En Son Haber Sitesi Güncel Haber
Son Dakika
2°C İstanbul
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
A.Turan ALKAN

Üslûp, düğün, tevazû

15 Ekim 2007 Pazartesi
Rahmetli Necip Fazıl Kısakürek'in, "Hazreti Ali" isimli eserinden...

*

Allah'ın Resulü buyurdular:

-Dünyalık olarak neye mâliksin ya Ali?

-Bir zırhla bir at. Bütün mâlik olduklarım bu kadar ey Allah'ın Resulü!

Allah Resulü'nün gülümsemeleri büsbütün aydınlandı:

-Atın sana lâzım, git zırhını sat, parasını getir!

...

Hazreti Ali zırhını 480 dirheme sattı. Parayı Efendimiz'e getirdi; Efendimiz paradan birazını aldı ve gerisini Bilâl Habeşî'ye vererek,

-Bu parayla bir iki güzel şey alın, dedi.

Tahtadan bir sedir, sahtiyandan (keçi derisi) bir şilte ve yastık yaptırıldı.

Şilte ve yastığın içini hurma lifleriyle doldurdu.

Hazreti Ali ve eşi Fâtıma validemizin düğün cihazı (çeyiz) işte bundan ibaretti.

...

Nikâh günü Efendimiz'in dadısı Ümmü Eymen, Fâtıma validemizi Hazreti Ali'nin evine götürüp teslim etti. İki genç, Efendimiz'i beklediler. Teşrif buyurulunca kızından bir çanak su istedi. Önce birazını içti, sonra,

-Buraya gel kızım, diyerek Fâtıma validemizi çağırdı.

Eliyle çanaktaki sudan Fâtıma'nın başına ve yüzüne göğsüne serpti,

-Allah sizi ve zürriyetinizi şeytandan korusun!

Sonra dâmadını çağırdı; aynı sudan ona da serptikten sonra şöyle dedi:

-Allah'ın ismi ve bereketiyle zevcen senindir.

Ve evden ayrıldı.

...

Düğün ziyafeti, o zamanın ölçülerine göre pek ihtişamlı oldu.

Hazreti Ebubekir'in kızı Esma diyor ki:

-O güne kadar Fâtıma'nın düğün ziyafetinden daha büyüğü görülmedi.

Bu düğün ziyafetindeki yemekleri sayacak olursak, gözlerindeki ihtişam ölçüsünü anlarsınız:

Arpa yemeği, hurma ve ayrıca yağ, yoğurt ve hurmadan yapılan basit bir yemek...

...

Hayatları veya yaşayış üslupları...

Hudutsuz bir sadelik, her türlü ihtiyaca yabancı bir kanaat, ellerine ne geçerse başka ellere aktarılmaya memur bilen bir cömertlik, her tezahüre karşı tatlı dil ve güler yüz, devamlı sabır, duraksız ibadet, sonu gelmez rikkat, ölçüye sığmaz şefkat.

Hayat üsluplarının başlıca şiarları...

*

Iyaz bin Himar'ın rivayetine göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

"Allah bana mütevazı olmanızı bildirdi. Sakın kimse kimseye karşı övünmesin, kimse kimseye zulmetmesin."

Hz. Ömer minberde şöyle hitap ediyordu:

"Ey insanlar! Mütevazı olunuz. Çünkü ben Peygamberimiz'in şöyle buyurduğunu işittim: "Allah için mütevazı olanı Allah yükseltir."

Sözde Ermeni Soykırımı
Binlerce Türk insanına sesleniyorum:Tek yapmanız gereken aşağıdaki verdiğim email adreslerine, yine aşağıdaki Almanca olrak yazdığım metni göndermenizdir. Tek bu.! Hepinizi bunun için davet ediyorum. Aranızda mutlaka Almanca bilenler buraya metin hakkında yorumları yazsınlar ki, bilmeyenler yazı için endişelenmesin. Gönderen ve en azından burayı okuyanlara çok teşekkür ederim. email adresleri: webmaster@echr.coe.int jai-cityzenship@ec.europa.eu pressunit@coe.int bureau.paris@coe.int bureau.bruxelles@coe.int Webmaster@echr.coe.int Webmaster@echr.coe.int social.charter@coe.int social.charter@coe.int combat.racism@coe.int combat.racism@coe.int media@coe.int media@coe.int METİN: Sehr geehrte Vertreter der Justiz der hohen Instanz in Europa, als eine Einrichtung einer der höchsten Instanz der menschlichen Rechte bitte ich Sie dringest in Vertretung dieser Instanz, mir das Recht der westlichen Länder zu erklären, die die Türkische Republik mit Genozid an den Armenier beschuldigen. Diese Erklärung bitte ich, auf die jeweiligen, unten erwähnten Fragen eingehend zu erläutern: 1. Welche Absicht haben die an der Sache interessierten westlichen Länder, wenn Sie a) von Genozid der Armenier durch das Türkische Volk sprechen, b) den Entwurf darüber bereits mit Mehrheit zugestimmt haben, um dann weiter auf das Ziel zu verfolgen, c) diesen zwar in der Geschichte nicht als Genozid stattgefundenen Umstand aber unter jener Benennung gesetzlich zu schützen? 2. Könnte mit einer gesetzlichen Legalisierung des Genozids an die Armenier seitens der westlichen Länder die Forderung entstehen, künftig der Republik Türkei Verpflichtungen aller Art hinsichtlich politischer Ansprüche sowohl auf internationalem als auch auf nationalem Gebiet aufzudrängen? 3. Wenn der Genozid nun tatsächlich ein Mittel für politische Zwecke ist oder sein soll, würde dies nicht den Beweis erbringen, warum in diesem Zusammenhang die Geschichte als Teil einer Wissenschaft dem Begriff Genozid untergeordnet und so untergeordnet wird, dass der Bund objektive Fakten der Geschichte nicht mehr erkennbar wird? Um hier nur einen einzigen Aspekt als Folge von Ursachen bei einem bestehenden Krieg in der Geschichte zu nennen, wäre, dass der Krieg seine eigenen Regeln aufstellt und so zwingend ist, dass gar dem die Raumzeit ihre Mechanik anpasst. Da die Regeln eines Krieges jedem Volk bekannt sind, lässt sich deshalb die Frage hier stellen, weil es unter den oben genannten Umständen zu einem Wechsel des Untersuchungsgegenstandes gekommen ist, da es sich um politische Zwecke handelt, warum andere Vorgehensweisen zur Regel bei der Untersuchung werden, obwohl das Bewusstsein über den Krieg überall „Töten Und / Oder Getötet Werden“ ist. Also, warum dann die politische Verwirrung durch die Eingriffe in die Wissenschaft Geschichte unter dem Kennwort Genozid? 4. Und wenn die für den Genozid an die Armenier durch die Türkische Republik plädierenden westlichen Länder, die historischen (Beweg)Gründe eines Krieges hauptsächlich unter dem Aspekt Genozid untersucht haben (wollen), so ihre Gründe gefunden haben, die Türkische Republik mit Genozid an den Armeniern zu beschuldigen, bildet sich dann durch diese Beschuldigung nicht eine Tatsache ( zurecht ) , dass auch ein auf die Gegenwart und eventuell in der Kalkulation auf die Zukunft bezogen ein moralischer Genozid an der Türkischen Republik durch die westlichen Länder verübt wird? – Ich bedanke mich im voraus und hoffe inständig auf die Antwort meiner Fragen durch Sie als die höchste, juristische Instanz für Menschenrechte. Denn ich, als die Bewohner/In dieses Landes, der Türkischen Republik, fühle meine Würde als Mensch dieser Nation angegriffen durch dieses politische Maß der westlichen Länder. Hochachtungsvoll Metnin çok Kısa özeti: Batı Ülkelerin siyasetinde daima geleceğe yönelik belli bir amacı vardır. Sorularım retoriktir; yani cevapları içinde bulunmakta; ama sorular yine de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ veya ilgili olabilecek Avrupa Konseyi’ndeki mercilere yönetilmiştir. 1. Soykırımdan bahsediliyorsa, bu amacın ne olduğudur? 2. Soykırımın yasalaşmasıyla, gelecekte Türkiye’yi uluslar arası ve ulusal platformda Batılılar tarafından nasıl bir yaptırım gücü beklemektedir, Avrupa ne elde etmeye çalışmaktadır? 3.Tarihin bir bilim ve konularının bilimsel nesneler olduğunu; fakat soykırım teriminin bir bilim dalı olan tarihin üzerine oturtulduğunu, incelemelerin de bu doğrultuda ele alındığına, böylece tarihin nesnel birliğinin görünmez bir hal aldığına. Oysa savaşın kendi kuralı olduğunu ve bu kuralın kurallar ortaya çıkardığını, bu kuralın “Ölmek Ve / Veya Öldürmek” olduğunu ve bunu tüm milletlerin bildiğini… Bu yüzden soykırımı terimiyle neden siyasi karışıklar sunulmakta ve bilim altüst edilmekte? 4. Batı Ermenilere yapılan soykırımdır demekle…kendileri ahlaki yönde Türk Cumhuriyetine soykırımı yapmış olmuyorlar mı? ….. Birazcık ruhunu çevirdim; inşallah yeterlidir. Keşke herkes mail gönderse ve kendi çevresindekiler de gönderse - şart inanmak; bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Biri, "Bize yapsınlar yaptıklarını, bize NE ŞİMDİ NE DE SONRA bir şey olur", gibi yorum yazmış. Bence bu doğru değil; çünkü bir şeyler yapmak ve yapabilmek arayışına girmek Allah'ın talebidir.Allah akıl vermiş, aklı her yönüyle işlemeyi ise insana vazife bilmiş. Saygılar 15 Ekim 2007 11:38 Düzenle Sil Tekrar ve Tekrar herkesi yazıda belirttiğim Almanca metni ve yine yazıda belirttiğim mail adreslerine göndermenizi rica ediyorum. Bakın bir çok Batı kuruluşu metinde de olduğu gibi tarihin siyasete alet olamayacağından bahseder. Haydi herkes, bu metini veya kendi yazmak istediklerini yazıp AİHM ve mercilerine gönderin.Eş dostunuza da ikna edin. Kolay gelsin. Teşekkürler. Not: İnsanları bir araya getirmek ne kadar zormuş!!! Üstelik yalnızca mail göndermek için. Üstelik metin ve adresler de belli. Vallahi TARİHTE Atatürk'ün ve diğer bilinen ve bilinmeyen Kahramanlarının yaptığının yanında bir nefes alıp vermek bile değil benim yaptığım ve Sizden yapmanızı istediğim
denzigüneşi yazıyor 15 Ekim 2007 Pazartesi 16:03
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI