Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CHP'den Gül'e Erivan tepkisi

CHP, Abdullah Gül'ün Erivan ziyaretini 'ABD istedi diye yapılan bir gezi' olarak tanımladı.
04 Eylül 2008 / 15:28
CHPden-Gule-Erivan-tepkisi

CHP Genel Saymanı, İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Türkiye'nin Ermenistan ile oynayacağı maçı izlemek üzere Erivan'a gitmesini, ''Bu gezi, 'ABD istedi' diye yapılan bir gezidir. İhtilaf konularında Ermenistan'da en ufak bir yumuşama, yaklaşım olmadan Sayın Gül'ün Ermenistan'ın ayağına kadar gitmesi, Türkiye'nin itibarını, haysiyetini zedeleyen bir davranıştır'' diye değerlendirdi.

Özyürek, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

''Cumhurbaşkanı Gül'ün, Türkiye'nin, Ermenistan ile oynayacağı 2010 Dünya Kupası grup eleme maçını izlemek üzere Erivan'a gitmesine'' ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Özyürek, ziyaretin yararlı olacağını düşünmediklerini söyledi.

Türkiye'nin Ermenistan ile önemli ihtilafları olduğuna işaret eden Özyürek, Ermenistan'ın, Türkiye'nin sınırlarını tanımadığını, Türkiye topraklarında iddiası bulunduğunu, Dağlık Karabağ'ı işgal ettiğini belirtti.

Bu konularda Türkiye'nin tavrının belli olduğunu vurgulayan Mustafa Özyürek, ''Bu konularda Ermenistan'da en ufak bir yumuşama, yaklaşım olmadan Sayın Cumhurbaşkanı'nın Ermenistan'ın ayağına kadar gitmesi, Türkiye'nin itibarını, haysiyetini zedeleyen bir davranıştır. CHP olarak bunu doğru bulmuyoruz, CHP milletvekilleri de maçı izlemeye gitmeyecek'' dedi.

Özyürek, ''15 yıl önce Ermenistan politikasıyla ilgili dönemin Başbakanı Süleyman Demirel hakkında gensoru verildiğinin'' anımsatılması üzerine, gensoruda Demirel için söylenmedik laf bırakılmadığını, ağır suçlamalarda bulunulduğunu söyledi.

Bunun takiyyeci bir zihniyet olduğunu ifade eden Özyürek, ''Biz muhalefetteyken her şeyi söyleriz, iktidardayken söylediklerimizi unuturuz, ABD ne isterse onu yaparız'' zihniyetinde olunduğunu savundu. Özyürek, ''Bu gezi, 'ABD istedi' diye yapılan bir gezidir'' diye konuştu.

VEFA BORCU
CHP Genel Saymanı, İstanbul Milletvekili Özyürek, ''Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi'nin, TSK adına emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'u cezaevinde ziyaret etmesine'' ilişkin bir soruyu yanıtlarken de bu ziyaretlere, geç kalındığını kaydetti.

Eruygur ve Tolon'ın TSK'ya 40 yıldan fazla hizmet ettiğini, görevleri sırasında TSK'ya zarar veren davranışları olmadığını belirten Mustafa Özyürek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Herhangi bir nedenden tutuklanmaları, onların TSK ile olan ilgisini bütünüyle koparmaz. Böyle bir ziyaret yapılması, bir vefa borcudur, insani görevdir. Tutuklandıkları sırada yapılması gereken bu görev, gecikerek de olsa yapılmıştır. Bunun şimdi yapılmasında, komuta değişikliğinin etkili olduğunu zannediyorum.

