Karakter boyutu :
CHP tek parti dönemini eleştirdi
Atatürk Bulvarı'ndaki köylüler sopalarla kovulurdu
03 Aralık 2008 / 05:55

Baykal, partisinin dünkü grup konuşmasında, 1929-1946 yılları arasında Ankara Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevlerini yürüten Nevzat Tandoğan’a atfedilen iddialara değinerek şunları söyledi:
TEK PARTİ ZİHNİYETİ
"Cumhuriyet döneminde, Atatürk Bulvarı’ndan kılık kıyafeti müsait olmayan insanları geçirmiyorlardı. Poturlu, şalvarlı bir takım insanlar öyle Ankara’ya gelip bulvara giremiyordu. Tek parti zihniyeti oydu! "Kıyafetini düzelt, öyle geç" diyorlardı. Biz bir siyasi partiyiz. Yani bir kıyafet tüzüğü mü ilan edeceğiz? Türkiye’deki genel yasaların ötesinde insanları kılık kıyafetine göre yeniden tasnif mi edeceğiz?
ÇARŞAFLIYI ALACAĞIM KARDEŞİM
Kıyafeti, ’Devlete meydan okuyor’ diye algılamak bir saplantının sonucudur. Türkiye’yi zaten bölmüşler, bir de biz mi böleceğiz? Kıyafetle siyaset arasındaki ilişkiyi bire bir tutmak doğru değildir. "Neden böyle yaptınız" diyorlar. Alacağım kardeşim alacağım! Bir tek kişi olsa bile, senin ona haksızlık yapmana izin vermeyeceğim.
AŞIK VEYSEL'İ ATATÜRKLE GÖRÜŞTÜRMEDİLER
Baykal’ın örnek gösterdiği olay 1931 yılında yaşandı. Şair Ahmet Kutsi Tecer (1901-1967) o dönemi şöyle anlatıyor: (...) Veysel “Atatürk’tür Türkiye’nin ihyası”... dizesiyle başlayan destanı Ata’ya okumak için Ankara’ya gidiyor. 45 gün kalmasına rağmen bir türlü destanı Atatürk’e okumak kısmet olmuyor. “Ulus Meydanı’ndaki çarşıya, o zamanlar Karaoğlan Çarşısı diyorlardı. Saz teli almak için Karaoğlan Çarşısı’na yürüdük. Ayağımızda çarık. Bacağımızda şal-şalvar, şal-ceket, belimizde kocaman bir kuşak.! Polis geldi, ’Girmeyin, yasak’ dedi. ’Peki girmeyelim’ dedik. Polisi güya salmış gibi yürümeye devam ettik. Adam arkadaşım İbrahim’e çıkıştı. ’Kafadan gayri müsellah mısın? Girmeyin diyorum. Beynini patlatırım senin!’ diye çıkıştı. ’Biz çarşıdan saz teli alacağız!’ dedik. O zaman polis, İbrahim’e, ’Tel alacaksan bu adamı bir yere oturt. Git telini al!’ Gitti İbrahim teli aldı geldi. Tel taktık. Ama sabahleyin çarşıdan da geçemiyoruz. Sonunda matbaayı bulduk. ’Ne istiyorsunuz?’ dedi müdür. ’Bir destanımız var. Gazeteye vereceğiz!’ dedik. ’Çalın bakayım bir dinleyeyim!’ dedi. Çaldık dinledi! ’Çok iyi’ dedi. Yazdılar. ’Yarın gazetede çıkar’ dediler. ’Gelin de gazete alın!’ Orada bize telif hakkı olarak biraz da para verdiler. Sabahleyin gidip 5-6 gazete aldık. Çarşıya çıktık. Polisler: ’Oooo! Âşık Veysel siz misiniz? Rahat edin efendim! Kahvelere girin! Oturun!’ dediler. Fakat yine Mustafa Kemal’den ses yok. ”
DEDEMİ ULUS'TAN ATTILAR
Âşık Veysel'in torunu Halil Süzer dedesinin bu olaydan duyduğu üzüntüyü Yeni Şafak'a anlattı. Süzer, Baykal'ın dedesinin Kızılay'a alınmadığını söylediğini hatırlatarak, “Burada bir düzeltme yapmak gerekiyor. Dedem Kızılay'a alınmamış değil, Ulus'tan dışarı atılmış” dedi. Dedesinin hayatı boyunca hep Anadolu giysileriyle gezdiğini ifade eden Süzer, Âşık Veysel'in o giysilerinden dolayı Ulus'taki görevliler tarafından o bölgeden dışarıya atıldığını söyledi. Süzer, dedesini kıyafetlerin şöyle anlattı “Dedem köylü kıyafeti giyiyordu. Elbiselerin çoğu yamalıydı. Ayakkabı olarak çarık giyiyormuş. Çarığı bile yamalıymış. O dönemin fakirliği ile orantılı elbise giyiyormuş. Ancak o dönemin zabıtaları polisleri onu Ulus'tan atmışlar” dedi.
Yorumlarınız
Bu habere toplam ( 41 ) yorum yapılmıştır.
Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız
veysel yalakası hakettiği ilgiyi görmüş..
bitiyle kalakalmış..
ÇITAK yazıyor 30 Aralık 2008 Salı 00:20
ÜLKÜCÜLER
Köylüler Deme BAYKAL Onlar ALEVİLERDİ Niye SAPtırıyorsun VE Ve Yinede AKp ye Nasip Oldu ALEVİLERE Bu Kadar MÜSEMAHA SOnrada Ben Oruç Tutmuyorum Diye Danıştaya Dava Açıp Memur ve İşçilere İftar Yemeği İş Yerlerinde Yesinler Değilmi NANKÖRLEr Birde İSLAM Olduğunuzu veya DEĞİLİZ Deyinde ANLAYALIM
SİVAS yazıyor 29 Aralık 2008 Pazartesi 14:24
chp den için
boşuna ermeni rum partisi dememişler
çağdaş yazıyor 07 Aralık 2008 Pazar 03:57
onlarda bişeymi...
aslında şu arşivler açılsa veya gerçekler olduğu gibi konuşılsa bu köylülerin kovalanması veyselin şalvarı falan hikaye kalır....bu halk ne zulümler ne aşağılamalar görmüştür...boşuna keşke ingilizler kalsaydı dememişler..
ÇITAK yazıyor 04 Aralık 2008 Perşembe 21:49
yazık be
maalesef türkiyenün gerçekleri bunlar.sayın baykal günah çıkarıyor bence insanları kılık,kıyafet ve rengine göre ayırdığımız için bir sürü kafası çalışan bilim adamımız yurt dışında işte bu körleşmiş zihniyet yüzünden bunların hepsi.Bir Türk vatandaşı olarak CHP nin artık siyaseti bırakmasını CHP isminin Cumhuriyetin kuruluşunda görev yapmış bir parti olarak saygınlığını koruması gerekir işte o zaman pek çok şey konuşulabilir ve açıklanabilir.
veysel kara yazıyor 04 Aralık 2008 Perşembe 19:16
Gerçek tarih yazılsa
Bugün gerçeklerin çoğu saklı gerçekler yazılsa yer yerinden oynar.Merak edilen konu vahimi geldi rüyamı gördü Baykal bu zamana kadar çarşaflılar insan değilmiydi diye sorasım geliyor.Hadi bakalım son şansa az kaldı bütün jokerlerini kullansanda senin hile takiye yaptığını biliyoruz.
Adnan Yaren yazıyor 04 Aralık 2008 Perşembe 02:38
urfalı
zmanında sizde aklınızı kullanıp türkiyede fakiri fukarayı garibi gurabayı dağıtarak ipotek altına alsydınız bugün akp diye bir parti olmazdı biz bunları yapmayız onura gurura hakka hukuka sığmaz demeyin sakın hakkı haktan aldıklarını iddia ederek iktidar olanalrın insanları ne hallere düşürdüklerini gördünüz bugün her partiyi tek başına iktidara getirecek kadar onuru gururu elinden alınmış insanlar var siz halen daha uyuyun şimdi anladınızmı nasıl iktidar olunur ve nasıl bu iktidar karşısına çıkanlara efelenir nasıl kanun kitap tanımaz görün göründe ne yaptık diye hatta niye yapamadık diye dövünün.
