Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Taha AKYOL

Niye 'türban' yazmıyorum?

07 Aralık 2007 Cuma

MİLLİYET gazetesi dört gündür Tarhan Erdem'in araştırmasını yayımlıyor: "Gündelik Yaşamda Din, Laiklik ve Türban" adlı araştırmaya göre, dindarlık artıyor, muhafazakârlık artıyor, başını örtenler artıyor...
Bu verilere bakarak "İşte irtica" türünden yazılar okuyoruz.
Milliyet'in bu yayınını 'Aydın Doğan'ın komplosu' diye gösteren yazılar okuyoruz! Sayın Aydın Doğan, Radikal'de "Başını örtenler azalıyor" diye, Milliyet'te ise "Başını örtenler artıyor" diye yayın yaptırıyormuş!.
Bu zırvaya Sedat Ergin ve İsmet Berkan dünkü yazılarında çok güzel cevap verdiler. İki gazete birbirinden bağımsız olarak iki ayrı araştırmayı yayımlamıştı; bu kadar basit!
Bana da soruluyordu: Neden yazmıyorsun?!
Yıllarca irtica tehlikesi yok diyen ben değil miydim?! Türban modernleşme simgesidir diyen ben değil miydim?! Başını örtenlerde nispi azalma olduğuna dair araştırmalardan bahseden ben değil miydim?!
Şimdi gerçekler karşısında 'suspus olup' sinmiştim!
Farklı sorular da vardı: Acaba bana Aydın Doğan mı yazdırmıyordu?! Genelkurmay mı yazdırmıyordu?!

Gerçek sebep
Evet, TV'ler ve çeşitli gazeteler Milliyet'teki bu araştırmayı haber yaptığı, köşelerde yazılar çıktığı halde, ben dört gündür yazmıyorum.
Fakat sebep herhangi bir engelle karşılaşmış olmam değil. Milliyet'teki yazı hayatım boyunca hiçbir zaman bir engelle karşılaşmadım, telkinle bile karşılaşmadım.
Tepelerden baskı geldiği zaman hem benim hem solcu yazar arkadaşlarımın özgürlüğü için bu baskılara göğüs geren Aydın Doğan olmuştur.
Öyleyse neden türban yazmıyorum?
Çok basit: Araştırmanın yayımlanmasının tamamlanmasını bekliyorum!
Fotoğrafın bütününü gördükten sonra yazmak istiyorum.
Değerli bir araştırmacı olan Tarhan Erdem'in araştırmasını Milliyet'in yayımlaması gibi olağan bir gazetecilik olayından olağanüstü komplo teorileri yaratmak!
Yayının tamamlanmasını beklemek gibi çok basit bir sebepten büyük vehimler çıkarmak...
Hele TV'lerde dinlediğim, "Amerika'nın ılımlı İslam projesi başını örtenleri artırdı" türünden dâhiyane komplo teorileri kurmak!
Asıl hayret edilmesi, sorgulanması gereken, bu düşünme biçimidir; sağı solu fark etmez.

Metot ve teori
Böyle araştırmaları değerlendirirken önce bulguları sorgulamak lazım... Sadece anket tekniklerine uygun yapılmış mı, diye değil. Bir bulgunun derinlikli anlamı çapraz sorularla araştırılmış mı diye bakmak gerekir. Bu olmadığı zaman tekil bir bulguya zihninizdeki şablonu kolayca yapıştırırsınız ve bilim dışı bir hüküm vermiş olursunuz!
Türbanlılar ne ölçüde hoşgörülü, ne ölçüde katı diye yapılmış bir araştırmanın bulguları olmadan türbanı nefret simgesi saymak veya Gamalı Haç'a benzetmek gibi yanılgılara düşersiniz.
Bulguların sorgulanmasının dışında bu tür verileri doğru değerlendirmek için genel bir "teorik çerçeve" bilgisi de lazımdır: Şehirleşme, eğitim, ticarileşme, sosyalleşme, dışa açılma gibi süreçler dini tutumları hangi aşamada nasıl etkiler?
Böyle bir temel sosyolojik birikim olmadan da doğru değerlendirmeler yapmak zordur.
Onun için ben resmin tümünü görmek istiyorum. Ondan sonra "metot" ve "teori" açısından Sayın Tarhan Erdem'in araştırması hakkında yazacağım.

başörtüye uzanan pis eller
öncelıkle nedır bu türban sacmalıgı onun adı başörtusudur ne hıkmetse bız unv gıdersek açık ınsanlar ustunde baskı yapacakmışız onlara namussuz gozuyle bakılacakmış acaba bız neden onlardan etkılenmıyoruz ha sorun vıcdanla ılgılıyse gerceklerden kaçmaksa ona sözumuz yok sız ıster turban yazın ıster yazmayın hıc onemlı degıl bu sorundan kacamazsınız ama unutmayın son hamledeyız şah gıderse oyun bıter!
yeşim öztürk yazıyor 19 Ocak 2008 Cumartesi 22:42
Ne farkeder
Ya Taha efendi sen türban desen ne oluuuur, başörtüsü desen ne olur. Sen gazetenden kaybediyorsun. Yırtınma boşa.
Kılıç Balığı yazıyor 07 Aralık 2007 Cuma 13:36
Koç,Sabancı ve Aydın Doğan...
Çocukluğum,Vehbi Koç'un kurtlu peynirleri satarak,Hacı Ömer Sabancı'nın ise,Çukurovanın verimli arazilerini ucuza kapatarak zenginleştiği hikayelerini dinlemekle geçti.Bugün ise,hangi sitenin yorumlar bölümüne baksam,bir Aydın Doğan düşmanlığıdır gidiyor.İncelemiyor,araştırmıyor,irdelemiyor yalnızca ve yalnızca görüş beyan ediyoruz.Kaçımız, Koç,Sabancı yada Aydın Doğan'ın sanayi tesislerinde kaç kişinin çalıştığını,kaç ailenin ekmek yediğini biliriz.Evimizin önüne yapılan asfaltın, gelen suyun, yaktığımız elektriği taşıyan şebekenin inşasında ödedikleri vergilerle olan katkılarını...Sabancı Vakfı'nın Türkiye genelindeki kültür merkezi sayısının,devletin yaptırdıklarından daha fazla olduğunu,Koç Vakfı'nın sadece,Van,Şırnak,Urfa ve Elazığ'daki ilkokullarında 2000 öğrencinin öğrenim gördüğünü,Doğan Vakfı'nın Gümüşhane,Erzurum ve Erzincan'daki kız öğrenci yurtlarını ve okullarını hangimiz biliriz.Varlığa olan düşmanlığımız nedendir? Türkiye'de de işler dünyadakinden farklı yürümüyor.Kurulu düzen içerisinde her ülkede bazı kişiler bazı kazanımlar sağlıyorlar.Bence önemli olan, bırakılan eserler olmalı.İnsanlar öldükten sonra, bıraktığı eserlerle anılıyorlar haklarındaki hikayelerle değil.
Tayfun Ünalan yazıyor 07 Aralık 2007 Cuma 11:49
Türban
Kuran da türban yok var diyenler günah a giriyor.Yüce Allah niye böyle küçük şeylerle ilgilensin.Eğer var diyorsanız,o zaman Tevbe 5.,Maide 51. Ahzap 37.,50,51,32,33,59 da inceleyin ve mantıklı bir karar verin.Yıkanmış beyinlerle deyil, ilim irfan ve bilimle eğitilmiş beyinlerle düşünmeye çalışın.Kuran ve Türban Kuran ve Türban Kuran-ı kerimde sıkma baş ve türban yok onun yerine boynunuzu ve ellerinizi ziynet eşyalarınız gözükmesin diye örtün deniyor.Ve ilk defa peygamberimiz eşleri için söylüyor bunu ve erkeklerle doğru konuşun doğru anlaşılsın diyor.nedeni de belli.İlhan Selçuk beyin yazısında belirtildiği gibi danışılan İlahiyet Fakültesi üyeleri de Kuranda sıkmabaş ve türban a değinilmediğini söylüyorlar.Ayrıca Türban hiristiyanlıkta Allah ile evli olduklarını söyliyen Katolik Rahibelerinin kullandığı örtüye benziyor.Lütfen türbanı istiyen taksın istiyen takmasın,ama bilsin ki kuranda türban suresi yok ve türban takmak islamın şartlarından deyil.Türban takan müsliman da takmıyan deyilmi.Ürdün kıralı ,Suriye başkanı,Azerbaycan başkanı ve eşleri Müslüman deyil mi veya onlar 20.ci yüzyıl Müslümanları diye düşünülürse takanlar kaçıncı yüzyılın oluyor.Hemde Atatürk ilke ve inkilapları üzerine yemin ettikleri halde tersini yapmaya vesile oluyorlarsa.Allah kalplerinize Allah sevgisi, kul sevgisi,saygı sorumluluk ve sağlıklı düşünce versin.AMİN. Bu soruya cavabı ancak İlahiyat Fakülteleri ve Diyanet işleri yardımcı olabilir kanısındayım.Gayet tabii eğer doğruysa küçük kıza bu yapılan hareket kalp ve onur kırıcı.Onun hiç kabahati yokki kabahat onun o şekilde beynini yıkıyanlarda.Allah hepimize akıl fikir tolerans ve anlayış versin,dinimize yakışır davranışlarda,ayrıca hukuk ve etiğe uygun davranmak nasip etsin.
b.İskender yazıyor 07 Aralık 2007 Cuma 10:25
seninde damarına basarlarsa
görürüz seni de postalarlarsa o zaman sende kovulduk ey halkım unutma bizi diye bir yazı yazarsın aydın doğan 7 kasım 2007 yazım için türban yazma tahacım demişti dersin ama işte bu benim sözümü de kıymete binersin.ben söyleyeyim türkiyede tek patronun etkisinde kalan aydın doğan medyasıdır.görürsünüz bu kadar üstüne gittiniz Allah bilir petrol ofisi borcu vardır ya da d-smart reklamı artırma mücadelesidir.çalışın oğlum yazın çizin iftira atın yine aydın amcanız para kazanacak size para verecek.
mehmet korkut eken yazıyor 07 Aralık 2007 Cuma 09:01
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI