Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yi?it BULUT

Bunları açıklayın, özür dileyeyim...

31 Ekim 2007 Çarşamba
Bir dostum ile konuşuyorum. Yazılarımı beğendiğini ama olaylara biraz da “iyi yönden bakmam” gerektiğini söylüyor. Görüşlerine saygım sonsuz ama gerçekler özellikle verilerin ortaya koyduğu tablo da gayet net... Sonuçta onunla “ortak bir noktada anlaşmamız” mümkün değil. Kendisine söylediklerimi sizlere de aktarıyorum ve konuştuklarımızı bir bölümü yazdıklarımın tekrarı da olsa, daha geniş kapsamlı olarak, maddeler halinde detaylandırıyorum...

1- Türkiye ekonomik olarak, geri dönülmez iyi bir yolda... Kazanılan ekonomik büyümenin geri döndürülmesi mümkün değil...

Bu teze kesinlikle katılmıyorum. Her şeyden önce yaşadığımız “ekonomik büyüme değil”, “finansal genleşme”. 2002 yılının sonundan itibaren ‘dünyadaki bütün gelişmekte olan piyasalar’ Türkiye’den fazla büyüdükleri gibi makro dengeleri bizden çok daha iyi konumda. Bu sabah itibariyle Cumhuriyet tarihinin rekor iç-dış borç ve cari açık rakamları ile karşı karşıyayız. İşin daha vahim tarafı ise ‘son dört yılda elimizde avucumuzda ne varsa sattık’, Cumhuriyet tarihimizin bütün birikimleri ‘elden çıktı’. Dünya genelinde “yüksek petrol fiyatı” sonucu “para yağarken” biz böyle bir dönemde “80 yıllık kumbarayı” kırdık.

2- Türkiye’de yaşanan “finansal değişim”, “sıcak para”, “makroekonomik bozulma” ve “sosyolojik çatlak” gibi kavramlar “gerçek dışı ölçütler içinde” değerlendiriliyor, olumsuzluklar “olduğundan şiddetli” gösteriliyor...

***


Baştan söyleyeyim; bence “yaşadıklarımızı” eksik bile algılıyoruz. Bir ülkede özellikle Türkiye gibi sonuçların ‘sıcak para sokularak’ değiştirilebildiği ülkelerde ‘finansal göstergelerin’ yani sonuçların ‘değiştirilmesi’ makro dengeleri ve sosyolojik yapıyı değiştirmez. Tam tersi ‘finansal çark’ dışında kalan büyük kitle, ‘kendini dışlanmış’ hisseder ve ‘çaresiz kaldığını hisseden’ sokak ısınmaya başlar. Böyle bir ortamda ‘orta kesim’ uçlara kaymaya başlar. Bu uçlara kayanları görmezden gelip “olanlar abartılıyor” demek için “bu ülkeye yabancı olmak” gerekir.

3- Türkiye’de son dönemde meydana gelen olaylar özellikle “aşırı tepkiler” içeriden bazı ‘organize güçler’ tarafından örgütleniyor. Ortalama Türk vatandaşının 2003 sonrası oluşan dalga boyu düşük ekonomik ortama rağmen “bu kadar tepkili” olması mümkün değil...

Bunu söyleyenler çok önemli bir gerçeği gözden kaçırıyorlar; 1999-2007 arasında Türk halkı yani bizler, ’normal bir insanın’kolay kaldıramayacağı bir süreç geçirdik. İlk önce ‘çok ağır bir ekonomik’ kriz ardından Kemal Derviş’in gelişiyle IMF ve AB baskısı altında ‘sosyal çatlak’ yaratabilecek uygulamalar, AB’nin reform isteğiyle ’Türk halkının moral yapısını yaralayan’istekler ve sonuçta ortada ne girilmiş-ilerlenmiş bir AB, Irak denkleminde “karşı pozisyon almış” bir ABD ve “sanal bir finansal değişim” ile gerçekte büyümeyen makro ekonomik bir yapı çıktı. Geldiğimiz nokta çok açık; kendini hakarete uğramış hisseden, varlıkları özelleştirme adı altında transfer edilmiş ve ekonomik çark dışında ‘ezilmişliği’ artan bir toplum, hızlanan ‘sosyal bozulma’ ve uçlara kayan ‘orta sınıf’... Ve en önemlisi bütün bunları yaşayan Türk varlığına “doğrudan odaklanmış” terörist saldırılar...

***


Sonuç: Bir ülke, bütçesinin yarısını ’faiz’adı altında ’yurt içi ve yurt dışı’odaklara aktarıyorsa, o ülkede finans piyasaları ‘büyük rant yaratıyor’ ama halkın yüzde 99’u bu çark dışında ise, özelleştirme adı altında varlıklarının ‘satıldığına’ üzülerek bakıyorsa, Gümrük Birliği ve yabancılara satılan bankaların kredi vermemesi gibi gerçekler küçük-orta ölçekli işletmeleri hızla yok edip insanları ‘işsiz’ olarak sokağa bırakıyorsa, o ülkenin gençleri en iyi dostları görünen ülkelerin desteği altında gelişen terörist saldırılar ile can veriyorsa, bu süreç sonunda ‘toplumda uç değerler kabul görüyor ve sosyal bozulma hızlanıyorsa’; ‘Her şeyi derin organizasyonlar yapıyor’ diyeceğinize dönün de yukarıda anlattığım gelişmeleri sorgulayın...

Son söz: Yukarıda yazdıklarımın aksini ispatlasınlar, ben özür dilemeye her zaman hazırım.
gercekler
herzaman gercekleri dile getirdiginiz icin size tesekkur ederiz.
ASAF KAVAS yazıyor 31 Ekim 2007 Çarşamba 12:44
SÖZ M İLLETİN
Yazdıklarınızın hepsi doğru ama ne fayda herkes kafasını kuma gömmüş.Şunu bilmek lazımki Türkün türkden başka dostu yok.Avrupa birliğine girmek yok,TÜRK birliğini kurmak var.Sevgilerimle...
Cihat B. yazıyor 31 Ekim 2007 Çarşamba 11:56
Gerçekler acıdır
Kimse size özür diletemez.
haluk gezmiş yazıyor 31 Ekim 2007 Çarşamba 10:44
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI