Medya
YORUMLARINIZ
DOLAR ![]() | ||
| Alış | ||
| Değişim | ||
EURO ![]() | ||
| Alış | ||
| Değişim | ||
| IMKB | ||
Karakter boyutu :
Erdoğan'dan valilere talimat
Başbakan Erdoğan'dan valilere SAHAYA İNİN talimatı...
09 Mayıs 2008 / 17:40

TAYYİP Erdoğan, Başbakanlık'ta yeni atanan ve görev yerleri değişen valileri kabul etti. Başbakan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın da katıldığı kabulden önce, 'Türkiye'yi karıştırmak, ülkenin ve milletin huzurunu bozmak isteyenler daima olmuştur. Bugün vardır, gelecekte de olacaktır. Kimi zaman etnik, kimi zaman dini, kimi zaman ideolojik farklılıklar kaşınarak, hassasiyetler tahrik edilerek insanlarımızı birbirleriyle karşı karşıya getirmeye çalışanlar var' tespitini yaptı.
GEÇMİŞTE YAŞANAN ACI...
ERDOĞAN, ardından valilere şu tavsiyede bulundu: 'Türk milleti olarak geçmişte bu tür hadiselerin yol açtığı büyük acılar yaşadık. Türkiye'nin benzer sıkıntılarla karşılaşmasını asla istemiyoruz. Bunun için herkesin fevkalade hassas, dikkatli ve dirayetli olması gerekiyor. Vatandaşlarımızın tamamını kucaklayan, dertleriyle dertlenip sevinçlerine ortak olan bir yaklaşımla hareket edilmesini sağlamalısınız. Telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak konularda en küçük bir ihmale tahammül ve müsamaha edemeyeceğimizin bilinmesini isterim. Bu devlet, ülkede yaşayan herkesin devletidir. Sizler de devletin temsilcileri olarak herkese eşit şartlarda hizmet vermekle mükellefsiniz. Göreviniz süresince ölçünüz bu olmalıdır. Bu ölçüyü kaybeden bir yöneticinin, ifade ettiğim diğer alanlarda da herhangi bir sonuç elde edilebilmesi mümkün değildir.'
KILCAL DAMARLARA GİRİN!
VALİLERDEN sosyal devlet ilkesini hayata geçirmelerini de isteyen Başbakan, bu talebini, 'Biz, sadece kamu binalarına sıkışmış bir yöneticilik anlayışıyla Türkiye'nin sorunlarının çözülemeyeceğini düşünüyoruz. Bizatihi sahaya inmeyen, şehrin mahallelerinden en ücra köşedeki yerleşim birimine kadar, hizmet ettiği bölgeyi kılcal damarlarına kadar tanımayan yöneticinin başarılı olamayacağına inanıyoruz' diye aktardı.
HALKLA SICAK İLETİŞİM...
TAYYİP Erdoğan, valilere, vatandaşla doğru iletişim kurulması için ise, 'Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır' sözünü hatırlatarak, hizmette başarının nasıl ölçüleceğini, 'Bir yandan (Allah devlete zeval vermesin), öteki tarafta (Allah devlet kapısına düşürmesin) sözleri kültürümüzde bulunuyor. Görev yerinizde, vatandaşla kuracağınız sıcak iletişim, bu iki anlayıştan, bu iki sözden birini ön plana çıkaracaktır' örneğiyle anlattı.
Güneş
GEÇMİŞTE YAŞANAN ACI...
ERDOĞAN, ardından valilere şu tavsiyede bulundu: 'Türk milleti olarak geçmişte bu tür hadiselerin yol açtığı büyük acılar yaşadık. Türkiye'nin benzer sıkıntılarla karşılaşmasını asla istemiyoruz. Bunun için herkesin fevkalade hassas, dikkatli ve dirayetli olması gerekiyor. Vatandaşlarımızın tamamını kucaklayan, dertleriyle dertlenip sevinçlerine ortak olan bir yaklaşımla hareket edilmesini sağlamalısınız. Telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak konularda en küçük bir ihmale tahammül ve müsamaha edemeyeceğimizin bilinmesini isterim. Bu devlet, ülkede yaşayan herkesin devletidir. Sizler de devletin temsilcileri olarak herkese eşit şartlarda hizmet vermekle mükellefsiniz. Göreviniz süresince ölçünüz bu olmalıdır. Bu ölçüyü kaybeden bir yöneticinin, ifade ettiğim diğer alanlarda da herhangi bir sonuç elde edilebilmesi mümkün değildir.'
KILCAL DAMARLARA GİRİN!
VALİLERDEN sosyal devlet ilkesini hayata geçirmelerini de isteyen Başbakan, bu talebini, 'Biz, sadece kamu binalarına sıkışmış bir yöneticilik anlayışıyla Türkiye'nin sorunlarının çözülemeyeceğini düşünüyoruz. Bizatihi sahaya inmeyen, şehrin mahallelerinden en ücra köşedeki yerleşim birimine kadar, hizmet ettiği bölgeyi kılcal damarlarına kadar tanımayan yöneticinin başarılı olamayacağına inanıyoruz' diye aktardı.
HALKLA SICAK İLETİŞİM...
TAYYİP Erdoğan, valilere, vatandaşla doğru iletişim kurulması için ise, 'Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır' sözünü hatırlatarak, hizmette başarının nasıl ölçüleceğini, 'Bir yandan (Allah devlete zeval vermesin), öteki tarafta (Allah devlet kapısına düşürmesin) sözleri kültürümüzde bulunuyor. Görev yerinizde, vatandaşla kuracağınız sıcak iletişim, bu iki anlayıştan, bu iki sözden birini ön plana çıkaracaktır' örneğiyle anlattı.
Güneş
Yorumlarınız
Ey AKP'li amcalarımız teyzelerimiz
Daha birkaç yıl önce gülücükler içinde koşup oynuyorduk. Sizin televizyonlarınızı izleyip Türkçe öğrenmeye çalışıyorduk. Büyüyünce gelip sizleri yakından görmek istiyorduk. Çünkü siz bizim komşumuzdunuz kardeşimizdiniz. Hepimiz Müslüman'dık. Annemiz babamız öyle söylüyordu bize... Sonra birden bombalar silahlar patlamaya başladı. Ne olduğunu bile anlayamadan parçalandı bedenlerimiz. Tecavüze uğramadan ölenlerimiz şanslıydı! Meğerse tek suçumuz Müslüman olmakmış. Müslüman olduğumuz için saldırmış bize Amerikalılar. Biz ölmüştük ama emindik, bize yardıma gelip, kalanları kurtaracağınızdan. Sonradan yanımıza gelenlerden öğrendik ki; Gelmemişsiniz! Asıl bizi kahreden, bize yardıma gelmediğiniz gibi, bizi öldürenlere yardım etmişsiniz! Öldüğümüzde karnımız açtı. Babamız, amcamız, dayımız fazla direnemediler bu yüzden. Bizi öldürenlerin yiyeceğini suyunu siz göndermişsiniz. Bize arkadan saldırabilmeleri için topraklarınızı, hava sahanızı açmışsınız onlara. Teslim olmaktan başka çaremiz kalmamış... Hani kardeştik biz, hani hepimiz Müslüman'dık! Hani AKP, Müslümanlığı savunuyordu, sizler de bu yüzden seçmiştiniz onları? İktidarda onlar vardı! Annemiz babamız bize Kur'an öğretirken öğrenmiştik: 'İyiliğe vesile olan iyilik yapmış gibidir. Kötülüğe vesile olan da kötülüğü yapmış gibidir' Size öğretmediler mi bunu yoksa? Öğrettiler ise; NEDEN YAPTINIZ BUNU BİZE...
Irak'ta katledilen çocuklar yazıyor 09 Mayıs 2008 Cuma 21:49
kaymakamları unutma
Valileride akp milletvekilleri sanıyor yada öyle görmek istiyor.
reis yazıyor 09 Mayıs 2008 Cuma 18:29
DİĞER BAŞLIKLAR

Haberin olsun






















