Radikal’den, 'radikal' adım
Aslında Başbakan Erdoğan, Bush’a ne dedi?
El Kaide ismini nasıl telaffuz etti
Başbakan’ın ABD gezisini izleyen özel kalem olayın perde arkasını yazıyor.
Türk basını bugüne kadar ender yaşanan olaylardan birine daha tanıklık etti. Radikal gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan, birinci sayfadan anonslanan köşe yazısında Başbakan Tayyip Erdoğan’dan ve AK Parti’den özür diledi.
Özrün konusu olan habere ise haftasonu yapılan AK Parti’nin Kızılcahamam kampında yapılan kapalı bir görüşme dayanak oluşturuyor. Başbakan Erdoğan, milletvekilleriyle görüşürken, ABD Başkanı Bush ile Beyaz Saray’da yaptığı görüşmeyi anlatıyor ve iddiaya göre, “PKK için isyancı derseniz ve terörist örgüt ilan etmezseniz, biz de El Kaide’ye isyancı deriz” diyor.
Tabi Beyaz Saray’da yalnızca Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın bulunduğu kapalı görüşmede neler konuşulduğunu bilmiyoruz ancak deneyimli ve Türk dış politikasındaki kırmızı çizgileri bilen biri olarak şunu söyleyebiliriz: Başbakan Erdoğan’ın böyle bir ifade kullanması, Türkiye’nin bugüne kadar savunduğu bütün tezleri inkar etmesi demek. Terör belasından nice acılar çeken bir ülkenin, sorunun çözümü için yanlış bir koz kullanması savunulan tüm kalelerin yıkılması demek. Kaldı ki bu görüşmeyi biz de izledik ve aşağı yukarı neler konuşulduğu konusunda bilgimiz var.
Başbakan ne dedi?
Bizim edindiğimiz bilgilere göre; Başbakan Erdoğan Beyaz Saray görüşmesinde ve İngiltere Başbakanı Gordon Brown ile görüşmesinde El Kaide ismini telaffuz etti ancak bir grup “deneyimli” gazetecinin, “acemice” yazdığı gibi değil. Başbakan Bush’a ve Brown’a aynen şunu söyledi: “Terör örgütü El Kaide’ye karşı verdiğiniz mücadelede Türkiye her zaman yanınızda yer aldı. Şimdi aynı mücadeleyi PKK terör örgütüne karşı vermenizi bekliyoruz.” Meselenin özü bu.
Peki neden hata yaptılar?
Şimdi gelelim, İsmet Berkan’ın cesur bir tavır sergileyerek haberi yazan muhabirinin de ismini vererek özür dilemesi olayına. Aynı tavrı diğer gazetelerin yöneticilerinin de sergilemesini beklerdik. Çünkü bu haberin kampta bulunan birçok muhabir tarafından yazıldığını biliyoruz. Kimi haberi küçük gördü, kimi sayfada yer vermedi. Ama bu haberin muhabirler tarafından ikinci bir kişiye sormadan ya da işin uzmanı diplomatlarla, ya da ABD gezisine katılanlarla görüşmeden tek ağızdan çıkmış gibi yazmaları. Sonuç olarak şunu söylemek yanlış olmaz: “Burada acemilik yapan sadece Radikal gazetesi değil. Radikal gazetesi günah keçisi oldu. İşte gülüp geçtiğimiz trajikomik bir olay daha. Ben ne olduğunu görebiliyorum, ya siz…”
RADİKAL GENEL YAYIN YÖNETMENİ: BAŞBAKAN BİZİ YALANLADI