Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Taha AKYOL

Üniversiteyi yönetmek

22 Aralık 2007 Cumartesi
BAZI okurlarımdan eleştiriler alıyorum: 'Rektör seçimlerinde birinci gelen ismi Cumhurbaşkanı Sezer atamadığı zaman eleştirdin, ama aynı şeyi Cumhurbaşkanı Gül yapınca susuyorsun!'
Hayır! Ben daima rektörlerin seçimle belirlenmesine karşı oldum, daima mütevelli heyet tipi sistemleri savundum. Sayın Sezer'i de en çok oy alan adayı atamadı diye değil, bu konuda tutarsız davrandı diye eleştirdim.
İsim vermeye gerek yok; Sayın Sezer'in rektör yapmak istediği bir profesör, seçimlerde en çok oyu almış ama Kemal Gürüz'ün yönetimindeki YÖK onu listeye koymamıştı. O zaman Sezer buna karşı çıkmış, 19 Temmuz 2000 gününde YÖK'e şu yazıyı göndermişti:
"En çok oyu alan rektör adaylarının liste dışı bırakılması, YÖK'ün üniversitelerin demokratikleşmesinin önündeki engel olduğunu açıkça göstermektedir."
Ama aynı Sezer, başka üniversitelerde en çok oy alan adayı değil, iki tanecik oy alan adayı rektör olarak atamıştır! Benim eleştirdiğim bu tutarsızlığı idi. (Milliyet, 7 Temmuz 2004)
1997'de çıkan "Bilim Yanılgı" adlı kitabımda da rektörlerin seçimle belirlenmesini eleştirmiştim.

Demokratik üniversite?
'Demokratik üniversite' ancak akademik özgürlüklere sahip üniversite demek olabilir. Rektörler seçimle değil, liyakati esas alan bir kurulca, mütevelli heyetçe atanmalıdır!
Rektörlerin seçimle belirlenmesi, hele de ikinci defa seçilmek için, bazen damatları ve gelin hanımları bile akademik kadrolara atamak, ideolojik olarak kadrolaşmak gibi liyakat karşıtı eğilimleri teşvik ediyor.
Peki, rektörü tepeden YÖK veya cumhurbaşkanı mı atamalıdır? Hayır! Rektörleri "mütevelli heyet" türü bağımsız kurullar atamalıdır, belli bir birikime ulaşmış üniversiteler bu yönde kendi yönetim sistemlerini kendileri oluşturmalıdır.
Sayın Erdoğan Teziç döneminde yapılan uluslararası akademik panelde dünyadaki gidişatın da bu yönde olduğu belirtilmiştir.
Elbette Anayasa ve yasa değişinceye kadar bugünkü seçim ve tepeden atama karması sistem devam edecektir.

Mutlu'nun taslağı
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucusu Sayın Latif Mutlu, ömrünü yüksek eğitime adamış bir uzman eğitimcidir; sistemin nerelerde aksadığını çok iyi biliyor. Kitaplarında bizdeki seçim ve tepeden atama karmasının en kötü sistem olduğunu anlatıyor, mütevelli heyet sistemini savunuyor.
Mutlu, yasa taslağı şeklinde bir metin de hazırlamıştır: Önce mütevelli heyeti belirleyecek kurul oluşturuluyor. Akademik camiadan, üniversitenin mezunlarından, il ve yerel yönetim yetkililerinden ve sanayi dünyasından isimlerle oluşan bu kurul mütevelli heyeti belirliyor.
Mütevelli heyet üniversite için hedefler tespit ediyor. Bu hedefleri gerçekleştirmeyi taahhüt eden ve yapabileceğine güven veren bir akademisyenle süreli sözleşme yaparak rektör atıyor.
Ne siyasi müdahale, ne kadrolaşma ne de üniversite bünyesinde hizipçilik!
Bu sistemde rektör performansına göre "hesap sorulabilir" hale geliyor. Üniversite ise kaynak yaratacak bir açılıma kavuşuyor.
Ekonomide de, üniversitede de rekabet!
Mutlu'nun taslağına www.latifmutlu.com adresinde "projeler"i tıklayarak internetten ulaşılabilir. Tartışmalarla geliştirilmelidir. YÖK'ün, üniversitelerin ve anayasa çalışması yapan herkesin dikkatine sunuyorum.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI