Serdar TURGUT
Hayrunnisa ve Rana
29 Ağustos 2007 Çarşamba 05:42
Hayrünnisa Hanım ile Rana eskiden tanışmışlar mıydı? Bu da mümkün. Rana’nın da Kayserililiği vardır. Rana bana yaptırmak istediği hemen her şeyi ‘İstemiyorum kalsın kalsın’ diyerek yaptırmıştır. Hayrünnisa Hanım da bu kötü âdeti nereden kaptıysa, öyle davranıyor
Cumhurbaşkanı Gül’ün Çankaya’da işinin hayli zor olacağını sanıyorum.
Ona zorluğu kendi partisi değil, Başbakan değil, askerler bile değil, CHP de değil, kendi karısının çıkaracağı yolunda şüphelerim var.
Bunu da nereden çıkarıyorsun derseniz; benim sorun yaratan kadınlar konusunda evlilik nedeniyle hayli büyük tecrübem var. O nedenle ben, sorun çıkarma potansiyeli bulunan kadını 10 kilometreden anlarım.
Tam Çankaya krizleri sona eriyor derken, dün bir gazetede Hayrünnisa Hanım’ın ‘Başörtülü olduğum için seçilecekse olmasın’ dediğini okudum ve beynimden vurulmuş gibi oldum.
Şunu yazın; Çankaya’da önümüzdeki günlerde öyle büyük kriz çıkacak ki, bu krizin şiddetinden Cumhurbaşkanlığı alayı bile kaçıp ‘Yandım Allah’ diye bağırarak Kızılay’a kadar koşacak.
Çünkü ben o lafın söylendiği tavrı çok iyi bilirim. Rana da bana o muameleyi arada bir çeker.
Örneğin; onun istediği bir şeyi mi yapamadım, ‘Olmadı mı o iş, o zaman kalsın kalsın’ der ve ben düğmeye basılmış gibi çıldırırım, yapamadığımı söylediği işi mutlaka başarırım.
Bir keresinde Toskana bölgesine gezi hazırlıyordum. Bir ara yapamaz gibi oldum. Rana anında bana ‘Yapamadınsa kalsın bari’ dedi. Ben sonunda neredeyse Siena’yı satın alıyordum. Son anda başka yere gittik de vazgeçtim.
Bilmiyorum Hayrünnisa Hanım ile Rana eskiden tanışmışlar mıydı? Bu da mümkün. Çünkü Rana’nın da Kayserililiği vardır. Hayrünnisa Gül de cumhurbaşkanlığı konusunda eşine ‘Eğer oraya benim türbanım nedeniyle çıkıyorsan, kalsın kalsın, çıkma’ anlamına gelecek bir şeyler söylemiş. Bu laf üzerine, hiç çıkma niyeti bile yoksa Gül oraya çıkacak şimdi.
Eğer mesele türban değilse, o laftan sonra mutlaka o da problem olacaktır. İsterlerse Köşk’ün kapısına tank dayasınlar, Cumhurbaşkanı o laftan sonra iş inada bindiğinden çıkar tankın üstüne, tepinir bile....
Tecrübeyle sabittir; Rana bana yaptırmak istediği hemen her şeyi ‘İstemiyorum kalsın kalsın’ diyerek yaptırmıştır. Hayrünnisa Hanım da bu kötü âdeti nereden kaptıysa kapmış, o da öyle davranıyor.
Şu bilinsin ki; bundan böyle Hayrünnisa Hanım’ın konuşmaları bir ulusal güvenlik riskidir. Aslında Rana’nınki de öyle de, bunu fazla insan bilmiyor.
Ona kızgın olarak gazeteye geldiğim zaman neler olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Gazeteye başlık atıyorum, iki de yazı yazıyorum, bana ‘Kalsın kalsın’ denilirse soykırım bile başlatabilirim kazayla.
O nedenle bazı konumlardaki adamların eşleri acilen tutuklanmalıdır.
Benim tek korkum; ya Rana ile Hayrünnisa Hanım aynı hücreye düşerlerse ne olacak? İkisi plan yaptıkları takdirde o ülkeden hayır gelebilir mi, ya da kıyamet kopmaz mı?..