Enson Haber Sitesi Güncel Haberler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yi?it BULUT

Yalan söylüyorlar

26 Kasım 2007 Pazartesi
Sıcak paranın yarattığı” sonuçları “sistem temelinden, özünden değişti” algılaması içinde satmaya çalışanlar ve “Türkiye kalkındı” diyenler yalan söylüyor.

Evet, hiç kibar olmayacağım... Söz konusu olan “benim de üzerinde yaşadığım bu topraklar ise, ben ve benim gibi insanların gidecek başka yeri yoksa”; buranın “sıcak para ve söz oyunları ile” kontrol edilebilir hale gelmesine karşı her türlü yolla mücadele edeceğim... Ve bu yolda “kibarlığa” asla ama asla yer vermeyeceğim...

Peki “kalkındık” denen bu ülkede son 27 yılda neler oldu? Çarpıtılan “sonuçların” altında yatan “gerçekler” neler?

* Türkiye 1980-2006 sonu arasında 1 trilyon 800 milyar dolardan fazla bir kaynak elde etti. Bu kaynağın 1.2 trilyon dolardan fazlası iç ve dış borçlanma ile elde edildi.

* 1980-2007 ikinci ay arasında vergiden elde edilen kaynaklar, borçlanma ile elde edilen kaynakların yarısından az olarak gerçekleşti.

* Paranın sistem dışında toplanması ve vergi toplayamamamızın sonucu ağır oldu, yapılan borçlanma karşılığında son 27 yıl içinde 400 milyar dolardan fazla, sadece faiz ödedik.

* Ödediğimiz iç borç faizi, dış borç için ödediğimiz toplam faizin dört ila beş katı olarak gerçekleşti. Her dalgalanma içerideki borcu katlarken, dalgalanmalarda elinde iç borç senedi bulunduran binde 1’in altında gerçek ve tüzel kişi inanılmaz gelirler elde etti.

* 400 milyar faiz ödediğimiz dönemde sadece 80-100 milyar dolar arası değişen bir yatırım yaparken, 250 milyar dolara yakın da bir personel giderimiz oldu. Bu noktada ortaya çıkan çarpıcı veri, personel giderimiz ile yatırım yaptığımız tutarın toplamı ödediğimiz faiz kadar olamadı.

* Yatırım harcamalarımız son 27 yılda iki buçuk-üç kat arasında bir artış gösterirken, iç borç faiz ödemelerimiz 75’ten, dış borç faiz ödemelerimiz ise 19 kattan fazla arttı. İç ve dış borçlara ödediğimiz faizdeki artış oranı ilk başladığı noktaya göre ortalama 50 kattan fazla bir artış gösterdi.

* Son beş yıl içinde faiz rekoru 2004 yılına ait. 150 katrilyonluk 2004 yılı konsolide bütçesinin 66 katrilyonu faiz ödemesine ayrıldı. Bugün gördüğümüz kur ile hesapladığımızda basit faizini dahi koymadan ödediğimiz miktar tam olarak 52 milyar dolar. 52 milyarı 52 haftaya bölersek bulduğumuz sonuç, haftada 1 milyar dolar, günde 166 milyon dolar.

* 1999-2007 başı arasında ödediğimiz faiz haftalık 700 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında değişti ve 2004 yılında 1 milyar doları dahi geçerek tepe noktasına ulaştı.

* Dış borçların yüzde 50’sinden fazlası son beş yıl içinde alındı.

* Son 27 yılda yatırım harcamalarının toplamı toplam borçlanmanın yüzde 10’unun bile altında kalırken, topladığımız toplam verginin yüzde 15’inin altında kaldı.

* 1999-2007 ikinci ay arasında Türkiye 25 milyar dolara yakın bir yatırım yaparken, 85 milyar dolarlık personel harcaması yaptı. Buna karşılık aynı dönemde sadece iç borcun faizine 189 milyar dolarlık, dış borcumuzun faizine de 39 milyar dolarlık bir kaynak ayırmak zorunda kaldık.

Sonuç: Yukarıda sadece “makro” verileri aktardım. Bunlara “sıcak paranın” son 5 yılda elde ettiği ve bu ülkeden “kâr” adı altında “transfer ettikleri” gerçeğini de ekleyin. Sadece bir örnek vereyim; 2002-2007 arasında ülkeye giren her 1 dolar hiç risk almaz ise “5 dolara yakın” bir getiri sağlarken, sermaye piyasasına giren ve para piyasalarında “aldı-sattı” yapan her 1 dolar, “ortalama 10-12 dolarlık” bir getiri sağladı... Ne kadar korkunç bir “veri” değil mi... Böyle bir getiri “aynı oranda hatta son dönemde daha fazla kalkındık” denen Avrupa’da sağlandı mı?
degmez bu insanlra
Bu ülkede binlerce yigit bulut olsa nafile.İnsanlarımızın halen nasıl uyutuldugu aşikar.AKP İktidarında Türkiye nerelere sürükleniyor bunu göremiyen kesime sormak lazım.1.Şu anda ne kadar refah içinde ve huzurlu yaşamın var.2 Ergenekondan ne anlıyorsun altındaki oyunun farkındamısın.3 Ruhman okularının acıldıgının yabancılara satılan toprakların kotası yüzde beşten yüzde ona cıkarıldıgından haberin varmı?Kıbrısı rumlara Talat denen satılmışın RTE yardımıyla verdigimizin farkındamısınız.Acaa kim yalan söylüyor.4 136 milyar dolar ihraçata karşılık 185 milyar ithalat yapan bir ülkenin milli geliri nasıl on bin dolar oluyor .Kim yalan söylüyor bir bakında uyanın
suatucak yazıyor 10 Ağustos 2008 Pazar 13:07
kim yalan söylüyor
yazı cok garip büyk coğunluğu 27 yıllık bi iktidar toplamını kapsıyo sonra son beş yıla iniliyo.ne anlatmak istediğini netleştirememiş yiğit bey. benim gözümde son beş yılın 2002 den önceki yıllara göre daha iyi oluşudur.son beş yıl daha kötü olduk İŞTE BU BÜYÜK BİR YALAN
ahmet yıldız yazıyor 27 Kasım 2007 Salı 00:01
ali doğru elinde ki veri ne..?
yazıyı ve yazanını kötülemiş ve suçlamışsın.ama aksini ispat edecek veri ve bilgi sunamamışsın.büyük zararlar eden pamukçusu,çiftçisi,başbakanı tünel ve otoyol açılışı yapmak için gittiği ordu da fındıkçısı ne duygularla karşılamıştı da (hatta milletvekili eyüp fatsa yı bile tartaklamışlardı) ne değiştide 22 temmuz da en çok oyu fındıkçıdan,pamukçudan ,çiftçiden almıştı.ne mi değişti.o sıkı mali politika dediğin politika fındığa iki kat fiat, pamukçuya ve çiftçiye dönüm başı yardım ödedi (önceden hiç yaşanmamış bir şekilde).neye göre mi ödedi.22 temmuz a göre onun için.sen anladın onu.
umut yazıyor 26 Kasım 2007 Pazartesi 21:28
cok yanlis - eksik bilgiler
O kadar cok eksik ve yanlis seyler soyleyip cahil milleti kandirmaya devam ediyor yigit bulut. Peki bir kere millet bizi boyle somuruyor da bu kalkinma devamli milli gelirdeki artis nereden geldi? evet tabi cok hatalr kotu yonetimler oldu ama son 5 yilda cok basarili bir kemer sikma ve maliye politikasi ile isler yoluna makro duzeyde girdi.. ama "yalan soyluyorlar" falan sacmaligi ne oluyor? Bir kere dis borclar (devletin ve kamumun, merkez bankasinin) son 5 yilda azaldi artmadi. ic borclarin da milli gelire orani azaldi, %60'in altina indi. bundan oncaki hukumetlerin basiretsizligi ve populizmi ile tembellige ve devlet elinden gecinmeye alistirilmis bir toplumda tarimdan sanayiye gecme sancilari da yasanirken cok onemli donusumler yasandi. kesinlikle son 5 yil cok basarili bir sekilde yonetilmistir. bunun cevabini da halk 22 temmuzda yigit bulut gibi dang.. larin suratina carpti .. hic bir ulkede ekonomi eger iyi olmasa bir iktidar tekrar oylarini bu kadar arttirarak secim kazanamaz. ekonominin iyi oldugunun en onemli gostergesi budur.
ali dogru yazıyor 26 Kasım 2007 Pazartesi 16:18
ÖZGÜVEN
YİGİT KARDEŞİM YOLUN GÜZEL VE ANLAMLI. BU YOLDA ÖNÜNE ÇIKANLARLA BAŞ EDEBİLMEN DİLEĞİYLE. YENİ BİR YÜZ VE SOLUK OLDUN DEVAMINI GETİR VE KAYBOLUP GİTME. BİR BİLGE NE DEMİŞ YAŞADIKLARIMIZ DÜŞÜNDÜKLERİMİZİN SONUCUDUR... SENDE DÜŞÜNDÜKLERİMİZİ YAZAN ENDER İNSANLARDANSIN. HEP BÖYLE KALMAYA ÇABA SARFETMEN DİLEĞİYLE...
TAYFUN KOCABAŞ yazıyor 26 Kasım 2007 Pazartesi 16:03
Düşünmesi bile korkunç!
Sıcak paranın yön değiştirmesi ve geldiği gibi gitmesi durumunda neler olabileceğini düşünmesi bile korkunç.Ekonominin büyüklüğü sayesinde bu durumu aşabilir miyiz bilemiyorum.
Tayfun Ünalan yazıyor 26 Kasım 2007 Pazartesi 15:57
yigit
ismin gibi yigit kal şu uçaga binip poz verenlerden olma
hakan selvi yazıyor 26 Kasım 2007 Pazartesi 10:21
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI