Medya
06 Eylül 2008
YORUMLARINIZ
DOLAR ![]() | ||
| Alış | 1,2345 |
|
| Değişim | 0.41 |
|
EURO ![]() | ||
| Alış | 1,7605 |
|
| Değişim | -0.45 |
|
| IMKB | 39.116 |
|
Karakter boyutu :

Serdar TURGUT
Şerif Mardin'in gösterdiği
26 Eylül 2007 Çarşamba 05:26
"Öteki Türkiye" başlıklı bir yazı yazdım ve yer yerinden oynadı. Ortalık birbirine girdi ve hatta "Öteki Türkiye" bir kavram olarak siyasi literatüre bile girdi
Değerli bilim adamı Şerif Mardin üzerinde yıllardır çalışmakta olduğu, yazılarıyla, konuşmalarıyla anlatmaya çalıştığı ama bir türlü insanların anlamasını sağlayamadığı konuları en sonunda ancak damardan girerek anlattı. Toplumda hayli büyük ve yaygın bir travmaya neden oldu.
Hocanın anlattıklarını okuyunca ve sonuçlarına bakınca neden-sonuç ilişkisini mantıken kurmanız mümkün değil.
Benim ilk vardığım sonuç; bu toplumun bilimsel derin düşünceye dayanan fikirleri algılamakta hayli güçlük çektiği ancak aynı fikirlerin "arabesk bilimsel formatında" verildiğinde hemen herkesin o konuyu anlamaya başladığını zannettiğiydi.
Bu bağlantıyı en iyi kurabilecek yazarlardan birisiyim. Çünkü benzer bir hadiseyi bir süre önce ben de yaşamıştım. "Öteki Türkiye" başlıklı bir yazı yazdım ve yer yerinden oynadı. O durumda da neden-sonuç bağlantısı yine mantıken kurulamıyordu. Ortalık birbirine girdi ve hatta "Öteki Türkiye" bir kavram olarak siyasi literatüre bile girdi. Oysa o yazıda yazdığım, kendi dünyamızın dışında bazı insanların da var olduklarına dikkat çekmekti, bunlar da var diyordum.
Sadece sokakta yürüyünce yapabileceğiniz türden basit bir tespitti o ama bunun neden o kadar olay olduğunu da anlamaya çalışmak gerekiyordu.
Bu toplumda düşünce hayatını yönlendirme iddiasında olan bir sınıf var. Aynı sınıf sosyal yaşamı da kontrol ediyor. Bu sınıfa ait insanlar sadece kendi alıştıkları düşünceleri, yaşam stillerini duymak istiyorlar.
Bunlar dışındaki filkirler üstelik de kendi sınıflarına ait olduklarını sandıkları insanlar tarafından dile getirilirse büyük şok yaşıyabiliyorlar. "Öteki Türkiye" olayında aynen böyle oldu. O durumda kavramın kendisinden daha fazla, "bunu bizden olan Serdar Turgut nasıl söyler" tavrı etkili oldu. "Onun ne işi var ötekiyle" düşüncesi de vardı ve de "O bile söylüyorsa bunu, durum vahim olmalı" etkisi de mevcuttu.
Bu bir noktaya kadar anlaşılabilir, insani bir tepki ama ortaya atılan kavramı bulandırmaya başladığı zaman zarar vermeye de başlayabiliyor.
Örneğin; daha o zamanlarda Serdar Turgut"ıu tartışma konusu yapmak yerine "Öteki Türkiye" fenomenini daha iyi kavramaya konsantre olabilseydik, bugünlerde AKP"nin gücü ve türban tartışmalarına "Bunlar da nereden çıktı" diye bakmaya başlamazdık.
Katiyen Şerif Mardin gibi bir bilim adamı ile kendimi kıyaslama gibi absürd bir işe giriştiğimi sanmayın Ama onun başına gelenler de benim daha önce yaşadıklarıma çok benziyor.
O "mahalle baskısı"ndan bahsetti ama bence en damardan giren "kadınlar korkmalı" lafı oldu. Burada lafının temelinde yatan güçlü bilimsel analiz değildi vatandaş açısından önemli olan.
Daha önemlisi, Şerif Mardin gibi bizden bir insanın, bizim dünyamızdan birinin korku lafını etmesiydi.
Yine psikolojik yanı ağır basan ve bence pek sağlıklı olmayan bir tepki söz konusu. Fehmi Koru"nun yazdığı doğru. Bence de hoca lafını daha da açmalı ve derinleştirmeli, ancak o zaman belki sağlıklı bir tartışma ortamı yakalanabilir.
