Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Y?lmaz ?ZD?L

10 Kasım

10 Kasım 2007 Cumartesi
HER ne kadar, tam da mesai saatinin başlangıcına denk geldiği için "9’u 5 geçe"den kuşkularımız olsa bile, kesin olarak 10 Kasım’da vefat ettiğinden eminiz, Atatürk’ün.

*

Peki doğum günü ne?

*

Mesela, Leonid Brejnev’in de öldüğü gün, Atatürk’le aynı, 10 Kasım... Ama Brejnev’in doğduğu günü biliyoruz, 19 Aralık.

*

Şimdi hiç kimse çıkıp, "Efendim, 19 Mayıs, çünkü kendisi öyle söylemiş" falan demesin.

Ulusun kaderinin değiştiği gün, 19 Mayıs... Sembolik olarak kendisine bu tarihi seçtiğini kavramamak için, öküz olmak lazım.

*

Sakın ola, hiç kimse çıkıp, "O tarihlerde doğum günleri kaydedilmiyordu" da demesin...

Atatürk’ten 3 yaş küçük İsmet İnönü’nün 24 Eylül’de; 2 yaş küçük Celal Bayar’ın 16 Mayıs’ta doğduğunu nasıl biliyoruz?

Hatta...

Atatürk’ten 156 yaş büyük Birinci Abdülhamid’in 20 Mart’ta; 391 yaş büyük Ebussuud Efendi’nin 3 Ocak’ta; 614 yaş büyük Japon İmparatoru Go-Uda’nın 17 Aralık’ta; 1981 yaş büyük Julius Caesar’ın 12 Temmuz’da doğduğunu bilmiyor muyuz?

*

Bunlar devlet adamı olduğu için devlet kayıtlarına girmiş ise... Atatürk ne?

*

Devlet adamı olmayanlara da bakalım... Atatürk’ten 8 yaş büyük Mehmet Akif Ersoy’un doğum günü 20 Aralık; 14 yaş büyük Tevfik Fikret’in 24 Aralık; 5 yaş büyük Mata Hari’nin 7 Ağustos; 21 yaş büyük mısır gevrekçisi Will Keith Kellogg’un 7 Nisan; 195 yaş büyük termometre mucidi Gabriel Fahrenheit’ın 24 Mayıs değil mi?

*

Josef Stalin ile Frank Zappa’nın, aynı gün, 21 Aralık’ta; Avusturya İmparatoru Ferdinand ile Maria Sharapova’nın 19 Nisan’da; Johann Sebastian Bach ile Ronaldinho’nun 21 Mart’ta; İbn-i Sina ile Angelina Jolie’nin 4 Haziran’da doğduğunu bilmiyor muyuz?

*

Bilmesek bile, ansiklopediye, tarih kitaplarına veya internete başvurarak, kolayca öğrenebiliyoruz pekálá.

19 Mayıs, sembolik...

Gerçek ne?

*

Gerçek şu...

Mitolojiden Hollywood’a, milattan önceden günümüze, aklımıza gelen gelmeyen herkesin doğum gününü biliyoruz.

Atatürk hariç!

Çünkü, bu gerçeğin ortaya çıkarılması, izinin sürülmesi, "izindeyiz" diyenlerin göreviydi...

Kimse yapmadı.

Ebussuud Efendi’yi merak edenler, zahmet edip Mustafa Kemal’i araştırmadı.

*

Ki, o Mustafa Kemal, vasiyetnamesinde, kız kardeşi ve manevi kızlarının yanında, sadece, Türk Tarih Kurumu’na sahip çıkılmasını istemişti.

Sadece...

Başka bir şey istemedi.

*

Sanırım, dünyada, cumhuriyetinin kurucusunun doğum gününü bilmeyen tek cumhuriyet biziz.

*

"Saat 9’u 5 geçe, Atam Dolmabahçe’de"
filan... Tiyatro.

Bu ayıp hepimize yeter.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
sayın özdil sizin iyi bir gazeteci olduğunuzu düşünüyordum.neden derseniz biraz tarih merakınız olsaydı ulu önderimizin 4 ocak 1881 yılında doğduğunu okurdunuz.19 mayısın belirtilmesinin sebebi dünyaya verilen bir mesaj olduğunu bilirdiniz.Atatürk'ü rahmetle anıyor onu yaşatmak için yaptıklarını okumak gerektiğini biliyorum.ruhun şad olsun Atam seni sevgi ve saygı ile okuyorum hergün daha çok minnet duyorum.
İzmir'li bayan yazıyor 11 Kasım 2007 Pazar 02:13
olmamış
bu defa hakkaten çuvallamışsın yılmaz abi. dost doğruyu söyleyiverir böyle işte. olmamış yani.
müslüman papaz yazıyor 11 Kasım 2007 Pazar 01:10
e haklısın da
Sevgili yılmaz özdil, buradaki gaflet birilerinin Ebussuud efendinin doğum gününü biliyor olmasında değil, bu ülkede yaşayan herkesin aslında kafasının bir yerinde soru işareti olarak duran bir sualin şimdiye kadar neden yüksek sesle dillendirilmediği olmalı. ve neden kimsenin Atatürk'ün doğum gününü açıklamadığı... Aslına bakarsan bu ülkenin Tarih Kurumu'nun işi... Doğru söze ne hacet!..
Erkan Koz yazıyor 10 Kasım 2007 Cumartesi 23:07
bil bakalım
Yav Yılmaz, nolcak Atatürk'ün doğum gününü bilince? bi tören de o gün mü yapcanız? bunun Atatürk ilke ve inkilaplarına katkısı ne olacak? ille her yazıda "çok acaip bişey" yazıp yazının sonunda lafı koyduğunu sanma çocukluğundan ne zaman vaz geçeceksin?
ramican yazıyor 10 Kasım 2007 Cumartesi 20:47
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI