Önce Ali Şenle sonra Aziz Yıldırımla çalıştı. Fakat iki başkanla da kavgalı bir biçimde ayrıldı. Şadan Kalkavan eski defterleri boxer için açtı. Asıl işi armatörlük ama onu Fenerbahçe yöneticisi olarak tanıyoruz. Ali Şen döneminde Fenerbahçe futbol şubesinin başında o vardı. Tam yetkiyle göreve gelmişti. Fenerbahçenin Trabzonsporu hem de Trabzonda 2-1 yenerek şampiyonluğunu ilan ettiği sezonun sonunda Ali Şen ile anlaşmazlığa düştü ve istifa etti. Sonra yolu bir kez daha Fenerbahçeyle kesişti. Aziz Yıldırımın başkanlığı döneminde aynı görevi üstlendi. Fakat yıldızı Ali Şen ile olduğu gibi Yıldırım ile de barışmadı ve yine istifa etti. Muhtemelen o Fenerbahçenin en muhalif ismi. Şadan Kalkavan birlikte çalıştığı başkanlar dahil şimdiye kadar çok kişiyi eleştirdi. Fakat hiçbiri boxerda açıkladıkları ve konuştuklarıyla kıyaslanamaz.
Fenerbahçe önce Tuncay Şanlıyı ardından Mehmet Aurelioyu kaybetti. Yönetim zamanında müdahale etseydi bu futbolcular kalabilir miydi?
Aurelio orta sahanın kalbiydi. Ayrıca Türk statüsünde oynuyordu. Başkan "Futboldan da inşaattan da anlarım" diyor. Futboldan anlayan birinin Aurelionun gidişine ses çıkarmamasına şaşıyorum. Yönetim Ocak ayında Tuncaya da Aurelioya da zamanında sözleşme imzalatmak için çaba sarf etseydi, inanıyorum ki ikisi de kalırdı. Sadece onlar değil. Serkan ve Rüştü de gönderildi bu takımdan.
Bu futbolcuların ayrılmalarına neden göz yumuldu?
Aziz Yıldırımın Fenerbahçeye çok büyük katkıları oldu. Bunu kimse inkar edemez. Fakat insani yönden futbolcularıyla ve taraftarıyla kopukluğu var.
Güiza transferini nasıl değerlendiriyorsunuz?
İyi transfer. Fakat 35 milyon dolara mal olmuş bir oyuncu. O kadar para etmez. Bana göre Güizanın Semih Şentürkten bir fazlası yok. Bir Semihin aldığı paraya bakın, bir de Güizanın aldığına. Adaletsizlik var.
Siz 1995-1996 sezonunda Fenerbahçede yöneticiyken 1994 Dünya Kupasını kazanan Carlos Alberto Parreirayı getirmiştiniz. Şimdi de Euro 2008 şampiyonu Luis Aragones takımın başına getirildi. Bu iki teknik adamı kıyaslar mısınız?
Kıyaslama yapmam. Parreira Dünya Kupasını alıp bize geldi. inanılmaz sıcak bir o kadar da otoriter ve insancıldı.
Zico kalmalı mıydı?
Takım tam kaynaşmışken Zicoyu gönderip Aragonesi getirmekle iyi etmediler. Başkan, Ziconun gidişinin parayla alakası olduğunu söyledi ama yargısız infaz yaptı.
Emre Belözoğlu transferine ne diyorsunuz?
Emreyi 14 yaşında Zeytinburnusporda oynadığı dönem Fenerbahçeye almak için çok uğraşmıştım. Beylerbeyinde gençler maçını izliyorduk. O maçta Emreyi beğendik ve kulübünden istedik. Daha çocuk yaşta olduğu için babasının onayı gerekiyormuş transferi için. Ben de babasını çağırdım. Yazıhaneye geldi. Kendisinden Emreyi istedim. Bana "Abi ben Galatasaraydan Salih Hocaya söz verdim. Keşke daha önce söyleseydiniz" dedi. Böyle olunca transferden vazgeçmek zorunda kaldım.
Emre o günlerde Fenerbahçeli miydi?
Evet. Bana bunu babası söyledi. "Oğlum Fenerbahçelidir" dedi. Hatta odasının duvarlarına Fenerbahçeli futbolcuların posterlerini astığından bahsetti.
