Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Taha AKYOL

DTP'yi kapatmak yanlıştır

19 Kasım 2007 Pazartesi
DTP şüphe yok ki PKK'nın siyasi koludur. Demokrasilerde böyle partiler elbette kapatılabilir. İspanya'da Herri Batasuna adlı parti kapatılmıştır; teröre karşı "Siyasi Anlaşma" imzalayan Bask Milliyetçi Partisi ve Eusko Alkartasuna adlı ayrılıkçı partiler kapatılmamıştır.
İngiltere ise, terör örgütünün siyasi kolu Sinn Fein adlı partiyi kapatmamıştır.
Parti kapatmak veya kapatmamak bir devlet politikasıdır. Ülkeler bunu terörle mücadele ve ulusal birlik anlayışlarına göre ayarlarlar.
Yargının işi kuralları uygulamaktır. Kuralları koyan ise politikadır.
Anayasa Mahkemesi, DTP'nin "suç odağı" haline geldiğini kanıtlarıyla görürse kapatır; hukuka da uygun olur.
Ama DTP'nin kapatılması siyasi hata olur.

Lenin'in yaptığı gibi!
DTP'nin kapatılması kararını zaten PKK vermiştir!
Partide sergilenen azgınlıklar bunun içindi zaten!
Terör örgütünün yayın organı Özgür Gündem'de ağustos sonunda Veysi Sarısözen'in "Konfederalizm ve Çatı Partisi" başlıklı dört yazısı yayımlandı. Öcalan'ın emirlerini yansıtan bu yazılarda DTP'nin yerine "Çatı Partisi" kurulması isteniyordu.
Sadece sol değil, kadın hareketi, savaş karşıtları, çevreciler, "Şafi mezhebinden melleler" (mollalar), mezhepçi isimler... Hepsi "Çatı Partisi" altında toplanacak!
Seçim yenilgisinden sonra geliştirilen bu taktiğin amacı sadece bir miktar oy artışı değildir; farklı hareketleri bir çatı altında toplayarak bunları politize edip sokak eylemlerine yöneltmektir!
Bu aşamada, amacın Kürt devleti olduğu söylenmeyecektir. Yazıda şöyle deniliyor:
"Tıpkı Lenin'in yaptığı gibi. O, İsviçre'de, sürgünde yaşadığı ve Rusya'da kitle hareketinin gerilediği sırada 'devlet teorisi' hakkında konuşmadı. Kitle hareketi 'Sovyet' denilen yeni tipte devlet biçimini yarattığı zaman konuştu. Tıpkı Marks'ın kitleler 'Paris Komünü'nü yarattığı zaman devlet teorisi hakkında konuştuğu gibi..."

Anayasal yaptırımlar
Terörle sonuç alamayan, seçimlerde yenilgiye uğrayan PKK şimdi "Çatı Partisi" altında Bolşevik türü ajitasyonlarla Türkiye'yi yönetilemez hale getirmeyi planlıyor!
Burada DTP'nin yeri nedir? Veysi Sarısözen şöyle yazıyor:
"Peki halkın vekilleri ne olacak? Çok açık: DTP'li parlamenterler sokağa, sokak Meclis'e... Şu da açık: Anlatılan tarzda bir Çatı Partisi'ne ulaşmadan, yukardaki formül bir hayalden başka bir şey ifade etmez..."
Yani "Çatı Partisi" başarılmadan toplumdaki çeşitli farklılıkları Bolşevik tarzında eylem ve iç çatışmalarla yöneltme stratejisi bir hayalden başka bir şey ifade etmez.
Ve... Her emri kölece bir itaatkârlıkla yerine getiren Nurettin Demirtaş DTP'nin başına oturtuldu, ilk konuşmasında "Çatı Partisi" için çağrı yaptı!
DTP kapatılsın mı, kapatılmasın mı? Siyasi mesele bu noktadadır!
Yargıya esneklik imkânı verilmelidir. Anayasamızda değişiklik yapılarak, terörle işbirliği yapan ve temel anayasal ilkeleri reddeden partilere yaptırım uygulanmasında yeni seçenekler getirilmeli; parti kapatılmasa bile bu kişilere siyaset yasağı konulabilmeli, belli yaptırımların tekerrürü halinde parti kapatılmalıdır...
Şimdi DTP'yi kapatmak, "Çatı Partisi"nin önünü açmak olmaz mı?!
Herhalde, 'azgınlar' dışında, esasen huzur ve refah isteyen büyük kitleler görmelidir ki, oy verdikleri partiyle oynayan PKK'dır!
SEN ESKİDEN MİLLİYETÇİ DEĞİLMİYDİN YA ?
Mütareke basınında çalışınca böyle oluyor demekki. RTE'nin düşüncesi 3-5 kişi hariç hepinizin ulvi düşüncesi oluyor. Özal 2,5 gazete demişti şimdi ise 2,5 yazar kaldı.
RAHMİ ÖZTÜRK yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 00:01
kapatılsın
valla onu bunu bilmem demokrasi bir ülkenin bölünmez bütünlüğünü yıkmak için kullanılamz taha bey bunu zihninize kazıyın.ve artık şu tayyip beyin tarafını ve onun ağzından konuşmayı bırakın siz önce nasıl gazetecilik yapılır başbakana nasıl soru sorulur onu öğrenin korka korka soru sordunuz tayyipe.
murat yaman yazıyor 19 Kasım 2007 Pazartesi 22:46
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI