YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,2295
Değişim
1.82
EURO /
Alış
1,7685
Değişim
1.38
IMKB
39.556


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
G. CIVAO?LU

Dağdan şehre başka iniş

27 Aralık 2007 Perşembe
Şişli'yi havaya uçuracak PKK bombacısı bağlamında Abdullah Öcalan'ın söylediklerini yansıtayım.
Bekaa'daki PKK kampındaydık. Merhum Turgut Özal'dan "TC'deki tek akıllı lider" diye söz ediyordu.
Onun bazı düzenlemeler yapacağından umutluydu.
Bir "dehşet dengesi teorisi" vardı kendine göre...
"Adı konmamış, altı imzalanmamış, karşılıklı konuşulmamış" bir uygulamayı vurguluyordu; "TC ile vuruşuyoruz ama TC beni köşeye sıkıştırmıyor. Çünkü... Kırsalda, dağlarda çok sıkıştırırsa, ben de büyük şehirlerde TC'nin üstüne giderim. Büyük kayıp verdirecek eylemler koyarım" mesajını veriyordu.
Türkiye, haklı ve kararlı olarak PKK'ya hem Kuzey Irak'ta, hem bizim coğrafyada nefes aldırmıyor.
Belkemiğini kırıyor.
PKK'nın da dağlarda ve kırsalda ezilmiş görüntüsüne, çizilmiş karizmasına bir karşılıkla itibar iadesi arayışı ve kentte eyleme geçmesi beklenmeyen şey değil.
İstanbul'da araçlar yakılıyor...
Medyaya göre, İstanbul'da 3 buçuk kilo patlayıcıyla yakalanan PKK'lı da Kandil'de eğitilen bombacılardan biri.
PKK'yla mücadelede vurucu güç kadar, istihbaratın da önemli olduğu bir süreçteyiz.
Dağlarda ve kırsalda PKK grupları uydularla gözlenebiliyor ama kent eylemleri için asıl önemli olan istihbarat.


İŞTE ÖRNEK TAVIRLAR
Bugün, toplumun ders alması gereken "demokratik sivil tavır" olayını anlatmak istiyorum.
Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda Mevlana-Coelho buluşması gösterisindeyiz.
Birinci sırada yer gösterdiler. Oturduk.
Hemen yanımda üç hanımefendi var.
Birinin eşi, Türkiye'de önemli bir sivil toplum örgütünün başında.
Gösterinin başlamasına birkaç dakika kala kulağıma şöyle bir ses geldi:
"Bu gecenin en itibarlı konuğu benim. En ön sıradaki yerimi boşaltınız. Orada oturacağım."
Olay, hemen sağımda ve sahnenin önünde gelişiyordu.
Orta yaşlı, temiz giyimli, efendi bir zat.
Yanında gene zarif bir hanım ve onun eşi olduğunu sandığım bir genç adam.
Protokol görevlisi olan genç kız, onlara alçak sesle öneride bulunuyor:
"Birinci sıra protokole aittir, yanlışlıkla satışa çıkarılmış. Sizin biletlerinize ait koltuklara Şişli Belediye Başkanı Sayın Sarıgül'ün dostlarını oturttuk, anlayış gösterin lütfen. Size ikinci sırada çok güzel bir yer göstereyim..."
3 kişilik grubun tavrı ise net: "Biz bu biletleri satın aldık. Koltuklarımız birinci sırada. Kimleri oturttuysanız, kaldırınız. Biz sadece hakkımız olan yerde oturmak istiyoruz."
Gruptaki genç adam kararlı bir vücut diliyle ön sıranın ortalarına yürürken, "O halde ben de Belediye Başkanı'yla konuşurum" diyor.
Sarıgül ile kısa bir süre konuşuyorlar.
Sarıgül, birinci sıradaki yerinden kalkıyor, yanımdaki koltuklarda oturan üç hanımdan özür diliyor. Onlara durumu anlatıyor ve şu öneride bulunuyor:
"Normal olarak bu birinci sıra protokol konuklarına ayırılır, bu gecenin de sponsoru biz olduğumuz için sizi ilk sıraya oturtmuştum. Ancak organizasyon, bu ilk sırayı da satışa çıkarmış. Oturduğunuz yerlerin biletlerini alanlar var. Özür dileyerek sizi hemen bir arka sıraya alabilir miyim?"
Üçü de hemen kalkıp bir arka sıraya geçiyorlar.
Boşalan 3 koltuğa, bilet sahibi 3 kişi oturuyor.
Az sonra Şişli Belediye Başkanı Sarıgül, kendisiyle konuşmuş olan genç adamın önünde çömelerek "bu yanlışlıktan dolayı çok üzgün olduğunu" söylüyor ve birkaç kez üst üste özür diliyor.
Olay beni gerçekten mutlu etti.
Birincisi... İnsanlarımızın hak almaktaki kararlılığı ve medeni cesareti...
İkincisi... Başkan Sarıgül'ün gösterdiği uyum ve duyarlılık da örnektir.
Üçüncüsü... Türkiye'nin protokolünde yeri olan bir kişinin eşi hiç tereddütsüz iki arkadaşını da alıp hemen koltuklardan kalkmış ve arka sıralara geçivermiştir. Bu da bir olgunluktur.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI