Medya
30 Ağustos 2008
YORUMLARINIZ
DOLAR ![]() | ||
| Alış | 1,1785 |
|
| Değişim | -0.51 |
|
EURO ![]() | ||
| Alış | 1,7325 |
|
| Değişim | -0.69 |
|
| IMKB | 39.844 |
|
Karakter boyutu :

?etin ALTAN
'O da yalan bu da yalan, var biraz da sen oyalan'
14 Ocak 2007 Pazar 04:52
Henüz ABD'li karikatüristlerin yapmadıkları bir karikatürün, nasıl olabileceğini düşündüğünüzde...
Şöyle bir şey gelebilir aklınıza:
Kocaman bir sofra... Sofranın ortasında taze bir manda dışkısı biçiminde bir Yakındoğu haritası...
Ellerinde kaşıklarla dışkıya doğru uzanmış 2 karasinek; biri Başkan Bush, öteki Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice.
Rice, Bush'a fısıldıyor:
- Sayın Başkan, yediklerim çok gaz yaptı; izin verirseniz bir pırt çıkaracağım.
Başkan Bush:
- Hiç duymamış olayım, diyor; sofrada yemek yerken çok ayıptır böyle bir şey yapmak.
***
Türkiye'de de siyasetçilerimiz, karikatürlere kızmayacak bir olgunluğa geldiklerinde; yerel liderler için de geçerli olabilir böyle bir karikatür.
Örneğin hep birlikte meçhul bir dışkıyı yerken, birisi yellendiğinde ötekiler uyarabilir kendisini:
- Hişt, yemek yerken çok ayıp olmuyor mu, böyle zart diye gaz çıkarmak?
***
Ülkeyi bir an önce kalkındırma derdinde olan Başbakan Tayyip Bey, geceleri bir türlü uyuyamadığından yakınıyormuş. Bir dostu kendisine şöyle bir öneride bulunmuş:
- Yatağa girince gözlerini kapa ve bir çitten tek tek atladığını düşündüğün koyunları say; 1, 2, 3, 4, diye; hemen uyursun.
***
Aradan bir süre geçmiş, Tayyip Bey o dostuna rastlamış yine:
- Dediğini yaptım; gece yatakta gözlerimi kapayarak saydığım koyunların sayısı 5 bini geçti ama, yine de uyuyamadım, demiş.
- Allah Allah neden uyuyamadın ki?
- Uyuyamadım, çünkü o kadar koyunu sayarken, aklıma yünlerini de kırpıp kumaş dokumak; kumaşlardan da çeşitli giysiler yapmak geldi. Ancak giysilere bir türlü astar bulamadım ve bir türlü uyuyamadım.
Arkadaşı:
- Doğru, demiş; tıpkı ekonomi yorumcuları gibi, gece yatakta bile aklını bizdeki uygulama biçimiyle kalkınma hesaplarına taktırdığında, astarının yüzünden daha pahalıya geldiğini düşünüp, uyuyamıyorsun.
***
Bitirim bir delikanlı, deniz kıyılarıyla ormanlarda inşaat yapmaya meraklı babasının, kendisine aldığı son model pahalı bir arabayla, basmış gaza gidiyormuş.
Dört yol ağızlarından birinde, otostop yapan çok güzel bir kız görmüş ve hemen frene basıp kızı almış yanına...
Sıcağı sıcağına hemen bir dostluk başlamış; kahkahalar kihkihiler; cinsel imalı takılmalar; birbirine sokulmalar...
Bir yandan da o şevkle, arabanın saatte 200 km'ye çıkan hızı...
***
Derken efendim, arabanın yoldan çıkıp yan tarladaki bir ağaca toslaması ve akordeona dönüvermesi...
Yardıma koşan köylüler, delikanlıya:
- Doğrusu Allah kurtardı sizi, demişler. Maşallah hiçbir tarafınız kırılmamış. Kız arkadaşınızın da öyle. Arabadan dışarı fırlamış ama, yanına gittiğimizde ayağa kalkmıştı bile, yarası beresi yoktu.
***
Bitirim genç ise, direksiyonun üstüne kapanıp hıçkırmaya başlamış:
- Kızın bir şeyi yoktu ama, demiş; ben hiç de öyle değilim. Bir de kızın avucuna baksaydınız, anlardınız ne olduğunu...
***
Bazı erkek milletler de, hızlı bir dış siyaset yolculuğu sırasında; arabalarına fettan bir güzel alırlar da, sakıncalı bir kaza yaparlarsa; aynı tür bir felakete uğrayıp, olabilirler erkekliklerinden.
Sözüm meclisten dışarı, hani bazı kahraman geçinen Arap liderleri gibi...
***
1901'de verilmeye başlanan Nobel Tıp Ödülü'nün, 6'ncı 10 yılda hangi ülkeler tarafından paylaşıldığı:
1950 - ABD-İsviçre
1951 - Güney Afrika
1952 - ABD
1953 - ABD-İngiltere
1954 - ABD
1955 - İsveç
1956 - Almanya-ABD
1957 - İtalya
1958 - ABD
1959 - ABD
***
Biz o tarihlerde ne yapıyorduk?
Her zaman olduğu gibi, ülkeyi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırma doğrultusunda, çok partili bir düzeni uygulamaya çalışıyorduk. Nobel'le mobelle uğraşacak vaktimiz yoktu. Biliyorsunuz, dağa taşa yazdığımız sloganı, "Önce vatan"...
***
Melih Cevdet'ten bir şiirle bitirelim yazıyı:
Yanyana
Bu gürül gürül otların
yanıbaşında
Ağacın gölgesine değdi
değecek
Tam şeftalinin kokusu
başlarken
Öpüşmeye kıl kadar bitişik
Akarsuyun burnunun dibinde
Bu zulüm, bu haksızlık, bu
işkence
c.altan@prizma.net.tr
Şöyle bir şey gelebilir aklınıza:
Kocaman bir sofra... Sofranın ortasında taze bir manda dışkısı biçiminde bir Yakındoğu haritası...
Ellerinde kaşıklarla dışkıya doğru uzanmış 2 karasinek; biri Başkan Bush, öteki Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice.
Rice, Bush'a fısıldıyor:
- Sayın Başkan, yediklerim çok gaz yaptı; izin verirseniz bir pırt çıkaracağım.
Başkan Bush:
- Hiç duymamış olayım, diyor; sofrada yemek yerken çok ayıptır böyle bir şey yapmak.
***
Türkiye'de de siyasetçilerimiz, karikatürlere kızmayacak bir olgunluğa geldiklerinde; yerel liderler için de geçerli olabilir böyle bir karikatür.
Örneğin hep birlikte meçhul bir dışkıyı yerken, birisi yellendiğinde ötekiler uyarabilir kendisini:
- Hişt, yemek yerken çok ayıp olmuyor mu, böyle zart diye gaz çıkarmak?
***
Ülkeyi bir an önce kalkındırma derdinde olan Başbakan Tayyip Bey, geceleri bir türlü uyuyamadığından yakınıyormuş. Bir dostu kendisine şöyle bir öneride bulunmuş:
- Yatağa girince gözlerini kapa ve bir çitten tek tek atladığını düşündüğün koyunları say; 1, 2, 3, 4, diye; hemen uyursun.
***
Aradan bir süre geçmiş, Tayyip Bey o dostuna rastlamış yine:
- Dediğini yaptım; gece yatakta gözlerimi kapayarak saydığım koyunların sayısı 5 bini geçti ama, yine de uyuyamadım, demiş.
- Allah Allah neden uyuyamadın ki?
- Uyuyamadım, çünkü o kadar koyunu sayarken, aklıma yünlerini de kırpıp kumaş dokumak; kumaşlardan da çeşitli giysiler yapmak geldi. Ancak giysilere bir türlü astar bulamadım ve bir türlü uyuyamadım.
Arkadaşı:
- Doğru, demiş; tıpkı ekonomi yorumcuları gibi, gece yatakta bile aklını bizdeki uygulama biçimiyle kalkınma hesaplarına taktırdığında, astarının yüzünden daha pahalıya geldiğini düşünüp, uyuyamıyorsun.
***
Bitirim bir delikanlı, deniz kıyılarıyla ormanlarda inşaat yapmaya meraklı babasının, kendisine aldığı son model pahalı bir arabayla, basmış gaza gidiyormuş.
Dört yol ağızlarından birinde, otostop yapan çok güzel bir kız görmüş ve hemen frene basıp kızı almış yanına...
Sıcağı sıcağına hemen bir dostluk başlamış; kahkahalar kihkihiler; cinsel imalı takılmalar; birbirine sokulmalar...
Bir yandan da o şevkle, arabanın saatte 200 km'ye çıkan hızı...
***
Derken efendim, arabanın yoldan çıkıp yan tarladaki bir ağaca toslaması ve akordeona dönüvermesi...
Yardıma koşan köylüler, delikanlıya:
- Doğrusu Allah kurtardı sizi, demişler. Maşallah hiçbir tarafınız kırılmamış. Kız arkadaşınızın da öyle. Arabadan dışarı fırlamış ama, yanına gittiğimizde ayağa kalkmıştı bile, yarası beresi yoktu.
***
Bitirim genç ise, direksiyonun üstüne kapanıp hıçkırmaya başlamış:
- Kızın bir şeyi yoktu ama, demiş; ben hiç de öyle değilim. Bir de kızın avucuna baksaydınız, anlardınız ne olduğunu...
***
Bazı erkek milletler de, hızlı bir dış siyaset yolculuğu sırasında; arabalarına fettan bir güzel alırlar da, sakıncalı bir kaza yaparlarsa; aynı tür bir felakete uğrayıp, olabilirler erkekliklerinden.
Sözüm meclisten dışarı, hani bazı kahraman geçinen Arap liderleri gibi...
***
1901'de verilmeye başlanan Nobel Tıp Ödülü'nün, 6'ncı 10 yılda hangi ülkeler tarafından paylaşıldığı:
1950 - ABD-İsviçre
1951 - Güney Afrika
1952 - ABD
1953 - ABD-İngiltere
1954 - ABD
1955 - İsveç
1956 - Almanya-ABD
1957 - İtalya
1958 - ABD
1959 - ABD
***
Biz o tarihlerde ne yapıyorduk?
Her zaman olduğu gibi, ülkeyi çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırma doğrultusunda, çok partili bir düzeni uygulamaya çalışıyorduk. Nobel'le mobelle uğraşacak vaktimiz yoktu. Biliyorsunuz, dağa taşa yazdığımız sloganı, "Önce vatan"...
***
Melih Cevdet'ten bir şiirle bitirelim yazıyı:
Yanyana
Bu gürül gürül otların
yanıbaşında
Ağacın gölgesine değdi
değecek
Tam şeftalinin kokusu
başlarken
Öpüşmeye kıl kadar bitişik
Akarsuyun burnunun dibinde
Bu zulüm, bu haksızlık, bu
işkence
c.altan@prizma.net.tr
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
KÖŞESİZ YAZARLAR
![]() | Fikirci Bey Ergenekoncular MOSKOVA'YA! |
![]() | Paranın Patronu ARSA ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ? |
![]() | Özel Kalem Başbakan'a 4'üncü koruma ekibi |
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Haber Sitesi EnSonHaber.Com l
Yasal Uyarı l
E-mail |
Künye
Tel: | Destek: info@ensonhaber.com info@pozitifmedya.com.tr | (+) POZİTİF MEDYA | Yazılım ve Sistem Yönetimi: CM Bilişim
Tel: | Destek: info@ensonhaber.com info@pozitifmedya.com.tr | (+) POZİTİF MEDYA | Yazılım ve Sistem Yönetimi: CM Bilişim

Haberin olsun






















