En Son Haber Sitesi Güncel Haber
Son Dakika
2°C İstanbul
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
?lhan SEL?UK

İstikrar Ve Güven?..

19 Kasım 2007 Pazartesi

Ülkemizde bugün AKP tek başına iktidardadır; Meclis'teki çoğunluğu ağırlıklıdır; hükümetini kurduğu gibi cumhurbaşkanını da tek başına seçmiştir.

Buna karşın Türkiye'de istikrar ve güvenden söz açmak çok güç, hatta olanaksızdır.

Ülkede büyük çoğunluk demokrasi rejimini yeğlemiştir; ama, bizdeki demokrasi içeriğinin Batı'dakinden daha başka türlü olduğu da görülüyor.

Türkiye'de demokrasinin temelleri, hiç kuşkusuz Atatürk devrimiyle atılmıştır. Batı uygarlığının laik hukuku, köktenci bir yöntemle benimsenip kabul edilmeseydi, ülkemiz bugün İslam coğrafyasındaki öteki ülkelere benzeyecekti.

Ancak bugün Türkiye bıçak sırtındadır; ılımlı İslam devleti olmakla laik cumhuriyeti yeğlemek arasında bir siyasal mücadelenin tuzağına çekilmiştir.

Üyesi olmak istediğimiz Avrupa Birliği ülkelerinde böyle bir sorun yoktur.

Batı, Türkiye'de çok partili rejimin gündemine oturan dincilik sorununu çoktan tarihe gömmüştür.

**

Ülkemizde yaşanan çok partili rejimde bugün iki sorun, gündemin birinci maddesine oturmuştur. Bunlardan biri dincilik, öteki etnikçiliktir.

Dincilik iki partide saptanıyor.

Saadet Partisi (SP) İslamcı rejimi daha açık seçik savunuyor ve antiamerikan köktenci siyaseti benimsediği için seçim sandığında varlık gösteremiyor.

AKP ise Amerika'nın Ortadoğu Projesi'nin (BOP) bir ürünü olarak siyasal yaşama katıldı, dincilik kapsamında bu büyük dış desteği de arkasına alınca daha ilk seçimde iktidara geçti, ikinci seçimi de büyük farkla kazandı.

Ancak AKP, ülkede istikrar ve güven sağlayamıyor.

Çünkü ABD'nin ılımlı İslam projesi, Türkiye'de istikrar sağlayamaz.

Gerçi bu proje Saadet Partisi gibi sabırsız ve aceleci bir içerik taşımıyor; stratejisini zamana yaymıştır.

Ancak Ortadoğu'nun karmaşık yapısında, Bush yönetimi, yalnız Anadolu'ya değil, Irak'a ve Kürdistan projesine de dönük tasarımları bağdaştırmaya çalıştığından sorunlar çatallaşıyor.

**

Türkiye ekonomisi IMF marifetiyle Amerika'nın denetimindedir; siyaseti de AKP marifetiyle yine aynı merkeze bağlanmıştır.

Eğer bu iki 'teşhis' yerli yerindeyse, ülkemizdeki çok partili rejimde halkın serbest iradesini kısıtlayan, toplumun topyekûn özgürlüğünü hacir altına alan bir rejim söz konusudur.

Bugün Kuzey Irak'ta Türkiye'ye karşı iki güç üslenmiştir.

Biri, dünyanın en büyük gücü ABD'dir; Kuzey Irak'ı işgal etmiş, Güneydoğu'da Türkiye'nin komşusu olmuştur.

İkincisi, bu büyük gücün himayesi altındaki terör örgütü PKK'dir.

Türkiye, iktidarını Amerika'ya medyun, daha Türkçesiyle borçlu AKP aracılığıyla, uluslararası hukuka göre meşru müdahale hakkını kullanmak için Başkan Bush'tan sınırı ve içeriği belli olmayan bir garip izin istihsal etmiştir.

Bu izin çerçevesinde terörist örgüt üzerine Kuzey Irak'ta operasyon düzenleme çabası içindedir.

**

Özetle dincilik -Amerika'nın koyduğu adıyla ılımlı İslamcılık-, laik devletin yapısını Meclis'teki çoğunluk marifetiyle değiştirmeye yönelirken; yine Amerikan işgali altında üslenen terör, Meclis'teki azınlık tarafından destekleniyor.

"Eşyanın tabiatı icabıdır" ; ikisi de dıştan yönetilen dincilik ve terör ikilemi arasında sıkışmış bir Türkiye'de ne güvene ne de istikrara kavuşulabilir.

ekonomi iyi yolda"yola devam..."
2007 nisanında her şey %20,ekimde %30&35 zamlandı!bu ay ki enflasyona ne uyduracaklar bakalım?ikdara geleceklerini ilk etapta onlarda tahmin etmiyorlardı...borç ödemelerini erteleye geldiler,bu güne..iç-dış borç 2 KATINI aştı.%46 oy desteğiyle bakalım daha ne BÜYÜK HİZMETLER yapacaklar?"yola devam"...
bilirkişi yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 01:50
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI