Askerin gece yarısı muhtırasıyla 367’deki parmağı ileride yazıldığı vakit, hiç aklınızdan çıkarmayın, demokrasi açısından Türkiye’nin yaşadığı ayıplar bir kez daha hayretle görülecektir.
Cumhurbaşkanı seçimi, muhtıra ve hukuk komplolarıyla ancak dört ay ertelenebildi. 22 Temmuz seçimlerinde AKP’nin yolu kesilmek, hiç olmazsa bir koalisyon ortağına bağlanmak istendi.
Tümü ters tepti.
Halkın muhtırası yüzde 47 oldu.
Ve Abdullah Gül Çankaya’ya çıktı.
Fakat sona ermedi oyun.

DÖRDÜNCÜ PERDE: HUKUKİ DARBE
2003-2004 darbe tertipleri geride kalmış olsa da, seçim sandığında sonuç alınmamış olsa da, askerin muhtırası seçim sandığında ters tepmiş olsa da, şimdi sırada yargısal darbe var.
Bir başka deyişle:
Askeri değil hukuki darbe!
Şunu unutmayın:
Bir askeri darbe Türkiye’ye ne kadar büyük bir kötülük yaparsa, AKP’nin kapatılması da Türkiye’ye aynı ölçüde kötülük yapar.
Siyaseti istikrarsızlaştırır.
Ekonomiyi istikrarsızlaştırır.
AB ile ilişkileri dinamitler.
Ve hiç kuşkunuz olmasın:
“Ah bir ekonomik kriz çıksın da bu AKP gitsin!” diyenlere gün doğabilir, ama Türkiye iyice cepheleşir, Türkiye bin beter kutuplaşır.
Türkiye’yi gerçekten bölmek isteyenler de, Türkiye’yi radikal İslam’ın etki alanına çekmek isteyenler de, hiç kuşkunuz olmasın, AKP’nin kapatılmasına çok sevinirler.

HERKES İŞİNİ YAPSIN
Hasan Cemal, yakın geçmişte yaşanan bu olayları anımsattıktan sonra uyaryor: Herkes işini yapsın.
.....
Askerin işi siyaset değildir.
Ülke savunmasıdır.
Yargının işi siyaset değildir.
Hukuktur, hukuk devletidir.
Türkiye’yi kimlerin yöneteceğine seçim sandığında millet karar verir. Bu mekanizmaya dışarıdan müdahale demokrasiye aykırıdır ve Türkiye’ye kötülüktür.
Bu kötülüğe ortak mı olacaksınız? Yoksa demokrasiden yana mı çıkacaksınız?
Soru budur.
...

Türkiye’ye yapılacak kötülükler üzerine...








????
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
ahmet yazıyor 28 Mart 2008 Cuma 13:54
hayrettttttt
hasan cemali haklı diye övgü yağdıranlar biraz düşünün bu haini bunlar soyu soy deil yalak yoksa millet komple mi çökmüş ya üç torba kömüre hep satıldınızmı yoksa
salih yazıyor 28 Mart 2008 Cuma 09:19
bi şeyler oluyor
ya bu akp nerde ecnebi varsa destek veriyor hayret ya bunlar müslümansa biz değiyiz sanıyorum etyiyen kirkor herkül cemalyan altanyanlar müslümanmı ya akp akıllı ol aklını başına ak hiç bir millet yoktur ki ecnebilerin fikri ile ayakta dursun
serkan yazıyor 28 Mart 2008 Cuma 09:15
helal sana
seni tebrik ediyorum en azından günahçi kariyorsun bu ülkede aydın geçinenler darbeleri savunanlar bu ülkeye en bu yük dusmanlaridir onlar iki yüzlüdur sahte layiklerdir on lar ama maskeleri dustu
hülisi aklanmaz yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 23:12
bu adam kömür istiyoooo
hahahahahahahahahah
vatansever_1923 yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 21:44
..
kac torba kömür aldın hasan cemal yalakası
.. yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 21:18
AYKUT kardeş
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
BİNBAŞI YAKUP CEMİL yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 17:17
agzına saglık
refarandumdan niye korkuluyor hani demokrasi vardı
memet yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 14:04
--
ünal dede senin için geçmiş. hayattan ümidini kesmişsin sen. ben hayatımda bu kadar karamsar bir adam olamaz. neden yaşıyorsun o zaman sen? neden devlete vergi ödüyorsun? ödeme.. neden nefes alıyorsun ki sen? akp kansın hesap verrsin diyosun iyi güzel. peki bundan önce gelen herkes hiçbir şey yapmadıysa bundan sonra gelecek olanların hepten kötü olacağını söylemeliyim size. daha Aka Parti gibi çalışan bi parti ve başbakan gelmez bu ülkeye. benden sölemesi. sen galiba o şekerli suya ekmek bandığın günlere geri dönmek sevdası çekiyorsun galiba... anlıyorum seni dedeciğim. bende bir gün yaşlanıp elden ayaktan düşücem. Allah akıl sağlığımı elimden almadan canımı alır inşallah...
memo yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 05:48
Vatan
sayın Hasan Celal siz sormalı şimdiye kadar kapanan partiler hangileri hepsi dinci kesimim partileri degilmi demek oluyorku dinimizin arkasına saklanıp biz herşeyi yaparız diyenler kapanmadımı AKP %46 oy almış kapatılamaz diye bir yerlerde kanunmu var sen yap et vatanı sat halkı sınıflara böl türbanlı turbansız sakalı sakalsız cüpbeli cüpbesiz karalara bürünmüş bürünmemeiş benim yaptıgım yaptık kestigim kestik diyen AKP yöneticileri ve m.veklleri ve siz diyorsunuzki AKP'nin kapatılması Türkiye'ye askeri darbelerin verdgi kötülük kadar kötülük verir diyorsunuz sizin tuzunuz kuru kaliba neden korkuyorsunuz korkmayın cıkın ortaya gercekleri yazın ve gercekleri konuşun korkmayın AKP sizlere birşeyler ponpalıyorsa diyecek sözüm yok benim yaşım 64 ben çocuklugumda şekerli suya ekmek batırıp yedigim günler çok oldu sogan ekmek yedigim günlerde oldu benim için degişen hiç birşey olmadı ben geçligimde nasıl yaşadıysam şimdide aynysını yaşıyorum 450 YTL aylıkla bana hiç bir parti hiç birşey vermedi bana baglanan aylıktan başka benim itirazım vatanımı satılması sattılar peki bu paralar nerelerde ve kimlerin cebinde gecen 6 sene zarfında bir iş yerimi acıldı genclerimize yatırımı yapıldı ama vatan satıldı satılmayan ne kaldı genclerimiz ABD ve AB'de geclerimize göz dikti saga sola asker gönderin diye biri iniyor biri biniyor sırtımıza.AKP'nin bir çok insanımıza atmış oldugu kara lekeleri sizde biliyorsunuz Sayın Yücek Aşkın'a atılan şamurdan ötürü Savcı 3000 kusur sene hapis istedi ne oldu bir arkadaşı hapiste gururuna yediremedi ve kendini astı bir yazarımız hala hapiste ERGÜN POYRAZ neden hapiste yazmış oldugu kitaplarda için ben o kitapların dogruluguna inanıyorum ERGÜN POYRZ 9 aydır hapiste savcı idanemesini hazırlamıyor bumu adalet birileri gelip sabaha karşı kapıyı calıyor İLHAN SELCUK'u alıp götürüyor verilen emir üzerine ama Hocaları Sayın ERBAKAN've tayfası paraları hiç ettiler hoca ceza yedi ev hapsinde paralar nerede geri alınmıyor tafalarıda gögüslerini gere gere geziyorlar neden dokunulmazlıkları varmiş bumu adalet.Korkmayın korktugunuz için AKP ye yalakalık yapıyorsanız diyecek hiç sözüm yok yapmaya devam edin vatan elden gitmiş kimin umrunda.Eger AKP kapanıcaksa kapansın bu vatan ve millet cok ama çok sıkıntı cekti genede cekmeye hazırdır yeterki ULU ÖNDER ATATÜRK'ün bizlere bırakmış oldugu bu vatanımızda şanlı TÜRK BAYRAGIMIZ DALGALASIN EDBEDİYETE KADAR benin vatanıma bir canım ve birde emekli maşım ver onuda vermeye hazırım yeterki sizler korkmayın.AKP kapanıcaksa kapansın cıksın adelet önünde hesabını versin.
ÜNAL ÜNALDI yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 03:28
arakadsim
ben kimseye küfür etmem bir.iki sen benim yazdiklarimi iyi okumamissin ya da tam anlamissin.ben orda kendim de yazdim aynen söyle;ben abd sempatizani falan degilim diye.yine biz istesek de istemesek de dünya abd ye bagli ve herkes politikalarini bu cizgide yapmak zorunda diye.hem bu yazdiklarimin abd ile ne ilgisi var?ben ajan falan degilim sade bit tc vatandasi ve türküm
AYKUT yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 03:07
aykut kimdir?
Aykut kimdir? İki gün önce ABD'yi sevmediğini söyleyen başka bir yorumcuya neden küfür etmiştir? Aykut hangi güçlere ya da gizli servislere hizmet etmektedir?
osman yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 03:02
DÖNEK DIYENLERE
galiba siz bu yazar hangi grubun gazetesinde yazdigini bilmiyorsunuz.bakin Bekir Coskun ve sandal arkadaslari hangi gruba ait medyada yaziyorsa H.Cemal de ayni.adam dönek olsa hic bu grupta yazabilir mi?bakin iki yazarin yazilarini takip edin,göreceksiniz aradaki ucurumu.yoksa bekir coskun gibiler mi dönek?
AYKUT yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 02:35
HAKIM SORUYOR
Nedir ideolojin?Dogu Perincek cevap veriyor:ben ihtilalci koministim diyor.Hakim ttekrar soruyor:Nerede örgütleniyorsunuz?D.Perincek cevapliyor:Türk Silahli Kuvvetleri diyor.36 yil önce 4 no´lu Askeri Mahkemede yargilandigi mahkemede bunlari söylüyor.simdi soru gayet ne ve acik:acaba bugün hangi noktada?bakin hainler nerelerde.
AYKUT yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 02:31
12 MART SAVCISI
Baki Tug bakin ne diyor:marksit-leninist bir düzen kurmaya amaclayan sivillerin,orduya genc subaylar vasitasiyla sizdigini ve cunta hazirliklarinin sivil ve askeri kanatta paralele yürüdügünü anlatiyor;Dogan Avcioglu silajlöi kuvvetler ile irtibatli ve bagliydi.siviller kendi ararlarinda,askerler de kendi ararlarinda faaliyetleri yürütüyorlardi.kuvvet komutanlarindan Faruk Gürler ve Muhsin Batur´a bagli olan ekipler vardi.bunlarin darbe programalri hazirdi.diger taraftan da kir gerillasi ve sehir gerillasi,halki bilinclendirme harekati yürütüyorlardi.Tug devam ediyor;darbecilerin Devrim gazetesi etrafin dfa toplandiklarini,son 20 yildir süren kanli tezgahalrin temellerinin darbe süreclerinde atildigini söylüyor.ve en önemli tespiti de su;bugün güneydoguda bölücülük,mezhepcilik ve irkcilik varsa bunun mimari Türkiye Isci Partisinin oldugunu belirtiyor.tüm bunlara baktigimiz zaman bizim cikpta burda yabanci ülkelri suclamamiza hic gerek yok.biz önce icimizdeki Türk diye gecinen hainleri temizlemeliyiz.
