YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,1915
Değişim
0.17
EURO /
Alış
1,7715
Değişim
1.14
IMKB
39.570


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ertu?rul ?ZK?K

Türban nefreti, nefret türbanı

04 Aralık 2007 Salı
SON günlerde bu soru yakama yapıştı."Türban siyasal bir simge olmaktan çıkıp bir nefret simgesi haline mi dönüşüyor?"

Yani zenginlerden, hákim sınıflardan, Nişantaşı’ndan intikam alma duygusunun üniforması mı oluyor?

Geçen cuma günü Hürriyet’in birincisi sayfasında yayınlanan bir fotoğraf, bu soruyu basit bir merak olmaktan çıkarıp endişe kaynağı haline getiriyor.

Fotoğrafı hatırlayın.

Bir genç kız, İstiklal Caddesi’nde gazete satıyor.

Sattığı gazetenin adı "Kızıl Bayrak".

Yani komünizmin orak çekiç kadar sembol kavramı.

Gençlik yıllarımdan beri çok tanıdık olduğum bir sahne.

Ama bu fotoğrafta başka bir şey daha dikkati çekiyor.

"Kızıl Bayrak" gazetesini satan kızın başında türban var./_newsimages/4559001.jpg

Yani, "komünizmin sembolü" ile "siyasallaşmış dinin" sembolü, aynı kızın üzerinde birleşmiş.

Yani iki radikal inanış bir araya gelmiş...

Bu fotoğraftaki türbanın "basit bir inanç gereği" olduğuna kim beni ikna edebilir?

Burada beni daha da fazla rahatsız eden bir şey var.

Kızın yüzündeki nefret ifadesi...

* * *

Evet, kızın yüzünden belirgin bir nefret ifadesi açıkça okunuyor.

Öyleyse bu kız kimden nefret ediyor?

Elindeki gazeteyi dikkate alırsak, "hákim sınıflardan", "burjuvaziden".

Başındaki türbana bakarsak, "laiklerden"...

Durum böyleyse gelin, hayati bazı soruları sormaya başlayalım.

Önce "Kızıl Bayrak" satan kızdan.

Bugün, Türkiye’de kim iktidarda?

Kimine göre "ılımlı İslam", kimine göre "takıyyeci İslam".

Yükselen zengin sınıfı kim?

Büyük ciplerin içinde, zengin alışveriş merkezlerinde giderek daha sık görmeye başladığımız "türbanlı elitler" değil mi?

Yoksa böyle değil de, bu türbanlı Marksist, hálá kafasındaki hayali bir hákim sınıf klişesine mi meydan okuyor?

Yani şunu mu demek istiyor:

"Başımdaki türban, sizin için orak çekiçten bile daha rahatsız edicidir."

* * *

Dünya, orak çekiç ile türban ittifakını son defa 1979 yılında İran’da görmüştü.

O yol arkadaşlığı, Marksistler açısından çok dramatik bir alın yazısına dönüşmüştü.

Dramatik ve kanlı bir alın yazısı...

Ortak düşmana karşı ortak nefret, ağır bir ihanetle sonuçlanmıştı.

Sonunda kazanan türban olmuş ve orak çekici, ona inanan yüz binlerce insanla birlikte İran haritasından silmişti.

Yani türban, orak çekici tasfiye etmişti.

* * *

Milliyet Gazetesi’nin anketine bakılırsa, türbanlı kadın sayısı dörde katlanmış.

Oysa TESEV’in bundan iki yıl önce yayınladığı bir ankette, türbanlı kadın sayısının azaldığı sonucu çıkmıştı.

Anketlerden biri yanlış mı sonuç verdi?

Yoksa, o tarihten bugüne kadar geçen sürede bir şeyler mi oldu?

Mesela, yüzde 46.5’lik seçim sonucu...

Milliyet’in araştırmasını yapan ekibin başında Tarhan Erdem var.

Yani kendini kanıtlamış bir ekip.

Üstelik bu araştırmayı, 5 bin denek üzerinde yapmış.

Ama ben yine de şu sorunun cevabını merak ediyorum:

Türban takan kadın sayısında böyle çarpıcı bir artış mı var?..

Yoksa başındaki örtüyü türban olarak tarif edenlerin sayısı mı artıyor?

Aslında bu sorunun cevabı çok da önemli değil.

Çünkü her iki halde de yol şu sonuca çıkıyor:

"AKP’nin yarattığı yeni iklimde, türbanlı sayısı artıyor."

Bir kısmı "düzene ayak uydurmak", onun nimetlerinden daha kolay yararlanabilmek için...

Bir kısmı da, "dönem bizim dönemimizdir" deyip içindeki siyasal nefreti, rövanş alma duygusunu tatmin etmek için.

Her iki halde de türban, artık siyasal bir iklimin yan ürünü haline gelmiştir.

* * *

Bunları tartışmalıyız. Çünkü önümüzde Anayasa değişikliği var.

Bu siyasal sembol, Anayasa ile teminat altına alınmalı mıdır?

Ben ısrarla "Hayır alınmamalı" diyorum.

Çünkü türban, siyasal bir nefretin ifadesi haline gelmiştir ve buna Anayasal teminat getirmek, "mahalle ve arkadaş baskısını" meşrulaştırmak anlamına gelecektir.

Bu da Türkiye’yi, çok uzun süre çözemeyeceği sosyal sorunlara, kavgalara götürecektir.

AKP yöneticileri, eğer türban konusunu "Allah tarafından kendilerine yüklenmiş bir misyon" olarak görmüyorlarsa, bu konuyu bir kere daha dikkatle düşünmelidirler.

Bir inanç sembolü, nefret sembolü haline dönüşüyorsa, çok tehlikeli bir dönem başlıyor demektir.
komik adam
sen bu yazdıklarınla ancak çocukları kandırırsın, artık kafan basmıyo sana tiyo çoçuk dergilerinde yaz. topluma akıl hocalığı yapacak en son insansın satır aralarında ele veriyon kendini emekli ol
kemal yazıyor 16 Şubat 2008 Cumartesi 15:05
türban
bizim ülkemiz müslüman ve layik bir ülkedir hiç kim se laiklik elden gidiyor diye olay cıkarmasın turk kadını turbanlı olcak türbansızlar turk kadını müsluman olmaz bunu herkez bil sin mhp akp turkiye arkanız da
osman kürklü yazıyor 09 Şubat 2008 Cumartesi 21:00
senden
Bu kız sen ve senin gibilerden nefret ediyor...
ertuğrul yazıyor 10 Aralık 2007 Pazartesi 01:04
herkesi oldugu yerde kabullenme
Herkesi oldugu yerde kabullenme buyuk bir marifettir. Kolay degil. Gucu elinde bulunduranlar, gucleri ile hukmetmek isteyenler, gucleri ile kendi yasam cercevelerini baskalarina kabul ettirmek isteyenler, inancli insanlari kucuk gorup kendi gucunu buyuk gorenler, inancli insanlari ezebildigini zannedenler, gun gelirde bu ulkeyi benim zihniyetim yonetir ve ben de kral olurum diye hayal gorenler, hepsini kendi konumunda kabullenmek zordur. Yuregini deryalar gibi genis tutabilenler bu zoru basarabilirler. Yuregi daracik bir metanin ritmi ile carpmaya alismis insanlar o metayi kaybedecegim korkusuyla herkese herseyi yapabilirler. Bunu Turkiye'de sikca gorduk. Hala daha gormekteyiz. Aslolan bu insanlari yureklerini bu meta tutkusundan kurtarmaktir. Bunu yapabilmeye niyet etmis insan yureklilerin yureklisi insandir.
cevat kara yazıyor 07 Aralık 2007 Cuma 16:35
siyasal simge
gercekten şu türbanı takanlar siyasal simge olarak takmasalar,inanın hepimiz serbest olsun isteyecegiz,arkadas baskısı ve mahalle baskısı olur diye korkuyoz!!!!!!hani sen değil miydin bir kişinin gözyaslarına deger mi insanlara yapılan haksızlıklara dur demenin zamanı geldi diyen,tut ki benim kardeşim siyasal simge için takıyo,teyzemin kızı ise inancı yüzünden,diğerine yazık olmayack mı okul kapılarında aglamasından sızlamayacak mısın?senin gazetende yazanlara sonsuz özgürlük,laf söylene sonsuz hakaret,sadece basörtüsüne gelince laga ve luga,gercekten halkın gözünde rezil oluyorsunuz bırakın Allah aşkına,ne zaman hürriyete yorum yazsam yayınlamıyorlar,neden? onlar sadece kendilerine özgürlük isteyenler.takiyyeymiş bilmem neymiş,arkadas ugramısın yurduma ama lütfen elini uzatmayı dene yoksa elini uzattıgında kimse kalmayacak...yarın emekli pasalar gibi türban dedik,baskı dedik diye itiraflarda bulunursan iş işten gecer,yazık bu insanlara eziyeti bırakın ve agzınızda laf gevelemeyi de.içinde ama kelimesi bulunan bi sözün ama'dan öncekileri yok sayarım diyen sen degil miydin 1mart tezkeresinde.laf değil adamlık lazım
mustafa süs yazıyor 05 Aralık 2007 Çarşamba 01:01
YATACAK YERİN YOK!!!
cehennemde ateşin olmadığını herkes bilir.. herkes kendi ateşini kendisi götürür ertuğrul sende ateşlerini biriktiyorsun öbür taraf için ve milletin inançlarına, inancıma dil uzatmayı bırak artık!
aly erten yazıyor 04 Aralık 2007 Salı 18:07
vay ozkok vay
ya ertugrul ozkok satimis medyanin satilmis adami senin elin hala kalem tutuyormu,,\/? az kaldi stilmis medya azz kaldi,,,
MUHAMMED AL SAVRANI yazıyor 04 Aralık 2007 Salı 17:02
türban
insanların kişisel tercihleri kimsenin tekelinde olmmamalıdır.türkiye'de türbanı bahane ederk islama saldıranları kınıyorum.
ahmet yıldırım yazıyor 04 Aralık 2007 Salı 12:05
neden
*BU BAŞÖRTÜSÜ SANCINIZ ANLAMIYORUM SANKİ BU MİLLET SİZE O BÜYÜK OSMANLI TOKATINI VURMADI YÜZDE 46.5 OY İLE
yavuz vatansever yazıyor 04 Aralık 2007 Salı 11:53
NE OLMUŞ BİZİM ÖZGÜRLÜKÇÜ HÜRRİYETE
Ne o beyefendi, niye rahatsız oldunuz başörtüsünden. Hani hürriyet 'özgürlük' demekti? Hani hürriyet 'farklılık' demekti? Soruları kendin uzat. Ama özgürlüklerden KORKMA... Ama özgürlüklerden KORKMA...Ama özgürlüklerden KORKMA...
mehmet özbek yazıyor 04 Aralık 2007 Salı 10:29
Başörtüsü(ÖZKÖKü bozuklar için Türban)
"Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne..... Acırım tükrüğe billahi, tükürsem yüzüne!.... (İstiklal Marşı Şairimiz:M.Akif ERSOY)
Yusuf İslam yazıyor 04 Aralık 2007 Salı 08:36
turban
ertugrul bey, ben avrupada yasayan bir vatandas olarak inanin bu turlu olaylara ne aglayasim ne de gulesim geliyor; turban hic bir zaman laiklikle karsilastirmamali tam tersine laik ligin bir simgesi olmali, ve ertugul bey inanin basinda belki turban olmayip kalbinde turban olan kac genc insanlarimiz var ne olur bunlari goz ardi etmeyelim, onun icndirki bazi sonuclari hep yanlis farkediyoruz artik gercekleri gormek ve kabul etmek lazim en guzel sey bir cumuriyet e layik ve hur olmaktir birakin ne olur turbani, belki de o turban bazi inasanlarimizin huriyetidir. ve inaninki eyer herkez boyle dusunurse turban takanin sayisi azalir..... saygilarimla
turban yazıyor 04 Aralık 2007 Salı 07:48
ertuğrul koş A.Doğan çağırıyor.
Bu yazı hakkında yorum yapmayacağım.Çünkü yazarın kendi fikri dünya görüşü felan yok. Tek görüşü bunların her ay tıkır tıkır maaşnı veren patronuna köp...lik yapmaktır.Patro amuda kalk dese kalkar yat dese yatar.Bu adam patro istedi diye fikirdaşı 40 yıllık arkadaşı laikçiliğin yılmaz bekçisi Emini 1 günde satmadımı...satmak şöyle dursun adamı resmek kovdu. Bu kadar haysiyetsiz bir adam hala millete ders veriyor..tabi en iyi sen bilirsin...para için şerefinden vazgeçmeyi.
cem yazıyor 04 Aralık 2007 Salı 06:50
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI