Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erbakan, altınlarına da AF İSTEDİ

Gül affıyla hapisten kurtulan Erbakan, 148 kilo altını ile mallarını hacizden kurtarmaya çalışıyor.
21 Ağustos 2008 / 10:55
Erbakan-altinlarina-da-AF-ISTEDI

Kayıp trilyon davasında hapse girmekten yasa değişikliğiyle, ev hapsinden de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün affıyla kurtulan, kapatılan Refah Partisi’nin son genel başkanı Necmettin Erbakan, bu kez de 148 kilo altının da bulunduğu trilyonlarca liralık mal varlığını kurtarmaya çalışıyor.

KAYIP TRİLYONUN CEZASI 12 TRİLYONU BULDU
Faiz ve vekalet ücretleriyle 12 milyon YTL’yi aşan alacak davasını Yargıtay’da temyiz eden Erbakan, "Kayıp trilyon" davasındaki borcu yüzünden Balgat’ta oturduğu eve konulan haczi kaldırmak için de ayrı bir dava açtı. Erbakan, "RP’nin kayıp trilyon" ile ilgili hukuk davasında partinin genel saymanı Rıza Ulucak ile birlikte 2.6 milyon YTL olarak saptanan borcu ödemeye mahkûm edilmişti. Bu rakam, faiz ve vekalet ücretleriyle birlikte 12 milyon YTL’yi buldu. Gül’ün affı, Erbakan’ın, mahkûm olduğu borcu silmiyor. Maliye Bakanlığı, bu borç yüzünden, Erbakan’ın üç evi, bir yazlığı ve maaşına da haciz koymuştu.

1995'TEKİ MAL BEYANI
Fatih’te 147 m2 daire, Fatih’te 65 m2 daire

Ankara’da 135 m2 daire, Ankara’da 160 m2 daire

Ankara Üniversitesi Sitesi’nde bir hisse

İzmit’te 135 m2 arsa, İzmit’te 2140 m2 arsa

Ankara Çayyolu’nda 651 m2 tarla

Ankara’da 750 m2 tarla

Altınoluk’ta 1180 m2 arsa

Altınoluk’ta 4180 m2 arsa

Altınoluk’ta 8440 m2 arsa

Altınoluk Köyü’nde 215 m2 yazlık ev

Altınoluk Köyü’nde 250 m2 yazlık ev

Altınoluk’ta 60 m2 bina

Ankara Balgat’ta 906 m2 yazlık ev

Balgat’ta 828 m2 arsa

148 kilo külçe altın, 421.000 Amerikan Doları, 532.000 İsviçre Frangı, 611.000 Alman Markı

Kendisine ait 200 E Mercedes otomobil

Eşine ait 300 S Mercedes otomobil

Kızına ait Opel Vectra otomobil.

Sinop’ta verasetle intikal ettiği bildirilen arsalar.

AF MELEĞİ HEP YANINDAYDI
12 Mart’ın hemen ardından, ilk partisi Milli Nizam, Anayasa Mahkemesi’nce kapatılınca İsviçre’de soluğu alan Erbakan, ummadığı bir destek eliyle yeniden hayata döndü. Hayat öpücüğü, Süleyman Demirel’in gücünü kırmaya çalışan 12 Martçı’lardan geldi. Erbakan, bir süre sonra ikinci partisi Milli Selamet’in başına geçti.

MSP de Siyasi Partiler Yasası’na aykırı eylemleri nedeniyle kapatılmanın eşiğine gelince, koalisyon ortaklığı yaptığı Bülent Ecevit’in yardım eli uzandı. SPY’de yapılan değişiklikle partisi kapanmaktan kurtuldu.

12 Eylül’den sonra 3. partisi Refah’ın başına geçti. RP, Anayasa Mahkemesi’nce kapatıldı. Erbakan’a kaybolan Hazine yardımı parasıyla ilgili "kayıp trilyon davası" açıldı.

Bu davadan aldığı 2 yıl 4 aylık mahkûmiyet kararı 2 Aralık 2003’de kesinleşti. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın girişimiyle hapis cezası ev hapsine dönüştürüldü. Ev hapsini Altınoluk’taki yazlığında çektiği sırada da, Cumhurbaşkanı Gül tarafından bu cezası da affedildi.

Hürriyet

 

yazık size
ben fazla yazmıcam kısa öz konuşacam erbakan benim cocukluğumda hatırladığım ve okuduğum kadarıyla işciye cumhuriyet tarihinin en büyük zammını vermişti ve emeklilere bağkurlulara %200 e varan zamlar vermişti şimdi bu zamları halkına veren adammı suclu yoksa şu an yada daha önceki zamanlar% 5 lere varan zamları verenlermi ülkeyi soydu ve biliyomusunuz bugün hala erbakan hocanın kurdurtduğu vakıflar sayesinde bir sürü öğrenci afrikada birsürü ac ve suyu olmayan müslüman kardeşlerimize suyun ulaştığını sana helal olsun hocam demekki biz cok zenginiz senbize % de 100 zam verdin hemde yedin bunların demesine göre bunlarda %5 zam verip daha cok yiyolar ben erbakana hakkımı helal ediyorum ikdidardayken kasada 35 milyar doları biriktirdide onda gözü olanlar fadime şahinleri müslüm gündüzleri ve ali kalkanacıları cıkartmadımı evt ozamanında güvendiğimiz medya meşhur medya patronları bu yalan haberleri cıkart madımı HALA GÖRMÜYOMUSUNUZ YAZIK SİZE !!!!!
gökhan gürkan yazıyor 07 Eylül 2008 Pazar 00:22
hepsi seninmiiii
yoldaşın cumhur başkanının seni affetmesi doğal bu mal varlığıyla bu devleti sahte faturalarla dolandırdın senide affettiler et kokar tuzlarsı YA et tuz kokarsa burda tuz kokmuş
ismail özbalçık yazıyor 23 Ağustos 2008 Cumartesi 11:09
YAZIKLAR OLSUN !! CUMHURBASKANINI KIM AFFEDECEK ?!
EGER CUMHURBASKANIMIZ ADALETI SOLLARSA ?! DÜN SIMIT CALAN ; BUGÜN HAPISHANEDE OLAN COCUK YARIN BANKA SOYAR !! BALIK BASTAN KOKAR DEMISLER !! Daha düne kadar yanliz makami itibarile degil, efendiligiyle, agirligiyla,bildigim kadariyla TAKUNYALI ERBAKAN GECMISI OLMASINA RAGMEN Adi Erbakan ve yandaslarinin cevirdigi Adi ve Soysuz aldatmalara, hainliklere, Soygunculuklara karismamis olan bir AKP LI OLARAK TA DEGIL !! 1968 lerin kusagi olmama ragmen Sn. CUMHURBASKANIMIZIN MEVCUT AKP SEVIYE, DÜZEY, KARAKTER Cercevesinde kendisinden baska bir Cumhurbaskani olamiyacagina inaniyor ve beklentilerimin dogruya kavusmasi icin dua ediyor, Ülkem icin en hayirlisini diliyordum. Ve tabiiki netice ye sevinmistik.. Sn.Gük CUMHURBASKANI OLDU !! Ancak yarin kokacak baligin basi olacagini hic düsünemezdim.. DUALARIM LANETE DÖNÜCEK HERHALDE !! Ne demek ?! kardesim Ne demek !! karninin acligindan, simitci tezgahindan Simit calan bir fakir yavruyu yani ( erbakandan bu yana bu milletin milyanlarini götüren, soyup, savuran bu .... Politikacilarin yüzünden isci babasinin eline ancak kursaklarini yarim doyuracak kadar para gecen bir isci, memur yavrusunun SIMIT, GEVREK CALDIGI ZAMAN NASIL ISLAHI ICIN HEMEN ZAVALLIYI HAPISE, ISLAH EVLERINE ATIYORSAK ?! Ülkemin ekonomisinin canina okuyan, Tüm Avrupada büyük zahmetler ve ceki altinda Para kazanan Yurt disindaki Iscilerimizi dolandiran, aldatan, kombasan, bilmemne basan, Parabasan Firmalarla ceplerindeki bes kurusu degil, Kredi alarak Ülke ekonomisine katkida bulunmak isteyipte, dolandirilan, Kazik atilan Iscilerimizin , Ailelerinin, Yavrularinin haklari ne olacak ?! BU ÜFÜRÜKCÜ, NE IDÜGÜ BELIRSIZ, BUKALEMUN HERIFI HANGI ISLAH EVINDE DOGRULTTUNUZ KI ?! YAKIN TARIHIN EKONOMIK ZAMPARASINI, DOLANDIRICISINI SALIVERMEK OISTIYORSUNUZ ??!! Bu adamin devirdigi Milyarlar, Trilyonlar nerede ?! Bunun hesabini Millete nasil vereceksiniz ??!! Hangi Bilmemnesi boklu arabin Bankalarinda belli kisilerin ceplerine akmakta ?! Bunu kim arastiracak ?! Nerede Gazetecilik anlayisi, Nerde Ülkemin adalet, yargi kurumlari ?! NEREDE ATATÜRKÜMÜN ADALET IDEOLOJISIYLE YETISEN CUMHURIYET SAVCILARIMIZ ?! HAKIMLERIMIZ !! ?? Yani simdi Bile bile , Gözümüzün icine baka baka bu Vatan , Millet Hainligine halk göz yumacak öylemi ?! Hangi Prozedur ve kanun Sn.Cumhurbaskani makamina ne imkan ve yetkiyi verirse versin Bu yapilan islem Milletimin Yüzüne tükürmekten, Milletin manevi degerlerini alasagi etmekten, Milletimin, Devletimin adaletine, yargisina karsi Inancini kaybetmesi icin gerekcedir, bir firsattir. Peki amma Bu erbakan denilen Herifle sn.Gül Ün bir gecmisi olmasaydi, olaya bakis tarzimiz daha sarih ve hertürlü Hissel egilimden uzak olacak ve fakat yinede kabul etmiycektik. PEKIII MILYARLAR, TRILYONLAR NEREYE GITTI ?! Masraf mi ettiler AKP YI KURMAK ICIN.. ÖYLEDE OLSA ?! DEGERMIYDI BU KAFALARA TRILYONLARI HARCAMAK ??!! Herhangi bir kücük Esnafin Vergi kacakciligi durumunda Adamin Kicindaki Pantolonu, Sirtindaki gömlegini, Colugu, cocugunun basini soktugu evi Söke , söke alip giden yargi, uygulama sistemi.. Bu DENSIZ BUKALEMIUNU MU AFFEDICEK ??!! NIYE ??!! ÜLKEMIZE NE KAZANDIRDI BU ADAM ??!! Ückagit dolu ihaleler, Takunya, Esarp, pece den baska ?! Insanda normall olarak HAYA VE IZZET OLUR !! BU ADAMDA NE VAR ??!! BU ADAMDAKI HAYA VE IZZET, HELE, HELE ISLAM DINIMIZI, INANCIMIZI SUISTIMAL ETTIGI YÜZDEN EN AZINDAN TOPLUMUN KARSISINA CIKAMIYACAK KADAR MANEVI UTANMA GEREK ODA YOK !! ADAMIN YÜZÜNE TÜKÜRSEN YAGMUR YAGIYOR DEGIL, EUROLAR YAGIYOR DIYE SÜKREDECEK !! Mesut yilmaz denen bir kisi yasiyor Türkiyemde ! Gazetelerin yazdigina göre ; Dogrusu yalani Boynuna.. !! BIR ZAMANLAR; CEVIRDIGI ÜCKAGITLARA KARSI OLDUGU ICIN SN ECEVITIN ( YÜCE ALLAH GANI, GANI RAHMET EYLESIN !! ) , ---GEBEREMEDI GITTI BU PE…VENK LAFINI KULLANMIS OLDUGUNU OKUDUK !! Bana öyle geliyorki ; O Utanmaz kisilik hakkinda hicbir yorum yapmadan !! Sadece diyebilirimki ; Yanlis zamanda, Yanlis yerde, ve yanlis kisi icin kullanmis bu adiyane läfi !! Simdi ise TESBIHDE HATA OLMAZ GEREKCESIYLE SORSAK BI ?! Acaba ayni läfi Dudaklarini isirarak kivranan, Türk, Islam terbiyesine yakismadigi icin söylemiyen, söyleyemiyen kac milyon insan var Türkiyemde ERBAKAN DENEN ADAM ICIN SÖYLEYEN, SÖYLEMEK ISTEYEN !! Amma ne yazikki Yüce Allahin kanunu böyle ; ACI PATLICANA KIRAG CALMAZ VE NEDENSE MIKROPLAR HEP UZUN ÖMÜRLÜ OLUYORLAR !! Belkide tipki benim gibi !! amma ben Milletimi, Ailemi, Dostumu, Iscileri, Halkimi dolandirmadim, hainlik yapmadim aldatmadim, onlarin Dini inanclarini Suistimal etmedim.. Acaba sucum ne Milletim ?! GÖREBILMEK, DUYABILMEK, SÖYLEYEBILMEK, GELECEGIN NAMUSLU, SEREFLI POLITIKACILARINI ÖZLEMEK; BEKLEMEK ??!! YOKSA EN BÜYÜGÜ CUMHURBASKANIMIN CUMHURIYETIMIN TEMSILCISI EN YÜKSEK MAKAM OLDUGUNA INANMAK MI ??!! GÜVEN MI ??!! YOK ARTIK BITTI !! GIDEBILIR !! YOLU ACIK OLSUN !! AHMET HALIL ERSIN
AHMET HALIL ERSIN yazıyor 23 Ağustos 2008 Cumartesi 02:14
hocaya af
siz affettiniz sizi kim affedecek sayın cumhurbaşkanı
macit güler yazıyor 22 Ağustos 2008 Cuma 21:10
altın mı?
burada yok o kadar altın olurmuymuş diye ağzı uçuklayan kimseler gidip kendi şehirlerinde herhangi bir kuyumcuya kaç kilo altını olduğunu sorabilir.
muhammed yazıyor 22 Ağustos 2008 Cuma 19:14
ERBAKANIN ALTINLARI
ÜLKEMİZ VE TOPLUMUMUZ GARİPLİKLER VE MEDYANIN HAHBER VERİŞ LERİNİ İLE YAŞAMAY ÇALIŞIYOR 1- MEDYA DAKİ YAZARLAR NE HAKİM NE NEDE SAVCI DIRLAR ONLAR ONLAR BİR OLAYI TOPLUMA SUNARKEN DAHA ÇOK KENDİ TATMİN OLMA DUYGULARI İLE HAREAKT EDERLER ,HALKIN NASIL BİR SONUÇLA SARSILACĞINI DÜŞÜNMEZLER 2BİR HAABER İNNİÇERİ TAM DOĞRU BİLE OLSA ADALETİNİN OLAYLARA BAKIŞI FARKLI VE YORUMLARINI BİZE GÖRE NORMAL DEĞİL DİR İ BUNUDA BÖYELE OLMAASI SONDERECE NORMALDİR 3HER OLAYA BAKARDEKN KENDİ AÇIMIZDAN DA BAKMAYI İHMAL ETMEYELİM BU SEZEN AKSUNU KALP DEN ÖLEN KÖPEĞİ DEĞİL Kİ KONU EDİLEN OLAY BİR İNSANIN HACİZ EDİLMİŞ MALLARI VE GAYRİ MEN KÜLLERİ HEM DEVLETİMİZ ERBAKAN HOCAMIZIN ALTINLARINI ELMİ KOYDU Kİ SAYINHOCAMIZ DA ALTINLARINI GERİ İSTESİN 4KİM OLURSA OLSUN BİR HAK GASBI VARSA ADALETİN SİYASALLAŞMADIĞI ANLARDA İADE EDİLEN HAKLARLA KİŞİNİN GÖREV VE MALLARAIDA İADE EDELİR 5 28 ŞUBAT SAÇMALI İLE OLAĞAN ÜSTÜ DAYATMALARLA GASBEDİLMİŞ BİR AYIP DA TEMİZLENMİŞ OLDU VE BUDA ÜLKEMİZ İÇİN ÖVÜNÜLENİLECEK BİR OLAYDIR 6BAY ÇOK BİLMİ ZAVLLILAR SİZ AĞAOĞLU SOSYAL KONUTLARIN DA BİR DAİRE KAÇMİLYARLİRA BİLİYOR MUSNUZ MAVYTOVNDA BİR DAİRE 1 TRLYONLİARIDIR GÖZÜNÜZ AÇIN VE MEDYATİK HABERLER SAVCILIK OYUNLARI VE AVUKATLIK YORUMLAMALARI YAPMAYA KALKIŞMAYIN
abdurrahmanaltundal yazıyor 22 Ağustos 2008 Cuma 10:06
buna şükret
sende erbakan buna şükret ayağın çukurda hala altın peşindesin bu zamana kadar yediklerine say türkiye nin başına türbanı sardın gittin sen önce türbanlılar ile helallaş bırak altınları öbür tarafta altınlar geçersiz çocuklarında kendilerini bu zamana kadar kurtarmıştır artık.
ahmet yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 19:35
ADALAR
21 Ağustos 2008 Perşembe 12:16 KAYIP TRİLYON TERANESİ VE ADALETİN TERAZİSİahmet yaman KAYIP TRİLYON TERANESİ VE ADALETİN TERAZİSİ Yazar Mehmet DENİZ "Adalet"in bir anlamı ve vazgeçilmez bir esası da: "Aynı iddialara aynı davaları açmak; aynı şartlarda, aynı araçlarla ve aynı amaçlarla işlendiği öne sürülen suçlara aynı cezaları uygulamak"tır. Bunun aksi; ayrımcılık ve kayırımcılıktır, çifte standartçılık ve haksızlıktır. RP Davasının Hakimleri Rahat mıydı? CHP'nin bir televizyon kanalına 3 milyon dolar verdiğine dair haberler daha önce medyada yer almıştı. Bu haberlerin çıkış sebebi, Türkiye'nin tasarlanmış bir proje çerçevesinde yeniden 28 Şubat günlerine sürüklenmek hesaplıydı. Söz konusu kanal, milleti kamplaşmaya çağırırken birileri, muhtemelen hükümet kanadından birileri, bu belgeleri basına sızdırmıştı. Aradan bir yıl geçti. Bugün yeni öğreniyoruz ki, sözü edilen para 4 trilyonmuş ve Maliye Bakanlığı durumu ilgili mercilere aktarmış. Bugüne kadar da hiçbir işlem yapılmamıştı. Gelinen noktada sözü edilen hesaba Anayasa Mahkemesi'nin bakıp bir karar vereceği anlaşılmaktaydı. Peki, Refah Partisi'nin şu meşhur trilyon davasıyla ilgili neden yasalara uygun olan bu yol takip edilmedi. RP, bir siyasi parti değil miydi? Neden, RP söz konusu olduğunda Anayasa Mahkemesi değil de Maliye Bakanlığı doğrudan taraf olarak bu parti aleyhine karar alınmıştı? RP davasının hukukçuları şimdi ayağa kalkmalıydı. En azından, o davanın hakimleri verdikleri kararın yasal olmadığını itiraf edip hiç değilse vicdanlarını rahatlatmalıydı. Ve acaba "Erbakan Milliciydi. Bu nedenle tasfiye edilip AKP'ye geçit verildi" itirafında bulunan Sn. Deniz Baykal: "Bu konuda da Erbakan'a haksızlık edilmiştir" diyebilecek cesaret ve ciddiyeti ortaya koyacak mıydı? Refah partisinin güya usulsüz harcandığı iddia edilen 800 milyon TL'lik hesabı, Anayasa ve kanunlara göre Anayasa Mahkemesince görülmesi gerekirken, kasıtlı bir kaydırmacayla Maliye Bakanlığına veriliyor ve hiç kimseden tıs çıkmıyordu. Ama CHP'nin bir televizyon kanalına bunun tam beş misli olan 4 trilyon verdiği, yine maliye bakanlığınca saptanıyor, ama bu sefer dava Anayasa Mahkemesine havale ediliyordu.. Evet, doğrusu buydu, ancak Erbakan'a niye kanunlara aykırı bir yol tutuluyordu? Şimdi Gelelim Kayıp Trilyon Meselesinin Aslına: Bilindiği gibi Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 yıla yakın devam eden davayı 6 Mart 2002 günü sonuçlandırmıştı. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Refah Partisi'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'a isnat edilen "özel evrakta sahtecilik" suçunu sabit görerek, 2 yıl 4 ay hapis cezası kararı almıştı. Bunun anlamı, eğer Yargıtay kararı onaylarsa, hapis yatmanın dışında, ömür boyu siyaset yasaktı. Ertesi günü gazeteler, "Sahtekârlıkları Sabit, Sahtekârlıktan Mahkum Oldu, Artık Erbakan Yok..." başlıkları ile çıkmışlardı. Hiç kuşku yok ki bu, bugüne kadar vurulan darbelerin en ağırıydı. Elbette hapis cezası ve ömür boyu yasak, çok önemli siyasi sonuçlar doğuracaktı. Bu manşetleri atanlar dahil, herkes biliyordu ki bu karar da diğerleri gibi siyasiydi. Hak ve adaletten uzaktı. "Partinin usulsüz harcandığı iddia edilen paralarından çok, siyasi hesaplar bu kararın temelini oluşturmaktaydı. Merkez medyanın attığı manşetler, sadece kişisel olarak Erbakan'ın üzerine beton dökmeyi değil, bir siyaset geleneğini de tarihe gömmeyi amaçlıyordu. Evet, parti kapatmalar, siyasi yasaklar, devam eden baskılar bizi etkiliyordu, bunlar haksızlıktı, oyunu kurallarının dışında oynamaktı, bizimle seçim yoluyla baş edemeyenler, mahkemeler yoluyla bizi devre dışı bırakmaya çalışıyorlardı, hatta Anayasa Mahkemesinin görevi, Maliye Bakanlığına aktarılmıştı. Her şeye rağmen bu yapılanlar bir şekilde anlaşılırdı. "Demokrasilerde böyle siyasi mücadele olmaz" diyorduk ama Türkiye'de bunlar olağandı. Ancak bu son yapılan medyanın tavrı anlaşılır gibi değildi. Hakaretin, belden aşağı vurmanın, edepsizliğin ötesinde bir şeydi bu. Varlıklarını bütünüyle sahtekârlıklara borçlu olanlar karşımıza geçmiş bize "sahtekâr" diyorlardı. Üstelikte ellerinde bir mahkeme kararı vardı. Bilindiği gibi daha sonra bu karar Yargıtay tarafından da onanmıştı. Ancak yeniden görüşülme ve karar düzeltme talebini kabul eden Yargıtay, bu sefer önceki kararı bozmuş ve mahkemeye geri yollamıştı. Ama Siyonist merkezlerin ve Masonik mahfillerin ağır baskısı vardı. Evet, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Milli Görüş Lideri ve 54. Hükümetin Başbakanı Sayın Necmettin Erbakan ve arkadaşları hakkında vermiş olduğu mahkûmiyet kararı Yargıtay tarafından onandı. Hukuk nosyonu ve vicdan sahibi hukukçular, davanın açılışından kesinleşmesine kadar yanlışlıklarla dolu olan bu karara "hukuk cinayeti" diyeceklerdir. Ben hukukçu değilim, ayrıca Türkiye'de hukukun var olduğuna inanmıyorum. Menderes ve arkadaşlarının idam edilmesinden hiçbir farkı olmayan bu karar, hukuk cüppesi giydirilmiş bir siyasi infazdır; bu kararla, 28 Şubat "postmodern darbesi" ile siyaset dışına itilen Sayın Erbakan yok edilmeye, milletin hafızasından silinmeye çalışılmaktadır. Ama bu kararı verenler bilsinler ki büyük bir yanlışlık yapmışlardır. Tarihe şöyle bir göz atanlar göreceklerdir ki, Sokrates'ten Menderes'e haksızlığa uğrayan hiçbir hak ve halk dostu unutulmamıştır, ama onları mahkûm edenler bir süre lanetle anıldıktan sonra unutulup gitmişlerdir. Ömrünü millete hizmetle geçiren Sayın Erbakan hakkında davaların açılması, mahkûmiyet kararlarının verilmesi ilk değildir; bütün bunlara şaşmıyoruz; zorlama ve yanlış davalara, eksik soruşturmalara, delillerin eksik toplanmasına, kararın tahminler ve ihtimaller üzerine kurulmasına alışığız. Hepsini sabırla ve sükûnetle karşıladık. Çünkü Milli Görüş siyaseti buydu, Sayın Erbakan bizden böyle davranmamızı istiyordu. Bu son karar öncekilerden farklıdır. Görmezden gelmeler, alaylar, tehditler, iftiralar, karalamalar, siyaseten linçler, parti kapatmalar, mahkûmiyetler... Bunların hepsine gülüp geçebiliriz, nitekim öyle yaptık. Her şeyi sabır ve sükûnetle karşılarız, tüm baskılara, haksızlıklara göğüs gereriz. Bize düşmanlık yapabilirler, bizim için her şeyi söyleyebilirler, ama ülkemize ve milletimize bağlılığımıza, dürüstlüğümüze söz söyleyemezler, bize "hain", "hırsız", "sahtekâr" diyemezler, dedirtmeyiz. O nedenle ben bu kararı kabul etmiyorum, hayatları yüz kızartıcı suç işlemekle geçenlerin, bizim için "sahtekâr" manşetleri atmalarına isyan ediyorum. Kimler Kimin İçin "Sahtekâr" Manşeti Atmaktaydı? Şimdi soruyoruz ve insaflı bir yanıt bekliyoruz. Niçin Refah Partisi, niçin Sayın Necmettin Erbakan sürekli hedefti? Türkiye'de kaç siyasi parti var, kaç vakıf, kaç dernek, kaç sendika, oda, birlik vs. var? Bunların kaçı değişik vesilelerle kapatıldı, kaçının hesapları incelendi? Kaçının başkanı, yöneticileri mahkemeye verildi? O halde niçin Refah Partisi, niçin Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan? Sayın Erbakan ve arkadaşları devlette defalarca ve yıllarca görev aldı, birçoğu bürokraside sorumluluk gerektiren önemli mevkiler işgal etti, bakanlıklar yaptı. Sayın Erbakan bu ülkede üç kez Başbakan Yardımcılığı yaptı, 54. Hükümet'in Başbakanıydı. Bırakınız mahkemelere gitmeyi, bir kere olsun bir teki için yolsuzluk iddiası söz konusu edilmemişti. 28 Şubat'ın fırtınalı günlerinde bakanlar ve hükümet hakkında defalarca gensoru ve soruşturma önergeleri verilmiştir ama, bunların bir tanesinin bile konusu yolsuzluk değildir. Hiç kimse Sayın Erbakan hakkında, yolsuzluk isnadına girişememiştir. Türlü iftiralar ve çamur atmaların yapıldığı o günlerde kimse böyle bir şeye cesaret edememiştir. Diğer hükümetlere bakın; kaç yolsuzluk önergesi verildi, kaç yolsuzluk soruşturması açıldı? Yolsuzluk gensoruları ile düşürülen bakanları ve hükümetleri kimse unutmadı. Meclis gündeminde başbakanlar ve bakanlar hakkında yolsuzluk gerekçeleri ile verilen soruşturma önergeleri, dokunulmazlık dosyaları hiç eksilmedi.. Ama, niçin bütün bunlar için değil de, Sayın Erbakan için manşetler atılıyor? Defalarca Hükümet sorumluluğu alan, devlet bütçesini yönlendiren, ihaleler yapan, milyarlarca dolarlık, katrilyonlarca liralık işlemlerin altına imza koyan, trilyonlarca liralık örtülü ödeneği yöneten insanlar, hiçbir usulsüzlük, yolsuzluk yapmadılar da, kendi partilerinin paralarını çaldılar, sahtecilik yaptılar, öyle mi? Yani şimdi, hayatları yüz kızartıcı suçlarla kokuşanlar ve bunların suç ortakları insafsızca ve utanmadan "sahtekâr" manşetleri attılar diye, Milli Görüş kadroları sahtekâr mı bilinecekti!? Hayır, herkes hakikat aynasında kendi ayarını seyretmekteydi! Erbakan'ın ne yaptığını biz biliyoruz, millet de biliyor. Ama bir kere daha tekrarlayalım: - Erbakan, kısa süren Hükümet döneminde Havuz Sistemi kurarak, milletin kanını emen rantiyenin hortumlarını kesti, yıllarca dönen haram tekerleklerine çomak soktu; onun için Erbakan'a kin kusuyorlar. - Erbakan rantiyeden kestiğini memura, işçiye, çiftçiye, emekliye, dula, yetime verdi. Erbakan, "bu ülkede aç ve açıkta insan kalmayacak" dedi. Onun için Erbakan'dan nefret edip saldırıyorlar.. - Erbakan, bu millete, tüm çıkar çevrelerinin baskıları ve engellemelerine rağmen bu ülke insanının bu ülkeyi yönetebileceğini gösterdi. Onun için Erbakan'a kızıyorlar. - Erbakan, bu millete alternatifleri gösterdi, denk bütçeyi, enflasyonu düşürmeyi, borçlanmamayı, faizleri düşürmeyi gösterdi. Onun için Erbakan'a tahammül edemiyorlar. - Erbakan, borçlanmanın, faizin, rant ekonomisinin sonunun olmadığını söyledi, tüm engellemelere rağmen üretim ekonomisini ayağa kaldırdı, döneminde namuslu sanayiciler, tüccarlar, esnaflar, çiftçiler altın yıllarını yaşadılar. Onun için Erbakan'ı yok etmek istiyorlar. - Erbakan, yabancılara "hayır" denilebileceğini, onurlu durulabileceğini gösterdi. Onun için Erbakan'ı siyasetin dışına itiyorlar. - Erbakan, millete hafızasını hatırlattı, gücünü, imkanlarını, coğrafyasının önemini, tarihi mirasını gösterdi. En çok da bundan ürktüler, onun için Erbakan'dan çok korktular. - Erbakan, "faiz bizi ve bizim gibi sömürülen ülkeleri batırıyor" dedi. Erbakan, sömürgeciliğin yeni adı olan neo-liberalizm ve küreselleşmenin ipliğini pazara çıkardı, emperyalizme ve dünya Siyonizm'ine savaş açtı. Erbakan, D8'i kurdu, tüm geri kalmış ülkelere, İslam coğrafyasına, diktatörlüklere karşı millet seçeneğini gösterdi. Erbakan, bu ülkelerin baskı altında inleyen, sömürülen, aç bırakılmış insanlarına umut oldu, örnek oldu. Onun için Erbakan, dünya patronlarını, siyonistleri, sömürgecileri, diktatörleri ürkütüyor, korkutuyor Kimler milletin milyarlarca dolarını çaldı, kimler bankaları hortumladı, kimler devletin kasasını, milletin cebini boşalttı? Hangi sözde iş adamı, hangi medya patronları sahte evrak düzenleyerek devlet ihalelerine girdi, bunların suç ortakları hangi siyasetçilerdir, kimler gece yarısı konutlarda kimlerle banka pazarlıkları yaptı? Kimler yüz kızartıcı suçlar işledi, kimler yüz kızartıcı suç işleyenlerin suç ortakları oldu, hangi köşe yazarı patronunun iş takipçisi, ricacısı, tehditçisi, şantajcısı oldu? Kimler hortumcuların devlete olan milyonlarca dolarlık borçlarını erteledi? Bu soruların tamamının cevabı vardır, bu yüz kızartıcı suçların faillerini bu millet tanıyor. Belki mahkeme kararları olmayacak ama tarih bunların tamamını not edecektir. Şimdi, bütün bunları yapanlar, hayatları yüz kızartıcı suç işlemekle geçenler, milletten çaldıkları ile kurdukları kulelerinde oturacaklar ve milletin davacısı olmuş, bir ömür milletin refahı, özgürlüğü ve onuru için çalışmış Sayın Erbakan ve arkadaşları için "sahtekâr" manşetleri atacaklar, öyle mi? Hayır, millet bu haksızlığı, bu insafsızlığı, bu çirkin infazı asla kabul etmeyecektir. Milli Görüş kadroları, milletin davası için bir ömür harcamış liderlerine yapılan bu insafsız, bu çirkin ve seviyesiz saldırıyı sahiplerine iade edecektir."[1] Milli Görüş davasının hakikatini, amaçlarını ve hedefine nedenli yaklaştığını ve Hoca'nın dehasını ve stratejik manevra ve manipülasyonlarını tam ve doğru olarak kavrayamamaktan kaynaklanan ama samimiyetine bağışlanan bir gaflet ve cesaretle... Ve yine Kur'an'daki nebevi siyaset hikmetleriyle ilgili bilgi eksikliğinden ve feraset fakirliğinden doğan ve Hoca'nın yakın çevresine mecburen aldığı ve katlandığı ve çok kirli niyetlerine rağmen, İslam ve insanlık hatırına onlardan yararlandığı kişileri "Erbakan'ın aynası" sanan yanlış bir bakış açısından ortaya çıkan anlama ve algılama sorunu yüzünden ve biraz da bazı kişi ve mahfillerin doğrudan veya dolaylı şişirme ve yönlendirme girişimlerinin etkisiyle; ve maalesef ümidin, yani iman pilinin zayıflaması nedeniyle: "Erbakan Hoca'ya, artık aktif siyaseti bırakıp çekilmesi gerektiğini, manevi lider olarak devam etmesini" söyleyenler artık uyanmalıydı. (Not: 12 Eylül'den sonra "Hocam, arkadaşlarınız, sizin artık resmi ve fiili değil, manevi bir lider olarak hizmetinizi sürdürmenizi istiyor" diyen Oğuzhan Asiltürk'e: "Onlar aslında Bizim manevi başkan değil, uhrevi başkan olmamızı (Yani diri diri mezara konulmamızı ve bu davanın rayından çıkarılmasını) istiyor..." cevabını vermiş ve elçiliğini yaptığı siyonist ve sabataist şebekenin şeytani niyetlerini deşifre etmişti.) "Erbakancılığı yaşatmak için Erbakansız siyaset yapmak zorundayız.." gibi, dışı hoş içi boş laflar üretenler, şimdi utanmalıydı!. -------------------------------------------------------------------------------- [1] 10.01.2003 / Mehmet Bekaroğlu / Milli Gazete
İSMAİL yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 19:31
kesin hepside helaldir
bunlarınıki genelde hep böyle olurda
onbası yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 18:18
chpliler yırtar
chpliler yırtar belki öbür tarafta yaptıgı ve hortumladıgı yolsuzluklar la
raga yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 17:31
Erbakan’a oynanan oyunlar ortada.
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
tony429 yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:54
öbür tarafta altınlarla yırtabileceğini sanıyor
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
celal yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:52
halami hocam?
bu dünya mali ne kadar tatliymis hocanin akli hala o altinda parada hani gercek dünya öbür tarafti?hani bu dünya formaliteydi?hani?
BIROL yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:43
NE KADAR CAHİL VARMIŞ BU ÜLKEDE
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
memaTİ yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:37
yazık
türk siyasi tarihinde bir erbakan daha gelmeyecek.dünyanın kabul ettigi beyini biz malisef sadece hapsettik.11 aylık iktidarını gördünüz .devlet adamlıgını havuz sistemini siyonizme karşı dikduruşunu.bagkurlu çiftçi fındık üreticisi.birkuruş imf den dilenilmeden.huzurunda rakı ve şarp içtiklerini ballandıra ballandıra annatan soytarıları hepimiz biliyoruz.fadime şahinlerin müslümler kalkancıları kimlerin uşakları oldukları yeni yeni çıkıyor.erbakanı anlamak ancak büyük beyinlerin işidir.kıçını yıkayamayan dangalak sadece ürür.ogünün medya haber uşagı reha nerelerde acaba.kedi kavakta kaldı haberleri artık gerekmiyor.çünkü sahipleri azat etti..
sivaslı cemal yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:35
insan olmak başka
hz ömer eşine soruyor bu fistanı nasıl aldın sizin verdiğiniz ekmek parasından artan parayla aldım o zaman yarın söyleyeceğim maaşımı azaltsınlar güzelim islamın insan kattığı değer bu tabi bu kadar olamazsınızda e kardeşim insaf biraz bu paralar yoksulun yetimin acın fukaranın ... milletin değil mi
insan yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:22
hadi ordan
altınımı geri verinmiş hadi ordan nerden senin sanki alnın teriyle kazandı oğlun mercedesle cumaya gitsin sen altın iste sizi gidi sizi altın maltın yok
hadi yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:17
istersen niz BİR ALTINDA SİZDEN
isterseniz sayın hocaya tvden birde kampanya yapalım bir altında sizden kampanyası son günlerinde rahat etsin gözü arkada kalmasın ben aziz nesini sevmem yalnız şimdi inanın sözlerine katılıyorum ne milletimişiz be helal olsun insanlar gözümüzün içine bakarak yapacaklarını yapıyor bizlerde ses seda yok bir birini aklayanlar birbirini affedenler milyon dolara iş takibi yapanlar her dönem siyasi partilerrin değişiminde yeni vurgunlar için aç akbabalar gibi bekleyenler gözümü kapatıyorum düşünüyorumgördüğüm tüm milletin sırtında semer var binen binene tabiki bu vatanda yaşayan % 90 lık kesimde % 10 nu da yakalama peşinde kime bineri nasıl olur diye kapmanya için numaramız 666.666 bir altında sizden
karaca yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:05
hocazede
halka din iman kendilerine han hamam. sizin zihniyetinizi.....................
aydın yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:04
vurucu
herif yarın bir gün mezara gidecek verin altınlarını eli boş gitmesin. belki işine yarar toprağın altında.
yılmaz yazıyor 21 Ağustos 2008 Perşembe 16:03