YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,1915
Değişim
0.17
EURO /
Alış
1,7715
Değişim
1.14
IMKB
39.570


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

700 yıldır çürümeyen cesedin SIRRI

Mumyalanmadığı halde 700 yıldır bozulmadan duruyor.
17 Temmuz 2008 / 14:16
700-yildir-curumeyen-cesedin-SIRRI
Mumyalanmadığı halde 700 yıldır camekanlı sandukada bozulmadan duruyoran naaşın sırrını çözmek için bilim adamları harekete geçti

ELAZIĞ’ın Harput Mahallesi'ndeki Arap Baba türbesi içersinde bulunan ve mumyalanmadığı halde yaklaşık 700 yıldır bozulmayan ceset, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün izni ile bilim adamları tarafından türbeden alınarak incelenmek üzere Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürüldü. Mumyalanmadığı halde bu kadar uzun süre bozulmadan duran naaşın sırrının çözülmeye çalışılacağı belirtildi.
Elazığ’ın Harput Mahallesi'nde bulunan Arap Baba türbesine Vakıflar Genel Müdürlüğünün izni ile dün gelen bilim adamları, türbede bulunan ve yaklaşık 700 yıllık olduğu tahmin edilen Arap Baba’nın sanduka içerisindeki naaşını alarak Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürdü. 700 yıl geçmesine rağmen mumyalanmadığı halde bozulmadan duran naaşın sırının yapılan incelemelerde ortaya çıkarılmaya çalışılacağı belirtildi. Üniversitede yapılacak olan çalışmalarda, Arap Baba’nın kesin yaşının da tespit edileceği belirtildi.
Elazığ’ın Harput Mahallesi'nde bulunan Arap Baba Türbesi'ndeki Arap Baba'nın naaşı, yıllardır ziyaretçilere açık tutuluyordu. Türbenin içinde cam bir bölmede sergilenen naaşın başında bir görevli duruyor. Yeşil örtü ile üzeri kapalı olan naaşı görmek isteyenler örtüyü kaldırarak bozulmadan duran naaşı görebiliyordu. Naaşın kafa kısmı ise gövdeden kesilmiş olarak yanında duruyordu.

VALİ: GÖMÜLMESİNDEN YANAYIM
Elazığ Valisi Muammer Muşmal, Vakıflar Genel Müdürlüğünden gelen bir ekibin naaşta bozulma olup olmadığını incelemek için naaşı türbeden alıp Hastaneye götürdüklerini doğrulayarak, “Bir ara naaştan bir koku geldiği yönünde şikayetler oldu. Bunun üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü inceleme yapmak için böyle bir yola başvurmuş olabilir. İncelemeden sonra naaşı yerine bırakacaklar” dedi. Naaşın bundan sonra açık olarak sergilenip sergilenemeyeceği yönündeki bir soruya ise Vali Muşmal, “Benim fikrim naaşın diğer cesetler gibi toprağa gömülmesinden yana. Müftü Bey de böyle olmasını uygun gördü. Ancak buna bilim adamları karar verir” diye konuştu.

ARAP BABA KİMDİR?
Bazı kaynaklara göre Arap baba Harput velilerinden. Gerçek adı Yusuf olup, babasının adı Arabşah’tır. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Doğum tarihi ve yeri belli değildir. On üçüncü asırda yaşadığı rivayet edilen Arap Baba, Harput’un fethi için gelen Selçuklu kumandanlarından olup, aynı zamanda büyük bir velidir.
İslamiyeti yaymak için bazan kılıç kullanan Arab Baba çoğu zaman insanlara doğru yolu göstermek için vaaz ve nasihatlerde bulundu. Sık sık, “Kılıçla geldim kalemle gideceğim” dediği belirtiliyor. Vefat tarihi belli değildir. Arab Baba’nın türbesi 1279 tarihinde yapılmıştır. Türbenin alt katında kabir odası, üst katında ise ziyaret edilen sanduka vardır. Arab Baba’nın kabrinin bir özelliği de naaşının herkes tarafından görülebilecek şekilde açıkta olmasıdır. Türbe içinde üzeri yeşil kumaşla örtülü camdan bir sanduka içerisinde bulunan Arap Baba, çürümemiş cesedi ve kesik başı ile büyük bir ilgi toplamaktadır. Çürümemiş cesedi görmek isteyen ziyaretçilere, sandukanın örtüsü açılarak gösterilmektedir.

