Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Taha AKYOL

Bu sınır savunulamaz

22 Ekim 2007 Pazartesi
PKK son canice eylemini mayın döşeyerek, uzaktan bomba patlatarak değil, kalabalık gruplar halinde saldırı düzenleyerek yaptı! Genelkurmay'ın açıklamasına göre, Hakkâri'de, Dağlıca'da karakola dönmekte olan askeri konvoy Yeşilsu köprüsünden geçerken, teröristler "kalabalık bir grup ile üç koldan saldırmışlardır."
12 şehit, 16 yaralı... Hepsini rahmet ve saygıyla anıyorum.
Olay sınıra çok yakın bir yerde, 3 km mesafede gerçekleşmiştir! Kuzey Irak'ın nasıl bir PKK üssü haline geldiğini gösteren tipik bir veridir bu. İç bölgelerde küçük birimler halinde dolaşan PKK, Kuzey Irak'taki üsleri sayesinde böyle sınıra yakın yerlerde "kalabalık gruplar" ile saldırılar yapabiliyor! Yarın da yapabilecektir!
Bu noktada iki konu önem kazanıyor:
Sınır ötesi operasyon... Ve dağlık arazide sınır güvenliğini sağlamanın korkunç zorluğu...

Sınır ötesi?
Sınır ötesi operasyon için hükümet tezkereyle Meclis'ten yetki aldı. Bu durumda PKK'nın, Kuzey Irak'taki üslerinin tahrip edilmesine fırsat vermemek için Türkiye'yi müdahaleye zorlayacak bu tür eylemlerden sakınması gerekmez miydi?!
Aksine, Türkiye'yi operasyona zorlayacak canice bir eylem yaptığına göre... Orgeneral Edip Başer'in dikkat çekteği gibi, PKK "kendi belirlediği koşullarda Türkiye'yi Kuzey Irak'a çekmek istiyor!"
PKK Kuzey ırak'ta olası harekât alanlarını mayınlamış, Mehmetçiği bu mayınlı araziye çekmek istiyor olabilir! PKK Kuzey Irak'ta araziye, köylere dağılmış, böylece Türkiye'nin yapacağı hava hücumlarını boşa çıkaracak tedbirleri de almış olabilir!
PKK birtakım "gizli servislerle" görüşerek Türkiye'yi siyasi bir çıkmaza çekmeyi de planlamış olabilir.
Türkiye böyle "PKK'nın belirlediği koşullarda" değil, kendisinin belirleyeceği koşullarda ve 'meçhul' bir zaman kesitinde Kuzey Irak'a hava ağırlıklı operasyonlar yapmalıdır.
Devlet katında da böyle düşünüldüğünü sanıyorum. Sınır ötesi harekât yapılsın diye de, yapılmasın diye de bir saplantıdan sakınmak, akılcı davranmak zorundayız.

Bu sınır savunulamaz!
Türkiye, Kuzey Irak'a geçmişte 24 defa operasyon yaptı; 35 bin askerle girdiği oldu. PKK'ya zarar verdi ama bitiremedi. Bugün de PKK sınırımdan girip çıkıyor!
Estonyalı General Laidener'in 1926'da çizdiği, Türkiye'nin de kabul etmek mecburiyetinde kaldığı bu sınır çizgisiyle PKK'nın giriş çıkışlarını kalıcı olarak önlemek mümkün değildir!
Çeyrek asırdır önlenemedi zaten!
1926 antlaşması değişmeksizin, sadece güvenlik açısından sınırda 'teknik' düzenlemelerle Türkiye savunulabilir bir sınır çizgisi oluşturmak için diplomasi yapmalıdır! Teknik olarak çok iyi hazırlanmış bir dosya ile BM Güvenlik Konseyi, ABD, Avrupa ülkeleri, Rusya, Irak ve komşu ülkeler nezdinde Türkiye ısrarlı ve sabırlı bir çalışmayı başlatmalıdır.
Sınır güvenliğinin yanında, uzun vadede son derece önemli bir husus, Org. İlker Başbuğ'un deyimiyle, "terör örgütüne katılmaları önleme"dir. Yıllardan beri başaramadığımızı başarmak için şimdi, ekonomik, sosyal, siyasi ve psikolojik yaklaşımlarla uzun vadeli bir reform politikası, bir devlet stratejisi oluşturmaktır.
Terörün kökünü kazımanın bilinen tek yolu, bu çok zor ve uzun yoldur...
sınır mı?
Madem sınırı savunamıyoruz ileri gider savunmaya uygun yerden çizeriz.Okyanuslar dayanmadı bize sınır tanımaz bir millete sınır çizdin sağolasın.Biz suda kayaları koruduk toprakta cihadı savunuruz.Bizim önce toplumsal türk sınırını belirlememiz lazım.Kim türk kim değil budur hattı zorlayan.Biz ülkenin sınırları önce içinde yaşayanların kabulünde olacak,dışında havlayanların değil.Bu it sürüsünü bertaraf ettiğimiz an sınır sorunumuz kalmaz.
mehmed yazıyor 23 Ekim 2007 Salı 01:45
SINIRDA GÜVENLİK DUVARI
REFERANDUMA 100 TRİLYON HARCANDI.KUZEY IRAK SINIRINA DA GÜVENLİK DUVARI ÖRÜLSÜN.MALİYETİ 100 TRİLYON BİLE TUTMAZ.
HAKAN yazıyor 22 Ekim 2007 Pazartesi 21:10
teşekkür
yazdıklarınıza katılmamak elde değil zaten.aklımdan geçen tüm suallere karşılık veriyor TEŞEKKÜR EDİYORUM
mahmut avcı yazıyor 22 Ekim 2007 Pazartesi 15:33
mantıklı bir yaklaşım
son derece gerçekçi bir yaklaşım...
serhed yazıyor 22 Ekim 2007 Pazartesi 12:12
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI