YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,1785
Değişim
-0.51
EURO /
Alış
1,7325
Değişim
-0.69
IMKB
39.844


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Emre KONGAR

Mahalle İslamı'nın, Mahalle Baskısı'nın Ardındaki Gerçekler

01 Ekim 2007 Pazartesi 06:49

Sevgili okurlarım, iki haftadır gerek Aydınlanma , gerekse Medya Notu sütunumda, Mahalle İslamı ya da Mahalle Baskısı adı altında gündemimize bomba gibi düşen bir kavram üzerinde yazıyorum.

Aslında Mahalle İslamı ya da Mahalle Baskısı diye adı yeni konulan olgu çok eski .

Prof. Şerif Mardin 'in işaret ettiği gibi kökenleri İttihat Terakki dönemine kadar uzanıyor.

O dönemdeki Mahalle İslamı 'nın kökü ise tabii ki Osmanlı Oligarşisi'ndeki şeriat anlayışının, "Ham sofu" bağnazlığıyla yorumlanışında yatıyor.

***

Peki neden bu olgu şimdi gündemimizin başına yerleşti?

Çünkü bağnaz, siyasal radikal İslam , Türkiye'de siyasal rejimi tehdit etmeye başladı .

Aslında halkın "Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" olan siyasal rejimimizle çok ilgilendiği, ona pek sahip çıktığı söylenemez.

Peki öyleyse, bir İslam Oligarşisi tehlikesi neden birdenbire Mahalle İslamı ya da Mahalle Baskısı adıyla dikkati çekti?

Bunun, iki temel nedeni var:

İlk ve en önemli neden, bu baskı, her yerde, sokakta, lokantalarda, otobüslerde, metroda etkili olmaya başladı.

İnsanlar, özellikle kadınlar, Mahalle İslamı, Mahalle Baskısı adı verilen olgunun artık kendi günlük yaşam biçimlerini tehdit etmeye başladığını fark ettiler.

İkinci olarak, AKP iktidarı, 2007 seçimlerinde, 2002 seçimlerinde aldığı oyu daha da arttırarak iktidara gelince ve kendi adayı olan Abdullah Gül 'ü de Cumhurbaşkanlığına seçtirince, işi gücü bıraktı, sanki AB sorunu, Kıbrıs sorunu, PKK sorunu, ekonomik istikrar sorunu gibi meselelerimiz yokmuş gibi bir anayasa tartışması başlattı.

***

Osmanlı'dan günümüze kadar gelen ve bugünlerde özellikle güçlenen bağnaz, radikal siyasal İslamcı baskı , bu gücü kendiliğinden kazanmış değil.

Burada hemen dört "güdümleyici" öğeyi belirtmeli:

1) Bu baskının arkasında siyasal iktidarın , din duygularını siyasete alet etmesi var.

2) Tabanında, siyasal destek de aldıkları için halk arasında örgütlenmeleri ve güçleri gittikçe artan tarikatlar bulunuyor.

3) Küreselleşme bağlamında, dıştan gelen ABD'nin etkisi büyük.

4) Mali açıdan, dinci holdinglerden gelen kayıt dışı para ve Arap sermayesi de büyük bir destek sağlıyor.

İç ve dış bütün bu etkenlerin sonunda Mahalle İslamı, Mahalle Baskısı Türkiye'yi tehdit etmeye başlıyor.

Yoksa olay, kendiliğinden gelişen, örgütsüz, masum bireysel tutumların dışarı vurumu değil.

***

Mahalle Baskısı'na, Mahalle İslamı'na boyun eğip eğmemekle ilgili tutum ve davranışlarımız, bireysel hak ve özgürlüklerimize sahip çıkmak konusundaki pısırıklığımız ya da kararlılığımız Türkiye'nin kaderini belirleyecek.

hocam korkunuz laiklik mi ozaman doğru ya doğru demeyi de bilirsiniz kon
kormayın hocam laiklik hakkı ile uygulansa giç bi sorun olmaz bizdeki laiklik anlayışın da problem var hep iranı örnek verir durursunuz laiklik yo bak insanların başını zorla kapattırıyolar diye peki bize bak bizdede laiklik diye zorla insanların başları actırıyoruz peki bende haklı olarak soruyorum bu laiklik uygulamamız bizim İRANDAN NE FAARKIMIZ KALIYO BANA ANLATIRMISINIZ....
mehmet ali felsefe öğretmeni yazıyor 09 Ekim 2007 Salı 16:28
emre bey korkmayın
başını örten,haremlik selamlık oturan ve dinimi çok seven bir bayanım...inanın ortadaki tek problem kendinizi net ifade edemiyor oluşunuz.bir müslümanın tek istediği dinini rahatça tebliğ etmektir anlatmaktır.İnsanlar tercihlerini hür iradeleriyle yaparlar.Fuhşun yaygınlaşmasını önlemek için alınacak tedbirlerde inanmayanları yoketmek diye birşey asla yoktur.halbuki karşı cephede bizim yaşama hakkımıza bile mudahale etmek isteyenler çok.çünkü benim inandığım sistem haksız yere cana kıymayı haram sayıyor ama karşı tarafın ahiret inancı olmayınca mücadelesi de barbarca olabiliyor.Sizler hep varsınız ve kıyamete kadar da olacaksınız.Ben bir müslüman olarak herkesi rahmet ve sevgi olan dinime davet ediyorum.Bizim istediğimiz düzen de sizlere yer var ve olmalı sizler kalemlerinizle bizim kalemlerimize can vereceksiniz.Acaba sizin istediğiniz düzende bize yer var mı.Her şey zıttıyla kaimdir.Allah böyle istemiştir.Kuranda insanların çoğunun aldanacağı ve inkar edeceği yazmakta ve bizlerden gönüllü olarak insanları inanca davet etmemiz istenmektedir.Şimdi elbette bir mücadele var ve olacak.Bizler inancımız hakim olsun diye inancımızı çiğneyip te kimsenin canına kastedemeyiz.Ama sizler ve türevleriniz demokrasi laiklik ya da herneyi savunuyorsanız kaypak bir şekilde savunduğunuz şey hakim olsun diye tam zıttını yapmakta beis görmüyorsunuz.Demek ki biz gerici de olsak daha tutarlıyız ve ilkeliyiz.Eğer karşı çıkılan dinimizi anlatabileceğimiz bir ortamda çoğunluğun icabet edip hayatın tabii olarak şekillenip sizlerin azınlıkta kalmanız ise,o zaman siz de açıkça mucadele edersiniz.mesela hanımların çoğu kapansa ve firmalar mecburen kapalı kıyafetleri çoğunlukla satsalar ya da içki içilmediği için çoğu yerde bulunmasa sizin özgürlüğünüz mü kısıtlanmış olacak.yani insanlar gönüllü olarak helal ve harama riayet etse ve sizler de garip kalsanız bizleri sizi zorlamakla mı suçlayacaksınız.tamamen psikolojik.Bizim çocuklarımız sizden sizinkiler bizden yana olabilirler.Bir şeyi engellemek o şeye olan iştiyakı arttırır.Bu satırların sahibi örtünmek için turlu baskılara maruz kalmış üniversiteyi bırakmış Atatürkçülüğün kalbi olan İzmir'de doğmuş ailesi dindar olmayan bir bayan.Bilmem bir şey ifade edecek mi?İslam güneşinin tüm gönüllere doğması ve hakikate ermek duası ile...
gül hanım yazıyor 02 Ekim 2007 Salı 03:18
yazık
bu sitede tek anlayışa sahip ve tek bir partinin borazanlığına soyunmuş insanlar çok...Ülkem uçuruma doğru mu gidiyor acaba?Korkmayın kimse insanların gönlünden din inancını alamaz...Herkes yaşasın bu duyguyu.Allah'ın her şeye gücü yeter.O'nun kimsenin gücüne yada savunma yapmasına da ihtiyacı yok.Çünkü tüm alemleri yaratan O,Ahirette hesabını soracak da O...Malesef gericilik budur ki insanlar fikirlerini söyleyince;imalı tehdid,aşağılanma,alay edilme gibi durumlarla karşı karşıya kalmaktadırlar.Genelde bu köşe yazarları saldırı altında ...Bunu da yapılan yorumlardan anlıyorum...Bu yorumlama olaylarının kaldırılması gerektiğine inanıyorum.İnsanlar kamplaşmaya doğru gitmekteler...En önemli sebeb de bu fanatik yorumcular sayesinde olacak.Sanki de çoğu zincirinden kurtulmuş aslanlar gibi...Bu ülke hepimizin...Bu yazarlar da hangi görüşten olursa olsun yurdumun insanları...Ama yorumculara ;yazıklar olsun!Biraz sağduyulu olun diyorum...
ahmet yazıyor 02 Ekim 2007 Salı 01:56
HOCAM
Burada yorum yapanlar emre hoca değil ,cüpbeli hocadan ders alacak ,sonrada erbakan hoca apdes alırken ,ayaklarını yıkayacak .bidon kafalılar!!!
berk ceyhun yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 20:02
tekin
Bu adam bizim okulda hoca.Ciddi bir şekilde bua damdan şüphe ediyorum ben.
iskender yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 14:12
Mahalle baskısı
yahu hoca,sırf inancından örtülenleri(nur suresi),hayır siz islami sembol olarak kullanıyorsunuz diyerek kendi dar düşüncenize hapsetmeniz,gücü ve kuvveti elinde bulunduran birtakım zinde güçleride arkalarına alarak yıllarca yaptığınız baskının adı nedir?Laik devlette vergisini veren,inandığı gibi yaşayamaz yada örtünemez mi?yıllarca yaptığınız işkenceden inanıyoruz ki hep gurur duydunuz.Ama siz nekadar gocunsanız da sizin gibilerin kafasındaki laiklik şablonu değişecektir.değiştirilecektir.
Abdullah Demir yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 13:40
hocam akıllı bi laf et be
Yazdıkların sosyolog yazısı değil sanki bir deli saçması kendini ne zannediyorsa bide akıl vermeye kalkıyor.
ck68 yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 12:27
TARİHİ YAŞARKEN YAŞAMAK
Sevgili Hocam(gerçekten de),bilgi ve kalemini insanlığın aydınlanması için kullananlar olduğu sürece ve de hele hele bir MUSTAFA KEMAL DEVRİMİ yaşamış bir TÜRKİYE bu süreci atlatabilmelidir.Ama ll.cumcular yaftasının maskesini düşürebilmek önemli. arsızlık ve yönlendirilme nasıl ifşa edilir?
hayrettin şahin yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 11:23
bunlara kalsa bu ülkeyi tunuz fas yapcaklar.orda başörtüsü sokaktada yasak
mesut yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 11:16
etki-tepki tepişmesi
Yıllardır kaşınan yara;biri hareketi başlatıyor karşı taraf tepkisini gösteriyor.Memleketin can alıcı sorunları dağ gibi büyüyor.Sn Kongar vurgulamak istediğiniz memleket meselesi ise anlarım veya AKp zihniyetine karşı çıkmaksa yine anlarım,fakat siz M.Barlas ile yaptığınız programda saygıdan bahsederdiniz bakıyorum şimdi mahalle ağzına kulak veriyorsunuz. Ben de sizin gibi bir sosyoloğun bu kadar basit bir düşünce söylemininize onlar gibi "siyasi takiyye" yapıyorsunuz diyorum.
hasanoarnk yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 10:03
Kongar
Sn.Kongar sizin tesbitlerinize yürekten katılıyor ve destekliyoruz, ama bunu Akp'ye oy veren %47 lik kesim kabul etmiyor.Bu %47'lik kesimde şimdilik kaydıyla oy veren %27lik kesimi ise sadece Akp mutlaka düzelecektir kaygısı taşıyor ve beklemedeler.Hala %27 oy veren bu kesim umudunu yitirmiş değil,onun için mahalle baskıları baş gostermiş olmasına rağmen durum şimdilik rolantide! Görmüyormusunuz allahaşkına Mehmet Barlas bile NTv. de yaptığınız programda(Malezyadan gelen ve Akp'nin stratejisini kendilerine örnek alan Din Ulemasının söylediklerinden) bile etkilenmezken, kaç senelik gazeteci,diğerleri umudetmekte haksızmı?
asm yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 09:30
Hocam, halk neye sahip çıkar?
Aslında halkın "Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" olan siyasal rejimimizle çok ilgilendiği, ona pek sahip çıktığı söylenemez. Hocam bu sözlede çok haklısınız? Peki Türkiye Cumhuriyeti "Demokratik. Laik ve sosyal bir hukuk devleti" mi? acaba? Bunun böyle olmadığını sizde bal gibi biliyorsunuz. Doğruları söylemek işinize gelmiyor sevgili hocam. 367 saçmalığı demokratik sosyal bir hukuk devletinde olabilecek bir olay mıdır sizce, başörtüsü yasağı demokratik bir ülkede olabilecek bir yasak mıdır? Türkiye'de Egemenlik Kayıtsız şartssız milletin midir sizce? Yoksa Genelkurmayın, Anayasa Mahkemesinin YÖK'ün, yargıtayın danıştayın mıdır? Demokrasi dediğinizde ülkeyi seçilmişler mi yönetir, atanmışlar mı? Halk seçtiğine mi sahip çıkacak yoksa kendi değerleriyle alay eden dalga geçen demokrasiyi içine sindirememiş kurumlara mı? siz söyleyin hocam..
Mustafa AKTAş yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 09:08
yazık....
emre kongar beyi bugüne kadar ilkeli objektif bir sosyolog sanırdım. Maalesef yanılmışım demekki insanlar kendi düşüncelerine ters bir yaklaşım yada olay olduğunda ideolojilerine yenik düşüyorlar nesnellik falan kalmıyor. Bu aydınlarımız! demekki hiç halktan falan haberleri yok şimdiye kadar uzayda yaşamışlar insanların içine hiç girmemişler. Top sakal bırakmak yada boyuna fular dolamak aydın olmak için yetermiyor maalesef sayın aydın geçinen aydınlarımız. Demek ki insanlara hep yukardan baktınız işler kendi zihniyetinizde devam edince nesnellik falan tam tersine dönünce hemen siper alma vaziyetleri yazık gerçekten çok yazık...
emre yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 09:01
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI



KÖŞESİZ YAZARLAR