En Son Haber Sitesi Güncel Haber
Son Dakika
8°C İstanbul
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
?lhan SEL?UK

Kuran Ayetleri...

20 Kasım 2007 Salı

'Tecahül-ü arifane' deyişi eski dilde 'bilerek bilmezlikten gelmek' anlamına kullanılırdı...

Türkiye'de bilerek bilmezlikten gelinen en önemli ve çarpıcı konu ne?..

Askıya alınan Kuranıkerim ayetleri bizim toplumda bilerek geçiştirilir...

Aile, miras, ceza ve ekonomi alanlarında Kuranıkerim'in nice kuralı, buyruğu, hükmü, Türkiye'de yasaklanmıştır...

Dinciler bu alanda sanki dillerini yutmuşlardır...

*

Batı'da -herkesin bildiği ya da bilmesi gerektiği gibi- demokrasi ilk aşamada dinde 'Reform' la tohumlanmıştır...

Sonra Rönesans (Yeniden Uyanış) ve Aydınlanma devrimi gündeme girmiştir...

Atatürk devrimi, 'Reform-Rönesans-Aydınlanma' üçlemesini 'Milli Kurtuluş Savaşı' ile birlikte bir kuşağın tarihsel bilincine aşılayan olağanüstü bir uygarlık atılımıdır...

Dünyada ve İslam coğrafyasında tektir...

*

Hıristiyanlıkta Reform, Kilise egemenliğine karşı dinde evrimle gerçekleşti...

Luther , okullarda belletilir...

Peki, İslamda reform yaşandı mı?..

Milattan sonra 600'lerde başlayan İslamın 1000'li yıllarında ortaya çıkan Gazali 'yle bu defter dürülmüştür; bugün bile -Türkiye dışında- İslam coğrafyasında dinci kireçleşme beyinlerde çözülemedi...

Peki, Atatürk devrimi İslamda, dinsel açıdan, ne anlam taşıyor?..

*

Atatürk devrimi aynı zamanda ve kapsamda dinde reformla Aydınlanmayı içeriyordu.

Bu tarihsel dönüşümde türbancılık yüzeysel ve biçimsel bir siyasal kurnazlığın ötesinde içeriğe sahip değildir...

Evet, 21'inci yüzyılın başında, Türkiye'de, AKP iktidarında Kuranıkerim'in birçok ayeti askıya alınmış bulunuyor...

Ceza hukukunda..

Aile hukukunda..

Miras hukukunda..

Kamu hukukunda..

Kuranıkerim'e aykırı kuralları say say bitiremezsin...

Bütün bunlar dururken kadını ikinci sınıf insan saymak üzerine erkeğin kıskançlık güdüsüne dayanan türban kavgasını yürütmek, Müslümanlık şuuruna yakışmayan bir politika üçkâğıtçılığıdır...

*

Millet, toplum, halk ve Müslümanlar, emperyalizmle işbirliği yapan AKP'nin üçkâğıdına getirilmek isteniyor..

Türkiye'de bugün bir referandum yapılsa ve sorulsa...

Ey Müslümanlar!..

Atatürk 'ün devrimine karşı mısınız?..

Mirasta kız çocuğu erkeğe göre yarı yarıya az mı alsın?..

Aile hukukunda erkek 'boş ol' dediği zaman kadını kapının önüne mi koysun?..

Kadına nafaka kalksın mı?..

Erkek, istediği zaman kadını dövsün mü?..

Dayak yasal bir hak mı sayılsın?..

Kadın ile erkek eşit olmasın mı?..

Erkek, yurttaşlık hukukunda kadına egemen mi sayılsın?..

Referandumun sonucu ne olur?..

*

Atatürk devrimi Kuranıkerim'in birçok ayeti yerine laik ve çağdaş uygarlığın kurallarını getirerek dinde reformu gerçekleştirmiştir...

Ancak bu gerçek dile getirilmez...

Dinciler de, bu gerçeği dile getireceklerine, türbancılık oynamayı yeğliyorlar...

Yapılacak iş, bu gerçekleri olduğu gibi Müslümanlara anlatmaktır...

Yalnız namaz kılmakla ve oruç tutmakla veya türbancılıkla Müslümanlık biçimseldir...

Kuranıkerim'in buyruklarını tümüyle yerine getirecek miyiz?..

Yoksa dinde reformu benimseyecek miyiz?..