ARAP BABA EFSANESİ
Yaygın inanışa göre, çok eski yıllarda Harput’ta büyük bir kuraklık başlamış, yağmurlar yağmaz, otlar yeşermez olmuş. İnsanların yağmur duasına çıkmaları, yalvarıp yakarmaları fayda etmemiş.
Bir gece Harput’ta Arap Baba türbesine yakın evlerden birinde oturan Selvi adlı yaşlı bir kadın rüyasında, Arap Baba’nın türbedeki naaşının başını kesip bir dereye atarsa yağmur yağacağını görmüş. Komşularına anlattığı rüyası bütün Harput’a yayılmış. Günler geçmiş Harput’a bir damla yağmur düşmemiş. Kıtlık kapıda. Çaresiz kalan insanlar Selvi Nine’yi Arap Baba'nın başını kesme konusunda ikna etmeye çabalamış. Ancak yaşlı kadın buna cesaret edemeyince, bir gece evinin etrafında toplanıp evi taşlamaya başlamışlar. Ertesi sabah yaşlı kadın çaresiz, yüreğindeki korkuları bastırmaya çalışarak, Arap Baba’nın türbesine gitmiş ve cesedin başını keserek dereye atmış. Bunun üzerine yağmurlar haşlamış başlamasına ama kıtlıktan daha büyük bir felaket yaşanmış. Seller coşmuş, dereler taşmış. Yağmurlar bir rahmet olmaktan çıkmış, felakete dönüşmüş. Yine bir gece Selvi Nine rüyasında bu defa Arap Baba’yı görmüş. Arap Baba, “Eğer başımı attığın yerden alıp yerine koymaz isen yağmurlar dinmez, senin de halin haraptır” diye öfkeyle bağırmış. Yaşlı kadın, sabah korkuyla uyanıp dereye indiğiunde, kesik başın dere kenarında durduğunu görmüş, hemen alıp getirip sandukada yerine koymuş. Ardından yağmurlar dinmiş ve her şey eski haline dönmüş.








pirivanı zat
pirivanı zattır o. bir zamanlarda alıp incelemek için yurt dışına çıkartmışlardı. ne oldu hiç bir şey bulamdılar geri getirdiler.evliyaların cesedi cüremez. önce bi alimlere danışında ondan sonra götürün inceleyin tabi ne bulacaklarsa. kokma falan yok inanmayın bende elazığlıyım hiç öyle bir koku ne yayıldı ne de olduğu hakkında bir söylenti çıktı.
elaziz yazıyor 31 Temmuz 2008 Perşembe 19:45
esma er e
iyi kokladınmı cennetmi kokuyor :),töbe ya
xxx yazıyor 21 Temmuz 2008 Pazartesi 10:28
mubarek zat
bırakında zati muhterem yerinde rahat uyusun. şu zamandaki insanlar birazcıkta olsa zati muhteremin naşından ders alsın.
reis gülüm yazıyor 21 Temmuz 2008 Pazartesi 09:39
ne mumyası
"şehitlere ölü demeyiniz zira onlar ölü deildirler"allahutaala böyle diyor ama bizim vakıflar genel müdürlügü napıyor bir şehidin naaşını otopsiye götürüyor yaşını öğrenecekmiş de nasıl mumyalanmadan kalmış mış? burası mısırmı yazıklar olsun size ve size bu izni verenlere.
mantık yazıyor 20 Temmuz 2008 Pazar 11:44
yalana bak
yalana bak bir ara koku geliyormusta onun icin incelemiye almislarda yalan yalan yine ne hainlik düsünüyorlar kokusu cikar arap baba türbesini bende ziyaret ettim miski amber kokuyor cennet kokusu yani gül kokusu hatta görevliyede sordum buraya özel bi kokumu koyuyorsunuz diye hayir cevabi aldim, bir ara koku gelmiste geldiyse bir ara gelmis gecmis niye mubaregi rahatsiz ediyorsunuz niye alipta götürüyorsunuz bu mubardek zati,minareyi calan kilifini uydururmus,bence o mubarek zati derhal yerine koyun gelenler ibret aliyor ALLAHA olan inanci iyice kuvvetleniyor bunlarin düsündükleri seytanice bir düsünce ALLAH ISLAH ETSIN AMIN
esma er yazıyor 19 Temmuz 2008 Cumartesi 21:03
ilahi mucize
bunun bir bilimsel açıklaması yok arkadaslarım Allah'ın ilahi bir rahmetidir bu imansız lar hangi cesaretle gidipte bir zatın türbesine giripte o zatı oradan alıp üzerinde incelemeler yaparlar müslümanlığımız bu mu bizim yani mübarek zata yattığı yerindede mi huzur yok
gakkoş yazıyor 18 Temmuz 2008 Cuma 15:07
rahat bırakın
zamane aydınlarının kokutmadığı bir O kalmıştı.Rabbim yardımını esirgemesin inşallah bizlerden,yoksa insanoğlunun işi yaşşş...
hocanasrettin yazıyor 18 Temmuz 2008 Cuma 11:04
İlginç..
Şehit olanların cesedi çürümezmiş diye duymuştum ben...
TheConqueror yazıyor 18 Temmuz 2008 Cuma 10:53
mumyalaşma
Arkadaşlar insan cesedi bulunduğu ortamlara göre başkalaşım gösteriyor,genelde çürüyor ama suyun içinde kaldığı zaman sabunlaşma denilen şey oluyor (köpük gibi),az nemli ve rüzgarlı yerlerde kalmışsa da mumyalaşma oluyor yani kuruyor çürümüyor. Harputta az nemli ve rüzgarlı bir yer o nedenle mumyalaşmış.Dünyada böyle çok ceset var.Bu işin bilimsel yanı.Ama böyle olması muhterem bir zat olmadığı anlamına gelmez adına türbe yapılmış ,ziyaret edip görmekte fayda var.
bersan yazıyor 18 Temmuz 2008 Cuma 10:00
değiL
Allah rahmet eylesin..
iLginç yazıyor 18 Temmuz 2008 Cuma 09:54
ALLAH'ın rızasıyla
arkadaşlar ALLAH'IN rızasıyla naaşı o durumda kalmış yanı bu bılim adamları neyı araştırıcak resmen salak bunlar.hiçmi inançları yok bunların ..bilmiyorlarmı ALLAH isterse geceyi gündüz,gündüzü gece yapar,yani daha neyin peşindeler kendilerini ne sanıyorlar .....
baran yazıyor 18 Temmuz 2008 Cuma 09:08
ateistler
gelinde bunuda açıklayın bilimle bakalım nasıl yapacaksınız.Allahın varlığını inkar edenler ne büyük bir belanın içindedirler ama bunu göremezler.Allah onun ve onun gibi bütün ALLAH dostlarının makamlarını yüceltsin.
kaan nuri yazıyor 18 Temmuz 2008 Cuma 09:07
DERSİMİN PARCASIYDI NEDE OLSA
ARKADASLAR TABİKİ BOYLE SEYLER VAR ZAMANINDA DERSİM TOPRAKLARI ARASINDA BULUNUYOR NEDE OLSA HARPUT SIZ BIRDE KUREYSI GORUN
EREN KELES yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 22:15
tas
Ben gittim gordum.GErçektende doğr herhangi bir koruma olmadığı halde ,çürümede olmamış.Allahın sevdiği kullarına verdiği bir özellik olsa gerek.Allah rahmet etsin.
sencer yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 19:18
inanılmaz
bence çok inanılmaz heralde ALLAHIN sevgili kuluymuşki bu zamana kadar çürümeden kalabilmiş
sümeyye yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 19:06
ilahi sır
bunda şaşılcak nevar kardeşim .allah dostları herhalukarda şehit hükmündedirler. şehitlerse ölmez cesedini toprak vs.çürütmez. biz böyle bilir böyle inanırız.
musa vrlk yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 19:00
hikmet
arapbaba zamanın dervişlerindendir galiba allahın hikmeti bir an önce toprağa gömmek lazım allah rahmet eylesin amin
cew şir yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 17:00
çok ilginç
çok ilginç.bu zamana kadar nasıl kalmış ya
ece yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 16:07
allah allah
Hakaret, küfür, aşağılama vb. ifadeler içeren ve büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmamaktadır. Kriterlerimize uygun olarak yeniden yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz...
mehmet yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 15:37
HER ZAMAN Kİ GİBİ
gelde burdan yak... y
gürkan yazıyor 17 Temmuz 2008 Perşembe 14:35