YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,2345
Değişim
0.41
EURO /
Alış
1,7605
Değişim
-0.45
IMKB
39.116


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Serdar TURGUT

Mağlup taraf belli

01 Ekim 2007 Pazartesi 06:43
Bu yazının başlığını "Bir tartışma ancak böyle kaybedilebilirdi" diye de atabilirdim. Nedenini bir süre sonra anlayacaksınız umarım.

Düşünsenize; bu ülkede yıllardır üniversitelerde başı örtülü okumak isteyenlere kapılar kapanıyor ve üstelik zor kullanılarak kızlar kapıdan çevriliyor. Sürreel bir şekilde üniversite kapılarına bazı odalar konuluyor ve kızlar bu odalarda örtülerini çıkarmaya ikna edilmeye çalışılıyor.

Bunları yapan ve onlara onay veren insanlar şimdi "Mahalle baskısı" diye bir şeyden şikayet ediyor ve bu konuda bir tartışma açarak bundan sonuç almayı bekliyorlar.

"Böyle bir şey olabilir mi, bu nasıl bir akıl tutulmasıdır ki; bir insan mağlup olduğu çoktan belli olan bir tartışmaya neden girer ki acaba?" diye düşünüyorsunuz ama mantıki bir cevabı yok bunun.

Dediğim gibi bu akıl tutulması olmalı. Utanç verici davranıp da şimdi şikayete başlayanlara çocuklar bile gülerken, karşı taraf tartışmayı kazanmış olmanın entelektüel keyfini çıkarıyor. Hakları da... Kimsenin diyebileceği bir şey yok

Açıkça söyleyeyim; bugünlerde en çok kıskandığım ve yerinde olabilmek istediğim insan Fehmi Koru.

Temelde haklı ve tutarlı bir konumdan tartışmalara girmenin keyfini çıkarıyor olmalı.

Geçenlerde "Hangi mahalle baskısı" başlıklı bir yazı yazdı. Fehmi Koru o yazısında SKYTÜRK"teki "Sosyal Bilgiler" programında konuştuğumuz, tartıştığımız bir konuyu yazmış.

Günlük yazılarının çıktığı Yeni Şafak gazetesinde birçok kadın gazetecinin çalışmakta olduğunu, Yeni Şafak gazetesinde kadınların yarısının başının açık yarısının da kapalı olduğunu, kimsenin birbirine karışmadığını söylüyor Fehmi Koru ve ardından "Bizde durum böyle. Sizlerin gazetelerinizde neden bir tek başı örtülü kadın yok" diye soruyor ve "Bizde mi sizde mi mahalle baskısı" diye de ekliyor.

Verilecek fazla cevap da yok. Fazla kıvırtmaya çalışmak da insanın kendi entelektüel geleneğine bir hakaret olurdu.

Fehmi Koru fikirsel öldürücü darbeyi, bize de televizyonda anlattığı yazısındaki şu cümleler ile vuruyor.

Fadime Özkan adlı gazeteci ile Hürriyet gazetesi yıllar önce bir mülakat yapmış. Mülakatın girişinde Fadime Hanım şöyle anlatılıyor:

"Yeni Şafak gazetesinde kültür sanat yazıları yazıyor. Editörlük yapıyor. Gazeteciliğin neredeyse tamamını İslami kesimde geçirmiş. İmam hatip lisesi orta kısmına giderken sadece okulda örttüğü başını, lise yıllarında hiç açmamaya başlamış. Ve beş yıl önce başını açmaya karar verinceye kadar tesettürlü gezmiş."

Fadime Hanım"la yapılan mülakatı Hürriyet gazetesi "17 yıl sonra başını açtı" başlığı ile vermiş.

Başını bir gün açtığı zaman Yeni Şafak"taydı. Sonraki beş yılda sayfa editörü oldu ve köşe yazmaya başlamış.

Sonunda Fehmi Koru, sorulması kaçınılmaz olan şu soruyu soruyor haklı olarak "Siz hangi mahalle baskısından söz ediyorsunuz yahu".

Nagehan Alçı ile bana da televizyon programında "Sizin gazetenizde bir kadın bir gün örtünmeye karar verip öyle gelseydi işe neler olurdu?" diye de sormuştu.

Bir bölüm medyaya yönelik olduğu için bu soruya net cevap verememiştim ama en azından o tür bir durumda nasıl davranacağımı biliyorum...

Tartışmada mağlubiyeti nasıl gönül rahatlığıyla itiraf edebiliyorsam o durumda da gönül rahatlığıyla ne yapacağımı biliyorum. Çünkü belki her zaman göstermem ama ben kişi özgürlükleri ve dini inançlar konusunda inançlı hatta militan bir savaşçı olmuşumdur. Uzun yıllar önce başı örtülüleri içeri almamam talimatıyla nöbete dikildiğim üniversite kapısında verdiğim mücadele ile alnımı temiz tuttum.

Talimata uymamak belki de üniversite kariyerimi bitirdi o zamanlar ama olsun, pişman değilim, gönlüm çok rahat.

Tartışmada mağlup da hissetmiyorum kendimi. Sadece bir tarafın zayıf durumu üzüyor. Ben son analizde solcu geleneğimin içine sığınırım, kişisel hak ve özgürlükleri savunmaya devam ederim.
vatan evladi
gercekten bu yazinizdan dolayi sizi tebrik ederim.gercekleri cok net bir sekilde yazmisiniz.sagcisida solcusuda gurur meselesi yapmayip ben hata yapmam mantigindan kurtulursa turkiye ozaman duzelir.zaten sizi begenerek okuyordum.simdi bu objektif yazinizdan dolayi begenim daha fazla pekisti.
ersin korkmaz yazıyor 02 Ekim 2007 Salı 01:09
sizde anlayacatsınız.
Serdar bey sizi yıllardır okuyorum ve beğeniyordum "mahalle baskısı" deyimine tavır koymanıza kadar.Belki bugün hissetmiyor olabilirsiniz ama yakın gelecekte sizede dokunacaklar ve hissedeceksiniz ,duyacaksınız lakin hep beraber geç kalmış olacağız . Sizin o güçlü kaleminizi lütfen bizim için kullanın hep beraber kazanalım....
taner tonguç yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 23:19
TEŞEKKÜRLER
Bugüne kadar okuduğum en güzel yazınız buydu diyebilirim ne derler bilirsiniz yiğidi öldür ama hakkını ver ülkemin gerçeklerini dile getirdiğiniz için tekrar TEŞEKKÜRLER.......
BOZKURT 6680 yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 20:17
ASKERIN BASKINDAN OLMALI
NE KABADAYI ADAM LAR BE TAVIZ VERMEZLER ATIMI YUMRUGU AMERIKA BILE HIZAYA GELIYOR.
yavuz can yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 13:17
.............
nasıl bir rüzgardır bu fırıl fırıl deöner.. döner dönerde o döndükçe başkalarıda döner.. dönün dönün.. biz mağlup değiliz.. sen ............. namına bizi kendinden sanmışın değiliz... biz ve sen ayrıyız.. sende onlardansın.. yenişafakta açıkbaşlı kadın olacağını sanmıyorum.. resminbi basmıyolar be.. bugün ünv.türbanla girilse yarın okuldaki öğretmenin kara çarşaflı olmayacağını kim garanti edebilir.. atatürk devrimleri bunun içinmi yapılduı.. sisi gidi süzme çay kafalılar sizi.. siz ağ turtmuşunuz ağ.. fırdöndüsünüz.. rüzgara nere eser, siz o yöne..
MUHALİF yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 12:32
teşekkürler
Doğruları ve mantıklı olanı söylemek veya yazmak herkese nasip olmuyor. Serdar bey'e helal olsun diyorum.
ck68 yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 12:16
HAKLISINIZ
DOĞRU ZATEN BİZLERİN ÇEKTİĞİ KENDİ Bİ TARAF SAYIP ONDAN SONRA AKP NİN SOL KANADİ GİBİ DAVARMAKTIR. DİYECEK BİR ŞEY YOK AB VE ABD BASINININ HALİ ORTADA ONLARIN KÖŞE YAZALRARIDA O KADAR FİKİR BEYAN EDER DEMOKRASİNDEN VE HAKLARDAN BAHSEDENLER EMİN ÇÖLAŞAN İÇİN HİÇ BİR ŞEY YAZMAYANLAR BAŞIMIZA DEMOKRAT KESİLDİLER AMA NAFİLE BU HALK 1923 TE MANDACI İSTANBUL BASININA UZUN SÜRE KANMADI ŞİMDİDE KANMAYACAKATIR.
MENEMEN yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 11:52
helal olsun
işte olaya tamamen objektif bir bakış
mesut yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 11:19
bravo
Gerçekten aklı selim birisiniz.Söylediklerinizin altına imzamı atarım.teşekkürler.
servet yazıyor 01 Ekim 2007 Pazartesi 10:31
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI



KÖŞESİZ YAZARLAR