YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,2415
Değişim
-0.88
EURO /
Alış
1,9205
Değişim
-0.75
IMKB
42.624


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fikirci Bey

Devletin partisi olmaz

06 Mayıs 2008 Salı

ÖNCE TERMİNOLOJİDE ANLAŞALIM

 

12 Eylül’ün Türkiye’ye verdiği belki de en büyük zarar her türlü örgütlenmeyi yok etmesi

Örgütlenmeye karşı alerji oluşturmasıydı.

Oysa modern demokratik toplumlarda toplumsal gruplar kendilerini örgütleri ile adlandırırlar

Ve bu adlandırmaya göre de aralarında yasal ilişkiler geliştirirler

Bu anlamda “Modern toplum örgütlü toplumdur” demek yanlış olmaz

 

Avrupa Birliği dört temel örgütlenme tanır

Devlet

Sermaye Piyasası

İş Piyasası

Ve bu son ikisi dışındaki diğer sivil toplum örgütleri

 

60’larda ve 70’lerde yükselişte olan Marksist solun getirdiği

Birbiriyle uzlaşmaz çıkarlara sahip,

Sürekli kavga eden

Ve sonunda birinin diğerine galebe çalacağı,

Yok edeceği

Proleterya ve Burjuvazinin sınıf savaşımı kavramları

Komünizmin de çöküşüyle birlikte terk edilmiş

Ve Avrupa “Pazar ekonomisi” çerçevesinde

Burjuvaziye “Sermaye Piyasası”

Proleteryaya da “İş Piyasası” (emek piyasası, labor market)

Demiştir.

Bu ikisi serbest piyasa koşullarında bir araya gelecekler

Ve bir iş barışı içerisinde birlikte çalışacaklardır.

Hepsinden önemlisi bunlar kendilerine uygun birer çatı altında örgütleneceklerdir

İş piyasasının da sermaye piyasasının da “sendikaları” olacaktır

Bu sendikalar, bu çıkar gruplarının aralarındaki ilişkilerin yasal zeminini de dinamik olarak belirleyecektir

Çünkü bu sendikaların organik bağları bulunan partiler olacak

Ve emek de, sermaye de bu partiler aracılığı ile mecliste temsil edileceklerdir.

 

Öte yandan “devlet” için ayrı bir örgütlenme öngörülmemiştir.

Devlet zaten bütün bunlar arasında denetim sağlayan bir kurumdur

Toplumda silah ve zor kullanma hakkına yasal olarak sahip tek örgütlenmedir

Bu nedenle onun tekrar bir adlandırmaya, korumaya ve temsile ihtiyacı olacağı gibi bir acayiplik düşünülmemiştir

 

Yani Avrupa Birliğinde

Devletin Partisi olmak diye bir şey yoktur

Devletin partisi olmaz

İdeolojisi veya dini olmaz

Yani Avrupa’da kimse kimseye:

“Devleti ben kurdum ulan bidon kafalı, sen nerden çıktın?” deme hakkına sahip değildir

 

Fakat 12 Eylül mantığının sahipleri,

Kendilerinden başka hiç kimsenin siyaset yapmaya hakkı olmadığını düşündüklerinden

Önce örgütlenmenin kendisini yok etmiş,

Daha sonra tüm toplumu “imtiyazsız sınıfsız kaynaşmış bir kitle” olarak tanımlamış

Yani tanımsız bırakmıştır ki kimse hiçbir ad altında var olamasın, örgütlenemesin.

 

Üstelik komik olan şu ki

Zamanında 300’e yakın sivil toplumu kapatan bu mantık sahipleri

Hiç utanmadan “sivil toplum” adı altında örgütlenerek sisteme müdahil olmaya çalışmaktadırlar

 

Türkiye, örgütlülük geleneği her şeye rağmen yüksek olan bir ülkedir

Ve bu garaipliği yenecek güce sahiptir

Buna da kendini “devlet” sanan partileri iktidardan, bazen de meclisten kovarak yapmıştır.

Yine yapacaktır.

 

 FikirciBey/Ensonhaber.Com

çarşı
çarşı b8u yazıya katılmıyor karşıyız
carşı yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 17:00
darbe
bu geri kalmış bidonların akıllarını darbelerle yitirmişler..eski türk filimlerinde olduğu gibi yine darbe ile düzeleceklerini sanıolar.
halk yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 07:51
haşmet
Demokratik laik bir atatürk ülkesinde haşmet isimli arkadaş fikirci bey'e cesarit varsa ismini açıkla dio.sanane kardeşim ister açıklar ister açıklamaz siz nasıl demokratsınız ya.ayrıca fikirci beyin yorumları suya yazılan yazı değil suya çizilen resimdir.bir ebruli sanatıdır bence.ismi önemli değil.bende bunları yazıyorum benimde ismim önemli değil.sende bieyler yazmışsın bence seninde ismin önemli değil.
bir kişi yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 05:38
fikirci amca
siz fikirlerinizi kendinize saklayın Atatürk Türkiyesinde Sizin fikirleriniz suya yazılan yazıdan farklı deyil fikirci bey amca medeni cesaretin varsa adını saklama
haşmet yazıyor 11 Mayıs 2008 Pazar 01:47
12 Eylül cüle boşuna yapmadılar...
Doğru teşhis eksik ifade fikircibey.Amaç devlete (güce) hakim olmak değil midir? İşte 12 eylülcülerde bu amacı gerçekleştirmek için bu yolu seçmiştir.Bu nedenle "devlet bizim, siz kim oluyorsunuz bidon kafalılar" deme hakkına da sahip oldular.Hal böyle iken devletin dinide olur,partiside olur,yargısıda olur,yök'ü de olur,kumandalı "sivil toplum örgütleri"! de olur, olurda olur...Zira amaç zaten gücü elinde bulundurmak,zamanı geldiğinde de karar verip kullanmak değil midir?
mert can civan yazıyor 09 Mayıs 2008 Cuma 18:52
süper
yazınız tek kelımeyle harika elinize dilinize sağlık
sefa tas yazıyor 09 Mayıs 2008 Cuma 08:25
wc
Bu beyinlerini örümcek ağı bağlamış bidon beyinli sol kesim ve sol kesimin gerçekleştirdikleri işler oldukça Türkiyeyi Ab ye deil wc ye bile almazlar tabikide. Sayelerinde Türkiye hiç bir zaman ilerleyememiştir.
halk yazıyor 09 Mayıs 2008 Cuma 01:00
fikirci bey
o suursuz yagci fikirlerini sen kendine sakla yaz oku yaz oku.. bu ne bicim köse yazarligi.. Daha dun bile hakim ve savcilari kendisi secmeye kalkisan kapatma davasi acilinca demokrasi migferi kesilen hukumetin yalakaligini yapip halen avrupa masallari yapiyorsun..estonya bile ab de be kardesim... seni beni almayacaklar.. ortada sadece dereyi gecene kadar ayiya dayi deme muhabbeti var.. alacaklarini alip borclar hanelerine sifirlari ekleyip terör örgutlerini destekleyip ulkeyi böldukten sonra sirtlarini dönecekler bize.. bunu anlamamak icin kör olmak lazim.. sen körmusun fikirci bey yoksa sagirmisin?
Kemalist Genclik yazıyor 08 Mayıs 2008 Perşembe 11:10
4 değil 5
evet dört temele dayandırdığınız AB nin en önemli temelini unuttunuz din birliği bu unsur saydığınız unsurların başında gelir hatta daha da önemlisi din olgusu olmadan diğerlerinin bir araya gelmesi oldukça zordur buda bizim sevdamızdan en kısa sürede dönmemiz gerektiğini belirtir
kuralsizca_34 yazıyor 07 Mayıs 2008 Çarşamba 12:34
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI



KÖŞESİZ YAZARLAR