Taha AKYOL
Erdal İnönü'ye saygı
01 Kasım 2007 Perşembe
MERHUM Erdal İnönü hakkında konuşan siyaset arkadaşlarını TV'lerde izledim. Onun ahlakı, bilim adamlığı, siyasi doğrultusu hakkında doğru şeyler söylediler. Fakat Erdal İnönü'nün kitaplarından bahseden birine ben rastlamadım!
İnönü'nün bilim adamı olmasından gelen bir sözünü, bir davranışını aktarmadılar.
Hatta çeşitli konulardaki görüşlerinden, görüşlerindeki değişmelerden de bahsetmediler.
Asla genelleme yapmıyorum ama Erdal Bey'in siyaset arkadaşlarının onun kitaplarını ne ölçüde okuduklarını kestiremiyorum!
Mesele şudur: Bilim adamı olmak, düşünce tarzını nasıl etkiler?!
Bilimin siyasi ve sosyal alanda, hatta 'değerler' konusunda bile mutlaka tek doğru yol gösterici olduğu sanılan ülkemizde, bu soru bilhassa önemlidir.
Erdal İnönü kitaplarında sık sık bu probleme değinir. Mesela, "Fikirler ve Eylemler" adlı kitabı...
Siyasetteki ideolojiler gibi, bilimde de önce 'teori' kuruluyor, ardından bilim adamları bu teoriyi olgularla, deney ve gözlemlerle test ediyor, ne ölçüde doğru veya yanlış diye 'sınama'lar yapıyorlar.
İnönü,"Önemli olan deneylerin, sözü dinlenen bir hakem rolü oynayabilmesidir!" diyor!
Yalın bir cümle, ama insanlık "deneylerin sözü dinlenen hakem" olması gerektiğini ancak 17. yüzyıldan sonraki Bilim Devrimi ile anlamaya başlamıştır.
Seçim ve deney
İnönü siyasi alanda "seçimler"e bilimlerdeki "deney" ve "gözlem" gibi bakıyor!..
Ve Erdal Bey,"aslan Sosyal Demokratlar"ı uyarıyor:
"Özlemlerle gözlemleri birbirine karıştırmayın!"
Erdal Bey, partinin seçimleri kaybetmesini, programının "deney"lerde 'yanlışlanması' olarak değerlendiriyor:
"Seçimleri fiziksel bilimlerdeki deneye benzettim. Bu nedenle, bilimciler deney sonuçlarını ne kadar dikkatle, tarafsız ve nesnel bir yaklaşımla inceleyip dersler çıkarmaya çalışıyorsa, siyasetçilerin de seçim sonuçlarını aynı tutumla ele almalarını bekledim..."
Fakat siyasetçiler böyle ele almamış, seçimlerin kaybını "talihsizliğe" falan bağlamışlar!!
İnönü, siyasetteki seçimlerle bilimdeki deney arasında benzerliğin yanında farklılığın da bulunduğunu hatırlatıyor:
"Bilimde deney sonuçları değişmez..."
Bırakılan cisimler yerçekimi kanunu gereğince daima düşerler...
"Ama seçimlerdeki eğilimler zamanla değişebilir..."
Öyle ya, köylü bir toplumun beklentileriyle, şehirleşen bir toplumun beklentileri aynı olur mu?
Siyasetçi seçim sonuçlarını 'okumayı' bilmeli; bir tahlil raporunu okur gibi!
Siyasette özeleştiri
İnönü, verdiği oylardan dolayı halkı suçlamıyor, aksine, halkın beklentilerine politikacının karşılıklar üretmesi gerektiğini söylüyor:
"Herhalde seçimlerden sonra özeleştiri yapmak ve sonuca yol açan tüm nedenleri ayrı ayrı incelemek ve birçok ders çıkarmak zorundayız..."
Türkiye'nin altmış yıllık demokrasi 'deney'ine bakın; İnönü doğru söylüyor: Kimler özeleştiri yaparak toplumsal değişime ve taleplere uyum sağlıyor, seçimleri de kazanıyorlar. Kimler teoriyi 'siyasi itikat' haline getiriyor, ömrü billah kazanamıyorlar!
Erdal Bey'in kitapları, 'sınanabilir bilim' zihniyetini edinmek için son derece yararlı kaynaklardır. Özellikle, Türkiye Bilimler Akademisi'nin yayımladığı "Bilimsel Devrim ve Stratejik Anlamı" adlı küçük ve özlü kitabını tavsiye ediyorum