Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Perihan MA?DEN

Hesap Sormak Dürtüsü

25 Ekim 2007 Perşembe
PKK'nın elindeki 8 kuzunun resmini basmış bazı gazeteler.
Doğan Grubu 'görmemeyi' tercih etmiş.
Sekiz güzel/yakışıklı oğlan çocuğu!
'Üçer aylık eğitimlerle savaşmaya yolladığınız çocuklar bu mu?' diye manşet atmak isterdim ben.
Bu zamanlarda, bugünlerde her zamankinden daha çok barış yanlısı olmalıyız. Oyuna gelmemeliyiz. Oyuna gelmemeliyiz.
Milli Oyunkuran Ertuğrul Özkök'ün salı günkü ve çarşamba günkü debdeblenmelerinden köşesinde/manşetinde geçilmiyor!
El âlemin yavrusunun kanı üstünden kahramanlık türküleri!
MEĞER Büyükanıt'ı aramış. 'Arkanızdayız...' demek için. (Bi de böyle üç noktalı hıçkırıklanmalar.) Doğru laf 'ÖNÜNÜZDEYİZ' olmaz mıydı oysa?
Bir gün sonra kendisini arayan Yaşar Büyükanıt ise "Bugünkü yazınız çok önemli ve anlamlı. Takdir bana düşmez ama TEŞHİS BUDUR," buyurmuş.
Ne demek Takdir Size Düşmez paşam? Takdir de size düşer, tekdir de- Özkök yerine yalcevaplıyorum.
Kendini Medya Âleminin Hasanmutlucan'ı olarak 're-invent' etmeye and içmiş gözüken Özkök, "şööle bi attırayım da hallaç pamuğu gibi, öyle gidip içiiim şarabımı/dinleyeyim Pink Martini'mi" demiş olacak ki; yazısını AYNEN şöyle bitirmiş:
"Bir avuç katil sürüsüne ve ona yataklık eden mahalli şürekâya da, başına çaka çaka şunu göstereceğiz: Sizi, Amerikanız bile kurtaramayacak."
DİKKAT! Irak İşgali'ne soyunduğunda, yapışalım Amerika'nın yamacına diye diye en iffetsiz modelinden Amerikancılığın kitabını yeniden/yeniden yazan adam'dan bu mısralar!!
Hürniyet'te de ('niyetini' gizlemeyen oportünist milliyetçilerin nefesi) 2-3 adet doğru dürüst kalem var ise, bunlardan biri kuşkusuz İlter Türkmen'dir.
Sallamaz öyle oportünizmin rüzgârları nereden estiyse; okur yazar/yazar okur. Kafa çalıştırır; ayrıca sapına kadar nesnel bir demokrattır.
Salı günkü 'Asker Görüşü' başlıklı köşesinde "Amerikan ordusunun entelektüel merkezi sayılan Fort Leavenworth'de subaylar arasında Irak savaşı üzerinde yapılan tartışmalardan" söz ediyor. Daha doğrusu bu mevzudan söz eden New York Times makalesinden.
Diyelim Amerikalı bir subay hissiyatını şöyle ifade etmiş.. "Meslek hayatınız boyunca askerlerin güvenliği konusunda endişe duyuyorsunuz, sonra da 19 yaşında ölenler için yapılan merasimlere katılıyorsunuz. Ve
o anda yapılanın DOĞRU OLUP OLMADIĞINI düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz."
Yine İlter beyin makalesinden alıntılamaya devam ediyorum: "Leavenworth'de Yarbay Paul Yingling'in 'Generallikte Başarısızlık' isimli kitabı, okunması zorunlu kitaplar arasında. Bunda Yingling, 'Bir general, bir siyasi lider, milleti yetersiz imkânlarla savaşa sürüklerken SESSİZ KALIRSA aynı derecede suçludur' diyor. Generallerden bir kısmının EMEKLİ OLDUKTAN SONRA yönetimi eleştirmeleri ise genç subayları fazla etkilemiyor.
Onların kanaatince, bu generaller AKTİF GÖREVDE İKEN konuşma cesaretini göstermeliydiler."
İlter Türkmen bu harikulâde faydalı makalesini şu satırlarla bitiriyor:
"Bir kriz, askeri müdahale veya savaş kötü yönetilirse sivil-asker ilişkileri ister istemez daha karmaşık ve sorunlu oluyor. HESAP SORMAK DÜRTÜSÜ GÜÇLENİYOR."
Tahmin etmişsinizdir, büyük harfler benim.
Ömrüne bereket İlter bey, bu mühim mevzuya neşteri atıyor. HESAPSORULABİLİRLİK+
DENETLENEBİLİRLİK: Muasır Medeniyet Ülkeleri'ndeki ordular için bu ölçüler kat'i surette geçerlidir.
Bizim için değil! Bizim Omnipotent (Kadir-i Mutlak) Ordumuz için değil. Bu Savaş devam ettiği sürece, Ordumuz'un sorgulanamazlık statüsü de muhakkak, devam edecektir.
Bütün gücüyle.
Yani Bu Savaş aynı zamanda kimin gücüne güç, statüsüne dokunulmazlık, faaliyetlerine sorgulanmazlık katmaktadır- ona bakalım.
Eski Dışişleri Bakanlarımızdan da olan İlter Türkmen 'bazı' genel ağbiler Ordu Yıkama-Yağlama Salonları'na çevirmişken/ çevirebilmişken gazetelerini, Hesap Sorma Dürtüsü'nden söz edebiliyor. İşte.
Türk Ordusunda EMEKLİYE AYRILMADAN 'Biz nerde yanlış yaptık?' diyebilecek kimse var mıdır/bulunmakta mıdır acaba?
Zira bir savaş 23 yıldır süre gidiyorsa, takkeler öne konulur (diyelim AK Parti takkeleri) ve hesaplar HERRR taraftan sorulur.
Öyle el âlemin çocuğunun kanıyla kahramanlık naraları atmak, en nefsi müdafaacı/Anti-Amerikancı Kişi ayaklarına yatmak'la bulandırılan suların DA hesabı sorulur. Ayrıca.
Evet BU bir savaş ise Savaş Tacirliği'nden gazetesine kimlik/don biçmeye çalışanlardan DA fevkâlâde kararlı, hesap sormalıyız.
Ve de vesile oldu: Bu yazınız nedeniyle size olan hayranlığımı bir kez daha belirtmeme müsaade ediniz İlter Bey: İYİ Kİ DOĞDUNUZ ve İYİ Kİ BU TOPRAKLARDA YAŞADINIZ. YAŞIYORSUNUZ.
Aklıselim sahiplerine ne kadar başroller biçemesek de, Savaşçılık Kadirinanırları'na karşı sizin gibi sınırlı sayıda sağduyunun sözleri/sesleri ruhlarımıza sağaltıcı teselliler, sakinleştirici temenniler fısıldıyor. Lar.
İyi anlarımızda.
Kötü zamanlarımızda Ölüme Gönderilen Çocuklar'a bakıp ağlıyoruz. Ya da ağlamamak için kendimizi zor tutuyoruz.
Yaşamadan kıydığımız oğlan çocukları!
savaş çığırtkanı
Perihan hanım gerçekten güzel yazmış. Ertuğrul durmadan pompalıyor. Bu pompalama genelkurmaydan karşılık bulmuş. Körlerle sağırlar. birbirini ağırlar, misali... Ertuğrul vikisini, yudumlarken,garibanın Mehmeti can verecek ya da veriyor. Ertuğrulun (veya ertuğrul gibilerin) oğlu-tabi ki varsa- Iraka gidecek değilya... ordu evlerinde askerliğini yapacak; yani yan gelip yatacak. ERtuğrul niye gaz vermesin. Ancak bunu gidip bir de şehit ana ve babalarına sorun, onları da bırakın, çocukları güneydoğuda aker olanlara sorun! Bakalım onlar ne diyecek. Hem bu terör asker zihniyeti ile katiyyen bitmez.Ne zaman sivil güç askeriyenın üstüne çıkarsa, belki o zaman biter. Bir de terör askerle değil belki antiterör timleriyle daha iyi halledilir, kanaatindeyim.
hüseyin kahraman yazıyor 25 Ekim 2007 Perşembe 23:45
Seffaf Olmanin Vakti Gelmedi mi?
Milletin bagrindan cimis her kurum gibi TSK'da yapmadiginin, yapamadiginin,yapmakta geciktiginin yada yanlis yaptiginin hesabini bu millete verebilmelidir. Bu TSK'yi yipratmadigi gibi ordumuza olan guvenimizi de arttirir. Kisisel ihtiraslarin, makam, mevki ve para duskunlu handikaplarinin bireyleri esir aldigi bu yuzyilda koskoca bir kurum denetlenmekten ve hesap vermekten kaciyorsa , yozlasmaktan kurtulamayacaktir. Biz, Turk milleti, herkesi uzmanlik alaninda calismaya davet ediyoruz. Herkes isini yapsin. Siyasetci politika uretsin, asker askerini egitsin,siyasete gimesin cok istiyorsa istifa edip parti kursun. Bu millete yeter artik dedirttirmeyin. bir imparatorluk yok olup giddi, sim di ne olur bu guzelim, canim Turkiye Cumhuriyetine yazik etmeyin. Bu millet gerktiginde yine kurtulus gunlerini yasar, am buna mecbur birakmayin. Hicbirsey 20 lik delikanlilarimizdan daha degerli degildir. Herkesi kendi isine yapmaya , denetlenebilmeye, seffaf olmaya davet ediyorum. Otak aklin sesi olan Perihan Magden hanimefendiyede saygilarimi sunuyorum. Populizmden, baskalarinin canlari uzerinde kahramanlik yapmaktan, kaldirilan kadehler arasindan savas stratejileri gelistirmekten de Allha'a siginiyorum.
Erol yazıyor 25 Ekim 2007 Perşembe 08:34
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI