Çoğu kimse yeterince ayırdında değil; ama Türkiye yeni bir döneme girdi; siyaset artık din üzerinden yapılıyor...
AKP'nin Amerikan işi İslamcılığı bugün iktidardadır...
Bu durumda dini ve dinciliği konuşup tartışmadan doğru dürüst bir ana muhalefet oluşmasını beklemek hayaldir.
*
Cumhuriyet'in bu alanda başlattığı tartışma İslamcı siyasanın gazetelerine de sıçradı...
Bir örnek:
AKP'nin ceridelerinden Yeni Şafak'ta köşe yazarı Hayrettin Karaman 'ın (Hoca) dünkü yazısından (21 Aralık 2007) alıntı...
Hoca yazıyor:
"Hem mektupların bir kısmına örnek göstermek hem de cevap vermek için sizlerle paylaştığım ikinci mektup şöyle..."
Sayın Karaman'a, okuru Ceyhun Aytaç mektubunda beş soru yöneltmiş; köşemiz kısıtlı olduğu için yalnız birisini ve yanıtını aktarıyorum.
*
Okur soruyor:
"Kuranıkerim'de yazan 'cariyeler' kimlere deniyor? Günümüzde var mı? Cariye sevap mı? Kullanılır mı?"
Sayın Karaman yanıt veriyor:
"İslam geldiğinde dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Arabistan'da da köleler ve cariyeler vardı. Onlara hayvan muamelesi yapılırdı. Sosyal ve ekonomik hayat -kapitalist düzendeki faiz gibi- köle ve cariyenin varlığına dayalıydı. Bunu derhal kaldırmak makul ve mümkün olmadığı için İslam iki aşamalı bir yol izledi. Birinci aşamada köle ve cariyelere önemli haklar tanıdı, durumlarını iyileştirdi. Bu o dereceye vardı ki, Peygamberimiz 'Köle ve cariyelere yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, yapamayacakları işleri yüklemeyin (...)' buyuruyordu. İkinci aşama ise kölelik ve cariyeliğin ortadan kalkmasını hedefliyor, bu maksatla 'ibadet niyetiyle veya mecburen azad etme, çalışarak bedelini ödemek suretiyle hürriyete kavuşma, bedeli ödemeyi kolaylaştırmak için zekât gelirinden pay ayırma, köleleştirme kaynaklarını daraltma...' gibi tedbirlere, düzenlemelere yer veriliyordu. (...)
Bugün cariye yoktur, İslama göre olması da mümkün değildir."
*
Doğrusu Sayın Karaman Hoca'yı kutlarız, çünkü bir sosyolog gibi (sözün gelişi Marx ya da Engels gibi) toplumsal süreç içinde kapitalizmin gelişmesine de 'atıf-gönderme' yaparak Kuranıkerim'de geçerli sayılan cariye-köle kurumunun zamanla nasıl tasfiye edildiğini anlatmaya çalışmış...
Oysa Kuranıkerim kutsal ve asla değişmez kitabımız değil midir?..
*
Demek ki Kuranıkerim'deki kurumlar Sayın Hayrettin Karaman -ve onun gibi düşünen hocalara göre- değişebiliyormuş...
Cariyelik ve kölelik kurumu, Kuranıkerim'de açık seçik dile getirilir, anlatılır, meşrudur...
Ama, Kuranıkerim'de türban yoktur, çarşaf da yoktur...
Olsaydı bile, Karaman Hoca'nın mantığına göre, dünya değiştiğinden, ekonomik ve sosyal koşullar dönüştüğünden artık kadın tesettürünün kalkması gerekmez miydi?..
*
Hayrettin Karaman bir yana; AKP'nin türbancılık dalaveresinde İslamiyet siyasal amaçla sömürülüyor...
'Din' ile 'dincilik' konusunu sürdüreceğiz, farkını vurgulayacağız...
Atatürk 'ün uygarlık devriminde yerden göğe haklı olduğu kesindir.
Yorumlarınız
Cahil
aklet
BABASIZ BÜYÜMEK
doner doner yine okur
SY AYDIN EFENDİ!
işemek için wc ler var..neden ille de cami duvarı..
kuranı kerim evrenseldir
anlamamak
saçmalamak keşke paralı olsaydı
İyiye,güzele ve doğruya hasrettir İSLAM...
mcnn kardeşim yanlışı nasıl göremiyorsunuz
yazık
AYDIN
artık özür dile ilhan bey
3 dünya savasi yakin.
ulusal solcular kına yakın
mcnn kardesim
Tehlikenin farkında mısınız?
yanlış nerede