Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türkiye'ye başsağlığı diliyorum

Yitirdiğimiz onlarca gencecik evlatlarımız için tüm Türkiye'ye baş sağlığı diliyorum. VİDEO
07 Ekim 2008 / 15:12
turkiye-ye-bassagligi-diliyorum
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, ''Eğer Meclis'ten savaş tezkeresini değil de barış yasalarını geçirseydik, bu gençlerimiz ölmeyecek ve bugün annelerinin, babalarının, eşlerinin, çocuklarının yanında olacaktı'' dedi.

TÜRKİYE'YE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUM
Türk, partisinin grup toplantısındaki konuşmasına, ''Şemdinli'deki çatışmada yitirdiğimiz onlarca gencecik evlatlarımız için başta aileleri olmak üzere tüm Türkiye'ye baş sağlığı diliyorum'' diyerek başladı.



BU SORUN BARUTLA KANLA ÇÖZÜLEMEZ
Herkesi sürekli olarak yaralayan ve kahreden onlarca yıllık savaşın, artık hiç kimse için dayanılacak tarafının kalmadığı bir dönemin yaşandığını ifade eden Türk, ''Sorunun ölme, öldürme mantığıyla çözülmeyeceğini 80 yıllık otoriter cumhuriyet geleneği fazlasıyla göstermiştir. Son 25 yıllık dönemde, binlerce insanımızın canına, malına, yaşamına mal olan bu kirli savaşın, nelere yol açtığını ve daha kötüsü nelere yol açabileceğini örnekleriyle görüyoruz, tanık oluyoruz. Yüreğimiz yanıyor, içimiz burkuluyor. Çatışmayı, bastırmayı, operasyonu çözüm olarak gören mantığın, askeri zihniyetin, demokratik kamuoyu tarafından mahkûm edildiğine tanık oluyoruz. Sorunun kanla, barutla, gözyaşıyla çözülmeyeceğini herkes görüyor. Bu ölümler karşısında en fazla acı çekenler, yüreği barış için çarpanlardır'' diye konuştu.

OPERASYONA DESTEK VERMEMİZ İSTENİYOR
Geçen yılki yasama yılı açılışında sorunun Meclis çatısı altında tartışılıp çözülmesi gerektiğini anımsatan Türk, şunları söyledi:
''Gerek Kürt sorununun çözümü için ve gerekse de kangren haline gelmiş kötü yönetim paradigmasını ortadan kaldıracak olan, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı çözüm programını ortaya koyduk. Demokratik Özerklik programımızla, 70 milyonluk bir ülkenin en büyük sıkıntısı olan merkeziyetçi, elit yönetim anlayışı yerine, yerinden yönetim ilkesini gündeme getirdik.

Hakkımızda açılan kapatma davası, başımızda adeta demokrasinin kılıcı gibi sallandırılarak, mevcut statükoya eklemlenmemiz bekleniyor; barışçıl ve demokratik çözüm yollarını savunmamamız ve savaşa, operasyonlara destek vermemiz isteniyor. Alternatif bir yöntem önerdiğimiz için, yargısal, siyasal, ekonomik ve sosyal olarak bize karşı bir linç furyası aralıksız olarak devam ettiriliyor.''

-''TEK ÇÖZÜM, UZLAŞMA SİYASETİDİR''-
Mecliste 25 yıldır DTP'nin olmadığını ama bu sürede ülkede kan ve gözyaşı olduğunu belirten Türk, ''DTP, bu Meclis'e 'kan ve gözyaşına artık yeter!' demeye geldi, bir yıldır durmadan bunun için çabalıyor, çalışıyoruz. Meclisi çözüm adresi haline getirmek için bin bir fedakarlık yapıyor, birçok saldırıyı görmezden geliyoruz, sineye çekiyoruz. Sırf küçük de olsa bir tartışma ve diyalog zemini oluşsun diye çabalıyoruz'' diye konuştu.

Terörle mücadele söylemleriyle, sorunun çözülemeyeceğini ileri süren Türk, ''Bu sorun demokrasi, çoğulculuk, eşit ve özgür yurttaşlık sorunudur. Ve bir tek çözümü vardır, o da demokratik ve barışçıl yollarla uzlaşma siyasetidir, diyalog siyasetidir. Ortak akılda buluşup çözmek dışında bir yolu yoktur'' dedi.

-ET VE TIRNAK GİBİ OLMUŞ İKİ HALK...-
Türk, Balıkesir'in Altınova beldesinde meydana gelen olaylarla ilgili de ''Bin yıldır etle tırnak gibi olmuş Kürt ve Türk halkının kardeşçe bir arada yaşama temellerine saldıran bu çirkin ve kesinlikle organize eylemi çok iyi düşünmemiz gerekir'' dedi.

''Altınova;da yaşanan saldırılar toplumsal barışı ve kardeşlik dokusunu bozmaya dönük bir iç çatışma provasıdır'' diyen Türk, 2005'te Mersin'de yaşanan bayrak provokasyonunun ardında ''Ergenekon Çetesinin'' çıktığını, Ergenekonun halen aktif olduğunu söyledi.

-SINIR ÖTESİ OPERASYON TEZKERESİ-
Türk, tezkereyle sınır ötesi operasyon süresinin bir yıl uzatılmasıyla ilgili görüşlerini açıklarken, ''Bu anlayışın çözüm olmadığını, daha fazla kan ve gözyaşı getireceğini ve demokrasimizi daha da gerileteceğini tekrar vurguluyorum'' ifadelerini kullandı.

Ahmet Türk, son yıllarda çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren asker, korucu ile örgüt militanlarının sayısıyla ilgili bilgi vererek, ''Bu gençlerimiz ne için ölüyor? Öldürülüyor? Bu tablo, Türkiye'nin kazananı olmayan kör bir savaşın içine doğru gittiğinin birer kanıtı değil mi? Evet bu savaşın galibi olmaz diyoruz. Bu savaşın tek bir sonucu vardır o da, halklarımızın, ülkemizin aydınlık, demokratik geleceğini kaybetmesidir. Bu savaştan çıkarı olan uluslararası güçlerdir, savaş lordlarıdır, ülkemizi demokratik sürecin dışına çekmek isteyen, milliyetçilik ve militarizmden beslenen statükoculardır'' diye konuştu.

ARTIK DUR DEMEK GEREKİYOR
Türk, konuşmasını şöyle noktaladı:
''Eğer Meclis'ten savaş tezkeresini değil de barış yasalarını geçirseydik, bu gençlerimiz ölmeyecek ve bugün annelerinin, babalarının, eşlerinin, çocuklarının yanında olacaktı. Çocuklarımız tabutlara değil, babalarına sarılacaktı. Analarımızın gözlerinden acı değil çocuklarına kavuşmanın verdiği mutluluk ve sevinç gözyaşları akıyor olacaktı. Neredeyse her gün ülkemizdeki bir ocağa ateş düşmeyecekti. Ama ne yazık ki, ölme ve öldürme politikasında ısrar sonucu bugün gencecik fidanlar toprağın altına giriyor.

Yürekleri dağlayan bu kahredici tabloya 'artık dur' demek gerekiyor. Sorunlarımızı demokrasiyle, kardeşlikle, hoşgörüyle çözebilme potansiyelimiz, tarihi tecrübemiz varken neden şiddet ve çatışmada ısrar ediliyor? Bu kör savaşı önleyecek olan halklarımız ve onun onurlu barış ve demokrasi mücadelesi olacaktır. Sesimizi daha gür çıkarıp ve artık 'bu savaşa hayır' demeliyiz. Bu savaşı daha fazla kayıp ve acılara yol açmadan sona erdirmeliyiz.''

BU GÖREV SİYASİ PARTİLERİN
Siyaset kurumunun ''Bu savaşı bir an önce sona erdirmesi'' görevi bulunduğunu söyleyen Türk, TBMM'de grubu bulunan siyasi partilere bir araya gelip sorunu demokratik ve barışçıl yollarla nasıl çözülebileceğinin ortak yolunu geliştirme çağrısı yaptı. (A.A)







KÜRT MÜSÜN TÜRK MÜ? İNSAN OLUN ÖNCE
KÜRT OLMALARI MÜMKÜN DEĞİL Yıllardır komşumuz, iş ve dert ortağımız, can yoldaşımız, mahalle ve okul arkadaşlarımız, askerde komutanım, komutanken askerim hep doğu ve güneydoğuluydu. Bakkalımız Abdül amca Siirtli, manavımız Fatih abi Diyarbakırlı, kasabımız Ersoy amca Karslı, bal satan Emin Amcamız Hakkârili, okul önlüğünü borçla aldığımız tuhafiyeci Şahap Amcam Tuncelili, pazarda balıkçımız Adıyamanlı, Lahmacuncumuz Şanlıurfalıydı. Bu işi iyi yaptıkları için ve oraları ballandıra ballandıra anlattıkları için bilirdik memleketlerini de, yoksa bize neydi memleketlerinden. Çalışkan, dürüst, sözü ve özü bir, güvenilirlerdi, ayrıca şereflerine ve namuslarına aynı Türk gibi, Laz gibi, Çerkez, Abaza, Boşnak gibi çok düşkünlerdi. Yufka yürekliydiler, yardımseverlerdi. Yolda farkına bile varmadan dalgınlıkla eşine-kızına baksan namus diye adamın suratını dağıtırlardı. Söz için, dost ve arkadaş için canlarını bile verirlerdi. Canımızı ve namusumuzu birbirimize emanet ettik kimi gün, çoğu kez bir ekmeği bölüştük, aynı kaptan su içtik. Kimi kez damat olduk, kimi kez gelin aldık, iç içe can canaydık ve halende inanın öyleyiz. Canım kardeşim Fatihi mi, Abdulümü, Şahap amcayı mı saysam bilmem ki. Fakat yıllardır "özgür Kürt" söylemi altında ASALANIN yarım bıraktığı işi taşeron ve maşa olarak yapmaya devam edenler ortaya çıktı. Adına ERMENİSTAN, BÜYÜK İSRAİL dedikleri harita müsveddeleriyle. Yol, okul, öğretmen diyorlardı ya hani, yol yapan iş makineleri yakıldı, yollar/köprüler okullar bombalandı, öğretmenler katledildi. Hamile Kürt kadınları ile beşikteki kaç bebek delik deşik edildi hunharca, kudurmuş kuduz köpek misali, Kurtuluş Savaşındaki aynı Ermeniler gibiydiler. İster batıda ister doğuda kaç masum Kürt ve Türk acımasızca öldürüldü. Biz kürdük diyorlardı ama yapılan bir gösteri yürüyüşünde öne çocukları ve eşlerini sürüyor, zorda kalınca o can bildikleri çocuklarını ve namus bildikleri eşlerini ortada bırakıp kaçıyorlardı. Hayır, bu namussuzluğu yapan kesinlikle Kürt olamazdı ki. Yabancı basına ölü taklidi yapıyorlar, kameralar gidince ayaklanıp ardına bakmadan pişkince kaçıyorlardı. Mehmetçiğe, polise haince silah sıkıyorlardı hem de arkadan ateş ediyorlardı, kalleşti bunlar besbelli. Çok düşündüm, komşu ve arkadaşlarıma tekrar tekrar bakmaya, gerçekliklerini sorgulamaya başladım utana sıkıla, bunlar mı Kürt tü yoksa bu kalleşlikleri yapanlar mı? Ama sonra yanıldığımı, yanıltılmaya çalışıldığını fark ettim çok geç olmadan. Yaptığım sorgulamalardan ve şüphelerden utanarak. Bunlar farklıydı diğerleri ise bambaşkaydı. Bu kalleşlikleri yapanlar =KÜRT OLAMAZDI=, Kürtlerin tırnakları dahi olamazdı bu hainler. Çünkü tanıdığımız KÜRTLER ne sinsiydi, ne haindi, ne kalleşti, ne namussuzdu ne de bu kadar alçaktı. Tanıdığımız ve bildiğimiz, yıllarca elele büyüdüğümüz, sonradan tanıştığımız hiçbir Kürt, gözünü kırpmadan beşikteki bir bebeği hiçbir şekilde acımasızca ve soğukkanlı bir şekilde öldüremezdi, yapamazdı, kıyamazdı. Söz konusu namus bile olsa bebeğe ve kadına dokunmazdı. Peki, bu vahşiler kimdi öyleyse? Kendilerine =BİZ KÜRDÜZ=diyorlardı ama hiçbir şekilde ne komşumuza, ne asker arkadaşımıza, ne iş ortağımıza, ne mahalle bakkalımıza, ne manavımıza benzemiyorlardı hem de hiçbir şeklide. Şahap amca değillerdi, Fatih abime hiç benzemiyorlardı, Emin amcam ile bezerlikleri yoktu ki? Peki, o zaman, namuslu, şerefli Kürt değillerse kimdi bunlar? Piyon muydular, maşa mıydılar, aldatılmış birkaç saftirk miydiler yoksa? Her ne iseler ama biliyorum ve inanıyorum ki bunlar kesinlikle KÜRT DEĞİLLERİ, olamazlardı, asla da olamayacaklardır ve beni soyadlarına =TÜRK=kelimesi dahi ekletseler ikna etmeleri mümkün değildir? Çünkü TÜRK-KÜRT olmak değil şerefli bir insan olmak ve yaşamak namusluca daha önemlidir.
HEROMAN yazıyor 09 Ekim 2008 Perşembe 10:00
BAK SEN
Acaba mehmetciklerimize mi yoksa pkk lı leşlere mi üzüldün. altınolukta halk ayaklanınca dibiniz mi çıktı siz zaten her fırsatta bunu yapıyorsunuz. artık türk milleti de işi sadece polisle orduya bırakmama eğilimine girince tırstınızmı.merak etmeyin tüm hainlerin sonu aynı olacak.
PİCADO yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 19:03
.
Gercek terörist bunlar bunlar olmasa dagda bu kadar terörist olmaz.
gazi yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 15:44
soysuzlar!
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
levent şafak yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 11:30
bu yezidlik ne ya
Yezidli = i...nelik mi bilemedim bileniniz varmı arkadaşlar.şeytana tapıyorlarmış anne oğluyla baba kızıyla kızkardeşte erkek kardeşiyle beraberliği sayesinde çoğalıyorlarmış bence doğru çünkü pkk lı itler başka nerden olacak birde diyorlar biz yezid ermeni kürtleriyiz pkk yı destekliyoruz diyorlar sizin ne olduğunuz ortada
OSMANLI yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 11:24
abd piyonları
burda ne duruyorki bunlar gitsinler k.ıraka .anaları bacıları kendileri alışmışlar kucaktan kucağa gezmeye bir barzanininkine oturuyorlar amerikalı komutanların kucağına çok seviyorlar millet olarak bu işi bunlar.adamsanız biraraya gelip savaşın ulan kahpelik yapacağınıza
OSMANLI yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 11:17
KOCA BİR DEVLET YALANIDIR...
çanakkale deniz zaferimizde ve kurtuluş savaşımız da hiç bir kürd cepheye gitmemiş,hatta arkamızdan vurmuşlardır.savaşa katıldı olayı DEVLETİN KOSKOCA YALANIDIR... savaşa katılanlar güneydoğudan ve doğudan gelen yemen ve trablusgarp da yaşayan osmanlı Türkleri,Türkmenler,zaza Türkleri,azerilerdir..her güneydoğu yazan isimli yerde kürd yaşamıyor..güneydoğu en Güzel Türk ilimizdir..buraları ermenilerden temizleyeceğiz..çalışmalar çok sevindiricidir..TÜRK IRKI SAĞOLSUN..
KIZIL ELMA yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 11:16
suç hükümette
bunları köşke çıkarıp yemek yedirende türkiye cumhuriyetinde söz hakkı verende allah belalarını versin ama önce türkler verecek tabi
a.kayra yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 11:12
yezidi ve hiristiyanlaşan kürdler
senin müslümanlıkla ne ilgin var,abd uşağı yahudi kürd..defol git bu topraklardan
.....siirt yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 10:59
yuh olsun size
türkiyede yaşayan bütün herkes kardeştir ama ahmet türk gibiler hala bunu anlayamamış.fazla sürmez senin bu konuşmaların okadar kolay değil koçum türkiyede böyle atıp tutmak
yetkin yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 10:48
bunları desetkleyen herkese yazıklar olsun
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
ARİF yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 10:47
seni konuşturanlar utansın
bu adam hem dağdakileri destekleyecek hemde meclise girecek ve ileri geri konuşacak....yazıklar olsun bu nu olmasına izin verenlere göz yumanlara...
oddly yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 10:45
turan alperen e
turan kardeş benim aksi bir fikirde olduğumu zannetme bende bu vatan için askerlik yaptım seve seve vatan için insan seve seve canını verir ama hep şehit olanda gariban kesim baksana başbakanın oğlu bakanların oğlu hep avrupada amerşkadalar askerlik yapmamak için hep yurt dışında kalıyorlar onlar oralarda sefa sürerken bizim gariban hasan mehmet şehit oluyor yazık değilmi insanlarıza baksana son 10 yılda kaç şehit verdik benim demek istediğim bu kanlar akmasın artık kanın durması için ne gerekiyorsa yapılsın. gerekirse savaşalım ne demiş mustafa kemal paşa yurtta sulh cihanda sulh. ne mutlu türküm diyene
yakup engin yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 10:44
yuh olsun
bu ülkede bunları konuşturanlara yuh olsun hiç bir dönem böyle olmadı.
Kent yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 10:39
sanada baş sağlığı dileyeceğiz sabret
bir gün sanada baş sağlığı dileyeceğiz ama bu acı verici bir durumda olacak.aklını başına al türkün ekmeğini yiyip kudurmayın.kuduz itler gibi sağa sola saldırmayın.kudurmuş itin hakkı tek kurşundur,oda er yada geç hedefini bulacaktır.
şener yozgatlı yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 09:57
ezemediler
böyle bi teröristin başını hala ezemeyen hükümete yazıklar olsun
ilker yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 09:56
sen
evet sen önce tarihini iyice öğren ondan sonra gel burada konuş işte senin gibi arkadaşlar oldukça bu ülke daha çok ağlar hatta ben sana bi şey deyimmi yakında da aynı filistin gibi oluruz ama iş işten geçer sana sadece şunu söylüyorum öncelikle 17 kardeşime allahtan rahmet diliyorum sonrada çanakkalede ölen türk-kürt tek vatan için mücadele eden dedelerime o kemikleri sızlayan dedelerime rahmet diliyorum eyvallah tarihini iyice oku ondan sonra konuş benden sana tavsiye amerikanın oyununa gelmeyin
asil türk yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 09:44
soy ismini değiştir
soy isminde olsa sana yakışmıyor kirletme sen bu isme layık değilsin sanıyormusunki cezanı bulmayacaksınız apo kuklaları
dumrul yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 09:39
VATANSEVER RUMUZLU YA CEVAP
senin kim olduğu bilmiyorum ama senin ne babalarının nede dedelerinin bu topraklar için savaştığını sanmıyorum.benim ecdatlarım bu topraklar için savaştı bende tam 16 ay dağda bu vatan haini itleri kovaladım ben senden daha iyi bilirim BEBEK KATİLLERİNİ SENDEN DAHA İYİ BİLİRİM MASUM İNSANLARIN EVLERİNİ BASIP KKARILARINA KIZLARINA TECAVÜZ EDİP ZORLA DAĞA ÇIKARIP EYLEM YAPTIRANI...SEN KİMSİN NE BİLİYORSUN ÖĞRENMİŞSİN SAYIN AHMET TÜRK....O TÜRK DEĞİL TÜRKLÜĞÜ İÇİNE SİNDİREMEYEN ASALAK SADECE ...TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE TÜRK BAYRAĞINI KABUL ETMEYEN DEFOLUP GİDER.ÖNCE ARAŞTIR BAK İNCELE NE İÇİN İTLİK YAPIYORLAR NE İÇİN EVLATLARIMIZI KALLEŞÇE ARKADAN VURUYORLAR DAHA HİÇ BİR AMACI OLMAYAN SADECE VE SADECE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ YIPRATMAK İSTEYEN DIŞ GÜÇLERİN KÖPEKLİĞİNİ YAPANLARADA YAZIKLAR OLSUN TÜRK KÜRT KARDEŞTİR.KABUL ETMEYEN VATAN HAİNİ KALLEŞTİR. BU KADAR NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.
MERT TÜRK yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 09:29
istenen bu işte
sevgili arkadaşlar,bakıyorum da sizlerin yapmış olduğu yorumlar tam da başkalarının istediği bomba fitilini ateşlemektir. pravo sizlere... çok güzel ayrıma ve ayrıştırmaya gidiyorsunuz. onun ırkı senin ırkın,o üstün bu üstün. ülkeyi kaosa doğru gittiğini bilmiyorsunuz. kardeş diyoruz, ama ana avrat gidiyoruz. ülkenin gerçekleri ile başbaşa kalmanın zamanı gelmedi mi? ne sen ne ben,hepimiz dediğimiz zaman bu ülke kurtulur.
ihsan yalçın yazıyor 08 Ekim 2008 Çarşamba 09:28