Serdar TURGUT
Asıl ılımlı İslam benim
14 Aralık 2007 Cuma
Hemingway ‘sarhoşlara tavsiye olsun’ diye şöyle bir laf etmişti: ‘Sarhoşken yapacağınızı söylediğiniz işleri mutlaka ayılınca yapınız ki; ders alıp ağzınızı kapalı tutmayı öğrenin’.
Bundan yıllar önce henüz saçlarım tamamen siyah, bıyıklarım bile varken, çok yemek yediğim halde şişmanlamadığım zamanlarda bir gün sabaha karşı kendimi, adamın birinin boğazımdan tutup tek eliyle havaya kaldırdığı halde buldum.
Ben o anda Ernest Heminhgway’i hatırladım. Hemingway bir kez ‘sarhoşlara tavsiye olsun’ diye şöyle bir laf etmişti:
‘Sarhoşken yapacağınızı söylediğiniz işleri mutlaka ayılınca yapınız ki; ders alıp ağzınızı kapalı tutmayı öğrenin’.
Evet; bu lafı hatırladım... Çünkü olaydan birkaç dakika önce sarhoş olduğumdan bir zenci kadına seks yapmayı teklif etmiştim. Sonra ret cevabı alınca kızmıştım. Bu arada bir adam geldi, aramıza oturdu. Sert erkeği oynuyorum ya; adam benden kısa, onu tersledim. Sonra da barın dışına davet ettim. Bu hataydı, çünkü öldürüleceksem de şahit sayısının daha fazla olması iyi olmaz mıydı?..
Hemingway’in haklı olduğunu hatırlatan başka bir şeyler de oldu.
1- O gibi durumlarda asıldığın kızın kim olduğunu mutlaka önceden araştıracaksın.
2- Bardaki havanın neden öyle olduğunu da araştıracaksın. O gece bulunduğum barda bütün duvarlarda boks resimleri vardı ve televizyonda boks filmleri gösteriliyordu.
Duvardaki resimlerde çeşitli boksörlerin yanında iri pazılı fakat kısa boylu bir yardımcı vardı.
3- Çok sonra barın dışında adamın tek eli tarafından kaldırılmış halde dururken iki artı ikiyi bir araya nihayet getirdim. Beni dövmeye veya öldürmeye hazırlanan adamın barda asıldığım kızın sevgilisi ve duvarlardaki resimlerde görünen adam olduğunu anladım nihayet.
Anlayacağınız; Hemingway çok haklıydı... Bu arada size söylemeyi de unutmayayım, adam boğazımdan kavramıştı ama bunu yaparken elini tam olarak kullanmıyordu. Sadece baş ve işaret parmağıyla kaldırmıştı beni.
Havadayken kavradığım tüm bu gerçekler nedeniyle birden erkekliğin gereğini yapmaya çalıştım ve koşmaya niyetlendim ama havada olduğumdan ayaklarım boşuna dönüyordu.
Sonunda yapabileceğim tek şeyi yaptım ve yüksek sesle ağlayıp yalvarmaya başladım. Ağlamam çok kolay oldu. Çünkü adamı dışarıya dövüşmek için çağırdığımı hatırladığımda elimde olmadan sinirlerim boşalmışcasına ağlamaya başlıyordum.
Uzun yıllardır boks yaptığından adamın elleri anormal gelişmişti. Beni havada öyle tutarken boş kalan eliyle yumruk atarsa camdan direkt barın içine uçacağım ve düştüğüm anda da ölü olacağım kesindi.
Ölüme hazır olduğumdan dua etmeye başladım. Adam birden beni yere indirdi, ‘Müslüman mısın sen kardeş’ dedi. ‘Evet’ dedim. O da Müslümanmış. Kardeş kardeş içeriye girdik. Kadın bizi birlikte görünce adama kızdı ve onu terk ederek gitti.
Başbakan Erdoğan bana belki inanmayacak ama o olay olduğu günden beri ben de ılımlı İslamım. Türkiye’de bir rejim değişikliğine en fazla uzun zamandır hazır olan insanlardan birisi benim.
Umarım rejimi resmen değiştirme vakti geldiğinde bu gerçeği hatırlarlar.