Değerli bilim adamı Şerif Mardin üzerinde yıllardır çalışmakta olduğu, yazılarıyla, konuşmalarıyla anlatmaya çalıştığı ama bir türlü insanların anlamasını sağlayamadığı konuları en sonunda ancak damardan girerek anlattı. Toplumda hayli büyük ve yaygın bir travmaya neden oldu.
Hocanın anlattıklarını okuyunca ve sonuçlarına bakınca neden-sonuç ilişkisini mantıken kurmanız mümkün değil.
Benim ilk vardığım sonuç; bu toplumun bilimsel derin düşünceye dayanan fikirleri algılamakta hayli güçlük çektiği ancak aynı fikirlerin "arabesk bilimsel formatında" verildiğinde hemen herkesin o konuyu anlamaya başladığını zannettiğiydi.
Bu bağlantıyı en iyi kurabilecek yazarlardan birisiyim. Çünkü benzer bir hadiseyi bir süre önce ben de yaşamıştım. "Öteki Türkiye" başlıklı bir yazı yazdım ve yer yerinden oynadı. O durumda da neden-sonuç bağlantısı yine mantıken kurulamıyordu. Ortalık birbirine girdi ve hatta "Öteki Türkiye" bir kavram olarak siyasi literatüre bile girdi. Oysa o yazıda yazdığım, kendi dünyamızın dışında bazı insanların da var olduklarına dikkat çekmekti, bunlar da var diyordum.
Sadece sokakta yürüyünce yapabileceğiniz türden basit bir tespitti o ama bunun neden o kadar olay olduğunu da anlamaya çalışmak gerekiyordu.
Bu toplumda düşünce hayatını yönlendirme iddiasında olan bir sınıf var. Aynı sınıf sosyal yaşamı da kontrol ediyor. Bu sınıfa ait insanlar sadece kendi alıştıkları düşünceleri, yaşam stillerini duymak istiyorlar.
Bunlar dışındaki filkirler üstelik de kendi sınıflarına ait olduklarını sandıkları insanlar tarafından dile getirilirse büyük şok yaşıyabiliyorlar. "Öteki Türkiye" olayında aynen böyle oldu. O durumda kavramın kendisinden daha fazla, "bunu bizden olan Serdar Turgut nasıl söyler" tavrı etkili oldu. "Onun ne işi var ötekiyle" düşüncesi de vardı ve de "O bile söylüyorsa bunu, durum vahim olmalı" etkisi de mevcuttu.
Bu bir noktaya kadar anlaşılabilir, insani bir tepki ama ortaya atılan kavramı bulandırmaya başladığı zaman zarar vermeye de başlayabiliyor.
Örneğin; daha o zamanlarda Serdar Turgut"ıu tartışma konusu yapmak yerine "Öteki Türkiye" fenomenini daha iyi kavramaya konsantre olabilseydik, bugünlerde AKP"nin gücü ve türban tartışmalarına "Bunlar da nereden çıktı" diye bakmaya başlamazdık.
Katiyen Şerif Mardin gibi bir bilim adamı ile kendimi kıyaslama gibi absürd bir işe giriştiğimi sanmayın Ama onun başına gelenler de benim daha önce yaşadıklarıma çok benziyor.
O "mahalle baskısı"ndan bahsetti ama bence en damardan giren "kadınlar korkmalı" lafı oldu. Burada lafının temelinde yatan güçlü bilimsel analiz değildi vatandaş açısından önemli olan.
Daha önemlisi, Şerif Mardin gibi bizden bir insanın, bizim dünyamızdan birinin korku lafını etmesiydi.
Yine psikolojik yanı ağır basan ve bence pek sağlıklı olmayan bir tepki söz konusu. Fehmi Koru"nun yazdığı doğru. Bence de hoca lafını daha da açmalı ve derinleştirmeli, ancak o zaman belki sağlıklı bir tartışma ortamı yakalanabilir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
KÖŞESİZ YAZARLAR
![]() | Özel Kalem Yargıtay Başkanına zeytin dalı |
![]() | Paranın Patronu ŞİRİNLER YASAKLANSIN |
![]() | Fikirci Bey Ergenekoncular MOSKOVA'YA! |
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Enson Haber Sitesi Güncel Haberler l
Yasal Uyarı l
E-mail |
Künye
Tel: | Destek: info@ensonhaber.com info@pozitifmedya.com.tr | (+) POZİTİF MEDYA | Yazılım ve Sistem Yönetimi: CM Bilişim
Tel: | Destek: info@ensonhaber.com info@pozitifmedya.com.tr | (+) POZİTİF MEDYA | Yazılım ve Sistem Yönetimi: CM Bilişim

Haberin olsun























