YORUMLARINIZ
DOLAR /
Alış
1,1785
Değişim
-0.51
EURO /
Alış
1,7325
Değişim
-0.69
IMKB
39.844


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Turgay ?EREN

Öğrenecek çok şeyin var Fatih

15 Ekim 2007 Pazartesi
Milli Takım’ın bir oyun planı yok. Sadece Servet, kaleci Volkan, Gökhan Zan ayaklarına geçirdikleri topu Moldova kalesine havadan gönderdi. Bunun adı futbol mu? Bunun adına kaleden kaleye şahin uçurmak denir

Macaristan maçında İskoç hakem bizi kurtardı. Ama seni de kurtardı. Artık Rüştü’yü milli takım kalesine koy, bir sakatlık bu kadar uzamaz. Yunanistan maçını kazanmamız şart. Çift santrforla oynamak zorundasın

Milli Takım’ın başına geçtiğin zaman final sözü verdin. Rakip kaleciler ve şansın sana çok hem de çok yardım etti. Ama gerçek kimliğin son maçlarda ortaya çıkınca öğretecek değil, öğrenecek çok şeyin olduğu anlaşıldı

Fatih! Moldova maçı sonrasında basın toplantını dikkatle izledim. Eski Fatih gitmiş, yerine başka bir Fatih geldi ve o konuştu. Sen bu basın toplantısında Türk Milli Takımı’nın teknik direktörü olarak değil, Moldova’ya gelmiş bir Türk gazetesinin yazarı gibi konuştun. Bundan önceki maçlardan sonra yaptığın toplantılarda futbolcularına toz kondurmazdın. Ki o maçlarda, senin toz kondurmadığın o futbolcular mağlubiyetleri hazırlamışlar, puanların gitmesinde başrolü oynamışlardı. Ama sen hep futbolcularım dedin, başka bir şey söylemedin. Moldova maçı sonrasında ise rotayı tamamen değiştirdin. “Bir gol yedik” dedin, “Nasıl olduğunu anlayamadım” dedin. Anlayamayacak bir şey yok. Senin seçip kaleye koyduğun Hakan, eliyle kalemize gol attı. Daha da oyunun 12. dakikasıydı. Gol inanılmayacak derecede kötü yendi, doğru. Daha çok vakit vardı, gol değil goller atacak zaman vardı. Ürkmemek lazımdı, sen sahaya öyle bir takım sürdün ki, o takımın Moldova defansını geçmesi, geçse bile gol atması mümkün değildi. Ve atamadılar tabi. Bir gol işimize yaramadı.

SEN YİNE ANLAMADIN

FATİH, sen de bir gariplik var. Kendi takımında oynamayan, sakatlıktan yeni kurtulan ve hiçbir zamanda Milli Takım’da oynayıp da güzel şeyler yapmayan futbolcuları kadroya alıp, onları oynatmak istiyorsun. Ve oynatıyorsun da. Bugüne kadar şansın yaver gitti, maçları kazandın. Hatırla son yazımda Fatih, her maç kazanılmaz, sen Galatasaray’da da kaybede kaybede Atatürk Olimpiyat Stadı’nın soyunma odasına ceketini astın ve kaçtın diye yazdım. Sen yine anlamadın, Moldova maçını kazanmak mecburiyetindeydin, tek santrforla oynamak gibi bir gariplik yaptın. Selçuk ilk maçını oynadı. Fena da oynamadı ama sahada Milli Takım’ın işleri yolunda gitmediği için onu çıkardın, Ümit Karan’ı aldın ve doğrusunu yaptın. Çift santrforla en azından bir gol buldun.

YAKAMIZI ZOR KURTARDIK

MİLLİ Takımımızın bir oyun planı yok Fatih. Sadece Servet, kalecimiz Volkan, Gökhan Zan, ayaklarına geçirdikleri topu santraya kadar sürdüler ve oradan Moldova kalesine havadan gönderdiler. Bunun adı futbol mu Fatih? Buna kaleden kaleye şahin uçurmak denir. Avrupa şampiyonasındaki maçlara şöyle bir bak. Yunanistan’ı sahasında kalecileri sayesinde yendik. Norveç maçında 2-0 mağluptuk, yine kalecileri akıl almaz iki gol yedi. Atan da şaşırdı, yiyen de. Geldik Malta’ya. Hep kazınırız dedik. Bırak kazanmayı yakamızı zor kurtardık. Ve sen o maçtan sonra aldın sazı eline medyayı böldün. “Ben ders almam, ders veririm” diye salladın gitti. Türk futbolseverini ikiye ayırdın. Ve sana kızanlar Milli Takım’a da kızmaya başladılar.

MİLLETE İSYAN ETTİRDİN

SENİN Milli Takım’ın başından gitmen için tek neden nedir? Milli Takımımızın başarısızlığı değil mi? Türk olacaksın, milli formayı giyenin mağlubiyetini isteyeceksin. Bu mümkün mü? Ama sen öyle bir davranış içine girdin ki; millete isyan ettirdin ve o hiç istenmeyecek hale soktun. Macaristan maçında İskoç hakem bizi kurtardı. Ama seni de kurtardı tabii ki. Şimdi ne yapmamız lazım; Rüştü’yü milli takım kalesine koy, bir sakatlık bu kadar uzamaz... Yunanistan maçını kazanmamız şart. Çift santrforla oynamak zorundasın. Geçtiğimiz yıl Yunanistan İnönü’de 0-0’la gitti. Nedeni uzun boylu bir santrforumuzun olmayışıydı. 22 tane yan orta geldi, kaleci topladı.

KAZANMAK ZORUNDASIN

ERSUN Yanal’a da hepimiz salladık, Hakan niye oynamadı diye. Sen üç santrforla da oynayabilirsin. Berabere kal yenil fark etmez, kazanmak zorundasın. Emre ile Tuncay’ı hiç görmedim Moldova maçında. Aurelio da çok kötüydü. Mehmet Topuz orta sahada oynamalı ve Gökhan ile birleşmeli. Galatasaray’a Gökhan’ın attığı golü düşün. Mehmet Topuz’un ona verdiği pası düşün. Milli Takımın başına geçtiğin zaman final sözü verdin. Rakip kaleciler ve şansın sana çok hem de çok yardım etti. Ama gerçek kimliğin son maçlarda ortaya çıkınca öğretecek değil, öğrenecek çok şeyin var. Hem de o kadar çok ki; İnşallah ömrümüz vefa eder görürüz.

kim gitsin
tamam fatih terim başarılı değil ama.kım başarılı yağdanlıklar ordusu medyamı.şasırmış federasyonmu .şımarık futbolcularmı.bence toplu bir temizliğe gerek var.a dan z ye.hersey değişmeli.
şahin ateşlikan yazıyor 15 Ekim 2007 Pazartesi 18:51
AYNİ HİKAYE
Çok fazla kibirli ve soğuk bir kişi. Dünyayi ben yarattım havasında. Lütfen çekip gitsin. türk milletine eziyet çektirmesin. hemennn.
cevat yazıyor 15 Ekim 2007 Pazartesi 15:10
Hakikaten iticisin
Valla kim ne derse desin şu Fatih Terim yüzünden milli takımın puan kaybetmesini istiyorum.Bu nasıl bir surat ifadesi,hele şu mimikler.En iyisini ben bilirim,sizde kimsiniz.ÖFFF yazarken bile illet oluyorum.
Sadık yazıyor 15 Ekim 2007 Pazartesi 11:45
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI



KÖŞESİZ YAZARLAR