oku ilhan
bir yazında demişsin ki atatürk kuran ayetlerini neshetti.o halde bende atatürkün sözlerini kaldırayım.yani allahın ayetlerini bir kul kaldırabiliyorsa bir kul da pekala kulun sözlerini kaldırabilir.iyisi mi sen atatürkün tavsiye ettiği şekilde yaşa .ben islama göre yaşıyorum.hiç sorun çıkmaz.yeter ki bize hakaret etme.ok?...
kerim tutkun yazıyor 19 Mart 2008 Çarşamba 21:09
örnek
mirastan iki tane alan erkek onun birini evlendiği bayana veriyor...ayrıca bir tane alan bayan bir erkekle evlenince onun getirdiği ikinin de birini almış oluyor...şu halde kadın iki erkek bir alır...hüküm şartlara bakılarak fıkıhça verilir.şimdi geç erkek hakkı savunmaya...islamdaki zekat olayı devlet eliyle yapılır ki biri az biri çok almasın.işte sosyal adalete örnek.ya hani kemalizmde var böyle?islamda kişi kendi hukukuna göre yargılanır?kemalizmde diktatörlüğe göre...ilhan selçuk bilmeden konuşma...
kerim tutkun yazıyor 19 Mart 2008 Çarşamba 20:50
KURAN'A YAPILAN SAYISAL İTİRAZLAR
KURAN'A, YAPILAN SAYISAL İTİRAZLAR Selam, İnsanların İlim elde etmek için biri sayısal diğeri de sözel olmak üzere temel iki versiyonu vardır, sözel olanı insanlar kendi inançlarına göre veya kendi inanç açılarına göre doğru veya yanlış anlayabilirler, böylece iki anlayış meydana gelmiş olur. Din bazında sözel metinler kabul ve ret ağırlıklıdır, sayısal kapsamlı versiyonlarda işin içine matematik girdiğinden doğru neticeler hiç kimseye ikinci bir seçenek şansı bırakmaz, zira matematik şahsi yorumlara kapalı olduğundan evirilip çevrilmeye, tabiri caizse lastik gibi çekilmeye müsait değildir, sözelde yanlışı savunan kimseler hakikatlere göz yumup ömür boyu iddialarında diretebilirler, fakat sayısalda sayısal veriler veya bu verilerle işlem yapmak suretiyle doğru netice almak söz konusu olunca, mevcut verileri ve bu verilere dayalı bulunan doğru neticeleri hiç kimse ne geveleyebilir nede istismar edip üstünü örtebilir, örneğin sayısal veri olarak bir sayısı her zaman bir iki sayısı her zaman ikidir, işlem olarak iki kere iki her zaman dörttür v.s. İnancı ne olursa olsun bunun dışında söz söyleyen ya aklını kaybetmiştir yada matematikle arası iyi değildir, yada yetersizdir. Bu hususları konu etmemin nedeni, şöyle ki: KURAN VE SAYISAL Bilindiği gibi Kuran içinde Matematiksel veriler bulunan sözel bir metindir, Allah kelamı olması hesabıyla Matematik veriler dahil sıfır hata içeren bir kitap olması kaçınılmaz bir zorunluluktur, bir çok web sitesinde , özellikle sayısal miras verileri konusunda bir takım hesaplar yapılmakta ve Matematiğin Kuran’ı doğrulamadığı ileri sürülmektedir, bu iddiaları yapanların hesap tarzını ve vardığı neticeleri okuyunca gayri ihtiyari gülümsemekten kendimi alamadım, zira inanç bir tarafa, Ben meslek olarak Muhasebeciyim, rakamlar dünyasıyla aram iyidir, Kuran’ın Miras bölüşümü öğretisi, mesleği hesap işleri olmayan bir kimsenin dahi kolayca anlayacağı tarzda net ve yalındır, buna rağmen Kuran da matematiksel hata iddia edenler, bunu nasıl görememektedirler bu durum gerçekten bana ilginç geldi, şöyle ki: Mirasla ilgili olarak Kuran’dan mealen: - Allah size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe kadının payının iki katını tavsiye eder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer (çocuk) yalnız bir kadınsa (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, bıraktığı mirasta ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının payı altıda birdir. (Bu hükümler, ölenin) Yapacağı vasiyetten, ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilmezsiniz. Bunlar, Allah'ın koyduğu haklardır. Şüphesiz Allah bilendir, hikmet sahibidir. 4/11 - Eğer çocukları yoksa, eşlerinizin yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Sizin de çocuğunuz yoksa, yapacağınız vasiyet ve borçtan sonra bıraktığınızın dörtte biri, onlarındır; çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer miras bırakan erkek veya kadının evladı ve ana babası olmayıp bir erkek veya bir kız kardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler, üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) Zarar verici olmayan vasiyet ve borçtan sonra (uygulanır). Bunlar, Allah'tan (size) vasiyettir. Allah bilendir, halimdir. 4/12 - Senden fetva istiyorlar. De ki: Allah size ana-babasız ve çocuksuz kişinin mirası hakkında hükmünü şöyle açıklıyor: Ölen kişinin çocuğu yok, bir kız kardeşi varsa, bıraktığı malın yarısı o (kız kardeşi)nindir. Fakat kendisi, (ölen) kız kardeşinin çocuğu yoksa, onun mirasını (tamamen) alır. Eğer (ölenin) iki kız kardeşi varsa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Ve eğer (varisler) erkek kadın birçok kardeşler olursa, erkeğe, iki kadının payı kadar (pay) verilir. Şaşırırsınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi bilir. 4/176 - Birinize ölüm yaklaştığı zaman eğer fazla bir mal terk edecekse anasına, babasına ve en yakın akrabalarına uygun bir şekilde vasiyette bulunması farz kılınmıştır. Bu takva sahipleri üzerine tereddüp eden bir borçtur. 2/180 - Erkekler için baba ile ananın ve en yakınların bıraktıklarından bir pay vardır ve kadınlar için de baba ile ananın ve en yakınların bıraktıklarından bir pay vardır. O bırakılandan az olsun çok olsun farz kılınmış bir nasip vardır. 4/7 -Tereke taksim edilirken uzak akrabalar yetimler ve yoksullar da hazır bulunurlarsa ondan onları da rızıklandırınız ve onlara güzel sözlerde söyleyiniz. 4/8 - Sizden vefat edip de eşlerini terk edenlere eşleri için bir seneye kadar evlerinden çıkmamak üzere bir meta vasiyet etmiş bulunmalıdırlar. Şayet eşler çıkarlarsa onların kendi nefisleri hakkında meşru şekilde yapacakları şeyden dolayı sizin üzerinize bir günah yüklenmez. Ve Allah Teâlâ azizdir, hakimdir. 2/240 Bu verilere göre mirası hesaplamak: 1- Mal varlığı sahibi olup Dünya’da hiçbir akrabası veya yakını olmayan bir şahsın vasiyet bırakmadan vefat ettiğini var sayalım, bu durumda bıraktığı mal sahipsiz mal olarak, 4 Nisa 8 belirtilen kimselere dağıtılır.Vasiyet yoksa ve Mirasçılar var ise Kuran,da Mirastan hak alma payları belli olanların hakları ödendikten sonra bir fazlalık kalır ise yine bu fazlalık 4 Nisa 8 e göre dağıtılır, burada oran söz konusu olamaz zira bunların arasında zengin olanı, orta halli olanı veya fakir ve borçlu olanı vardır, dağıtımda buna göre durum değerlendirmesi yapılır, fakat sayısal belli paylarda kişinin maddi durumu dikkate alınmaz. 2- Sayısal oranlı bölüşüm: bu bölüşümde hesap yapma mantığını anlatmak için kolay bir örnek vereceğim, bu anlaşılırsa bu esasa göre akla gelebilecek bütün mirasçı oluşumlarını mirası paylaştırmak çok kolaydır, bu bölüşümde hiçbir zaman miras hissedarlar bazında açık veya noksanlık vermez, mirasçıların bazıları hisselerini oranları dahilinde paylarını alırken diğer oranlı hak sahipleri paysız kalmazlar, örneğin. Malvarlığı sahibi olup vefat eden bir kimse mirasçı olarak 1 oğlu ve 1 kızı bulunmaktadır, borçları ödendikten ve vasiyeti yerine getirildikten sonra 27.000.- YTL mirası bulunmaktadır, bu mirası oğlu ve kızı arasında 4 Nisa 11 göre paylaştıracak olursak 27.000.YTL yi 3 paya bölerek erkek çocuğa 2 pay tutarı 18.000.- YTL tutarında mirastan pay veririz, kız çocuğuna da bunun yarısı olan 1 pay tutarı 9.000.- YTL tutarında mirastan pay verdiğimizde miras tam olarak bölüştürülmüş olur. Parmak hesabı olan bu çözüm basit bir paylaştırmadır, karşılaşa bileceğimiz diğer bütün Miras oluşumlarında kullanılmak üzere bu bölüşümü Kesir işlemleri şeklinde ifade edelim, ve görülecektir ki ne kimse nin hakkı yenmiş nede kimse hakkettiği mirastan mahrum kalmış olur. Şöyle ki: Erkek çocuğun payı 2 olduğundan bunu 2/1 şeklinde kız çocuğun payı 1 olduğundan bunu da 1/1 şeklinde ifade edebiliriz, bu iki kesri topladığımızda 2/1 + 1/1 = 3/1 = 3 olmuş olur, dikkat edilirse pay paydanın üç mislidir, böyle olması da gerekir, pay adı üstünde payları temsil eder payda ise paylar belirleme sabitidir, herhangi bir bütünün paylara bölüşümü değildir, yapılan itirazlarda ( (2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8 )= 27/24 = 1,125 bulunur! (Halbuki 1,0 olması gerekirdi!..) denmektedir, bu ifade ise kökten hatalıdır, başta verdiğim örnekte 1,125 bir taraf, pay paydanın 3 mislidir ve hiçbir olumsuzlukta yoktur, böyle bir hata yapmaları paydayı miras sabiti değil de mirasın bölüşümü zannetmeleridir, Paydayı onların ele aldığı 24 rakamına göre ele alalım, bu durumda Erkek Çocuğun Hissesi 2/1 den 48/24, Kız çocuğun ki 24/24 bunları da toplarsak 48/24 + 24/24 = 72/24 bulunmuş olur, kalan miras 27.000.- YTL idi, 27.000.- : 72 = 375.- YTL 24 taban sabitine göre 1 Paya düşen miras olur, bundan da Erkek Çocuk için 375.- x 48 = 18.000.- YTL, Kız Çocuğu için 375.- X 24 = 9.000.- YTL miras hakkı elde edilir, bunları da toplarsak 18.000.- + 9.000.- = 27.000.- YTL görüldüğü gibi pay paydanın tam 3 misli olmasına rağmen, baştaki parmak hesabıyla, kesirsel hesap aynı noktada birleşti, zaten bundan farklı olması da mümkün değil, şimdi karşıt iddiayı yapanlara sormak lazım pay ile payda arasında pay lehine 3misli bulunması payların adaletli dağıtılmasında bir aykırılık oluşturmuyorsa, pay lehine bundan da küçük olarak bulduğunuz 1,125 lik misli nasıl bir bozukluğa yol açmaktadır, neticenin 1,0 olması gerektiği iddianız hatalıdır, bunda yanılmanızın nedeni paydayı mirası bölen bir faktör olarak görmenizdir, halbuki bu işlemlerde payda değişik payların bir birine göre oranını belirleme aracıdır, şöyle bir misal versem umarım ne dediğim kolayca anlaşılır, Erkek Çocuğun payı 2 veya 2/1 dir, Kız Çocuğun payı 1 veya 1/1 dir, bu duruma göre iddia ettiğiniz gibi, payda mirasın bölünmesini temsil ediyorsa, kız çocuğu bütün mirası almış olacağından, ondan 2 misli fazla alması gereken Erkek çocuğa hiçbir şey kalmış olmaz. Hal bu ki, Muhasebe açısından durum hiçte öyle değildir. Şimdi yapılan iddiayı bir bütün olarak ele alalım, Şöyle ki: “Bu ayetlere göre varsayalım ki, bir adam öldü ve geride üç kız evlat, bir ana, bir baba ve eşini bıraktı.. Yukarıdaki ayetlere göre miras paylaşımı şöyle olacaktır: Üç kız evlada mirasın 2/3'ü, ana ve babanın her birine 1/6, karısına 1/8 kalacaktır. Bu durumu, matematiksel olarak hesaplarsak: (2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8 )= 27/24 = 1,125 bulunur! (Halbuki 1,0 olması gerekirdi!..) Bu sonuç Kur'an'da verilen oranların hatalı olduğunu göstermektedir. Çünkü mirasın %112,5 u mirasçılara dağıtılamaz. Böyle %100'ün üstünde bir dağıtım yapmak imkansızdır.” demektedirler. Daha önce Göstermeye çalıştığım çözüm şekline göre, yukarıdaki örneğin çözümü: Borçların ödenmesinden ve yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden sonra yine 27.000.- YTL’lik bir miras kaldığını farz edelim, zira bir miras kalmalı ki bölüştürmek mümkün olsun, aksi taktirde olmayan şeyin bölüşümü bir mana ifade etmez, şöyle ki: 2/3)+(1/6)+(1/6)+(1/8 )= 27/24 = 1,125 veya (16/24) + (4/24) + (4/24) + (3/24) = 27/24 = 1,125 bu duruma göre miras taksimi, 27.000.- : 27 = 1.000.- YTL , bundan da, Kız Evlatlara 16 x 1.000.- Eşittir 16.000.- YTL Babaya 4 x 1.000.- Eşittir 4.000.- YTL Anaya 4 x 1.000.- Eşittir 4.000.- YTL Karısına 3 x 1.000.- Eşittir 3.000.- YTL T O P L A M 27.000.- YTL bulunur böylece herkeste hakkını almış olur. Bir diğer örnek verelim, diyerek aşağıdaki örneği vermekteler: Bir adam ölür ve geride anası, karısı ve iki kız kardeşi kalır. Kuran’ın yukarıda verilen ilgili miras ayetlerine göre; ana’ya mirasın 1/3’ü, karısına mirasın 1/4’ü, iki kardeşe de toplam 2/3’ü kalacaktır: Hesap yapalım: (1/3) + (1/4) + (2/3) = 1,25 !.. Burada da , miras paylaşılıyor, paylar toplanınca, mirastan daha büyük %25 daha büyük çıkıyor!.. Allah-varsa eğer- bu kadar hesap bilmez olabilir mi? Bu yanlış paylaşım oranları ile dolu ayeti Allah göndermeyeceğine göre, Muhammed kendisi yazmış olmaktadır.. Diyerek şöylece de Not düşmektedir: “Not: Okul önlerinde, Allah’ın örtünme emri gerekçesi ile, “başörtüsü eylemi” yapan bayanların; inandıkları Allah’tan gelmiş olduğuna inandıkları Kuran’ın bu ayetlerine göre, medeni kanunun miras haklarını kendi aleyhine düzenlemesi için eylem yapmalarını, bir erkek olarak arzu ederim.. (:>> (Malum, bu ayetlere göre erkekler daha avantajlı da..)” demektedirler. Sayısalla ilgili iddialarının doğru çözümü şu şekildedir: (1/3) + (1/4) + (2/3) = (4/12) + (3/12) + (8/12) = 15/12 buraya kadar mutabıkız, fakat bundan sonrasının doğru çözümü onların iddia ettiği şekilde olmayıp, şu şekilde olmalıdır, farz edelim ki miras bırakan şahsın borçları ve vasiyeti yerine geldikten sonra 30.000.- YTL tutarında miras kalmış olsun, bu duruma göre: 30.000 : 15 = 2.000.- YTL bundan da Anasına 4 X 2.000.- = 8.000.- YTL Karısına 3 X 2.000.- = 6.000.- YTL İki kız Kardeşe 8 X 2.000.- = 16.000.- YTL TOPLAM 30.000.- YTL (Not: Verdikleri örnekte Mirasçılar ve pay oranları Kuran’a uygun değildir, konuyu taşırmamak için bunu konu etmiyorum, zira bu hatalarının, Muhasebe tekniği açısından çözüm yolu üzerinde bir etkisi yoktur.) Miras konusundaki Kesirli işlemlerde, Payların manası yukarıdaki çözümde açıkça görünmektedir, bu işlemlerde paydanın paylar toplamından küçük olması, mirasın bu fark oranına göre açık verdiği manasına gelmez, en başta verdiğim iki kardeş örneğinde kesirler toplamı 3/1 idi, buna rağmen bir kişi çıkıp ta miras açık vermektedir diye bilir mi, böyle bir iddiayı parmak hesabı dahi çürütmeye yeterlidir. Konuyu daha da vurgulamak için 30.000.- YTL'lik miras örneğini, değişik bir çözümle de izah edeyim, şöyle ki: Paydayı 12 ye eşitleyerek çözüme gitmek kolayca mümkün ise de, farz edelim ki mirasçılar buna itiraz ederek, bunlardan Anası ve Kız kardeşleri bezim mirasımıza esas olan 3 paydalı esasa göre işlem yapılarak, 1/3 ve 2/3 oranlarına göre paylarımızı almak isteriz demiş olsalar, o zaman şöylece işlem yaparız: Paydaları 3’e eşitlemek için, 1/4 ile ilgili olarak 4 paydasına göre pay 1 olursa, 3 paydasına göre 1 kaç olur, bundan da (3 x 1) : 4 = 0,75 bulunur. Bundan da: (1/3) + (1/4) + (2/3) = (1/3) + (0,75/3) + (2/3) = 3,75/3 bulunur, bulunan 3 tabanlı esasa göre, 30.000 : 3,75= 8.000.- YTL bundan da Anasına 1,00 X 8.000.- = 8.000.- YTL Karısına 0,75 X 8,000.- = 6.000.- YTL İki kız Kardeşe 2,00 X 8.000.- = 16.000.- YTL TOPLAM 30.000.- YTL Görüldüğü gibi mirasçıların alacakları miras tutarlarında hiçbir değişiklik meydana gelmedi. Aslında konu basittir fakat yine anlamadım diyen olursa dahada kolay bir yoldan işlemi yapalım, Miras ile ilgili olarak 4 Nisa 11-12-172 belrtilen pay oranları çeşitli mirasçılara ait olmak üzere 2/3, ½, 1/6, 1/3, ¼, 1/8, dir, Yetlerde akrabalıkta yakınlığa göre Mirasa katılan bir kişi, diğer bir kişinin mirastan pay almasını engellemesine rağmen, Mirasın dağıtım işlemini göstermek için biz bunu dikkate almadan, bütün pay oranlarına sahip kimselerin pay almak üzere mirasa katıldıklarını farz ederek işlem yapalım, bu şekilde bir tehcihte bulunmamın nedeni, oranlar bazında mirasa katılanların çeşitliliğin işlem yolu üzerinde bir tesirinin bulunmadığını göstermek içindir, şöyleki: MİRASÇILAR MİRAS PAYI A Şahsı ......................... 2/3 Eşittir 0,6667 B Şahsı ........................ ½ Eşittir 0,5000 C Şahsı ....................... 1/6 Eşittir 0,1667 Ç Şahsı ....................... 1/3 Eşittir 0,3333 D Şahsı ........................ ¼ Eşittir 0,2500 E Şahsı ........................ 1/8 Eşittir 0,1250 TOPLAM 2,0417 Mirasçıların payları toplamı, Mirasçılara Borçlardan ve Vasiyetten sonra 5.410.505.- YTL miras kaldığını farz edelim, bu duruma göre: 5.410.505.- : 2,0417 = 2.650.000.- paylar kat sayısını buluruz, bundanda: MİRASÇILAR % Payı Kat Sayısı MİRASTAN ALACAĞI A Şahsı ............ 0,6667 X 2.650.000.- Eşittir 1.766.755.- YTL B Şahsı ............ 0,5000 X 2.650.000.- Eşittir 1.325.000.- YTL C Şahsı ............ 0,1667 X 2.650.000.- Eşittir 441.755.- YTL Ç Şahsı ............ 0,3333 X 2.650.000.- Eşittir 883.245.- YTL D Şahsı ............ 0,2500 X 2.650.000.- Eşittir 662.500.- YTL E Şahsı ........... 0,1250 X 2.650.000.- Eşittir 331.250.- YTL MİRASÇILARA DAĞITILAN TOPLAM 5.410.505.