Veli Küçük, çeşitli olaylarla irtibatlandırılması, suçlandırılması nedeniyle herhalde ziyaret edilmemiştir. Eruygur ve Tolon ile ilgili henüz iddianame bile yoktur. Bu ziyaretin olmaması hem kamuoyu hem TSK'da olumsuz hava yaratmıştı, bu havayı gidermek üzere bu ziyaretin gerçekleştirildiğini sanıyorum. 40 yıl bir camiada görev yaptıysanız, o camia adına 'Geçmiş olsun' denilmesi, ziyaret edilmesi son derece doğal, insani görevdir.''








hocaliyi unutanlar,unutturanlar,,size güle güle...?
Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta Ağrı'da Van'da Erzurum'da da ataları oynamıştı. Onlardan duymuşlardı. Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı... Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı: -Akçik, manç?.. (Kız mı, oğlan mı?) -Akçik... (Kız) Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi. -Tun şahetsar, ınger... (Sen kazandın, yoldaş) -Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?) -Mayrigı bedge gişdatsine. (Annesi besleyecek elbette) Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı: -Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver) Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi. Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı: -Asixn ma/, çimi yev bızdıge, aveg gındırnadabidi. Gıdıresek... (Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...) Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü...Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu. Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 14 yıl önce yaşandı. Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar, katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi. 26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri ile Hankendi'nde konuşlanmış bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı, Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşî katliamlarından birini yaptılar. 26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hâle getirilerek kentin dış dünya ile ilişkisi de tamamen kesildi. Savunmasız kalan kente giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşîce katlettiler. Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbî deneylere tâbi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular. Peki neydi bu düşmanlık? Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Millî Marşı'nda "Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün" denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yok sanırım. Dağlık Karabağ Bölgesi'nde bulunan Hocalı'ya, eski Sovyet İttıfaki Silahlı Kuvvetleri'ne ait 366. Alay 'ın desteği ile Ermeni Sılahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur. Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır. Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: "Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz" Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti; Ermenistan Devlet Başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan Başbakanı oldu. Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan Devlet Başkanlığı koltuğuna, 'Hocalı Katliamı' başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu. Hırant Dink'e Allah rahmet eylesin. Ama "Ben Ermeni değilim" Ne mutlu ki Türküm.
manas yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 20:33
cahiliye partisi
sen hala inönünün yapmak istediklerini yapıyorsun da ne oluyor o da zamanında çok yanlış yaptı chp ne zaman halkın oyu ile iktidara geldi ne zaman sevildi söylesene her zaman darbe çığırtkanlığı kaos kan görmeye alışmış bir parti oldu chp ne yazık ki kimin yüzünden atatürkden sonra yapılan yanlış politika yüzünden.atatürk variken bunlar yoktu olmazdı.inönü ve arkadaşları başlattı sonra gelenler devam ettiriyor.baykla gibi
ahmet yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 20:14
gidiyorum
abd nin yapmaya çalıştığı Türkiye modeli,şeffaflık.bu kelime iyimser gibi görünse de,kötümserliği de getirebilir.bir takım kırmızı çizgileriniz ve değerleriniz vardır.bunlarla değer kazanırsınız.ama her şeyde sanal gibi görüntü sergilenilirse,o ülkeye nasıl bir nesil yetişir söyleyeyim mi:aşırı rahatçı, ve her olguyu birbiri ile karıştırarak yaşamayı seven bir nesil.bu son cümlenin altını çizerim.
yorumcu yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 19:35
ziyaret
gitsinlerki bir daha milletin yüzüne nasıl bakacakları anlatsınlar eh Türk milleti sizi kabul etmeyenleri ben ve hükümet kabul etti soykırım biz değil atalarımızmış yapan çanakkalede de ölenler bedava ölmüş
barbaros yılmaz yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 18:33
yazık yazık
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
emre yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 17:06
Tepki
Niye tepki gösteriyorsunuz ki Ait oldukları yere gitmişler.
Efrahim yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 16:33
sizene
Yaw adam kuzenlerini ziyarete gidiyor sizi ne ilgilendirir.
Burak yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 16:24
chp'ye malzeme çıkıyor
cumhurbaşkanının erivana gidecegini açıklamasından sonra bush menmun oldugunu açıkladı bu tamamen bir amerikan taktigidir öyle bir hava yaratmak istiyor madem öyle çıkıp karardan önce deseydiya gül erivana gitmelidir diye haliyle CHP2yede malzeme çıkıyor
pelin yazıyor 04 Eylül 2008 Perşembe 15:42