Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ertu?rul ?ZK?K

Yazılmamak kaydıylaydı ama...

21 Kasım 2007 Çarşamba
GEÇEN cumartesi günü DTP’nin önde gelen iki ismi ile konuştum.Her ikisini de uzun yıllardan beri tanıyorum ve partinin makul insanları arasında biliniyor.

Yazılmamak kaydıyla yaptığımız sohbetin ayrıntılarını veremiyorum.

Ancak aldığım havanın hem kamuoyunca hem de devletin ve siyasetin karar vericilerince bilinmesinde yarar olduğunu düşünüyorum.

* * *

Ben bütün konuşmam boyunca, "PKK’nın hiçbir şart öne sürmeden silahları bırakması gerektiğini" savundum.

DTP’nin tecrübeli siyasetçisi ilginç bir şey söyledi:

"PKK’nın sadece silah bırakması yeterli olmaz. İçerdeki silahlı unsurlarının da Türkiye dışına çıkması gerekir. Yoksa içerde yine sorun çıkabilir."

Önce bunun ne olduğunu tam olarak anlayamadım.

Biraz daha açtı.

Geçen dönemdeki en uzun süreli ateşkes sırasında, PKK; içerdeki silahlı adamlarını Türkiye dışına çekmeye çalışırken çok zayiat vermiş.

O geri çekiliş sırasında 500 PKK’lı öldürülmüş.

Yani bu defa da aynı şeyin olması endişeleri varmış.

PKK’nın silah bırakması gerektiğini o da söylüyor.

Ama birilerinin onları ikna etmesi gerektiğini savunuyor.

* * *

Devlet bir terör örgütünü karşısına oturtamayacağına göre onları kim ikna edecek?

"Bunu ben yapabilirim. Ama devlet izin vermiyor" diyor.

Bu da normal değil mi?

Kendisine, "Türkiye’de kimsenin PKK’yı muhatap almış görüntüsüne giremeyeceğini" söylüyorum.

O nedenle, "PKK’nın tek taraflı olarak, tek bir şart öne sürmeden silah bırakması" gerektiğine inanıyorum.

Ben böyle bir kararın, Kürt sorununun çözümüne sanıldığından çok daha fazla olumlu etkisinin bulunacağına kesinlikle inanıyorum.

İnandığım bir şey daha var.

Hepimiz çok büyük bir "psikolojik momentum" yakaladık.

Yani elverişli bir duygusal iklim var.

Allah için hükümet, başarılı bir diplomatik yönetim yaptı.

Dünyanın önde gelen güçlerini, PKK terörüne karşı daha duyarlı hale getirdi.

Askerler bu süreçte çok serinkanlı davrandılar. Hükümetle koordinasyon içinde hareket ettiler.

Türk medyası bana göre mükemmel bir iş yaptı.

Türk kamuoyunun öfkesini ve kararlılığını bütün dünyaya çok net biçimde gösterdi.

Yani gerekirse bu işi savaşa kadar götüreceğimizi herkese ispat ettik.

Ama itiraf edelim, hepimizin içinde bu sorunun barışçı yoldan çözülmesi arzusu da çok kuvvetli.

Öyleyse yapılacak tek şey var.

Bazı takıntılardan kurtulmak, bazı konuları gurur meselesi yapmadan terörü önleyecek siyasetler üretmek.

Ben hálá DTP’nin bu konuda önemli bir işlev görebileceğine inanıyorum.

Tabii bunun için iki şeyi yapmaları gerekiyor.

Bir; PKK’yla arasına mesafe koymak.

İki; Öcalan takıntısından kurtulmak.

Bunu yapabilirler mi bilmiyorum.

Ama geçenlerde bir başka DTP’li bana şunları söyledi:

"Meclis’e gelirken, bölgemizin yaşlıları bize şunu söyledi: ’Geçen defaki hataları yapmayın. Halkın menfaatleri için çalışın.’ İlk günkü el sıkışmalar gazetelerin manşetlerine yansıdığında, bölgemizdeki insanlardan çok sayıda kutlama mesajı aldık."

Eğer seçildikleri bölgelerin insanları gerçekten bunu düşünüyorsa, DTP’lilerin yapması gereken şey de belli.

Türkiye’nin huzura kavuşması için ellerinden geleni yapmak.

* * *

Neler mi?

Mesela PKK’nın silahları bırakıp, Irak’ın içlerine çekilmesi sağlanabilir.

Türkiye iki üç yıl huzur içinde yaşadığı takdirde, emin olunuz ki, konuşulmayacak mesele kalmaz.

Ama o silahlı adamlar orada durduğu sürece kimse daha ileri gitmeye cesaret edemez.

kürtsorunu ve medya
Siz dünyayi nasil algiliyorsunuz merak ediyorum. Böylesine hastalikli bir toplumun kime ne faydasi var anlayamiyorum Onun icin artik türklerle birlikte yasama arzum gün gectikce kiriliyor bosuna barbar türkler dememisler. gec aynanin karsisina bir kendine bak güngectikce cirkinlesiyorsun cirkinlestikce yanlizlasiyorsun . yanlizlastikcada saldirganlasiyorsun
mustafa öztürk yazıyor 22 Kasım 2007 Perşembe 00:34
ertoya
gercekten bi açıklama getıremessen senın onların agzından kendi içinden gecenleri yazmış olabılecegını dusunur mıllet.gercı senın de kım oldugunu herkes bılıyor onlardan daha çok tehlıkeli bı inssansın sen
november november yazıyor 22 Kasım 2007 Perşembe 00:09
ertoya
neden acıklamıyosun erto.neden saklıyosun.kimdi bu uzun suredır tanıdıgın pkk nın siyasi kanadındaki kişiler bılıyosun onlar pkk nın siyasi kanadı ve pkk nın şehirlerdeki organize işlerini siyasi ve ekonomik işlerini el altından siyaset ismini kullanarak halleden kişiler bıldıklerini türkiye cumhiriyeti savcılıklarına ve polisine askerine jandarmasına soylemek zorundasın.
november november yazıyor 22 Kasım 2007 Perşembe 00:08
ertoya
kimdi o kişiler erto kimdi lütfen açıklada muallakta kalmasın hiç olmassa kendini aklamış olursun yalan haber yapmadıgın ortaya çıkar .hiç olmassa bu millet de senın onlardan daha tehlıkeli bı ınsan olmadıgını ogrenır.
november november yazıyor 22 Kasım 2007 Perşembe 00:06
ertoya
madem uzun suredır tanıyosun ve bunları yazmaktanda cekınmedın açıkla onların ismini ne korkuyosun sen kımden korkuyosun vede onların dedıklerını yapmak zorundamısın.bılıyosun bıldıgın bir seyı devletdn ve devletın askerınden polisinden saklamak kaçırmak suctur bunu açıkla
november november yazıyor 22 Kasım 2007 Perşembe 00:05
ertoya
demek uzun yıllardan beri tanıyosun.ve pkk lıların ılımlı ve uyumlu siyasetcılerı olemi üstelık bunu da soyleyebılıyosun utanmadan.pkk nın siyasi kanadındaki kişileride üstelik uzun zamandan beridir de tanıyosun.yalnız benım dıkkatımı ceken bu yazıyı yazmadan önce gercekten tel acıp yada onların yanına gidip gercekten bunları konuştunmu yoksa kendi kendine içinden geçen yani senin kendininde olmasını buyuk bir arzuyla bekledıgın operayon olmadan silah bırakma meselesını kendi onların agzıyla kendi kafandan uydurarakmı yazdın.
november november yazıyor 22 Kasım 2007 Perşembe 00:04
kendileri bunu söyleyemiyormu
erto sana soyluyorum bunlarla neden konuştunki neden muhattab alıyosun onlar bunu kendileri söyleyemiyormu sen bunu yazarken nasıl bir ilişkiki de ikisinide tanıyorum falan filan yazılmamak kaydıyla diyosun dtp nin iki tecrübeli siyasetcisi falan burda sen kimi ve kimleri övüyosun bu bir ikinciside bunların kim oldugunu soylemedıgın surecede onların agzından kendi içinden gelenleri konuşma.bıliyoruz seni tanıyanlar daha iyi bilirki sen onlardan daha çok tehlikeli bi insansınonun içindirki onların agzından sakın kendi içinden gecenleri uydurup uydurup yazma
november november yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 23:59
yuhhh
ya özkök allah aşkına ne yaz ne konuş nede yorum yap...!bilmem ne partisinin makul bilmemneleri ile konuşmuş muş...!sayenizde meclise kadar girdi o bilmemneler...
can bozkurt yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 23:53
anlamıyorum
sayın özköke soruyorum niçin bu insanları muhatap alıyorsunuz. kendi ürettikleri şeylerle kendilerinin bşa çıkacağını söyleyip kendilerini birşeym iş gibi gösteriyorlar. tabi kendi çıkattıkları pisliği ancak kendileri temizlerler.
ali yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 09:43
inanmıyorum
Şimdi Kürt sorunu dediğiniz andan itibaren ülkemizdeki ve komşularımızdaki kürtlere sizin sorununuz var çöeceğiz demektesiniz.Bu sorunları ne tabiki federasyon ya da uydu bir devlet kurmak.Şimdi soruyorum DTP ve PKK nın ne farkı var.Teke farkları birisi mecliste ve silahı yok.Diğer ise dağda,silahlı.DTP meclise gönderdikleri siyasi kanatları.Bunlardan medet umup terörü çözüme kavuşturmak yeni bir dünya keşvetmek gibi birşey.İki alternativ var, ya yelkenleri suya indirip, teröristlerle masaya oturacaksın (allah korusun) ya da şahin olup sonucu ne olursa olsun ABD gibi, İsrail gibi yapacaksın.Bakasanıza 10 yıl önce yapılan konuşmalar hala tekrarlanıyor.Çözüm, hemde radikal çözüme ihtiyacımız var bizim.
ahmet bilgin yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 09:07
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI