Karakter boyutu :
Bakü'de kritik zirve
Başbakan Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile Kafkasya'daki son gelişmeleri görüştü.
20 Ağustos 2008 / 18:23

Başbakan Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Zağulba Sarayı'nda gerçekleşen baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak bir basın açıklaması yaptılar.
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında önemli bir işbirliği platformunun var olduğuna değinen Başbakan Erdoğan, bunun daha da gelişeceğine olan inancını dile getirdi.
Görüşmede, Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu önerisini gündeme getirdiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Rus ve Gürcü tarafının bu önerimize olumlu yaklaştığını memnuniyetle müşahede ettik. Bu konuyu bugün Sayın Aliyev ile de etraflı bir şekilde ele aldık. Azerbaycan'ın da önerimize olumlu yaklaşması bizleri ayrıca memnun etmiştir.
Dışişleri Bakanlığımız konu üzerinde çalışmaya başlamış, diğer ülke dışişleri bakanları ile müşterek olarak çalışmaları yapıp, bunun içerisini çok daha farklı bir şekilde güçlü kılmaları mümkündür. Kafkasya bölgesinin bir istikrar, barış ve refah merkezi haline getirme yönünde Azerbaycan ve Gürcistan ile birlikte attığımız adımların süreceğine inanıyoruz.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kafkasya'da barış, güvenlik ve istikrarın tam anlamıyla tesisi bakımından Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu'nun oluşturulmasının önem taşıdığını belirterek, ''Öncelikle bu platform, coğrafya esaslı olmalı, bölge barış ve güvenliğini hedeflemeli, ekonomik işbirliği ve enerji güvenliğini içermelidir'' dedi.
Başbakan Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundular.
Aliyev, görüşmelerde, iki ülke ilişkilerinin yanı sıra bölgesel konuları da müzakere ettiklerini söyledi. İki ülke ilişkilerinin tüm alanlarda güçlendiğini ve iktisadi ve enerji konularında çok sayıda işbirliğinin bulunduğunu ifade eden Aliyev, buna Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı (BTC) ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu (BTK) projelerini örnek gösterdi.
Kafkaslarda meydana gelen olaylara değinen Aliyev, Azerbaycan'ın Gürcistan ve Rusya ile iyi ilişkilere sahip olduğunu dile getirdi. Bu iki ülke ile Azerbaycan'ın dost olduğunu ve Gürcistan ile Rusya'nın kendi aralarında da dostluk kurmasını arzuladıklarını belirten Aliyev, bölgede barışın ve istikrarın önemine değindi. Bölgede güven ve istikrar için çaba sarf ettiklerini anlatan Aliyev, sorunların barış içinde çözülmesi gerektiğini kaydetti.
Azerbaycan'ın, Dağlık Karabağ konusunda Ermenistan ile sorun yaşadığını da anımsatan Aliyev, bu konuda Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin her zaman dinamik olduğunu vurgulayan Aliyev, bunun gelecekte de süreceğini belirtti.
''BÖLGEDE GÜVENLİK İKLİMİ KIRILGAN''
Başbakan Erdoğan da konuşmasında, verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini söyledi. Görüşmelerde Gürcistan'da yaşanan, Güney Kafkasya'nın barış ve istikrarına ciddi bir tehdit olarak değerlendirilen gelişmeleri ele aldıklarını kaydeden Erdoğan, ayrıca ikili ilişkiler çerçevesinde siyasi ve iktisadi konuların da konuşulduğunu aktardı.
Son dönemlerde Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan'ın ''tarihi'' olarak nitelendirilebilecek projelere imza attığını anlatan Erdoğan, BTC ve BTK projelerinin bu yüzyılın en büyük projeleri arasında yer aldığını söyledi. Bölge istikrarı ve bölge halkının refahı için bu projelerin büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
''Barış ve istikrar, içinde bulunduğumuz bölge için hayati derecede önemlidir. Son gelişmeler barış, istikrar ve refahı etkileyecek hatta tehdit edecek niteliktedir. Bu itibarla da endişe vericidir. Güney Kafkasya'da barış, istikrar, refah ve işbirliğinin tesisi konusunda Sayın Aliyev ile aynı görüşleri paylaştığımızı gördük.
Görüşmelerimizde Yukarı Karabağ sorununu da ele alma fırsatımız oldu. Yukarı Karabağ sorununun, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü çerçevesinde uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak çözülmesi gerektiğini de bir kez daha vurguladık. Biz, Türkiye olarak, sorunun barışçıl yollardan çözümlenmesini arzu ediyoruz. Bu yöndeki çabaları, gayretleri de destekliyoruz ancak 16 yıldır özellikle Minsk Grubu'nun bu işte hala bir neticeye ulaşamamış olması da doğrusu bizleri düşündürüyor.
Bölgedeki son çatışmalar, Güney Kafkasya'da güvenlik ikliminin ne denli kırılgan olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. Bu çatışmalardan edindiğimiz tecrübelerin ışığında dikkat ve enerjimizi bölge halkları arasındaki husumetlerin ortadan kaldırılması üzerinde yoğunlaştırmamız gerektiğine inanıyoruz.''
''İSTİKRAR, BARIŞ VE REFAH MERKEZİ''
Erdoğan, geçen hafta Moskova ve Tiflis'e yaptığı ziyaretler sırasında Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu kurulması önerisinde bulunduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kafkasya'da barış, güvenlik ve istikrarın tam anlamıyla tesisi bakımından bu platformun oluşturulmasının önem taşıdığı görüşündeyiz. Azerbaycan'ın da içinde yer almasını özellikle istediğimiz bu girişimin, temel ilkeleri şunlardır: Öncelikle bu platform, coğrafya esaslı olmalıdır. Platform bölge barış ve güvenliğini hedeflemeli, ekonomik işbirliği ve enerji güvenliğini içermelidir. Söz konusu platform AGİK ilke ve prensiplerine dayanmalı, ortak bir çözme ve yönetme mekanizmasını kapsamalıdır. Bu platform, bölgedeki istikrar ve işbirliğini daha da güçlü kılacaktır. Herhangi bir sorun ve sıkıntı anında ise, bu sorunu bu platform içinde bulunan ülkeler oluşturdukları mekanizmayla çözmelidir.
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında esasen önemli bir işbirliği mevcuttur. Bunun daha da geliştirilmesi inanıyorum ki gerçekleşecektir.
Rus ve Gürcü tarafının bu önerimize olumlu yaklaştığını memnuniyetle müşahede ettik. Bu konuyu bugün Sayın Aliyev ile de etraflı bir şekilde ele aldık. Azerbaycan'ın da önerimize olumlu yaklaşması bizleri ayrıca memnun etmiştir.
Dışişleri Bakanlığımız konu üzerinde çalışmaya başlamış, diğer ülke dışişleri bakanları ile müşterek olarak çalışmaları yapıp, bunun içerisini çok daha farklı bir şekilde güçlü kılmaları mümkündür. Kafkasya bölgesini, bir istikrar, barış ve refah merkezi haline getirme yönünde Azerbaycan ve Gürcistan ile birlikte attığımız adımların süreceğine inanıyoruz.''
Son dönemde siyasi ilişkilerin yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştiğini de söyleyen Başbakan Erdoğan, 1,5 milyon dolarlık ticaret hacminin daha da artırılması gerektiğini belirtti. Erdoğan, ''Ziyaretimizin, bölgede sürdürülebilir bir barış ve istikrar ortamının tesisine katkı sağlayacağına inanıyorum'' dedi.
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından yeni yapılan Zağulba Sarayı'nın da hayırlı olmasını diledi.
ERDOĞAN BAKÜ'DEN AYRILDI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan'daki temaslarını tamamlayarak Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'den ayrıldı.
Başbakan Erdoğan'ı özel ''ANA'' uçağıyla İstanbul'a hareketinden önce, Haydar Aliyev Havaalanı'ndan Azerbaycan Başbakanı Birinci Yardımcısı Abit Şerifov uğurladı.
Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ali Babacan da Türkiye'ye hareket etti.
Yorumlarınız
Bu habere toplam ( 6 ) yorum yapılmıştır.
Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız
yorumumda hiç küfür argo kelime dahi yoktu
Şimdiye kadar yorumlarım ve eleştirilerim basın ve hukuk kuralları içinde yazdım yinede aynı kurallara uygun yazdım.Ama eleştirilerim iktidarınızı incittiğnide biliyorum.İçde satılmadık ne kaldı demek.dışta ab.abd. piyonu olduk demek suçmu.Kaldıkı bakınız başlığı vermişsiniz.Büyük harf lede yazmadım.Bakınız demokrat nikli yorumcunun yorumlarını bir gözden geçirirseniz hakaret ve aşağılamaların nasıl yapıldığını görürsünüz.saygılar sunarım.
Sansürcü ammada atmışsın yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 11:47
İçte kargaşa kavga dışta ab. abd.piyonluğu.
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
Nerede yurta sulh cihanda sulh. yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 11:34
kafkasya ittifakı girişimi ab_d dayatmasıdır..!!!
ab_d,bu oluşumla orada ruslara karşı,türkiye taşeronlugu ile rusyaya karşı ön kalkan kurmak istemekte.....bu proje bir ab_d fedailiği olup,türkiyenin hiç bir menfaati yoktur bu işte....rusya ile karşı duruşlara girmenin faturasını,ekonomik olarak kışın gelişecek olaylarla ödeyecegiz ve bu sadece bir basit uyarı olacaktır...kimler için kimlerle dans ediyoruz biz..? bizi bu dansa zorlayan vede türkiyeyi bu dansa kaldıranlar,milli ve bagımsız devlet yararına politika geliştiremiyorlar ne yazıkki.. eee, nede olsa bop eşbaşkanı?? idi degilmi..?
manas yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 11:14
Bana osmanlıdan kalma bir fabrika göster.
Atamızın gizli düşmanı alani yobazlar osmanlıdan kalma bir fabrika göster. Ayrıca Ülkemizin savunması için gerekli silah ve cephaneyi Lelinin verdiğini biliyormusun.2. dünya savaşını hatırlaman yaşın gereği bilemezsin ama sanırım okuma ve araştırmanda yok.Atatürk ün iş bankasında chp. için bir vasiyeti var doğrudur.Şimdi soruyorum.1-Akp.ve rte.nin satmadığı hangi banka kaldı? 21-Satılan kamu ve kuruluşların temelini akp.ve rte mi attı?Beğemediğin o dönemde cari açık denen bir şey varmıydı? 3-Bana akp.nin temelini attığı bir fabrika temeli söyleyebilirmisin.Bu gün akp.nin mal varlığının ne kadar olduğunu biliyrmusun.Cumhurbaşkanını kayıp tirilyon davasının 2.adamı olduğunu unutuyormusun.Bir kere Başbakanınız 31 ayrı mekanda 'Ben ortadoğu projesinin eş başkanıyım' dedi Bu projenin amerikanın ülkemiz dahil sınırlarının peşkeş çekme projwsi olduğunu biliyormusun? Bu sorularıma acilen cevap istiyorum. Şunuda bil ben Chpçli değilim.
Oku taner çalışkan oku. yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 10:59
zavalli laikciler.......
ey müslüman evlatlari bu laikciler varya türküye cumhuriyetine en büyük kötülüyü bunlar yapmislardir iste bir kac örnek size .1. 1923.den 2002.ye kadar 5. milyon varan insanlarini ac suzuz ve eytimsiz bir sekilde avrupaya ve ya amerkaya ihrac etmistir, aynen köle gibi. 2. bir düsünün bu laikcilerin bir cumhuriyethalk parisi diye adlandirdiklari bir parti var ama halkci diye gecinen bu partinin bir bankasi türküye is bankasi sevgilli anadolular sizinde bir bankaniz varmi? 3.türküye cumhuriyeti 85 yilini kutluyoruz hepimize hayirli olsun .almanya 1950. de tas üstünde tas kalmamisti . birde simdi bakin dünyanin en büyük ikinci ekonmisi cünkü alman partilerinin bankalari yok ve parti liderleri bir secimi kayip ettimi istifa ederler veyada siyasetten cekilirler laikcilerin kulaklari cinlasin .4. bu laikciler atatürkün arkasina saklanmis iki yüzlülerdir öyle olmasaydi 1939. atatürkün resmini paramizdan cikarmaya kalkmazdilar .5.1980.lerde bu güzelim ülkemizi .10 cente muhtac olduysa k buda bizim laikcilarin eseridir .daha yazilacak binlerce konu var baska nediyem atatürk onlari islah etsin tayip erdoganin allah yardimcisi olsun saygilarimla
^taner caliskan yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 02:20
Coğrafyamızda Abd.politikaları yürümez.
Asya ülkeleri toparlanmaya başlamıştır. Bu toparlanmanın tek hedefi abd.ve abd.ci devletlere karşı olmaktır.Bu nedenle kendisini defalarca bop. eşbaşkanı olduğunu söyliyen Rte.ve ülkemiz abd. den sonra ki sırada asyabirliğinin hedefidir.Çünki bu coğrafyada abd.nin israildende öncelikli önenli ayağını oluşturmaktadır.Ayrıca TBMM. since ret edilen abd istekleri hiç bir zaman azalmıyacaktır.İşte karadenize abd. gemilerine geçiş izini veren hükümet ülkemizi sağlı sollu dayak yiyen şamar oğlanı durumuna getirmiştir.Irakın kuzeyine pkk.ya atılan bombalara karşılık abd.ye verilen tavizler dama taşı gibi abd. nin vargel kurmasıdır.Bu belalardan tek kurtulmanın yolu Kemalistlerin ikdidara gelmesi olacaktır.Aksi takdirde içteki satılacak mallar kalmamıştır. şimdi uluslar arası antlaşmalardaki haklarımızın satışları başlamıştır.Rumeli ve anadolu halkına gereği için arz ederim.
RTE. bölgemiz ve kafkaslar için tehlikelidir.. yazıyor 20 Ağustos 2008 Çarşamba 20:09
DİĞER BAŞLIKLAR

Haberin olsun