kalecik yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 23:14
ATATÜRK
köylü milletin efendisidir derler bu doğrumu ATATÜRKMÜ söylemiş birde tek parti döneminin nasıl oldugunun itirafıdır tek parti dönemi krallık dan da beter bir yönetim oldugu ortaya çıkıyor C.H.P LİLER buna ne diyecekler yoksa bize hakaret edip duracaklarmı bizim nenelerimizi annelerimizi kızlarda okurmu günah diye diye cahil bırakmışınız ama onların çocukları okuyorlar cumhurbaşkanı başbakan bakan doktor mühendis oluyorlar kısaca maymun gözünü açtı artık eşitlik var şimdide kız çocuklarının okumaması için baş örtüsü yasagı uygulanıyor baş örtülü kardeşler okulda başınızı açın okulu bitirin bizim çocuklara siz egitim verin yoksa onlar egitim verecek bizim çocuklara iyi düşünün
edro 46 yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 16:08
tek parti dönemi sorgulanmalı
Yurdumuzu işgal eden Yunan, İngiliz, Fransız..Belki 5 bin kişi öldürmemişiz..Ama tek parti döneminde 300 bin Türk öldürmüşüz! Asmışız!..Harıl harıl!..Mahkemelerin adı da İSTİKLAL; Bağımsızlık!
Arif Baba yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 15:00
bu adam iyice bunadı
baykal kafayım yedin yoksa bunadınmı?
kemal yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 12:16
bakıyorumda laik kesimden baykal'a "yuh"lamalar var.
madem doğrudan yanasınız, baykal doğru bişeyler söyleyince neden zorunuza gidiyor.
kadir yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 12:01
İTİRAFLAR
Resmi tarih bir bir dökülüyor,yıllarca gerçek tarihi değilde, olmasını istedikleri tarihi anlattılar bize.Ama gelin görünkü hiçbirşey gizli kalmıyor hayatta günü gelince gerçekler açığa mutlaka çıkıyor.Yıllarca Ermeni katliamı yok dediler, sonra kendileri ilk ağızdan itiraf etti,Rumlara,Ermenilere ne yaptıklarını.Sonrada Baykal efendi kendi partisinin geçmişini bir güzel açıklayıverdi.Meğerse bilmediğimiz ne çok şey varmış.İtiraflarının devamını bekleriz......
HALKLAR KARDEŞTİR yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 11:50
bugün ne değişti ki?
geçmişte köylünün adam yerine konmadığından bahsediliyor. bugün durum farklı mı? dağdaki çobanla benim oyum bir mi? diyen bu zihniyet değil mi?
predatior yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 11:31
sonunda doğru bişeyler söylemeye başladın.
atatürk döneminde "köylü milletin efendisidir" lafları sadece propaganda lafları olarak kalmıştır. atatürk döneminde ve sonrasında, köylü hiçbir zaman efendi olamamıştır.
murat yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 11:14
sayın baykal
sayın baykalı bugüne kadar siyasi görüşlerinden dolayı tasvip etmedim.ancak son dönemlerdeki söylemleri ve tutumları çok olumlu.şalvar,türban,başörtüsü...hepsi bu milletin gerçekleri.bu gerçekler yok sayılamaz.bu milletin yarıdan çok daha fazlasını dışlayarak,hor görerek siyaset yapanların bu ülkeye verebileceği bir şey yoktur.umarım sayın baykal seçimlerden sonrada söylediklerinin arkasında durur.
turan yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 11:11
ak partili baykal
baykalın 70 yaşından sonra kafası çalışmayamı başladı desem yoksa beyni sulanmak demek böyle bir şeymi desem bilmiyorum ama bildiğim bir şey var her zaman söylüyorum baykal chp ye oy vermeyin diye adeta çırpınıyor üzülüyorum chp lilerin haline
yavuz yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 11:01
köylüler milletin efendisidir yalanı ortaya çıkmıştır.
o tarihlerde köylüleri cahil oldukları için burjuva takımının bölgelerine alınmazlardı. cahil köylüden iğrenen burjuvalılar devletin tahsis ettiği özel sokak güvenlikçileri tarafından korunurdu. daha meydana çıkarılmayan çok gerçek var.
tarık yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 10:56
utanmalısın
baykal utanmalısın kendinden.oy için bukadar düşülmez.sana oy veren kesim belliydi.artık onlarıda kaybettin.ben bu ülkeyi terk etmek istiyorum ne sağcısında ne solcusunda iş yok.yazık çok yazık.
ezel yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 10:34
TÜRBAN İÇİN ÖNERGE VER
sayın baykal lafı fazla uzatma sana inanmak için meclise türbanın serbes olması için önerge ver ozaman takiye yapmadığını anlayalım yoksa oy uğruna topaç gibi dönme bu halk artık cağil değil
EKREM ENEZOĞLU yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 10:31
ne güzel işte devrimci baykal
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
muro yazıyor 03 Aralık 2008 Çarşamba 10:29
DİĞER BAŞLIKLAR

Haberin olsun












