Karakter boyutu :
Evlilik stresinden böyle kurtulun
Evlilik kararıyla birlikte başlayan stresli günlerden kısa zamanda kurtulmanın yolları..
08 Ağustos 2008 / 10:26

Evlilik kararıyla birlikte stresli günler de başlıyor. Bir yandan düğün hazırlıkları yapan çiftler bir yandan da ailelerini memnun etme derdine düşüyor. Bu dönemde yaşanan stres, güzel günleri kabusa çevirebiliyor. Hem çiftler olumsuz etkileniyor, hem etrafındakiler...
Evlilik hazırlığında çiftlerin hayatında nasıl bir değişiklik olur?
Evlilik; eğitimleri, öğrenimleri, kültürleri, örf ve adetleri farklı ailelerde yetişmiş, geçmiş hayat deneyimleri, zevk ve hoşlanımları farklı olan iki kişinin hayatlarının geri kalan bölümünü birlikte yaşamaya karar vermesidir. Böylece iki kişi birlikte bir aile kurarken birbirlerinin ailesini de kabul eder ve hatta iki aileyi birleştirir, buluşturur. Evlilikte yetişkin iki insanın hem birbirlerinin ruhsal, psikolojik, sosyal ve fiziksel gereksinimlerini karşılamaları hem ekonomik bir denge kurmaları beklenir. Hiç şüphesiz sadece bununla kalmayıp arkadaş, iş çevresi ve dostları paylaşmak, çocuk yetiştirmek gibi birçok konuda uzlaşmak durumunda kalacaklardır. Evlilik, tarihsel süreç içinde bakıldığında 4000 yıllık bir toplumsal kurumdur. İnsanların toplumsal hayata geçişleri ile başlayan, insanın oluşturduğu bir kültür kurumudur. Evliliğe hazırlık aşamaları sosyal ve kültürel nedenlerle farklılıklar gösterir. Ancak bütün farklılıklara rağmen yaşanan stres ve sorunların benzer olduğunu görebiliriz.
Bir kişi evliliğe hazır olup olmadığını nasıl anlayabilir?
Evlilik için yeterli fiziksel, zihinsel, sosyal olgunluğa, yetişkinlik yaşına ulaşmış olmak gerekiyor. Dünya sağlık örgütü WHO yetişkinliğe geçiş yaşını 25 olarak kabul ediyor. Kişiliğin olgunlaşması ve evlilikle ilgili sorumlulukların üstlenilmesi için ergenlik döneminin son bulması, hayata bakışın, beklentilerin neler olduğu ve tercihler konusunda fikirlerimizin netlik kazanması gerekiyor.
Evlilik öncesi süreçte neler strese yol açar?
Evlilik kararı ve evlenme zamanına kadar geçecek olan süre ve yapılacak hazırlıklar strese sebep olur. Her yeni durum ve karşılaşacağımız sorunlar ve uyaranlar stres nedenidir ve bir tepkiyle yanıtlanır. Stres karşısında göstereceğimiz tepki aslında değişime uyum sağlamaya yöneliktir. Hazırlıklar esnasında stresle başetme yöntemlerini kullanabilirsek sorunların üstesinden daha kolay gelebiliriz.
STRESE karşı bu kalkanları kullanın
Zihinsel yöntemler: Mükemmelliyetçi düşünce biçiminden -ya hep ya hiç -vazgeçmek. Genellemelerden - ona olan bana da olur - vazgeçmek. Olumluya odaklanmak, olumsuzdan vazgeçmek. Hemen sonuca varmaktan - küçük olaylardan büyük sonuçlara varmaktan vazgeçmek.
Davranışsal yöntemler: Yapılacak işle ilgili önceden plan yapmak, işi ve zamanı programlamak. Sorunu çözmek için bilgimizin yeterli olup oladığını gözden geçirmek. İşin bitirilmesi ile ilgili yardım istemek, dost yardımı veya profesyonel yardım. Stresi artıran durumdan kaçınmak ya da stres yaratan kişi ile konuşmak. Ulaşım için trafiğin yoğun olmadığı saatleri seçmek. Dinlenmeye özen göstermek. Gevşeme egzersizleri yapmak. İletişimi artırmak, önce karşımızdakinin söylediğini iyi dinlemek.
Duygusal yöntemler: Kendine ve insanlara güvenmek. Ne istediğinden emin olmak, sık sık fikir değiştirmemek. Beklentileri gözden geçirmek, mümkün olamayanlardan vazgeçmek. Haklı mı? Mutlu mu? olmak istediğimize karar vermek. Ev, düğün hazırlığı, nikah, davetiye, gelinlik vb konuları son hafta ya da son günlere bırakmamak. Düğün günü küçük ayrıntılar büyük streslere neden olabilir, bunları önceden gözden geçirmek. Balayı ya da ilk gece ile ilgili bilgi almak.
Evlilik hazırlığında çiftlerin hayatında nasıl bir değişiklik olur?
Evlilik; eğitimleri, öğrenimleri, kültürleri, örf ve adetleri farklı ailelerde yetişmiş, geçmiş hayat deneyimleri, zevk ve hoşlanımları farklı olan iki kişinin hayatlarının geri kalan bölümünü birlikte yaşamaya karar vermesidir. Böylece iki kişi birlikte bir aile kurarken birbirlerinin ailesini de kabul eder ve hatta iki aileyi birleştirir, buluşturur. Evlilikte yetişkin iki insanın hem birbirlerinin ruhsal, psikolojik, sosyal ve fiziksel gereksinimlerini karşılamaları hem ekonomik bir denge kurmaları beklenir. Hiç şüphesiz sadece bununla kalmayıp arkadaş, iş çevresi ve dostları paylaşmak, çocuk yetiştirmek gibi birçok konuda uzlaşmak durumunda kalacaklardır. Evlilik, tarihsel süreç içinde bakıldığında 4000 yıllık bir toplumsal kurumdur. İnsanların toplumsal hayata geçişleri ile başlayan, insanın oluşturduğu bir kültür kurumudur. Evliliğe hazırlık aşamaları sosyal ve kültürel nedenlerle farklılıklar gösterir. Ancak bütün farklılıklara rağmen yaşanan stres ve sorunların benzer olduğunu görebiliriz.
Bir kişi evliliğe hazır olup olmadığını nasıl anlayabilir?
Evlilik için yeterli fiziksel, zihinsel, sosyal olgunluğa, yetişkinlik yaşına ulaşmış olmak gerekiyor. Dünya sağlık örgütü WHO yetişkinliğe geçiş yaşını 25 olarak kabul ediyor. Kişiliğin olgunlaşması ve evlilikle ilgili sorumlulukların üstlenilmesi için ergenlik döneminin son bulması, hayata bakışın, beklentilerin neler olduğu ve tercihler konusunda fikirlerimizin netlik kazanması gerekiyor.
Evlilik öncesi süreçte neler strese yol açar?
Evlilik kararı ve evlenme zamanına kadar geçecek olan süre ve yapılacak hazırlıklar strese sebep olur. Her yeni durum ve karşılaşacağımız sorunlar ve uyaranlar stres nedenidir ve bir tepkiyle yanıtlanır. Stres karşısında göstereceğimiz tepki aslında değişime uyum sağlamaya yöneliktir. Hazırlıklar esnasında stresle başetme yöntemlerini kullanabilirsek sorunların üstesinden daha kolay gelebiliriz.
STRESE karşı bu kalkanları kullanın
Zihinsel yöntemler: Mükemmelliyetçi düşünce biçiminden -ya hep ya hiç -vazgeçmek. Genellemelerden - ona olan bana da olur - vazgeçmek. Olumluya odaklanmak, olumsuzdan vazgeçmek. Hemen sonuca varmaktan - küçük olaylardan büyük sonuçlara varmaktan vazgeçmek.
Davranışsal yöntemler: Yapılacak işle ilgili önceden plan yapmak, işi ve zamanı programlamak. Sorunu çözmek için bilgimizin yeterli olup oladığını gözden geçirmek. İşin bitirilmesi ile ilgili yardım istemek, dost yardımı veya profesyonel yardım. Stresi artıran durumdan kaçınmak ya da stres yaratan kişi ile konuşmak. Ulaşım için trafiğin yoğun olmadığı saatleri seçmek. Dinlenmeye özen göstermek. Gevşeme egzersizleri yapmak. İletişimi artırmak, önce karşımızdakinin söylediğini iyi dinlemek.
Duygusal yöntemler: Kendine ve insanlara güvenmek. Ne istediğinden emin olmak, sık sık fikir değiştirmemek. Beklentileri gözden geçirmek, mümkün olamayanlardan vazgeçmek. Haklı mı? Mutlu mu? olmak istediğimize karar vermek. Ev, düğün hazırlığı, nikah, davetiye, gelinlik vb konuları son hafta ya da son günlere bırakmamak. Düğün günü küçük ayrıntılar büyük streslere neden olabilir, bunları önceden gözden geçirmek. Balayı ya da ilk gece ile ilgili bilgi almak.
Yorumlarınız
Bu habere toplam ( 13 ) yorum yapılmıştır.
Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız
kişiden kişiye değişir
evlilik bence çok güzel ve özel bi kurum.tabi kişiden kişiye değişiyor kiminin evliliği çok ii kimininki çok kötü geçiyor o evlenmeyin sakın ha diyenlerin evlilikleri problemli olduğu için kendi çaplarında uyarı yapıyolar biraz fedakar olun fedakar evlilik çocuk oyuncağı değil.
polis_esi yazıyor 10 Ağustos 2008 Pazar 20:44
çok
evlilik müthis birsey. 16 yıllık evliyim çok mutluyuz. karıma ilk günkü gibi aığım ve çok mutluyum
ulas sen yazıyor 10 Ağustos 2008 Pazar 15:28
sakın evlenmeyin diyenlere...
siz ne hakla böle bir ihtarda bulunuyosunuz?eğer inancınız yoksa bi şey diyemem ama kendi durumunuzu buraya yansıtarak kafalarda bulanıklık oluşturamazsınız.edebli olunuz,saygılı olunuz.evlenmeyelim de zina ile mi uğraşalım.belki o zaman topluma faydalı bireyler peyda ederiz ha?tam bi avrupalı gibi konuşmusunuz(!)tebrikler.
battal gazi yazıyor 10 Ağustos 2008 Pazar 10:29
evlilik
evlilik,evcilik...stresten kurtulma yoktur.evlendinmi geri dönüşüde yoktur.attınmı imzayı stressiz gün geçmiyor.geçelim lütfen boş haber bunlar.neyaparsan yap evlilik=stres.
ttt yazıyor 10 Ağustos 2008 Pazar 06:39
w
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
w yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 22:49
sakın evlenmeyin
evlilik çok irenş bir şey kadın için haksizlık bir şey ş stop to evlilik
yeşim yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 22:35
Yorumculara katilmiyorum.
Birbirinizi severek, saygı duyarak birleşmeliyiz..Eger bir insanda Allah korkusu ve kuldan utanma duygusu varsa yaninda bi de saygi olunca bu iliskiyi ask a bile dondurur emin olun yeterki iki tarafta bakimliligini heycanini ilk gunku gibi tutsun bakin o zaman neler oluyor
Burcu yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 22:06
bence
ben kadın olsam , yabancı kadınlar gibi 50-100 kisiyle olurdum.inanın bizlerin gçözünde tecrübe çok önemli. namus falan önemli değil benim için
arif soy yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 19:29
bakın
bence kocanız aldatıyorsa sizde aldatın. bakın ozaman nası düzeliyorlar
misafir yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 19:28
SSS
Evlenmeyin diyen kisilerin yorumuna katiliyorum.
Evlenince gercekten ASK,SEVGI denen bisey kalmiyo.
Belki Aldatmalar,yüz göz olmalar bile oluyo.
SAYGI cok önemli, 1defa yok olunca bidaha düzelmiyo..
SSS yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 14:06
Hayal ve Gerçek
Zamanın içinde kurulan onca HAYAL ve üstüne üstüne gelen beklentiler. Boşa giden hayat. Evliliğin sadece bayan üzerine olduğunu bana kimse söylememişti.Sorumluluk sıkıntı.. fatura.. yatak odasını sırtında taşımak zorunda sıkıntı evlilik hazırlığı değil evlendikten sonra geri dönememek
Hayalim Ben yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 11:55
bence de evlenmeyin
evlendikten sonra insanlarınmaskesi düşüyor.nişanlıyken cok romantik olan insan evlenince aynıs omuyor.hep nişnalı kalmayı isterdim.evlilik aşkı öldürüyor.bir de bir ailenin cahil diğeer ailenin kültürlü olması da catışmayı doğuruyor.
esranur yazıyor yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 11:36
sakın evlenmeyin...
evlenmeden önce yasanan stresin milyon katı evlendikten sonra yasanıyor.anlaşmak sevmek falan hikaye hepsi..aynı evin içine girince hersey değişiyo.fedakarlık yaptıgın kişinin bunu takdir etmediğini görünce ve p...lik peşinde oldugunu görünce tek duygun kalıyo geriye..kendinden nefret etmek...sakın yapmayın inan değmiyo..çok saçma bişey..sevgi imzayı attıgın anda zaten bitiyo..evlilik evlerinde aileleri tarafından baskı gören kadınlar için güzel o kadar gerisi boşş..
e. yazıyor 08 Ağustos 2008 Cuma 10:43
DİĞER BAŞLIKLAR

Haberin olsun