- YTL Görüldüğü gibi örnek olsun diye mirasa katılanlar keyfi bir şekilde rast gele mirasçı seçilmelerine Rağmen Hak Ettikleri Miras Payları oranında tam olarak herbirisi mirasını almış olmasına rağmen mirasta Ne bir Fazlalık Nede Noksanlık meydana geldi, Mirasta Noksanlık meydana gelmiş olsaydı bu bir çelişki olurdu, bunun mümkün olmadığını sizlerde çeşitli örneklerle test edebilirsiniz, Fazlalık durumunda başka bir ifadeyle hiçbir mirasçısı olmayan Mal sahibi bir kimse vefat ederse veya Mirasçısı az olup o mirasçıya tanınan pay oranına göre hakkı ödendikten sonra arta kalan bir mal olursa 4 Nisa 8 göre mirasın dağıtımını yapmak mümkündür, bu da olmazsa Malın Beytülmala kalacağı belli bir husutur. Not olarak, Şu şekilde yaptıkları iddiaya gelince: “Not: Okul önlerinde, Allah’ın örtünme emri gerekçesi ile, “başörtüsü eylemi” yapan bayanların; inandıkları Allah’tan gelmiş olduğuna inandıkları Kuran’ın bu ayetlerine göre, medeni kanunun miras haklarını kendi aleyhine düzenlemesi için eylem yapmalarını, bir erkek olarak arzu ederim.. (:>> (Malum, bu ayetlere göre erkekler daha avantajlı da..)” demeleri, Bu şekilde düşünmeleri bu husustaki Kuran öğretisini anlamamış olmalarından kaynaklanmaktadır, Şöyle ki: Kuran öğretisine göre Evin geçim yükü tamamen Erkeğin üzerindedir, Bayan Eş Maddi varlık sahibi olsa dahi, kendi geçimi dahil Evin geçimiyle ilgili olarak tek kuruş harcamak zorunda değildir, bu durumda Erkeğe Kadından daha fazla maddi avantaj sağlanması adalete aykırı değildir, ayrıca Mirasla ilgili ayetlerdeki pay esaslı öğreti Tavsiye nitelikli bir farzdır, ve takıntılarda çözüm öğretici ayetlerdir, bu öğretinin adaletten ayrılmamak için temel faydası vardır, Miras bırakacak kimse bu ölçüleri dikkate alarak Mirasçılar için istediği gibi mirastan pay tavsiye edebilir, zira hayatta istisnai durumlar yok değildir, örneğin borç altında bir oğlu veya diğer bir akrabası varsa burada Vasiyet büyük bir önem arz etmektedir, bu vasiyeti yaparken tek eşlilikteki durumu ve diğer oranlı paylaşımlardaki tavsiye edilen oranları dikkate alması adaletten ayrılmaması için kendisine yol göstericidir, En nihayet konu bir kişinin sahip olduğu Maddi varlıktır, kişi bu varlığı üzerinde ölmeden önce istediği gibi tasarrufta buluna bilir, istediğine mal verir veya vermez, Mirasta bunu gibidir, İş ki Kuran'da Mirasla ilgili olarak, Farz nitelikli Tavsiye edilen ve Öğretilen hususları göz önünde bulundursun böylece adaletten ayrılmamasın, Zaten Miras ayetlerinin farz nitelikli tavsiye ve yol gösterici nitelikli olmasında esas itibariyle söz konusu olan budur. Baş Örtüsü konusunu ki taşlamanıza gelince, bunda da derin bir yanılgı içerisinde bulunmaktasınız, bunu görebilmeniz için kısmi dahi olsa, bugün için Kuran esaslarını yaşantılarında uygulamaya çalışan kimselerin, aile bazında yaş ortamalarına bakınız, genç nüfus ortalaması kimde bulunmaktadır bu matematiksel bir konu olduğundan bulunan neticede tereddüt olmaz, Ailenin veya herhangi bir toplumun yaşlı ağırlıklı olması o Ailenin veya Toplumun ölümü demektir, Nüfus Ortalamasının Genç ağırlıklı olması ise sağlıklı gelişen bir ağacın dinç meyvelerine benzer, İyi ağaçta kötü ağaçta meyvesinden belli olur, bundan ötesi boş laftır. Kuran esaslı miras paylaşımını elimden geldiğinin en kolay şekliyle anlatmaya çalıştım, bunun içinde en başta gösterdiğim örnekte biri kız diğeri erkek iki mirasçının kesirsel paylarının yapılan 1,125 lik iddianın daha ötesinde 3.00 olarak nasıl paydadan farklı oluştuğunu buna rağmen miras bölüşümü nün Muhasebe tekniği açısından kesir esaslı olarak ta hiçbir açığa neden olmadan kolayca yapılabileceğini gösterdim, bundan da Kuran'da hiçbir Matematiksel hata olmadığını Matematiksel verilerle ortaya koymaya özen gösterdim. Bu tür iddiaları yapanların diğer bazı iddialarına baktım, bu iddiaların bana göre aslında üzerlerinde çalışma gerektirmeyen basit ve temelsiz iddialar olduğunu gördüm, Şöyle ki: 1- İddialarında gök ve yerin yaratılışı 6 günde değil, 8 günde olduğunu söylemeleri, Araf /7:54 Yunus/10:3 Hud/11:7 Furkan/25:59 ayetlerinde Yer ve göğün 6 günde yaratıldığını belirtildiği, buna rağmen, Fussilet/41:9 da yerin iki günde yaratıldığının belirtildiğini, Fussilet/41:10 da gıdaların dört günde takdir edildiğini, Fussilet/41/12 de iki günde yedi gök yaratıldığını, Ayet Meallerini yazarak belirtmektedirler ve hesap yapalım demektedirler, Şöyle ki: “2 gün (yer) + 4 (gıdaların oluşumu) +2 (gökler) = 8 Gün (6 değil!..) Muhammed’in ya hesabı zayıftı, ya da Kuran’ı yazarken daha önce ne söylediğini unutuyor ve böylece çelişkili ayetler okuyordu..” iddiasında bulunmaktadırlar, Bu ise saçma bir iddiadır, zira kısımların yapılışını ayrı ayrı zaman sıralaması şeklinde zannetmektedirler bu ise yanılgıdır, bir zaman sürecinde zamansal olarak birlikte iç içe yapılanma olan işler çoktur, Şöyle ki: bir arabanın altı günde bittiğini, bir atölyede 4 gün içimde motor, motor yapılırken de diğer atölyede aynı zamanda 2 günde koltuklar, yapıldığını koltuk ve motor hazır olunca da (umarım örneği anlamayıp, şase mase ne oldu diye soran olmaz) 2 günde monte yapılarak böylece altı günde arabanın bittiğini farz edersek, motor ve koltukların aynı zaman içerisinde bir birinden farklı atölyelerde farklı süreçlerde yapılması 2 günlük monte süresiyle birlikte arabanın altı günde bitmesine neden aykırı olsun, Allah’ın yaratmasını fabrikasyon işler gibi yaratmaktan tenzih ederim, ben sadece Kul işlerinde bile olabilirliği göstermeye çalıştım. 2- Diğer bir iddialarında, Hacc/22/47 de 1 gün 1000 yıl, Mearic/70: de1 gün 50.000,- yıl diyerek meal de yazmak suretiyle hangisi doğru diye sormakta ve bunun bir çelişki olduğunu iddia etmektedirler. Sanırım gündemde ki en popüler fenni konuların başında zamanın izafiliği konusu gelmektedir, bu iddiaları yapanlar biraz bu görüşlerle ilgilenseler, değişik bir görüş açısı elde edip, iddialarının tutarsızlığını görebilirler, kendi şahsi görüşüm olarak onlara şöyle bir örnek verebilirim, zamanı ışığa benzetmek suretiyle üç oda farz edelim, birinci odada 1.- mumluk bir ampul yanmakta, ikinci odada 1.000.- mumluk ve üçüncü odada 50.000.- mumluk bir ampul yanmış olsun, her odada aynı anda ikamet eden farklı insanlar olsun, birinci odada oturan bir günde 1.- mumluk ışık alırsa ikinci odadaki bir günde 1.000,- mumluk üçüncü odadaki de bir günde 50.000.- mumluk ışık alır, işte zamanın farklılığı ve izafiliği öyle bir şey, Kuran'ın zaman konusundaki öğretisinde, zamanın değişik gök katmanlarında farklı farklı yoğunlukta aktığıdır, bu durum da akla ve mantığa aykırı gelen hiçbir şey yoktur, Bunlar ve bunlar gibi diğer bazı iddialar ateistler tarafından yapılmıştır, (alıntılar, www.islamiyetgercekleri.org/kuranbilimdisi.html sitesinden 2002 de almış olduğum notlarımdan derlenmiştir) bu tür iddialarla bu sayfayı doldurmak istemiyorum, fakat ateistlerin bu tür iddialarıyla ilgili olarak metin şeklinde değil de net ve açık şekilde soru sormak isteyen olursa elimden geldiğince cevap vermeye çalışacağım, ayrıca benim bütün yazılarım Kuran ölçüsüne göre eleştiriye açıktır, Hatadan masum olmadığım gibi, Bana vahiy gelmez, ben gaybı da bilmem sıradan bir Müslüman ve Mümin olmam dışında hiçbir dini etiketim yoktur, Eleştiri ve itirazlardan alınmam, söz söyleyen herkese içeriğinde hakaret olmamak şartıyla söz söylenebileceğine inanmaktayım, kendim de bu inancımın dışında değilim. Fereç Hüdür İletişim :hudurferec@hotmail.com Sitelerim: www.kuran-tekkaynak.com www.kuran-tekrehber.com www.mubin.net ------------------------------------------------------------ ---------------------------------- NOT: Aslına sadık kalmak yani üzerinde ifade değişikliği yapmamak şartıyla, Yazdığım kitaplar dahil, bütün dini yazılarım Ticari de dahil olmak üzer isteyen herkes tarafından Yurt İçinde ve Yurt Dışında istendiği şekilde yayınlanabilir veya istenen her dile tercüme edilmek suretiyle de istenilen şekilde yayınlanabilir, bunun için benden izin alınmasına ihtiyaç olmayacak şekilde, bütün telif haklarım isteyen herkese tarafımdan hibe edilmiştir. Fereç Hüdür İletişim :hudurferec@hotmail.com Sitelerim: www.kuran-tekkaynak.com www.kuran-tekrehber.com www.mubin.net
Fereç Hüdür yazıyor 20 Şubat 2008 Çarşamba 08:53
Bilir kisiye 2. cevap
Evet kardesim kendin de söylüyorsun ve tarifindeki 2 nolu tanimin sana en azindan benim hakkimda yaptigin birinci yorum nedeniyle birebir uyuyor. Cünkü ne demistin bu Arkadas hic Kur-an i eline almismi, okumusmu? anlamaya calismismi? vs. Ayrica beni hükümetin yanlisi olarak tanimliyorsun. Ne yazikki buradada niteliginden birsey kaybetmiyorsun ve yine bilgisizsin ve atiyorsun. Ozaman kendi tanimini kendin hangi tanima daha uygun oldugunu tahmin et bakalim:-))
Kagan Arslan yazıyor 22 Kasım 2007 Perşembe 01:05
Bilir kisi ve Kerim Güner'e cevap
Kerim Güner Kardesim anlasildi senin Türkcen de cok zayif! Ben Kuran-i kerimi hatmettigimle asla kibirlenmiyorum. Ancak Bilir kisi denilen zat bana sacma sapan sorular sorar bilmeden benim hakkimda hüküm verir ise bende cevabimi onun suratina bir samar gibi yapistiririm! Ayrica ben AKP ye falan da oy vermedim, vermemde! Benim sadece derdim bu yazar bozuntusu ve sizin gibilerin AKP maskesi altinda müslümanliga, örtünenler vs. saldirmasidir! Onun icin eger birazcik aklin var ise birileri hakkinda hic bir delil olmadan hüküm verme! Isterseniz benim yorumlarimi tekrar bakin okuyun ozaman benim AKP yle sununla bununla isim yok. sadece bu kisinin dindar birilerine actigi donkisot savasinin karsisindayim. Acaba soruyorum size ve kendisine faiz herzaman var idi ozamanlar acaba ne diyordu bu zat? Veya birileri ciksa bunu kaldirmaga kalksa ozaman ne yazacak? Ama amac baska!
Kagan Arslan yazıyor 22 Kasım 2007 Perşembe 00:59
CAHİL NEDİR?
TDK sözlüğüne CAHİL:1-Öğrenim görmemiş,bilgisiz2-Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan3-Deneysiz,genç,toy...diye açıklıyor cahilin anlamını sence,ben kaç numaralı açıklamaya uygunum...Sorumu düşünmüş olsaydın böyle bir şey söyleyemezdin, sanırım!...ayrıca ben kamu oyuna yansıması gereken tepkilerden söz ediyorum...İŞ ARKADAŞLARINIZLA YAPTIĞINIZ GEVEZELİKTEN DEĞİL.neden ses çıkmıyor?ÇIKMAZ!çünkü,sağ,sığ ve dinci politikacılar emperyalizme göbekten bağladılar(1950 den beri)EMPERYALİZME azıcık karşı çıksınlar!DELİK onları bekler...cesaret edemezler...sizde bunların müslümanlık edebiyatına iki yüzlülüğüne payanda -destek olur kuşatılmış ülkemizi içten yarma harekatına destek olursunuz...müslüman diye...bu ülkede, müslümana kim ne diyebilir?Ama sen emperyalizm ile işbirliğe girip ülkedeki sistemi kukla-iki yüzlü bir geri düzene dönüştürmeye kalkarsan ADAMA Kur'an'ı tekrar tekrar hatırlatırlar...yalanları,yanlışları yüzüne vururlar....sen inançlılar diye onlara bir şey diyemezsin(çevren ve yalakalar seni yer!)yalanlara yüzüne vuranlara DİNİME KÜFREDİYORSUN diye efelenip VİCDANINI rahatlatmaya kalkarsın!o da yetmez...KUR'AN'I eline aldığında AYETİ KERİMELER sana biz buradayız,diyecektir...size kolay gelsin!aşağıdaki yazdıklarımı-İlhan SELÇUK'un yazdıklarını elini vicdanına koy bir kez daha oku,düşün!çünkü,vicdanınla BAŞBAŞASIN...OLDU MU VATANDAŞIM...SAYGILAR...
BİLİRKİŞİ yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 01:30
kagan arslan'a
Kuran'i okusan ve anlasan boyle konusmazdin. Sen kenini kaybetmissin, bagirip cagiriyor, agzindan tukurukler saciyorsun. Bir dusun bakalim. O mubarek Peygamberimiz boyle mi yapardi? Senin gibi hakaret mi ederdi? Ayrica sen nereden biliyorsun, seni elestirenlerin musluman olup olmadigini. Seni her elestiren kafir olsa, memlekette musluman kalmaz. Sizler birer fanatiksiniz. Ve her fanatik gibi inandiginiz seyin kendisinin sizin icin bir onemi yok. Yobazlarla dusup kalkmasaydiniz baska bir fikrin fanatigi olacaktiniz. Sizin muslumanliginiz, takim tutmaktan bile daha palavra. Okumuyosunuz, laf dinlemiyosunuz, onu bilmiyorsunuz, bunu bilmiyorsunuz, ama hepsinden beteri haddinizi bilmiyorsunuz. Terbiyesizsiniz. Fasist egilimleriniz guclu. Bu da ne kadar ezik oldugunuzu gosterir. Kurani 20 defa hatmetmis. adamdaki su kibire bak. Bir musluman bunla ovunur mu? Oy verip iktidara getirdiginiz AKP dunyanin en buyuk faizcisi. Ama onu elestirmek isinize gelmiyor. Bos ol dediginiz zaman karinizi bosayamiyorsunuz. Kuran'in bu apacik hukmunun yerine getirilmemesini neden elestirmiyorsunuz? Memurlar, cuma gunu namaza gidemiyorlar. Bu apacik bir zulum degil mi? Bu zulmu yapan AKP hukumetini neden yerden yere vurmuyorsunuz? Siz muslumansiniz, oyle mi? Siz sadece fanatiksiniz. Halk dusmanisiniz. Allah sizin serrinizden gercek muslumanlari korusun.
kerim guner yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 01:10
Bilir kisi denilen cahile cevap
Kardesim anlamasi kit olan birisi varsa oda sensin! Bizler islerimizden olma pahasina calistigimiz mekanlarda dahi abd iskencesine karsi koyduk! Ya bu rezil herif Kur'ana Islama saldiracagina gazetesinde bunlara karsi ciksa ne olurdu? Siz kendi icinizde olan seyleri beraberce buraya yansitiyorsunuz!
Kagan Arslan yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:27
mehmet hacisalihoguluna cevap
Bak kardesim eger kafasi örümcek aglari ile donatilmis birisi var ise galiba onlar sen ve sadece kendini Islam i yasamaya calisan ksisilere saldirmayi görev haline getiren bu fütursuz sahsiyettir. Cünkü ona ve sana göre Müslümanin hic bir hakki yoktur. sesini cikardigi an dinci, islamci, türbanci vs. olarak senin gibi kus beyinlilere empoze edilir. Ha bana gelince sen nereden biliyorsun benim Kura-ni okumadigimi, anlamaya calismadigimi??? Iste sen ve senin gibilerin bilmeden hüküm vermeleri ancak bu sekilde izah edilebilir. Bak kardesim ben Yüce Kitabimizi en az 20 defa hatmetmisimdir ve hala okumaktayim. Ayrica 30 yildir da Okunmasi ve anlanmasi icin kosturmaktayim. Ama bunu senin gibi örümcek beyinlilere anlatmaya ihtiyacim yok. Sadece ne kadar bilincsiz oldugunu, birileri hakkinda yorum yaptigini gün isigina cikarmak icin yazdim. Yoksa benim kim oldugumu, ne oldugumu yüce Allah biliyor. Acaba simdi anladinmi? Beynin yettimi?
Kagan Arslan yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:10
"YETTİ ULAN" cahilliğiniz-özür dileyerek
Bu bölümüne yorum yazan insanlar sanıyorum,sürekli burayı izliyorlar...yinede benzer tekerleme gibi aynı şeyleri yazıp duruyorlar,akıllarının yetmediği yerde; yüzyıllardır Anadolu'da yaşlı dedelerin kuşak çatışması serzenişlerini yineliyorlar.Kendilerinin tek bildiği bu,onlar farkında değil ama biz biliyoruz.Yaptıkları şeyin adını;kıssadan hisse yani nakletme "nakilci düşünce" yöntemi...bilimsel düşünme yöntemi egemen olamadığı için tüm bunlar...diyor k;,1-"Kur'an'ın emirleri kesindir,tartışılamaz."a cahilim bilseydin eğer bundan 1000 yıl önce medreselerde islam ulemalarının neler tartıştığını...boş boş konuşmazdın.(ayrıca kılıç zoruyla müslüman olmuş bir soyun çocukları tarihlerini bilerek konuşmalı!)VE AYRICA yazar;işine ve çıkarına geldiği gibi MÜSLÜMANLIK TASLAYANLARDAN bahsediyor.Ayetleri hatırlatıyor,cahilim...görmezden ,bilmezden gelince tüm bunlardan(ayet-i kerimelerden) DİNEN sorumlu olmuyor musun?2-Birde sana yalayacağın bilgiler göndereyeyim de arada boş durma!2-Kur'an kimlere inmiş?tüm insanlığa demiyor musunuz?(oysa kitapta"şehirlerin anası Mekke ve çevresine...""her kavme kendi diliyle,sizede arapça anlayasınız "diye yazdığı halde Kur'an'da olmayan bir sözü varmış gibi göstermek,var olanı gizlemek GÜNAH,"şirk" değil mi?Allaha eş koşmak adamı dinden çıkarır mı,çıkarmaz mı?3-Kur'an'ın bir adıda "El-MUHEM" değil mi?(her şeyi apaçık söyleyen) o halde ulamalara ihtiyaç duymaz okuması olan mümin!İslam'da olmayan RUHBANLIĞI sokuşturmaya çalışmak sizce inanca KÜFÜRLERİN en büyüğü değil mi?4-Ecdatın arkasına hiç saklanma;neden biliyor musun?yaşanan Anadolu tarihini size anlatabilmeyi çok isterdim..anlamı yok!savaşta askerimizin o anki" manevi sarılışla-haykırışla"yaptıklarının,sözlerinin sizinle ne alakası var?onlar yedi düvele karşı savaştı.sizler AMERİKAN YEŞİL KUŞAK-ILIMLI İSLAM PROJELERİYLE onlara hizmet ediyorsunuz?BOP projesini YALA istersen CAHİLİM...5-Sen hasta olup hastaneye gitsen başında kızıl bere olan bir doktora güvenir misin?en azından rahatsız olur musun,olmaz mısın?veya eşin hasta olsa gitse doktora, türbanlı diye doktor muayene etmese ne hisdersin?kamu hizmeti kimsenin keyfiyetinde değildir!OLAMAZ!siyasetÇİLİK oyunu mu oynuyoruz.hayat gerçektir,sen kader deyip geçersin belki, çocuk oyuncağı değil bu işler...BEN solcuyum diyeyim şapka kanunu var.KIZIL BERE İLE DERSLERE gireyim, çocuğunu bana güvenle verbilir, emanet edebilir misin?örnekler çoğaltılabilir.o kafa ile kendisini çok mu zeki sanıyor bazıları?on binlerce kişinin ahı var!öylemi?sen AH nedir?bilmiyorsun ...salt dinkültürü dersine girmediğim için 80 sonrası her yıl sınıfımı değiştirdiler,okul hayatımı bitirmek için..neden girmedim biliyor musun?amerikan yeşil kuşak projesine karşı çıktığım için..Peki,dini iyi öğrenebil miyim? SİZLER için KUR'AN AYETLERİ okadar önemliyse İSLAMIN-imanın EMPERYALİZMİN MALZEMESİ OLMASINA KARŞI ÇIKARDINIZ.. tık yok..Irak'ta 1000 000 müslümanın canına kıyarlar-ırzına geçerler tık yok... İlhan SELÇUK, İslam adına yapılan sahteciliğe karşı çıkar HEPİNİZ köprürsünüz!VE BU KÖPÜRMEYİDE İNANCIMIZA KÜFREDİYORSUN diye yapıyorsunuz.şu yaptığınız cart curtun "islamla" ilişkisini göremiyorum doğrusu.. şimdi ben size diyeyim."yetti ulan düzenbaz sahteciler...çıkın insanlarımızın vicdanından,islamın arkasından çıkında SELVİ BOYUNUZU görelim..."münafık iki yüzlüler....
BİLİRKİŞİ yazıyor 21 Kasım 2007 Çarşamba 00:01
MADEM
Madem hersey mahserde belli olacak, ne diye yirtiniyorsun gurhan efendi? Hem sen basortusunu filan bosver. %99'u musluman olan memlekette, faiz almis basini gitmis. Buna niye itirazin yok? Turban Allah emri de, Faizin haram oldugu Allah emri degil mi? Yoksa, AKP iktidari Kuran'dan bu huknu cikardi da bizim mi haberimiz olmadi? Musluman bir adam,mirasini, kiz ve erkek cocuklari arasinda Kuran hukumlerine gore bolusturemiyor. Cunku Medeni Kanun buna engel. Neden, turban icin koparttigin yaygarayi, Medeni Kanunun kalkmasi icin de kopartmiyorsun? Bak, memleketimin yobazi, sen Islami bilmiyorsun. Bilsen zaten boyle cagdisi safsatalari agzina almazdin. Cogu gibi sen de uzun sureli psikolojik tedaviye muhtacsin. Toplumun butun ezikleri gibi en kolay yolu seciyorsun. Bagirip cagirmakla olmaz. Once Kuran'i oku ve anla.
kerim guner yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 23:01
YORUM MU TEHDİT Mİ?
YORUM YAPMAK ADINA BAZI ARKADAŞLARIMIZIN RUH HALİNİ ANLAMAKTA SIKINTI ÇEKİYORUM. TEHDİTKAR İFADELER, HAKARETLER YAKIŞIYOR MU? DEMOKRASİ ANLAYIŞI BU MU? "YETTİ ULAN!!! , SEN KİMSİN Kİ YETER ARTIK, HADDİNİ BİL, HADDİNİ BİLMEYE DAVET EDİYORUM." TÜRÜ İFADELER YORUM MUDUR MEYDAN OKUMA MIDIR, TEHDİT MİDİR? YORUMCULAR YORUMLARINI YAZSINLAR TEHDİTLE ANCAK SEVİYESİZLİK, BASİTLİK, İLKELLİK SERGİLENMİŞ OLUR. SİTE YETKİLİLERİ DE BU TÜR SÖYLEMLERE İZİN VERMEMELİİNANCINDAYIM. KİMSE KİMSENİN HAD SINIRINI BELİRLEMEKLE GÖREVLİ DEĞİL.
ALİ yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 22:53
Tesekkürler
Sayın Ilhan Selcuk,Allah eline,diline ,kalemine saglık versin.Bu "Din de reform" müslüman topluluklarının cilesi.Cahalet,Bilgi eksikligi,Egitim seviyesinin çok düşük olması bunun baslıca sebepleri.Cocuklarımızı egitemedigimiz sürece bunun önüne gecemiyecegimiz de bir hakikat. Saygılar.
Örkün Meren,Almanya yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 20:56
yetti ulan!!!!!!
sen kimsinki yeter artık. kuranın emirleri kesindir ve tartışılamaz kadına gerçek değerini veren kurandır islamdır ayetleri bilmeyen insanda şaşırıyo gerçekten kuranda böle mi yazıyo diye senin aklın kuranı anlamaya yetmez buraya yorum yazan bazı yalayıcılarına sesleniyorum yetti siz kimsiniz be herşey mahserde belli olacak allah topunuzun cezasını en kısa zamanda gönderir inşallah bu millet bunca yıl imanla kuranla ayakta kaldı çanakkale nasıl kazanıldı sanıyonuz ecdadın kemiklerini sızlatanları allah kahretsin türk milleti ne zaman kurana sarıldıysa her zaman yücelmiştir ne zaman dini kurallar hiçe sayıldı işte o zaman tökezleme başladı bazılarının kulu köpeği olduk adam bunları tartışacağına başörtüsüne saldırıyo siyasi simgeymiş türban. onu siyasi simge haline getiren sizsiniz önceden böle bişey varmıydı türban siyasi simge olduğu için yasaklanmadı, yasaklandığı için siyasi simge haline geldi binlerce genç kız okuyamadı üniversitelere giremediler de ne oldu binlerce kişinin ahı var üzerinizde allah bu adamın cezasını inşallah dünyada iken bize gösterir de içimiz biraz olsun rahatlar
dt gürhan yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 20:34
bu adam neden bahsediyor
bu adam iki gün önceki yazısıda kendisini ilah ilan etmiş tüm başörtülüleri cehennemlik ilan etmişti. kendisini ülkeyi karışyımak isteyen bir vatan hayini olarak görüyorum yazıklar olsun sizigibilere
selami tosun yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 20:32
o zaman
daha iyi bilmemize gerek yok.ibrahim33.enbiya 33.lokman29. aç ve ne anladığını düşün...icma,kıyas ve içtahat ne işe tarar?
mahmut yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 19:27
LAİKLİK MİŞ
MEDENİYET DİBİNİ AÇMAKSA HAYVANLAR DAHA AÇIK TABİ ÇAĞDAŞLIĞI GETİRİR TABİ KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNİ GETİRİR KADIN İSTEDİĞİNDE KENDİNİ DİĞER ERKEKLERE PAZARLASIN BİDE ŞU ŞU ANDA KADINLAR DAHA KÖLE ŞEKLİNDE KULLANILIYOR BÜTÜN REKLAMLARDA KADINLARI HIYAR GİBİ SOYUP MİLLETE SUNUYORLAR NEYMİŞ EŞİTLİKMİŞ UCUZ İŞ GÜCÜ UCUZ SEKRETERLER...
DEDE yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 18:35
SAÇMA
BİLMEDİĞİN KONUDA YORUM YAPMA İSLAM DÖVMEYİMİ EMRETMİŞ
İHSAN YAŞAR yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 18:29
Batının Sevinci
Bir ülke ancak böyle sömürge aydınları yoluyla sömürülebilir.Tarih sahnesinden silinebilir.Batılı insanlık düşmanları,böyle sömürge aydınlarını gördükçe,ellerine kına yakıp kikir kikir gülmektedirler.Batılı modernistler hem dünyayı yok ediyorlar,hemde böyle batı dışı sömürge aydınları marifetiyle,insanlığın son şansı islamı bozmaya ve hristiyanlığın akibetine uğratmak istiyorlar.Yazık, çok yazık.
Bilal Can yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 18:24
düşünme tembelliği
Beyni kireçleşmişler aynen Kagan Arslan arkadaşımız gibi düşünürler.Beyefendinin dinde reform yapmanın Allahın buyruklarına karşı gelmek olmadığını anlaması için, Felsefe bilmesi lazım.Allahın buyrukları nelerdir sorusunun cevabı bizim düşünme kapasitesine göre değişebileceğini nereden bilsin Kagan Arslan biraderimiz? Hayatında bir kere olsun kuran-ı kerimi okuyup anlama ve yorumlama cabası içine girdi mi hiç?
mehmet hacısalihoğulu yazıyor 20 Kasım 2007 Salı 18:04
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI