Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Perihan MA?DEN

'Başta bütün dünyanın TAPTIĞI başkumandan'

16 Ağustos 2007 Perşembe 08:13

Yaa öyle yaptık: "demirağlarla ördük ana yurdu bir baştan." (ya da 4 koldan).
Ana yurdu 1 baştan demirağlarla örmüş olsaydık, milli gelirimizin hatırı sayılır bir kısmını Petrol Tacirleri'ne bağışlamıyor olacaktık. Bu yaşlı ve yorgun dünyayı daha az kirletiyor; en güzel kıyılarımızın, en güzel yörelerimizin içine etmiyor/etmemiş olacaktık.
Bizim Başkumandanımız'a hepimiz, dayak kötek HER BİRİMİZ tapıyor olabiliriz. Ama BÜTÜN DÜNYA niye tapınıyor (worship?) olsun ki Başkumandanımız'a? Takdir edebilirler. Saygı duyabilirler. En iyi, en cömert ihtimalle; öykünebilirler.
Ama TAPMALARINI istiyoruz, aynen bizler gibi. Kemalizm bir din bu topraklarda.
Alnımızı Anıtkabir'in soğuk taşlarına dayayıp hüngür hüngür ağlamak, mızmızlanmak, şikâyet etmek istiyoruz.
Aramızdan En Şikâyetçi/En Mızmız/En Münzevir Çocukları bir kısmımız (yüzde 20'lik bir kısmımız) ennnn çok beğeniyoruz.
Yalnızca 'beğenmekle' kalmıyoruz. 'Beğenmek' çok ölçülü bir kelime. Tapmak ve tapılmak istediğimiz için, orantısızlığı şiar edindiğimiz için, illa devasalaştırmak/büyütmek/kabartmatozuyla şişirmek/battallaştırmak-
Orantısız: 'Küçük olsun, benim olsun' değil; büyük olsun, ennn büyük olsun, gerekirse kaçak katlar çıkarım/ormanları yağmalarım/el alemin köylerini işgal ederim/yıkıp yakarım/erozyonlarım/kesip biçerim- BÜYÜK OLSUN! EN BÜYÜK OLSUN! EN BÜYÜK BENİM OLSUN! GÜÇ HER DAİM BENİM OLSUN!
Tabii Başkumandanım'a da tapıyorlar. Onun masmavi gözleri, sapsarı saçları var; çok iyi giyiniyor ve Fox adlı bir köpeği var. Bana hiç benzemiyor yani. Biz'e hiç benzemiyor. Ama dünyanın ona 'taptıklarından' artanları ben yerim, ben giyerim. O hayali, benim yaratıklandırdığım tapma/tapınma işi, nihai olarak BENİM eserim.
Başkumandanım adına, yönetme hakkı benim! Ben karar veririm. Bu halk veremez. Bilemez bu millet. Ben çalar (tıngırt mıngırt) kanunumu, ben söylerim. Ben dans eder, ben alkışlar; resitallerim.
Niye onların ağzından yazıyorum ki? Öyle bir sapağa saptım.
Evet, onların durumu hazin.
O kadar hazin ki, ürkütücü de.
Gerçekliklerden kopuklukları, çıktıkları yumurtayı hiç beğenmeyişleri, kendi halklarına ana/avrat küfredişleri, kıllı mıllı hakaret edişleri, edepsizlikleri, şirretlikleri ve münzevirlikleriyle korkutuyorlar beni. Sürekli.
Durmaksızın onlardan korktuğum için, alabildiğine korkusuz olmak zorundayım.
Şimdi, sinirden botokslanmış 1 Baykal, Teziç'in felaket YÖK'ü, Anayasa Mahkemesi, Çankaya'nın Nemrut'u ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Bütün Kuvvet Komutanları yeni bir plan geliştirmek zorundalar.
'367 Zımbırtısı' gibi bir plan.
İşaret fişeğini Cindoruk Cunda'dan attı.
Yeni bir plan. Yeni bir ittifak. Yeni kıpraşma mitingleri. Halkın Tepkisi. (Başka Emekli Eruygur Paşa'larla.)
12 Nisan, 27 Nisan- birinin adı 'bildiri', diğerinin 'uyarı' ya da 'uyarga'.
'Paşam! Sen uyuma!' Pankartlarında böyle yazması gerekiyor. 'Yalvarırım: sennn uyuma!'
Genç Subaylar rahatsız, çok rahatsızlar.
Peki sınır ihlal edici yapısıyla, aksine (kendi) zannettiği kadar az konuşmayan; aksine mütemadiyen konuşup çok açık seçik anlaşılmayı 'ümid eden' Büyükanıt Komutanları, hiç mi hiç mi hiç, bi şey yapmayacak mı? Hiç mi?
Zira; mesele tam da budur: türbanlının, evet bir türbanlının (ööööğğh) kocası çıkmakla kalmıyor Çankaya'ya.
Türbanlının kocası Başkomutan sıfatını almış olacak. Sembolik olarak da olsa. Almış olacak.
Bütün Dünyanın TAPTIĞI Başkumandanımız'ın 'sıfatını' Özal aldı (o korkunç eşiyle Turgut Özal), Demirel aldı, o aldı, bu aldı. Kimler kimler aldı o TAPILAN sıfatı. O denli en ve boyda, öylesine umulmadık şahıslar o tesadüflerin ve bu darbeciliklerin neticesinde-
Diyelim konuşurken gözlerinden feraset ve delalet, letafet ve zekâ fışkıran Evren aldı.
O diyelim, 'bileğinin' hakkıyla aldı. Ordusuyla geldi, aldı. Çöktü oraya. Çankaya Tepemize.
Hepsine oldu, uydu bu 'başkumandan' titri. Ama hiçbirinin karısının başı örtülü değildi.
Her birinin karısının başı Kemalizm dini uyarınca açık; bazılarının karısının başı Kapitalizm dini uyarınca sarıya boyalıydı.
Şimdi bu TAPILANILASI sıfatın DIŞARDAN birileri tarafından taşınılacak olması! Kayseri'den birileri.
Isparta'dan, Afyon'dan birileri olabilir. Oldu. Ama işte karıları-
Şimdi Yaşar Paşam, Diğer Paşalarım; Kuvvetimin Komutanları BU YENİ ADAMIN resepsiyonunda onun türbanlı karısıyla aynı salonda bulunup azaplar içinde kıvranırlarken-
Nasıl olur Atam söyle nasıl olur?
367 gibi şahane bi çözüm bul bana.
Hem demokrasinin içinden GİBİ olsun.
Yani bir çeşit kılıf.
Hem de bu Yeniler'e ağzının payını vermiş olmama izin ver. Anlasınlar Hanya'yı Konya'yı.
Bu memleketin Hakiki Efendileri kimlermiş, bu memleketin dört nala şaklayan kalemleri, bu memleketin baş öğretmenleri, baş komutanları, baş oyuncuları kimlermiş-
Bir kez daha, son bir sindirici kez daha, gösterebilmemiz için ŞUNLARA bir çare/bir oyun/bir tıkanıklık vesilesi/bir kandırmaca/bir gölge dansı/bir ekonomik facia/yakın mesafede savaş-
NE OLURSA. ARTIK.
Gönder. Gönder. Gönder.
Başkumandanlarına Dünyanın Taptığına İnanmaktaki Şu Fanatik Bakarkörlerine.
Şu çıktıkları yumurtayı beğenmeyen yumurta kafalara.
Şu tuhaf kişiliklere. Şu ısrarcı. Şu yapışkan. Şu sürekli ağlayıp sürekli bağıran tuhaf mekanizmalara.
Bir şey gönder ya da gönderme.
Onlar postanenin kapısına yığıştılar. Paket bekliyorlar. Kemalist göklerden zembille inecek özel bir ulak.
Antidemokrasi eliyle. Çabucak.

Tamer\'e
O taş yapıda yatan ulu kişi bilseydi, Bu gün senin gibiler yaşayacak bu ülkede, Kurtarırmıydı acaba bu ülkeyi?...
Ahmet yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 19:14
aabi
yıl 1940 sefil ve aç halkın tapınması için yeni bir şey yapılacaktır, halk yokluk ve sefalet içinde kıvrım kıvrım kıvranırken,o yıllarda bir karar alınarak ülke tarihindeki en büyük ve pahalı TAŞ yapısı yapılır.
tamer yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 16:01
bu ne cehalet
Şu yapılan yorumları okuyorum ve gelecek güzel günlere dair beslediğim tüm umutlar bir anda tükenivereiyor. Yorum yapanların bir çoğu yazının neden bahettiğini bile anlamamış kendince ezberlerini tekrarlıyorlar. oooff offf
hüseyin yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 14:44
bravooooo
sayın mağden bravo size, şu % 20 lik kesimi ne güzel anlatmışınız, evet arkadaşlar bu % 20 lik kesim sadece kuzey korede muhatap bulabilir kendisine, hadi bakim kuzey koreye bir iki bir iki.....
osman demircan yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 14:37
höng???
ne diyor bu kadın yaa??? bise anlamadım valla. tapmak, atam filan. ata hepimizin atası. ata sevilir tapılmaz. tövbe tövbe.
yusuf yorum yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 14:28
helal sana
muhteşem bir makale helal olsun
sadık emre yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 13:52
?
Sırf kendini tatmin etmek için ekonomik kriz isteyen şu hamakat içindeki (bayan diyeceğim ama analarıma bavılarıma hakaret olur) kişiliksize bizim taptığımız haddini bildirir.Bunlar artık cami duvarına sürtünerek dolaşıyorlar.Üstelik çişleri de var kıvranıyorlar.Yahu senin annen ya da ninen hiç mi başını örtmedi.Yanında olsa hemen boğazını sıkar öldürürdün herhalde.Unutma ki toprakta seni bekleyenler var.
? yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 13:12
cevap
iki arkadaşı düzeltmek istiyoprum. 1.osman ünlü arakadaş:ben perihan hanımı sürmeyeceğim.onun yalakalık yapıp cesaretlendirdiği teokratik diktatörlük(yani senin anlayacağın dilde:şeriat devleti özlemcileri )sürecekler.perihan hanım bunu farkında zaten bu yazıları yazarken her ihtimale karşı batı ülkelerine kaçış uçak biletini elinde tutuyordur. 2.normal adam a:teokratik baskıcı rejimler tepeden yasalarla yerleşmez.yabandaki azınlığın dayatması ile toplumu ele geçirir.yani kadınlar başını örtecek diye bir yasa çıkarmazlar ama.kızın karın bir iki defa tartaklanır hatta dayak yer.sonra artık anlarsınki artık onlar bu ülkede başı açık dışaır çıkamaz .uymak zorundasındır.dışarı çıkamaz dikkat et.okula veya devlet dairesine gidemez demiyorum.sokağa çıkamaz.anladınmı yani kimlerle dans ettiğinize dikkat edin.ben sizin demokratik seçiminize sayglıyım ama sizde oy veririken biraz dikkat edin...
sinirli yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 12:10
kim kime tapmış
yaaa allah aşkına bırakında atam huzurunda rahat uyusun dünyada kım kıme tapmışkı başta bütün dünyanın taptıgı ınsan dıyebılıyoruz putlaştırmayın o atam bıle sızın gızı geri kafalılardan rahatsız bılıyormusunuz sen neye tapıyorsan tap sana hayırlı olsun ama bizim taptıgımız bır allahımız var başka kımsemız yok atama saygısızlık yapmayın
yusuf yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 11:33
by sinirli
perihanhanım gibi doğrulaı söyleyenleri ülkeden çıkarmayı düşünüyorsunuz bakıyorum.Ülkenin %80'i sizingibi düşünmüyor Hepimizi mi süreceksiniz.Dünyada size benzeyen ital edebileceğiniz bir toplumda yokzaten.Sizin gibi elit zevat üretmez, çalışmaz kim size hizmet edecek.Yoksa köleliği mi geri getirmeyi düşünüyorsunuz.
osman ünlü yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 10:42
DENKLEM!
Cumhuriyet rejimi toplumun sadece bir kısmını mutlu edecek bir rejim değildir.Türkiye Cumhuriyeti sadece belirli bir kesime makam veren, onların çocuklarına kariyer ve gelecek sağlayan bir devlet olamaz. Vatanseverlik için öncelik; bu batan içinde yaşayan herkesi ve görüşlerini değerli bilip sahip çıkmaktan geçer.Bu vatan topraklarında 73 milyon insan yaşıyor. Herbirinin ayrı bir dünyası var.Eğer bu dünyalar yıkılmaya başlar ise devlet zayıflar.Ama bunu anlayacak ne kadar Kemalist var açıkcası bilmiyorum.
Tuğrul Demir yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 10:32
Ağzına sağlık
Ama... Kız seni yerler.
sessizvatandaş yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 10:14
Sinirli ye
Sinirli sende Emin, Bekir,Yılmaz gibi başka gezegende yaşıyorsun herhalde.Şaşkınlığınızdan,AKP ye oy veren %47 insanın hepsinin basettiğin devlet düzeni istiyor sanıyorsunuz.Senin dediğin düzeni Türkiyede savunan insan oranı %1-2 yi geçmez oda Saadet partisinin oranlarında gözüküyor zaten.Eğer o düzen Türkiye gelecekse ona herkesten önce hatta askeriyeden bile önce zaten bu halk karşı çıkar.
normal adam yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 09:58
Helal Olsun...sana..
İşte ya bu yaratıkları çok güzel betimlemiş...hakkaten güzel yazı.
CEM yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 09:36
umarım
umarım yanılıyorumdur .umarım sen ve senin gibi medya libolşları haklıdır perihan hanım.umarım bir gün arkana bile bakmadan kaçtığın asıl vatanın ABD den ara sıra geldiğinde havaalanında başını bağlaman emredilmez perihan hanım.umarım ara sıra ülkene uğradığında kapitalizm in yüreğinde yalaka olmayan sana ait yaşamı sürerken.doğuya otantik bir gezi yapmak amacı ile türkiye ye geldiğinde sokakalrında caddelerinde kapkara çarşaflar burkalar içinde kadınlarımın kızlarımın fotoraflarını anı olarak çekip. onalara sessiz bir şekilde tabi içinden vah vah deyip uçağına binip abd ne gitmezsin.arkana bile bakmadan.umarım bir gün türkiye de taşlarla yüzleri parçalanmış kadınların görüntülerini abd deki tv lerden çığlık çığlığa izlemezsin .kırbaçlanan taksim meyadanında asılmış onların kocalarının babalarının görüntülerini izlemezsin perihan hanım.sen ADB DE kendi yaşamını sürdürüken bu ülke insanalrının kapkara bir orta doğu ülkesinde sesiz çığlıklarla yaşamasını seyretmezsin .umaım ben yanılıyorumdur pereihan hanım.eğer yanılmıyorsam.öte düğnyada bir çok kişi bu yalakalıklarının hesabını soracak senden ve senin gibilerden.... z
sinirli yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 08:55
Helal olsun bacım sana
Başlığımdaki gibi helal olsun bacım sana, ama haram olsun çıktığı kabuğu beğenmeyenlere ve Demokrasiyi sadece kendileri için isteyenlere unutulmamalıdır kurulan tuzaklar sonunda dönüp olaşıp kendi ayaklarına takılıyor. En bariz örneği %10 barajı barajı koyanlar şimdi nerde barjlarda boğuldular. Halktan yedikleri tokat az geldi galiba şimdide bir kılıf bulsunlar 367 değil 550 lazım desinler. Saygılarıma.....
Ali DEMİR yazıyor 16 Ağustos 2007 Perşembe 08:29
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI