Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fırsatçı olsaydım G.Saray'a giderdim

Teknik direktör Abdullah Avcı, çarpıcı açıklamalar yaptı.
20 Temmuz 2008 / 11:15
Firsatci-olsaydim-GSaraya-giderdim

Son iki sezondur oynattığı futbolda Süper Lig'de 4 büyük takımların korkulu rüyası olan İstanbul Büyükşehir Belediye takımının başarılı teknik direktörü Abdullah Avcı, geçen sezon Galatasaray'dan aldığı cazip teklifi kabul etmemesini 'etik' nedenlere bağladı.

İşte Abdullah Avcı'nın çaprıcı açıklamaları...

Her geçen sezon lige daha fazla asılan bir takım görüyoruz. Hedef, kademeli olarak zirveye çıkmak mı?
Çok sağlıklı ve kurumsal bir yapımız var. Geçen yıl ligi orta sıralarda bitirdik ama büyük takımlara karşı aldığımız başarılı sonuçlar, fair play ruhuna olan saygı ve pozitif futbol ile kamuoyundan çok olumlu tepkiler aldık. Bu sene kupada iddialı ve fiziki kalitesi daha yüksek bir takım olmayı hedefliyoruz.

'Güzel futbol' felsefesini mi, yoksa sıralamada yukarılarda olmayı mı tercih edersiniz?
Bence iyi oyun daha önemli. Oyuncunun ve seyircinin keyif aldığı futbol zaten sonuca da etki edecektir. Biz oynadığımız iyi oyunla takdir ediliyoruz zaten.

Ama bu, kısa vadeli bir tatmin olmuyor mu? İnsanlar sizi iki yıl sonra iyi oyununuzla değil, sıralamadaki başarınızla hatırlayacak.

Büyük kulüplerin arasında bizim ön plana çıkmamız için yapmamız gereken gerçekçi atılımlar var. Anadolu'dan şampiyon çıkma beklentisi koca bir yalan ve hayaldir. Biz oynadığımız oyunla insanları tatmin edip büyük takımlara kafa tutabiliyorsak gerçekçiyiz demektir. Biz burada insanlara hayal satmakla görevli değiliz ki.

Büyükler dışında şampiyonluk hayal diyorsunuz. Geçen yıl Sivasspor'un başarısı size bir güven vermedi mi?
Sivas'ın çıkışına saygı duyuyorum. Ama kısa vadeli çözümler değil, sağlam temeller atıp uzun vadeli, istikrarlı duruşlar ortaya koymamız lazım. Bu ligimizin sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyi ile alakalı bir durum. Temelde doğru şeyler yapmamız lazım ki, Türk futbolunu büyüklerin tekelinden kurtarabilelim. İşte o zaman Anadolu'dan şampiyon çıkacağından söz edebiliriz.

Yakın zamanda öyle bir ihtimalden bahsedilebilir mi?
İtiraf etmeliyim ki ben yakın zamanda öyle bir iyimser tablo göremiyorum. Bu, uzun soluklu bir projenin ortaya koyacağı bir durum. Okul eğitimi ile futbol eğitimini bir arada çözeceğimiz zaman bu durumdan bahsedebiliriz ancak.

Bu anlattıklarınızdan, başarı için kıstasın para olmadığı sonucu mu çıkıyor?
Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı düzeldiğinde ve Türk futbolcusunun altyapı ve eğitimini doğru aldığı bir ortamda başarı kaçınılmaz olur. Rahmetli Hasan Doğan'ın da bu konuda ciddi projeleri vardı. Bunlar ne zaman hayata geçer bilemem. Çünkü sıkıntılı ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Belki bunları ben bile göremem ama çözümün, temeldeki sorunların giderilmesinde olduğunu söylüyorum ben.

Kendinize uzun vadeli bir hedef koydunuz mu?
Herkes gibi benim de hedeflerim var elbet. Ben kademe kademe ve sağlam adımlarla yol aldığımı düşünüyorum. Tepeden bir yerlere inmedim. İnmem için sunulan fırsatları da teptim. Ben 3 yıl Süper Lig'de yardımcı antrenörlük yaptığım halde kimse beni bilmiyordu. Milli Takım'da elde ettiğim başarıdan sonra ismimi öğrendiler. Ama elde ettiğim her başarıda bile başarımı küçümseyen bahaneler ürettiler. Ama gün gelecek üretecek bahaneler kalmayacak. Doğru zaman ve zemin oluştuğunda ben de hedeflediğim yerde olacağım.

Geçen sezon Galatasaray'dan aldığınız teklifin neresinde terslik vardı?
Zamanı doğru değildi. Benim felsefem, doğru işler yapıp bir yerlere gelmek. Birilerinin sırtına basıp ilkesizce fırsatçılık yapmak değil.

Sizin açınızdan mı, G.Saray açısından mı doğru zaman değildi?
Ortam açısından doğru bir zamanlama değildi. Teklifi kabul etmem etik olmazdı. 2 hafta sonra şampiyonluk mücadelesi veren bir takımdan transfer teklifi alıyorsunuz. Ayrıca ligin bitmesine 6 hafta kala, 2 yıldır emek verdiğiniz bir takımı yüz üstü bırakıp gitmekle gitmemek arasında tercihe zorlanıyorsunuz. Gitmek benim etik anlayışıma ters geldiği için kaldım. Fırsatçı biri olsaydım şu an Skibbe'nin yerinde ben olabilirdim.

Dönüp arkaya baktığınızda çok katı davrandığınızı düşünmüyor musunuz?
Benim hayatta kendimce ilkelerim var, bunlardan biri de 6 ayda bir kulüp değiştiren model olmak istemem. Ki, bu Galatasaray da olsa ilkelerimi bir kenara bırakıp o teklife balıklama atlayamazdım. Benim yerimde başkası olsa Galatasaray'ın 'G'sini bile duysa giderdi. Ama benim ihtiraslarım yok. Galatasaray olacaksa gelecekte de olur, olmayacaksa da olmaz. Bulunduğum kuruma doğru hizmetlerde bulunmak önemli. Demek şu an bulunduğum yerde doğru işler yapmışım ki, Galatasaray gibi büyük bir camia tarafından onurlandırılmışım.

Süper Lig'de genç jenerasyonun bir çıkışı göze çarpıyor. Bu, Türk futbolunda neyin göstergesidir?
Başarıyı ben uzun vadeli değerlendiriyorum. Tolunay Kafkas, Bülent Uygun, Hakan Kutlu, Ertuğrul Sağlam gibi isimlerin daha 1-2 yıllık geçmişleri var. Uzun vadede neler yapacağımıza bakmamız lazım. Bu jenerasyonun daha sağlıklı ve programlı olduğunu, futbolcularla ilişkilerde daha bilinçli davrandığını düşünüyorum.

Türk futbolunda bir şeylerin sıkıntısını çektiğiniz hissediliyor. Hakem, yönetici, basın ya da taraftar. Bunlardan hangisi sizin için bu sıkıntının temel sebebini teşkil ediyor?
Hepsi... Net bir şekilde hepsi diyorum. Kendimizi de bunun dışında tutmuyorum. Teknik direktörler ve menajerler de bu sorunun bir parçası. Bu unsurlar, eğitimsiz bir toplumun mensubu olmamızın doğal sonucu maalesef. Buna futbolu provoke eden oyuncuları da sayabiliriz.

Çözüm Öneriniz Nedir?
Kaplumbağa hızı ile ilerleyen bir toplum olduğumuz için çözümlerimiz olsa bile çok ağır hayata geçiyor. Ayrıca kaos ortamlarından beslenen bir toplumuz. Bunları yaşayıp geçiş döneminden sonra daha eğitimli futbolcu ve yöneticilerin gelip Türk futbolunda söz sahibi olmasını bekleyeceğiz. Bugün holding yöneticileri gelip futbolumuzu yönetmeye çalışıyor. Çözüm için bunların değişmesi ve futbol kültürünün içinden gelen eğitimli insanların söz sahibi olması lazım.

Zaman








hıhıhı
hala kabullenmio geri olduğunu
gs1905 yazıyor 22 Temmuz 2008 Salı 03:21
sedoya
sedo sen daha adam olamadınmı"""
sedoya yazıyor 21 Temmuz 2008 Pazartesi 00:42
ben kenan
sedo ben sharppoint 50 hatırladın demi beni
ben kenan yazıyor 21 Temmuz 2008 Pazartesi 00:42
valla gs 1905
sana gereken cevabı 2 kere yazdım. ama bu sıtenın gs lı edıtorunun zoruna gıttıgı ıcın buraya yazmıyor.. valla ellerım yoruldu sana tarıhten ve gunumuzden gs nın yaptıgı pıslıklerı yazmaktan.. valla bırdaha da ugrasamam.. sen eksıklıgınle kal orda...
cenk yazıyor 21 Temmuz 2008 Pazartesi 00:30
hah ıste senın sorunun burda gs1905
hala fenerlı olmanın kupa yada sampıyon olma sevgısınden ote bırsey oldugunu anlayamamıssın. zaten fındık kadar beynınle bunu anlamak cok buyuk hata.. eger hıleyle,sıkeyle, saıbelerle dolu bır sampıyonluk yada kupa fenere gelecekse hıc gelmesın. gercekten bu hıc sorun degıl. turkıye kupasını hıc almasakta sorun degıl. cunku bızler turkıye kupasının artık bırılerıne federaasyon ıcındekı bazı pıslıkler tarafından peskes cekılen bır kupa oldugunu bılıyoruz. dıkkatını bırsey cekıyormu.. son yıllarda kupayı lıg sampıyonu olan takımdan baskası alıyor.. hıc dıkkat etmıyormusunuz buna??? yaaaaaaaa... anlatabıldımmı?? pardon.. anlayabıldınmı????
cenk yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 23:44
üzülmeyin
tamam üzülmeyim fenerliler bu sene şampiyon olmucaz uefayı super kupayı alıp sampiyonlar liginde(şampion klüpler kupası eski adı) yarı final 4 kere çeyrek final oynayıp milan barcelona arsenal realmadrid juventus liverpool vb devleri yenmenizi beklicez o zaman bize ulaşabilirsiniz hebide türkiye kupasında bizi geçmeniz lazım işte o zaman rahatlıcaksınız biz beklioyoruz ama bunu benim torunumun torunu görürmü bilmem inşallah görür
gs1905 yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 23:04
ibrahım efendı
eger lıgın basından ıytıbaren maclar adaletlı yonetılseydı, gs nın zıttırıktan penaltıları olmasaydı, faulden ofsayttan attıgınız onca gollerle gelen puanlar olmasaydı gs buralara kadar gelebılırmıydı? buyuk ıhtımalle kume dusme sınırının az ustunde olurdu. ama tam tamına bu sene hakem hatalarıyla 21 puan kazanmıs bır takımın alnımızın akıyla sampıyon olduk soylemlerı ılgınc ve hatta komık. sonuc basarı olsunda ne olursa nasıl olursa olsun dıyen, orta hakemı satın alamıyorsam yan hakemı alırım dıye kameralara konusma yapan bır klup baskanının taraftarlarınında farklı olması zaten beklenemezdı..
cenk yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 21:19
çamur atmayın
ne var belediye maçında..onun sayesinde mi şampiyon olduk...feneri yendik arkasından sivası yendik ikiside şampiyonluk adayıydı..bırakın bu masalları biz en büyügüz.
ibrahim ayyıldız yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 20:07
fırsatı para olarak aldın zaten!!!
bakınız 2007-08 sezonu 6s-ibb maçı...!
KAMAŞULLAH yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 16:39
gfb
biliindik şeyler..Cincin terbiyesizinden daha ne beklersinki???işleri güçleri dalavere bide haklarıyla kazansalarr..
sedat yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 15:57
Seni iyi kullandılar
İşleri zora gidince sana göstermelik bir teflik yapıp,takımının aklını çeldiler.Sonrada güle oynaya ibb 'yi yendiler.Daha önce büyüklere hiç yenilmemiş olan ibb gs'nin kalesine şut bile atmadan maç bitti.Günaydın abdullah avcı.Daha yeni mi anladın ?
kralex yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 14:35
zor dostum zor
eziklik gerçekten zor be kardeşim üzülmeyin zamanla sizinde olur
hocanintorunu yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 13:51
Maçı sattın
Geçen sezon son maçını satarak zaten görevini yaptın sen.
kerim yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 12:28