AYKUT yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 02:22
SÖZDE VATANSER GEÇİNENLER E
( Yayımlarsanız sevinirim.) Bu yorum için bir takım okurların neden alıntı yorum gönderdiğime kızanlar ve tepki gösterenlerde olur. Fakat bu birtakım mihrakların yıllardır Türk halkını inciten eski devlet düşmanları, şimdinin ise devleti ele geçirmiş halk ayaklanmalarına daima zemin hazırlayan sözde vatansever geçinen darbeci bozuntularının zararlarını bir zahmet okumanızı rica eder saygılar sunarım. Ökkeş ŞENDİLLER bu yazısında milletimize huzuru reva görenler için geçmiş tarihten bu güne kadar olan olayların perde arkasındakileri nasıl gün yüzüne çıkarmaktadır. “K.Maraş- Aralık 1978’i çözmeden karanlık çeteleri çözemezsiniz!..” demek gerekiyor, demiş Sayın Yazar.K.Maraş’ta Marksist-Ermeni ve karanlık güçlerin iş birliği ile çıkartılan kanlı olayların perdesi aralanmış değil. Malatya Pazarcık, K.Maraş, çorum vb. olayların tertipçileri aynı. Kirli perdeler aralanmaya, karanlıklar aydınlatılmaya buralardan başlanmalıdır. Bugünkü olanlar dünkülerin tekrarı gibi aslında; Tertiplerin takdimi ve medyada verilişi o günlerde de böyleydi. K.Maraş’ta olaylardan önce özellikle AYDINLIK gazetesi ve diğer sol basın organlarının yaptığı yayınlara göz attığınızda bugünkü tertipleri görüyorsunuz!.. Şöyle ki; 1977 yılından başlamak üzere Aydınlık gazetesi K.Maraş’la ilgili özel haberleri manşete çekiyor… Köylere kadar dağıtıyor. Haberler genellikle korku ve panik meydana getirmek üzerine oluşturuluyor. Daha çok MHP ve ülkücüleri hedef gösteren silahlanma ve hayali olaylar senaryoları… Bu vb. haberler toplumda endişe, panik ve korkuya sebebiyet vermeye yönelikti. Ecevit Hükümeti bu tertipçilere daha fazla cesaret vermiştir. Bu yayınlarla hedef gösterilen kamu görevlileri sürgün ediliyor, şahıslar polis tarafından işkenceye tabi tutuluyor ve fişleniyordu. O günlerde AYDINLIK gazetesinin manşetlerine bir göz atalım: “KOMANDOLAR İKİ DEVRİMCİ öĞRETMENİ öLDüRDü!..” 21 Aralık 1978 günü Devrimci Savaş örgütü tarafından öldürülen iki solcu öğretmenin haberini Aydınlık gazetesi 23 Aralık günü manşetten “K.Maraş’ta komandolar iki devrimci öğretmeni öldürdü” diye veriyordu. Bu iki öğretmenin öldürülmesi, olayların sebebi olarak gösterilmiştir. 24 Aralık 1978 Aydınlık gazetesi manşeti: “MHP K.Maraş’ta yakıyor, yıkıyor, öldürüyor. ”25 Aralık 1978, “MHP K.Maraş’ta 500 vatandaşımızı katletti” şeklindeki kışkırtıcı haberle tahrik zirveye çıkıyor… Haberin devamında “Halk oda oda, ev ev direniyor… Hükümet seyretti MİT ve ordu içindeki güçler saldırganlara yardım etti. ”Aynı gün Doğu Perinçek Aydınlık gazetesinde: “K.Maraş’ta katliamı tertipleyen güç, MHP ve onun Devlet içindeki suç ortaklarıdır” diye açıklama yapıyordu. Aydınlık ve diğer malum basın günlerce kışkırtıcı yayınlarına devam ediyordu. Olaylar öncesi ve sonrasında aynı tezgâhlar devam etti. Provokasyonu yapan karanlık güçler (görevleri icabı) hem muhbirliğe soyundular, hem hedef saptırdılar. Sorgular, işkenceler, tutuklamalar ve yargılamalar bu plan üzerine inşa edildi. Evet, olaylarda 111 kişi öldü… Yüzlerce yaralı, çocuklar yetim, analar evlatsız, gelinler dul kaldı. Elinde silahları ile çatışmada ölen militanlar arasında 7 de sünnetsiz ceset vardı. Kimdi bunlar! Malum zihniyet bunları bile araştırmadı. O öĞRETMENLERİ DEVRİMCİ SAVAŞ öRGüTü öLDüRMüŞ!.. Olayların çıkmasına sebep olarak gösterilen 2 sol görüşlü öğretmeni devrimci savaş örgütü öldürdü.(Adana sıkıyönetim Asliye Mahkemesi 1984/208 sayılı gerekçeli kararı.) Buna benzer 6 sol örgüt olayları planlamak ve katliama katılmak suçlarından aynı mahkeme tarafından çeşitli cezalara çarptırıldı. Mesela Devrimci Halkın Birliği örgütü Lideri Garbis ALTINOĞLU dâhil yüzlerce militan idam cezası aldı. Bunlar 1991 yılında çıkarılan infaz yasası ile tahliye oldular. MHP ve ülkü Ocakları hakkındaki suç duyuruları reddedildi. Ama bu karanlık güçler ve tertipçiler yayınlarında bunlardan hiç bahsetmediler. Bunun için karanlık ve hain tertipçilerin önüne çekilen kirli perdeleri aralamayı kendimize vazife edinmeliyiz. Biz âcizane 30 yıllık bir çalışmanın sonucu olarak hazırladığımız “KANLI OYUN” isimli kitabı bu hafta kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Bütün kirli perdelerin indirilmesi dileğiyle. Selam ve Saygılarımla. ökkeş ŞENDİLLER e ait alıntıdır sayglar YADİGAR
YADİGAR yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 01:46
Dönme....paralar dolarmi ytl mi ödeniyor
hasan oglum sen hic akillanmayacakmisin,bir solcu bir sagci sonrada dincilerin yolunda para pesinde dönüyorsun,bukadar dönmek iyi degildir,sonra dönme derler adama.
Cagdas yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 01:40
İNSAN OLMAK
SİZ GAZETECİLER DAHİL HER KES İNSAN OLMAZSA olaylar bitmez. BAKIN PKK OLAYI DEĞİL SORUN K. .KÜRTLERE YAPILANA ZULÜM OLAY. BU AÇIDAN BAKIN. 25 MİLYON NSANI YOK SAYMAK BİTİREMEZ OLYI. ZAP GİBİ YENİLGİLERE UTANMADAN GENELKURKURMAY BİZİ KANDIRMAYA ÇALIŞAÇACAK. ZAFER MÜCADELEN EDEN HALKIN OLACAK
ali yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 01:36
kontor çetesi
0 545 6231859 nolu cevapsız arama gelirse geri dönmeyin kontor çetesi ppk lı laaarrr ben bu akşam erken uyandım yarın savcılığada vercem ama kimbilir bu gece kaç kişiyi daha tuzağa düşüreceklerr ne olur listenizdeki kişileri etrafınızı uyarıntelsiz sesleri dinletip emniyetten aradığını söylüyolar telefon numaranızı başkası kullanıyor sizin telden albay hanımına tehdit mesajı gitmiş tel açık kalsın diğerini tesbit edecez diyolar ben başka telden 155 aradım emniyeti hemen kapat onlar çete dedi bende numarayı bir akrabamın numarasına benzettim sakın cvp sız aramalara bilmediğiniz numaralara geri dönmeyin
zübeyde yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 01:28
halk
türk halkı şimdiye kadar bu darbe oyunlarını bozamadı ama bu sefer bu oyunu bozacak inşallah
halk yazıyor 27 Mart 2008 Perşembe 01:24