Siz 1995 yılında İngiltereden Dalian Atkinson ile Elvir Boliçi transfer etmiştiniz. O iki golcüyü Güizayla kıyaslarsanız nasıl bir sonuç çıkarırsınız?
Boliçi iki milyon 900 bin dolara aldık Gaziantepspordan. Atkinsonu ise Aston Villadan 500 bin dolara getirmiştik. Atkinson Galatasaray maçında hat trick yapmıştı. İkisinin golleriyle şampiyon olmuştuk.
Atkinson çok renkli bir kişilikti. Onu nasıl disiplin altında tutmuştunuz?
Atkinsonu transfer ettik. Havaalanına karşılamaya gidiyoruz. Ben öndeyim Ali Şen arkada. Ali o zaman başkan, ben de futbol şube sorumlusuyum. Yolda bana Atkinsonun arıza, psikopat ve alemci bir tip olduğunu, onu biraz korkutmamız gerektiğini aksi takdirde başımıza bela olacağını anlattı. "Şadan sen tabancayı göster de adam korksun" dedi. "Ali saçmalama ben tabanca falan göstermem kimseye" dedim. Neyse uçak indi. Atkinson geldi. Benim arabaya bindik. Ali ile Atkinson konuşmaya başladılar. ingilizce konuşuyorlar. Ben de çat pat eşlik ediyorum. Bir süre sonra anladım ki Ali, Atkinsona "Bak bu adam mafyadır, adamı öldürür" diyormuş beni göstererek. Atkinson panikle bana bakıp, "Ooo mafya mafya" demeye başladı. "Ne mafyası lan, ben mafya falan değilim" dedim. O arada koltuğun ortasındaki dirsekliğe bir baktı ki silah var. Tabancayı görünce korkudan bembeyaz oldu.
Parreira zamanında Başkan Ali Şenin sık sık soyunma odasına indiği söylenirdi. Bu doğru muydu?
Doğru. Hatta bir keresinde takım çok kötü oynuyordu. Devre arası soyunma odasına indi. "Şunu çıkar bunu al" diye hocaya fikir verdi. Ali Şen ile birlikte biz de inerdik. Ali, Parreiranın işine karışınca hoca "O zaman ben gideyim takımın başına sen geç" dedi. Ali şaşırmıştı. Hayıflanarak bize döndü. "Yahu takım şampiyon olamazsa bu adam çekip gidecek, taraftarla ben yüz yüze kalacağım" dedi.
Parreira gerçekten Ali Şenin müdahalelerinden dolayı mı ayrıldı Fenerbahçeden?
Eşini bahane edip ayrıldı. Ali bize öyle dedi. Ama bence Oğuz ve Aykutun gönderilmesine üzüldüğü için ayrıldı.
Oğuz Çetin ve Aykut Kocaman neden gönderilmişti?
Trabzonspor ile oynadığımız şampiyonluk maçının öncesi bayram arifesiydi. Oğuz ve Aykut yanıma gelip eğer mümkünse takım olarak bayram öncesi paralarını almak istediklerini söylediler. Dedim ki "Çocuklar bankalar kapalı. Trabzon maçı geçsin söz veriyorum paralarınız ödenecek." Sonra Trabzona gittik. O sırada Ali Bodrumdaydı. Beni aradı. Oğuz ile Aykutu kadro dışı bırakmamı söyledi. Meğer çocukların gelip benden para istemeleri Alinin kulağına gitmiş. Ali de buna tepki olarak onları kritik Trabzonspor maçı öncesi kadro dışı bırakma kararı almış. Müsaade etmedim. "Ben Ali Şen değilim. Sen futbol şube sorumlusu ol, o zaman onları kadro dışı bırakırsın" dedim. Maça çıktık. 1-0 gerideyken önce Oğuz ardından Aykutun golleri ile Trabzonsporu 2-1 yendik. Sonrasında da şampiyon olduk. Fakat Ali Şen iki futbolcunun da kulüple ilişkisini kesti. Zaten sonra ben de Selim Soydan ile birlikte istifa ettim. (Vatan)
























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder