YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,1855
Değişim
1.54
EURO /
Alış
1,7825
Değişim
-0.56
IMKB
40.950


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fikirci Bey

Kürtler Türkmen, Aleviler Ermeni mi?

21 Ağustos 2007 Salı 12:12

Türkiye’de ırkçılık yapanlar öteden beri aklı başında bilim adamlarını güldürür. Çünkü bizzat bu ırkçılar dedelerinden iki kuşak ötesini belgeleyemezler.

Anadolu’da ırkçılık olur mu?

Bilinen çağlardan bu yana belki de dünyanın en fazla nüfus hareketliliğine sahne olan bir yerdir Anadolu.

Hitit’i Frig’i bir yana daha yakın tarihte Makedonyalı İskender Yunanistan’dan çıkar Hindistan’ı bulur,

Pers Kral’ı Darius İran’dan çıkar Adriyatik’i bulur.

Hele Moğol işgali kendi başına bir kaostur. İstatistik olarak eski dünyadaki her  200 kişiden birinsin babası Moğol’dur.

Efsanevi olarak Türkler Anadolu’ya 1071’de gelirler.

Kuşkusuz daha önce de Orta Asya’dan Anadolu’ya parça parça göçler olmuştur.

Osmanlı kırkın üstünde kavmi ve üç semavi din mensubunu en azından 300 yıl bir arada tutar.  

 

Ama Battal Gazi’nin Türk olduğunu sanan çok aptal gazi vardır memlekette. Oysa Battal Gazi İslam Peygamberinden bir kuşak sonra yaşamış bir Arap’tır. Efsanesi (doğruluk derecesi ayrı) 700’lü yılların başlarına dayanır. Bu tarihler aynı zamanda Orta Asya’da Orhun Anıtlarının yazıldığı tarihtir. Yani Türkler henüz Orta Asya’dadırlar ve Müslüman da değildirler.

 

Öte yandan bizzat milliyetçiliğin kendisi 17. yüzyıl sonlarında Fransız’ların uydurmasıdır. O zamana kadar insanlar Kavimlerini bilirler, aşiretlerini bilirler. Bugün Türkiye’nin doğusunda insanlara “kimlerdensin” dendiğinde size aşiretlerini söylerler. Milliyet bilinci oturmamıştır. Nitekim Arap milleti diye bir kavram hala oturmamıştır, belki de hiç oturmayacaktır.  

 

İyi ihtimalle milliyet, belirli bir coğrafyadaki insanların yaşamlarının 24 saatine yayılmış davranışlarındaki benzerlikleri ifade eden bir “kültür bulutudur”, aynı milletten demek belki aynı dili veya onun şivelerini konuşan, benzer müzikten hoşlanan, annesi babası, akrabası ile ilişkileri birbirine benzeyen, doğum, düğün, evlenme ritüelleri birbirine benzeyen insanlar demektir.

Kuşkusuz modern dönemde Ulus/Millet, Ulusal Pazar demektir. Onun dışındakiler yabancıdır ve onlarla doğrudan çıkar çelişkileri oluşur çünkü her şeyden önce “kimin parası”nın geçerli olacağı sorunu vardır. Globalleşmenin ulaştığı noktaya bakarsak bunun da ne kadar anlamı kaldığı tartışılır.

 

Zaten en milliyetçilerin altında en Bayerische Motoren Werke’ler vardır. Bellerinde Sig Sauer veya Jeriko’lar vardır. Daimler Benz ile çarparlar kamyonlara…

 

Anadolu’da sarf bir ırk yoktur ama ırkçı çoktur. Trakyalı mavi gözlü kumral Üsmen Aga ile Adanalı Kara Cabbar aynı “ırk”tandır bunlara göre.

 

Oysa modern bir devlette insanı bir “millet”e ait yapan devlete olan vatandaşlık bağından başka bir şey değildir.

Kahvedeki adam neyse de koca koca profesörler kaftasçılık yapınca durum daha komik oluyor.

Üstelik birisi benim ırkımdan olsa ne olmasa ne? Bırakalım ırkı, tür ayrımcılığı bile nereye kadar anlamlı

Mesela ben köpeğimi bazı insanlardan daha fazla seviyorum ve değer veriyorum, çünkü en fazla kedileri kovalıyor, gidip Danıştay taramıyor, yazar veya din adamı öldürmüyor…

 

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI