En Son Haber Sitesi Güncel Haber
Son Dakika
2°C İstanbul
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
?lhan SEL?UK

Kuran'da Cariye ve Köle?..

22 Aralık 2007 Cumartesi

Çoğu kimse yeterince ayırdında değil; ama Türkiye yeni bir döneme girdi; siyaset artık din üzerinden yapılıyor...

AKP'nin Amerikan işi İslamcılığı bugün iktidardadır...

Bu durumda dini ve dinciliği konuşup tartışmadan doğru dürüst bir ana muhalefet oluşmasını beklemek hayaldir.

*

Cumhuriyet'in bu alanda başlattığı tartışma İslamcı siyasanın gazetelerine de sıçradı...

Bir örnek:

AKP'nin ceridelerinden Yeni Şafak'ta köşe yazarı Hayrettin Karaman 'ın (Hoca) dünkü yazısından (21 Aralık 2007) alıntı...

Hoca yazıyor:

"Hem mektupların bir kısmına örnek göstermek hem de cevap vermek için sizlerle paylaştığım ikinci mektup şöyle..."

Sayın Karaman'a, okuru Ceyhun Aytaç mektubunda beş soru yöneltmiş; köşemiz kısıtlı olduğu için yalnız birisini ve yanıtını aktarıyorum.

*

Okur soruyor:

"Kuranıkerim'de yazan 'cariyeler' kimlere deniyor? Günümüzde var mı? Cariye sevap mı? Kullanılır mı?"

Sayın Karaman yanıt veriyor:

"İslam geldiğinde dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Arabistan'da da köleler ve cariyeler vardı. Onlara hayvan muamelesi yapılırdı. Sosyal ve ekonomik hayat -kapitalist düzendeki faiz gibi- köle ve cariyenin varlığına dayalıydı. Bunu derhal kaldırmak makul ve mümkün olmadığı için İslam iki aşamalı bir yol izledi. Birinci aşamada köle ve cariyelere önemli haklar tanıdı, durumlarını iyileştirdi. Bu o dereceye vardı ki, Peygamberimiz 'Köle ve cariyelere yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, yapamayacakları işleri yüklemeyin (...)' buyuruyordu. İkinci aşama ise kölelik ve cariyeliğin ortadan kalkmasını hedefliyor, bu maksatla 'ibadet niyetiyle veya mecburen azad etme, çalışarak bedelini ödemek suretiyle hürriyete kavuşma, bedeli ödemeyi kolaylaştırmak için zekât gelirinden pay ayırma, köleleştirme kaynaklarını daraltma...' gibi tedbirlere, düzenlemelere yer veriliyordu. (...)

Bugün cariye yoktur, İslama göre olması da mümkün değildir."

*

Doğrusu Sayın Karaman Hoca'yı kutlarız, çünkü bir sosyolog gibi (sözün gelişi Marx ya da Engels gibi) toplumsal süreç içinde kapitalizmin gelişmesine de 'atıf-gönderme' yaparak Kuranıkerim'de geçerli sayılan cariye-köle kurumunun zamanla nasıl tasfiye edildiğini anlatmaya çalışmış...

Oysa Kuranıkerim kutsal ve asla değişmez kitabımız değil midir?..

*

Demek ki Kuranıkerim'deki kurumlar Sayın Hayrettin Karaman -ve onun gibi düşünen hocalara göre- değişebiliyormuş...

Cariyelik ve kölelik kurumu, Kuranıkerim'de açık seçik dile getirilir, anlatılır, meşrudur...

Ama, Kuranıkerim'de türban yoktur, çarşaf da yoktur...

Olsaydı bile, Karaman Hoca'nın mantığına göre, dünya değiştiğinden, ekonomik ve sosyal koşullar dönüştüğünden artık kadın tesettürünün kalkması gerekmez miydi?..

*

Hayrettin Karaman bir yana; AKP'nin türbancılık dalaveresinde İslamiyet siyasal amaçla sömürülüyor...

'Din' ile 'dincilik' konusunu sürdüreceğiz, farkını vurgulayacağız...

Atatürk 'ün uygarlık devriminde yerden göğe haklı olduğu kesindir.

Cahil
İlhan Selçuk bu yorumları okurmusun bilmem ama, öyle bir provakatörlük yapıyorsunki anlatamam. Sen Kur'an-ı Kerimden yorum yapıp İslamiyet' i kötülemek için güya malzeme arıyorsun. Nafile Selçuk bey.O Kur'an-ı Kerim ki, onu Allah yazdı ve yine O koruyacak.O cariye işine gelince, anlaşılan Kur'an-ı Kerim cariyeliği yok sayınca sizin gibi cahiliye devrinin beyinlerinin işine gelmiyor. Bugün bana söylesen şu sanat dünyasında aile mefhumu varmı. Onlarda cahiliye devrindekiler gibi hayvani yaşamıyorlarmı. Bir birisi ile öbür gün birisi ile. Bu ne sence.
bbbbbbun yazıyor 26 Aralık 2007 Çarşamba 01:13
aklet
sayın ilhan bey siz anladığım kadarıyla kuranın allah tarafından olamayacağına inanan bir kafirsiniz ve onu saçma buluyorsunuz.diyelim ki hiç tesettür yok yani tanrının bu konuda bir tavsiyesi ve sınırı yok diyelim.o takdirde insanlar ortama göre ters düşmeyecek bir şeyler giyecekler ya da çoğu erkek karısına ya da kızına mutlaka bazı hususta mudahale edecek.yani kadınlar allaha kul olmayıp artık güç kimin elindeyse (toplum,koca,devlet,abi,sevgili vs)yadırganmamak belki şiddete uğramamak için ona itaat edecekler.yani hatta moda bile artık ahiret ve allaha inanmayan kadınlar üzerinde buyuk bir baskı oluşturacak.sadece şunu düşünün.siz diyorsunuz ki allah için örtünmeyin bir sınır koymayın.ki allah sınır koymakla beraber sınırın etrafında olanlara da elbet merhamet edecektir.ama siz diyorsunuz ki kadınlara sınırı siz belirleyin ama o takdirde de herkesin mutlaka bir sınır belirleyici ilahı olacak yani güç kimdeyse.o zaman da diyeceksiniz ki güçlü olun.yani tüm kadınlar onlara eşlik eden erkeklerden üstün olmalı bu nasıl olacak.halbuki ben müslümanım kadınım ve allahın öngördüğü sınırı tanıyarak ama merhametine de guvenerek tavır alırım.sınırı bilirim ama saçımın ucu çıktı diye de dinimin zarar görmeyeceğini başımdan örtü kaysa kafir olmayacağımı da bilirim vesselam.siz sınırı kendiniz belirlemek isteyen erkek ve kadın yazarlarsınız ve dünya görüşünüze göre bu değişebilir.allah ise tavsiye etmiş ve çıplaklığı yermiştir ne kadar az çıplak isek o kadar ruhen kemale ereriz vesselam.lutfen bu sınır meselesini düşünün ve kuranın şu sözünü de" onlar isterler ki her birinin başına bir kuran,vahiy insin"
aklet yazıyor 23 Aralık 2007 Pazar 03:37
BABASIZ BÜYÜMEK
Demo,sanıyorum babasız büyümüş,yazık!nereden anladın? diye sorarsanız;hiç babadan bahsetmiyor.hep dede hasreti var!ya da ona karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen babasından ve dedesinden intikam alma!öfkesini kusma hezeyanları içinde!veya yanılıyor olabilirim ama kötü bir çocukluk geçirmiş olabilir!dedesi ile problemler yaşamış olabilir.bu yüzden toplumda sevgi ve saygı duyulan yaşını başını almış;aydınlık bir ülke isteyen,özleyen ve bunun çabasında olan bizlerin,ülkemizin "Aydınlanma Bilgesi" ve ya "Dedem Korkutu" Sn.İlhan SELÇUK'u bu yüzden hedef seçmiş olabilir!(Dedem Korkut zamanında bilimsel düşünce Orta Asya'ya uğramadığı için, yaşın ve bilginin aktarımı öykü,masal ve nakille anlatılırdı)babasızlığa ve dedesizliğe özlem ve öfkeyle böyle davranıyor olabilir,yazık!acıdım...ama öyle İlhan SELÇUK'u dedem diye sahiplenivermek kolay değil!sana inan ki sıra gelmez!çünkü onu biz ikili iletşimimiz olmasa da bildiğimiz için çok ama çok seviyoruz,bunu bilesin!birisinin dedesi olacaksa O bizim "Çağdaş Dedem Korkutumuzdur"bilesin...sana sıra gelmez!ama buralarda yazdığın için dikkatini çekeceğini kale alacağını düşünüyorsan yine yanılıyorsun!çünkü,eleğe koymadan seni kenara ayırırlar!bu yaşına kadar hayat ve insanlık bir şey öğretememiş,pişirememiş!olgunlaşmaya ve kayda değer birikime senin harcadığın boş ömür yetmez!ÇÜNKÜ; başarısız insanlar ömürlerini harcarken beceremezlerse ÖYKÜNÜRLER!İlhan SELÇUK'un seviyesine yükselebilmek için senin sırtına füze bağlayıp yukarı çıkman gerek!üzülme iste USA'dan abilerin gönderir!yahu bir kaç gündür yoktum;BEKTAŞİ-İMAM-... fıkrası bana çok komik geldi, sen ne diyorsun?
G.ÖZLEM yazıyor 23 Aralık 2007 Pazar 00:57
doner doner yine okur
ya hiç beyin yok mu sizde!!adamın soylediğinde yanlış olan ne??????
cengiz yazıyor 23 Aralık 2007 Pazar 00:39
SY AYDIN EFENDİ!
yav allahını seversen sen bu dinimizi hiçmi araştırmıyorsun.peygamberimizin (S.A.V) HAYATINI,SÜNNETLERİNİ DUYMADIN MI?.KAPANMA KONUSUNU TÜRBANA VE YA ÇARŞAF OLARAK MI ALGILIYORSUN.DİNİMİZDE KISTASIN BU MU OLDUĞUNU SANIYORSUN.DEMEKKİ ÇOK BOŞSUN.BİR AYAĞIN ÇUKURDA İKEN VE HALA NASIL OLURDA BÖYLE SAPLANTILARLA UĞRAŞIYORSUN.KRALDAN FAZLA KRALCISIN.AMA BUNLAR ÖNÜNE BİR BİR GELECEK HESAP GÜNÜ ÇOK IZDIRAPLI OLACAK.DÜŞMANLIĞIN BU KİNİN NEYE DİNE Mİ SENİN?. KİTABIMIZ DADİĞİNİE GÖRE ÖYLE ALGILIYORUM.KENDİNE YAZIK ETME.ARAŞTIR,OKU,SOR,BİLMEMEK AYIP DEĞİL.AMA OBJEKTİF OL.
BAYDO yazıyor 23 Aralık 2007 Pazar 00:21
işemek için wc ler var..neden ille de cami duvarı..
yazıları seri olarak islama hakaretlere dönüşen dedmiz yine cevherler yumurtlamış..istanbulun en büyük sol seçmen kitlesi bağdat caddesi ataşehir etiler gibi yerler..peki buralarda karısının dışında en az iki kadın için ev tutan ve onları cariyeleri gibi kullanan modern sol sultan efendilerin sayılarını biliyor musun dede!!önce kendine bak sonra yazı yaz..takiyye ustası burjuva yazarı sevgili dede..
demokrat yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 22:58
kuranı kerim evrenseldir
kuranı kerim evrensel bir kitaptır kuranı kerimimn arapca yazılmasıda bundan gelmektedir. çünkü arapca dili dil bakımından çok değişkenlik gösteriri mesala kuranı kerimde biz onları gölgede seyahat eddireceğiz der ama gün aoalrak bu deve idi şu an ucak yarn ne olacak belli değil kuranı anlamak için unu anlama için okumak lazım yosa alıntılarla gidilirse ilhan selcuk gibi bir i olunur
hakkı güner yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 21:31
anlamamak
bizlerin önce yaziyi iyi analiz yapmadan ,yazari ön yargilarla infaz ediyoruz ,Yani GÖZUMUZ ACIK AMA BAYNIMIZ KÖR!! BENCE EN IYISI BIZLER COK OKUMAMAMIS OLAMAMIZ YANI A B C YI ÖGRENMISIZ AMA KELIMELRI YANYANA GETIRMEYI ÖGRENEMEMIS OLMAMIZ COGUMUZUN CAHILLIGI ORTAYA CIKIYOR ÖNUMUZE KONAN BU INTERNET ILETISIMINI BIR SANS SAYIP COK AKILLICA KULLANMALIYIZ.
kelici yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 20:43
saçmalamak keşke paralı olsaydı
eğer bu söylediklerinizi islamı karalamak için söylüyoranız yapacak bişey yok ama hakketen ciddi ciddi böyle düşünüyorsanız aklınızdan şüphe duyarım o saksıyı boşuna taşıyonuz ağırlık yapmasın boşuna, evde bırakabılırsınız
murat öztürk yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 16:57
İyiye,güzele ve doğruya hasrettir İSLAM...
Bir ideolojinin kabul görebilmesi için, zaman, mekan, kültürel değerler ve insani yaklaşımların ön planda tutulması gerekliliği herkesin malumudur. O taktirde, yüzlerce kavmi bir araya getirmek ve onlara bu ideolojinin iyiye,güzele ve doğruya olan eğilimini aşılayabilmeniz için öncelikle kabul görmesini ve bunun için de yaşanan devre ilişkin kesitler bulunmasını sağlamanız gerekir. Milyonları peşinden sürükleyen İslam Dini'nin en büyük başarısı işte budur. O günkü ortam analiz edilmiş, yapılan yanlışların üzerine tevazu ile gidilerek, kitlelerin tepkisi çekilmeden, mesajlar peyder pey verilmeye çalışılmıştır. Tabiidir ki bu hassas çizgiyi, tepeden indirme devrim yanlılarının görebilmesi pek de mümkün değildir. Kur'an'ın ana mesajlarına ulaşan kişiler görürler ki, hak, hukuk ve adalet kavramları ile yardımlaşma, hoşgörü ve iyi niyete yöneltme onun esasını teşkil eder. Burada önemli olan ruhu temizlemek, kötülüklerden arındırmak ve bedeni ise bunun için kullanmaktır. Nef'sin terbiyesinden kasıtta budur. Sonuç olarak İslam'ın temeli, insanları iyiye,güzele ve doğruya yönlendirmektir. Gerisi ise, zamana, mekana ve duruma göre değer arzeden teferruatlardır. Sözlerimi, Mevlana'nın şu eşsiz söylemi ile bitirmek isterim; " cömertlik ve yardımda akarsu gibi ol/şevkat ve merhamette güneş gibi ol/başkalarının kusurlarını örtmede gece gibi ol/hiddet ve asabiyette ölü gibi ol/tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol/hoşgörüde deniz gibi ol/ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol.
Berhudar yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 16:29
mcnn kardeşim yanlışı nasıl göremiyorsunuz
allahın önünde herkes eşittir.yarattığı her kulunu kendisine eşit uzaklıkta sever.bu sebepten,birilerinin birilerini kullanmasına hiç bir zaman onay vermez.oysa kutsal kitabımızda yazarımızın da dediği gibi kölelik ve cariyelik meşrudur.bu olabilirmi?peygamberimizin isteseydi köleliği ve cariyeliği de kaldırtamazmıydı buna gücü yetmezmiydi.
lara mercan yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 14:03
yazık
gerçekten yazık..sadece gülüyorum sana ilhan selçuk..böyle anlamsız,böyle saçma bir yazı olamaz..yazacak bişey bulamadıın o kadar belli ki..ilhan evine dön ve bir daha çıkma ya..
rıdooo yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 13:27
AYDIN
DİNCİLİĞİ KÖTÜLERSİNİZ;BİR DE KURBAN KESERSİNİZ...
doğal deniz yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 12:14
artık özür dile ilhan bey
cahil insanlarla olayları tartışmakkadar yanlış birşey yoktur.sayın ilhan selçuk cahiiliğini ortaya koymak için her türlü olaya bir kılıf uydurarak sergiliyor ve bu yüzdende çok gülünç duruma düşüyor.sayın ilhan bey sapla samanı bir birine karıştırarak kendi sapkın fikirlerine dayanak getirmeye çalışıyor. yıllardan beri savundukları çürük fikirler iflas edince tutunacak bir dalları olmadığı için sağa sola sataşarak ayakta kalma mücadelesi veriyorlar...ey ilhan bey dünya hızla kuranın ortaya koyduğu kanunları uygulmaya doğru gidiyor.sen hala köhnemiş fikirlerine bir dayanak arıyorsun.artık belli bir yaşa gelmişsin.kainatın yaratıcından bir özür dileme vaktin gelmedimi hala...
haberci95 yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 11:50
3 dünya savasi yakin.
yillardir amerikanin ve avrupanin türkiyenin modern kesimine vermedigi destek yumusak islama verildi.cünkü avrupadaki sistem hale ortacagtaki sistem dir.okularina bakiniz cocuk yuvalarina bakiniz hepsi hale kilisenin etkisindedir.birbirine tahamül edemiyen hiristiyanlar ve müslümanlar eninde sonunda dünyayi ucuruma sürüklüyecekler. kendi elleriyle kaderlerini yazacaklar.ne bu ilimli islamdan ne de bu hiristiyanliktan köy kasaba olur.iki tarafda yanlisliklar icinde.3 dünya savasi bence cok yakin allah bizi dogru yoldan ayirmaz insallah. iran-türkiye-avrupa-amerika avrupa:amerika:islama yakin oldugunu göstermek icin türkiyedeki islam iktidarina destek veriyor.avrupa birligine alicagini söylüyor.ayni anda kürtlere kürdistan adinda bir devlet kuracagini söylüyorlar.bunlar yadimiyla türkiye deki terörü organize ediyorlar.bunlar sözde müslümanlarla yillardir beraber yasiyorlar.müslümanlarla hiristiyanlar hale birbirini kabul etmiyorlar.müslümanlari disliyorlar toplumun icine kabul etmiyorlar.müslümanlarda kabul edilmemek icin ellerinden gelen herseyi yapiyorlar.nefret büyük.yakinda bunlarin terör eylemlerine dönüsecegi kesin.o zaman türkiyedeki destekledikleri terörü kendi topraklarinda görecekler. kabullenme kriteri iki türlüdür. biricisi geliserek ekonominizle,kültürünüzle ikincisi siddetle türkiye birincisini uyguluyor dogru yolu iran siddeti kabullenmek icin secti. dogru yolu secen türkiye hicbir zaman avrupa birligine giremiyecek.her zaman oldugu gibi dislanacak.iste ozaman olan olucak.sevgi ve saygilarimla
köln yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 11:43
ulusal solcular kına yakın
emperyalizmin insanları sömürmek için yedeğine aldığı halkların inançları başlangıçta ilerici bir misyona sahiptir.ancak günümüzde içi boşaltılarak sizin gibi solcularında sayesinde kılıç olarak ezilenlere geri dönmüştür.ben eskiden ilhan beyin hayranıydım.ancak o kadar çarpık bir düşünceye sahip olduğunu bilimsel sosyalizm sayesinde öğrendim.umarım siyasal islam çizgisinde olan ve ilhan selçuk gibi düşünen bu iki çevrenin toplumu intihara götüren fikri kısa sürede yıkılır.gerçeğe ne küfür edeceksin nede sonsuz gerçek olarak bakacaksın.geçmişteki devrimci çıkışların hakını vereceksin.ancak değişmeyen tek şeyin değişim olduğunuda unutmayacaksın.bu iki kesimin anlamadığı olay bu.
kutsal gerçek yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 10:55
mcnn kardesim
yok yanlista degildir sucta degildir, senin gibiler o sinifa giriyor iste, bu cagda bu kafa ile o siniftanda asla cikamassiniz, icinizde var birilerine kole olmak cariye olmak, akepe de simdi sizi kullaniyor iste oy deposu koleleri olarak
Sinan yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 10:55
Tehlikenin farkında mısınız?
Geçmişte Bizans’ın ve Sasani’nin köleci düzenlerine ve saray cariyelerine kendini kaptıran İlhan ağa ve saz arkadaşları; İslam’ın hürriyet ve adalet iklimini çoraklaştırmaya, vicdanları kurutmaya, insanlıkta estirdiği o muazzam rüzgarı içten kırmaya bitmez tükenmez bir saldırganlıkla devam ediyorlar...Kur'an-ı Kerim'i ansiklopedi sanan adamlardan ne beklenir ki zaten..Sana en güzel cevabı milli şair versin de anlasınlar ne olduğunu İlhan ağa.. Bakın ne günlere kaldık: Ya beş, ya altı kopuk, Yamaklarıyle beraber ki hepsi kılkuyruk, Utanmadan çıkıyor, ictihâda kalkışıyor! Bu hâle karşı tahammül hakikaten zor.
metekarabi yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 10:26
yanlış nerede
Allah her zaman bazı kişilerin birilerince kullanıcağını bildiğinden dolayı kitabına köle ve cariyeleride koydu ise suçmudur yada yanlışmıdır
mcnn yazıyor 22 Aralık 2007 Cumartesi 08:54
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI