Karakter boyutu :
Yorumlarınız
Bu habere toplam ( 15 ) yorum yapılmıştır.
Tüm Yorumlar İçin Tıklayınız
yanlış
TALİMAT YOK İNİSİYATİF VAR.. keser döner sap döner gün gelir hesap döner..
mehmet tok yazıyor 12 Kasım 2008 Çarşamba 06:00
yalana para
istediğiniz gazeteyi almada özgursunuz ancak yalan haber yazan gazeteleri para vererek almak akıllı işi olmasa gerek
o.g yazıyor 05 Ekim 2008 Pazar 18:24
işin özetini buldummmmmm
CHP=Cumhuriyet Gazetesi=DERİN Yolsuzluk...İşte İSKİ örneği!..Ne çabuk unuttuk?...Cumhuriyet, ISKI skandalini gündeme getirmiyordu, çünkü kendisi de bogazina kadar olayin içindeydi. Zaman, iliskinin bir yönünü söyle açikliyordu: “ISKI’nin reklam işlerini yürüten ve bir Musevinin sahibi oldugu Ajans Makro’nun, Göknel’in emriyle, tirajina bakilmaksizin o zaman maddi sikinti içinde bulunan y gazetesine güçlü ilanlar verdigi ortaya çikti.” Bedrettin Dalan ise Cumhuriyet gazetesi-Göknel baglantisini söyle açiklamisti: “Cumhuriyet’in Göknel’e diyet borcu vardir. Bunu da Alev Coskun’un yönetim kurulu baskanligini yaptigi kadroyla gündemdeki ISKI olayina kulak tikayarak ödüyor.” Cumhuriyet’in Milli Sef dönemindeki yükselisi ise, iki yahudi sirketinden aldigi destek sayesinde oldu. O dönemde Türkiye’deki gazetelerin ilan isleri, “yahudi sirketi” olan bilinen Hoffer’in, kagit isleri de yine “yahudi” olarak bilinen Burla Biraderler’in elindeydi. Onlarin tutmayacagi bir gazetenin yükselmesi, hatta yasamasi zordu. Cumhuriyet iste bu nedenle yükseldi. Cumhuriyet’in masonik yapisi bugün de sürüyor. Örnegin Göknel’in masonlarla baglantisini saglayan Mesale locasi Üstad-i Muhteremi Prof. Selçuk Erez, Cumhuriyet gazetesi yazarlarindan. Cumhuriyet gazetesinin danismanligini da Ugur Mumcu’nun ‘holding profesörü’ olarak adlandirdigi tescilli mason Çetin Özek üstlenmis durumda. Panorama dergisinde de “Cumhuriyet Olayinin Içyüzü” kapagiyla bildirilen haberde Cumhuriyet gazetesi Yönetim Kurulu Baskani Çetin Özek’in avukatligini yaptigi bir özel televizyon kanaliyla Cumhuriyet arasinda arabuluculuk faaliyetlerinden bahsedildi. Sözen’in kurmaylarindan yahudi dönmesi Yavuz‘la Cumhuriyet gazetesi arasindaki iliskiler ise baglantinin bir baska yönüydü. Zaman, Cumhuriyet’e ‘Hodri Meydan’ kösesinden su sorulari yöneltmisti: Mumcu’nun bilgisayarindaki bilgilerin yayinlanacaginin duyurulmasindan bir gün sonra Musevi isadamlarindan Ishak Alaton ve Gabriel Usta Cumhuriyet gazetesini ziyaret edip, Ilhan Selçuk ve Alev Coskun’la görüstüler mi? Jak Kamhi’ye düzenlenen ‘bir tertip suikastten’ 20 gün sonra, Kamhi Cumhuriyet’i ziyarete geldi mi? Murat mahfilinde matrikül no. 42′yle tekris olan Yunus Nadi’den, Nadir Nadi’ye , Zühal locasinda tekris edilen Mekki Sait Esen ‘den, Faik Fenik Mümtaz’a, Selamet mahfilinde tekris olan Ömer Rıza Doğrul’dan, Adnan Dinçer’e, Erdem locasinin matrikül no. 25 olan kurucusu Mehmet Özdemir’den, Orhan Koloğlu’na ve Hüseyin Gürel’e kadar birçok mason Cumhuriyet camiasi içinde yerini aldi. Günümüzdeki liste ise geçmistekileri aratmayacak nitelikte. Cumhuriyet’in bu masonik mirasinin bugünkü temsilcileri İlhan Selçuk’dan Hikmet Çetinkaya’ya kadar uzaniyor. Zeki Saral’in Cumhuriyet’i konu edinen Biz Bir Aileyiz adli kitabi, “Cumhuriyet gerçegini” bütün çarpiciligiyla ortaya koyuyor. Cumhuriyet gazetesi ve perde arkasi destekçileri, Fehmi Koru tarafindan da ayrintilariyla açiklanmisti. Yalçin Küçük Cumhuriyet için ‘TÜSIAD Gazetesi’ deyimini kullaniyor. Cumhuriyet’in eski patronu Emine Usakligil’in kocasi David Tonge’un Ingiliz istihbaratinda görev yapmasi ve Cumhuriyet’in ilginç misyonu ise 2000′e Dogru dergisinde konu edilmisti. “Tonge’ler, Fuller’ler, Henze’ler ne kadar insan haklari savunucusuysa Cumhuriyet gazetesi de o kadar” diyordu 2000′e Dogru.Zeki Saral’in Biz Bir Aileyiz kitabinin 44-50 sayfalarinda o dönemde Cumhuriyet Izmir temsilcisi olan Hikmet Çetinkaya’nin 1984 yilinda ise baslattigi ekonomi muhabiri Kenan Mortan’dan (sagda) bahsedilmekte. Kenan Mortan gazeteye büyük ölçekli holding reklamlari buluyor ve ilginç baglantilarinin da yardimiyla gazete içinde hizla yükseliyor. Kenan Mortan’in önlenemez yükselisinde Cumhuriyet gazetesinin bazi üst düzey kadrosunun Mortan’in baglantilarini bilmesine ragmen katkilari olmasi, Cumhuriyet gazetesinin alt kadrodan dürüst basin mensuplarini kuskulandiriyor. Saral’in yazdigina göre bu siralar Manajans araciligiyla Selim Egeli (yahudi dönmesi) bir siyasi parti adina Kenan Mortan’a ödeme yaparak Cumhuriyet gazetesinin yayin politikasini yönlendiriyor. Peki kimdir bu Kenan Mortan? Kenan Mortan localarda verdigi konferanslardan da tanidigimiz üst dereceli bir mason. 27 Mart 1985 tarihinde “Ephessus” locasinda, 25 Kasim 1985 tarihinde “Inanis” locasinda, 27 Ocak 1986 tarihinde yine “Inanis”locasinda Kenan Mortan’in konferanslarini görüyoruz… …Ergun Göknel’in masonlarla olan yakin iliskisi, ilk olarak, skandalin ortaya çikmasinda birinci dereden rol oynayan eski esi Nurdan Erbug’un gazetecilerle yaptigi bir röportaj sirasinda Göknel’in masonlarla olan baglantilarindan söz etmesiyle duyuldu. Erbug, “Ergun siyasette basari için önemli odaklari kontrol etmesi gerektigine inaniyordu. Masonlar ile iliskilerini Profesör Selçuk Erez ve Üstad Pinar Aran yürütürdü” demisti. Bu iki isme baktigimizda gerçekten de mason, hem de oldukça kidemli birer mason olduklarini görüyoruz. Selçuk Erez 1986 yilinda kurulan Mesale locasinin kurucu ve 1. Naziri’ydi. 1987-1988 yillarinda Mesale locasi Üstad-i Muhteremi oldu. Locaya matrikül no. 5′le kayitliydi. Mesale locasindan önceki locasi Ideal locasiydi. Ayrica Selçuk Erez’in localarda degisik tarihlerde konferanslari var. 14 Ekim 1987 tarihinde Mesale locasinda “Kamuoyu Arastirma Metotlari” konulu bir konferans verdi. 20 Ocak 1988 yilinda yine Mesale locasinda “Kimligimiz” konulu bir konferans verdi. 25 Nisan 1989 yilinda bu kez Nilüfer locasinda “Masonlugun Kurulusu” konulu bir konferansi yer aldi. Mesale locasi ilginç bir loca. 1987-1988 yilinda bu locanin Üstad-i muhteremi olan Selçuk Erez, locada SHP’li Kadiköy Belediye Baskani Cengiz Özyalçin’la beraberdi. Daha önce Sevgi locasi biraderlerinden olan Cengiz Özyalçın, Selçuk Erez’le beraber Mesale locasinin kuruculari arasinda yer aldi. Bu arada, Selçuk Erez’in, Göknel’le birlikte seçim sirasinda Nurettin Sözen için çalistigini da unutmayalim. Sözen’in seçim karargahinin aslari Ergun Göknel ve Selçuk Erez’den baska Alev Coşkun, Metin Kavuk, Muhittin Tığlı, Biltin Toker, H. Yavuz, Osman Ataman gibi isimler de yer aliyordu. Selçuk Erez, Sözen’le Göknel’in tanismasina da araci olmustu. Yerli Bilderberg görünümündeki Taksim toplantilari, biraderlerin dostlugunu daha da pekistirmisti. Ergun Göknel’in baglantilarini genisleten bir baska mason dostu ise azönce ismini saydigimiz Pinar Aran’di. Masonlar için yayinlanan Mimar Sinan dergisinde, 21 Mayis 1984 tarihinde Özlem locasinda Pınar Aran’in “Washington-Arlington Mabetlerinin Ziyaret Intibalari” konulu bir konferans verdigini görüyoruz. Bu belge Washington’daki localarla baglantiyi Pinar Aran’in sagladigini gösteren önemli bir delil. Ergun Göknel’in yanindaki masonlar bununla sinirli degildi. Ergun Göknel’in bosanma avukati Üstad Mason Çetin Yildirimakin’di. Çetin Yıldırımakın 1531 matrikül no.’suyla Gün mason locasina kayitli. Daha önce Türkiye Lions klüpleri baskanligini da yürüten Yildirimakin masonik camianin kilit isimlerinden. Çetin Yildirimakin Türkiye Fikir ve Kültür Dernegi adi altinda faaliyet gösteren masonik kurulusun Defne grubunda skandalin bir diger kilit ismi olan Bensiyon Pinto ile beraber faaliyetlerini sürdürmekte. Sakül Gibi adli mason dergisi, Yildirimakin’dan söyle söz ediyor: “1982-1983 Lions Genel baskani olan Çetin Yildirimakin Gün Locasinin Üstad-i azami ve kurucusudur. 33. dereceden bir mason olan Yildirimakin ayni zamanda Türkiye Yüksek Mason Surasi üyesidir.” Ilginç olan, Yildirimakin’in Göknel’den para almadan avukatligini yapmasiydi (…)Loca tarafindan Ergun Göknel’in rüsvet ve yolsuzluk konulari için görevlendirilen avukat ise yine bir Üstad-i Muhterem: Önder Öztürel. Önder Öztürel Türkiye Fikir ve Kültür derneginin 2 Haziran 1992 tarihli toplantisina katildi. 26 Haziran 1992′de 29. dereceden 30. dereceye yükseldi. Yine ayni yil içinde Üstad-i Muhterem oldu. 21 Mart 1986 yilinda Kültür Locasinda “Düsünüyorum O Halde Varim” konulu konferans verdi. 12 Haziran 1987 yilinda yine Kültür Locasinda “Kuvvetin Felsefesi” baslikli bir konferansi yer aldi. Öztürel ayrica 27 Ekim 1989 ve 9 ekim 1990 tarihlerinde yine Kültür locasinda iki konferans verdi.
Hamdi yazıyor 05 Ekim 2008 Pazar 15:05
ooooo!
İŞTE ÖRGÜT, İŞTE SALTANAT: Ninesinin Rumca şarkılarıyla büyüyen Giritli Mustafa Emin Çölaşan; Hüsamettin Cindoruk ile çok yakın akrabıdır. Hüsammetin Cindoruk, Emin Çölaşan'ın halasının oğludur. Emin Çölaşan'ın karısı Tansel Çölaşan da Danıştay üyesi olup İdari Dava Daireleri Genel Kurulu Başkanıdır. Çölaşan'ın devletin üst düzeyiyle olan bağı bu kadarıyla sınırlı değildir. Şu anda Anayasa Mahkemesi'nin Başkanı olan ve tarihteki ilk kadın başkan Tülay Tuğcu da Emin Çölaşan'ın çok yakın akrabasıdır. Tülay Tuğcu, Emin Çölaşan'ın kayınbiraderi olan Taner Tuğcu'nun eşidir. Taner Tuğcu ise Ankara'nın ünlü ve eski avukatlarından olup üst düzey bir masondur. Büyük Mason Locası Derneği Ankara Vadisi Uyanış Locası üyesidir. Aynı locada Çölaşan'ın bir diğer halasının oğlu Mustafa Atasoy ve onun eşi Pınar Atasoy'un da üyeliği bulunmaktadır. Mustafa Sabih Atasoy Ankara'da tekstil işiyle uğraşmaktadır. Atasoy'un eniştesi Kamil Özçoban ise Zara isimli tekstil mağazalarının sahibidir. Sinema yönetmeni Ziya Öztan Emin Çölaşan'ın bacanağıdır. Bilindiği üzere Çölaşan'ın yazılarında aşırı bir militarizm ve katı bir devletcilik hakımdir. Bu durum onun aile yapısından kaynaklanıyor olabilir. Çünkü ailede devletle içiçe bir görüntü hakimdir. Malum olduğu üzere Çölaşan'ın da ilk yaptığı iş devlet memurluğu olmuştur. Kendisi ilk olarak devlet Planlama Teşkilatı'nda çalışmıştır ama her nedense daha sonra gazetecilğe merak salmıştır. Çölaşan ailesindeki bu devletçi geleneği ailenin en büyüğü olan ve Emin Çölaşan'ın adını taşıdığı Emin Beye kadar uzanmaktadır. Emin Bey İttihat ve Terakki Partisi üyesi bir asker olup aynı zamanda baytardır. Emin Bey orduda veteriner olarak görev yapmıştır...
Nazlı yazıyor 05 Ekim 2008 Pazar 14:59
En arkadakiler ne diyor bu işe
Türkiye Musevi Cemaati Onursal Başkanı Bensiyon Pinto: 6-7 Eylül Olaylarını, 20 Kura askerliği, Varlık Vergisini yaşadık. Ben bunların unutulmaması gerektiğini savunuyorum. Nefret ve kin duyguları gütmeden olanları bilmemiz, hatırlamamız ve çocuklarımıza aktarmamız lazım.Yalnız dini azınlıkların değil geniş toplumun da bilgilendirilmesi gerek. Kitabı okuyanlardan aldığımız tepkilerden biri de “bunları bilmiyorduk” şeklindeydi. Demek ki, anlatmak lazım. Mesela herkes diyor ki, “Yahudi Cemaati çok zengin”. Oysa aslı yok, bilmeden konuşuyorlar. Trakya Olayları ve 6-7 Eylül Olaylarını bir kenara bırakırsak 20 Kura ile Varlık Vergisi çok ağır geldi bize. Yine de çok şükür ki, Aşkale’deki üzücü kayıplar dışında hiçbir can kaybımız olmadı. Oysa yanıbaşımızdakiYunanistan’da bir tek Yahudi bile kalmadı. Türkiye çeşitli politikalarla savaşa girmedi, bu sayede hayattayız...(Devamı ve röportaj için bakınız: Şalon gazetesi, 24 Eylül 2008)
VIP Localar:
ÇELİK ZIRHLI ŞATO: En Derindekiler...Silvio Berlusconi eski bir P2 üyesiydi. Werner Raith, Yeni Mafya Karteli adiyla Türkçe'ye çevrilen kitabinda (Istanbul: Sarmal Yayinevi, 1995), Berlusconi'nin bir P2 üyesi oldugunu, hatta 1994'de politikaya atildiginda biraderlerinden büyük destek gördügünü yazmisti. Buna göre, Italya Büyük Locasi "Grande Oriente d'Italia"nin eski baskani, Berlusconi'yi elestiren bütün yazi isleri müdürlerinin isten çikartilmasini saglamisti. Bu durum, hem Berlusconi'nin ardindaki masonik dayanismayi, hem de bu dayanismanin medya üzerindeki karsi konulamaz gücünü gösteriyordu. Berlusconi'nin Basbakan olusu ise, ülkedeki ünlü "Temiz Eller" hareketinin yalnizca bazi mason politikacilari tasviye ettigini, buna karsilik masonlugun Italya üzerindeki etkisini korudugunu gösteriyordu. P2'nin desifre olmus olmasinin önemi yoktu; Italyan medyasinda P2'den sonra bir de P3'ün var olduguna dair haberler çikmisti.Mason Berlusconi'nin mafya baglantisinin sürdügü ise, Italyan Panorama dergisi tarafindan ortaya kondu. Berlusconi'nin Forza Italia adli partisi ile Sicilya mafyasi arasinda çok yakin iliskiler oldugunu duyuran dergi, bu noktadan hareketle, Berlusconi'nin partisine de "Forza Mafya" adini takti. Bir P2 üyesi olan Berlusconi'nin Israil'le olan baglantilari da oldukça ilginçti ve masonlugun genel çizgisine uyuyordu. Bu konuya, Eylül/Ekim 1994 tarihli Washington Report on Middle East Affairs dergisi dikkat çekmisti. Derginin haberine göre, Italyan Disisleri Bakani Antonio Martino, 1994 Mayisinda Amerikali yahudi liderlere "Berlusconi'nin son yirmi yilda Italya'da iktidara gelen en Israil-yanlisi hükümeti kurdugunu ve Italya'nin uzun zamandir sürdürdügü Arap-yanlisi politikayi kesin olarak degistirecegi"ni söylemisti. Berlusconi'nin bir baska ilginç Israil baglantisi da, 19 Aralik 1994 tarihli Hürriyet'in haberine göre, ayni Henry Kissinger gibi, yakin korunmasinin Mossad ajanlari tarafindan saglaniyor olusuydu. 8 "Hür ve Kabul Edilmis Masonlar Büyük Locasi" tarafindan yayinlanan 1909-1989 Türkiye'de 80 Yilda Mason Localari (Kisa Tarih-Isimler-Istatistikler) adli kitaba göre (Istanbul: Yenilik Basimevi, 1990), yalnizca yahudilerin üye olabildigi ATLAS LOCASI, 7 Ekim 1948 tarihinde kuruldu. Locanin geçmis üyeleri arasinda Türkiye'deki yahudi cemaatinin seçkin isimleri yer aliyordu: M. Abravanel, S. Botton, Jak Essayan, Morko Kohen, Edvar Lebet, Piyer Psalti, Jak Nahum, Raul Rozenthal, Leon Yakoel, A. Mezbur, A. Mosse, A. Saltiel, K. H. Sarlica, A. Zoletti, Sami Mordo, Y. Garti, Moris Danon, V. Menase, Nedim Yahya, David Kohen, Jak Bonfil, Nesim Güvenis, Benjo Alaton, Albert Menase, Viktor Sidi gibi. Bugünkü ünlü üyeler arasinda ise, yazida belirttigimiz gibi, Ishak Alaton, Üzeyir Garih gibi isimler yer almaktadir. Türkiye'deki diger "yahudi localari" arasinda Istanbul vadisine bagli olan PROMETHEE de vardir. 1909-1989 Türkiye'de 80 Yilda Mason Localari'na göre, 9 Haziran 1952'de kurulan locanin üyeleri arasinda; Aser Pardo, J. Gomel, Rafael Roditi, Nelson Arditi, Aybars Ciliv, Murat Gomel, Mustafa Besimzade gibi isimler yer alir. Bir diger "Ibrani loca", yine Istanbul vadisine bagli olan HUMANITAS'tir. Ayni kaynaga göre, 6 Eylül 1961'de kurulan HUMANITAS'in üyeleri arasinda su isimler yer alir: Mehmet Fuad Akev, Sami Mordo, Eli Behmorias, Selim Albukrek, Boris Gilodo, Yusuf Levi Levent, Albert Razon, Lazzaro Donato Franko, Emil Ada, Edouvard Ada, Viktor Alfandari, Sami Mordo, Edvart Zarfçi, Sahir Akev, Samuel Kemal Brudo, Josef Leon Gabay, Moris Alfandari, S. Soryano, Yasef Yoaf, Hayim Kohen, Jak Alguvadis, David Yersenli, Eddy Siva, Yusuf Zara, Lazar Russo, Izak Abudaram, Leon Levi Coskun. Sözkonusu "yahudi localari" arasinda üye transferleri de gerçeklesir. Örnegin Istanbul vadisine bagli olan ve 14 Ocak 1977'de kurulan EVREN locasi, büyük ölçüde HUMANITAS'in eski üyelerinden olusmaktadir. EVREN'e üye olanlar arasinda; David Yersenli, Aron Ender, Yako Dogu, Sandro Mordo, Selim Isman, Vedat Ovadya, Kirkor Büyükerciyes, Emil Ada, Rifat Saban, Jak Alguadis, Kay ra Akialp, Leon Mitrani, Isak Behar, Leon Levi Coskun, Edi Behar, Nino Dö Behar, gibi isimler sayilabilir.
Ender Vural Aron yazıyor 05 Ekim 2008 Pazar 14:55
Tayyip değil Hayrettin Karaman'ın söylediklerini destekliyorum
Tayyip'in boykot çağrısını hiç tasvip etmedim. Ancak Hayrettin Karaman hoca da bu boykotu farklı gerekçelerle destekliyorsa Hoca'nın çağrısına aynen uygularım.Bir daha Doğan müsveddeleri mi asla...
mehmet çakır yazıyor 04 Ekim 2008 Cumartesi 17:45
Hopp, Bi dakka yav
LÜTFEN NOT ALIN: Ergenekon Terör Örgütü'nün(ETÖ), Erkut Ersoy'un kurduğu ÖZEL BÜRO İstihbarat Merkezi'nden sonra bir İstihbarat Örgütlenmesi daha; Kuvayi Milliye Ulusal Bilgi Merkezi de ortaya çıktı.. editor@kuvayimilliye.net ile kmeditor@gmail.com adresi üzerinden haberleşen Kuvayi Milliye Ulusal Bilgi Ağı(UBA)'nın yöneticileri, yazarları ve BİLGİ derleme kadrosu da tanıdık isimler genelde: Yılmaz ÖZDİL, Gündüz AKGÜL, Mustafa BALBAY, İlhan SELÇUK, Orhan KAYA, Galip BAYSAN, Cüneyt Arcayürek, Erdem AKYÜZ, Mümtaz SOYSAL, Altemur KILIÇ, Emre KONGAR, Rauf DENKTAŞ, Hulki CEVİZOĞLU, Erol MANİSALI, Muhlise GÜNGÖR, Yiğit BULUT, Melike İLGÜN... Bilgiler 20 civarındaki kanallardan geliyor: 1-Bazı sivil-askeri kişi ve kuruluşlardan, oluşumlardan, subay eşlerinden.. 2-Bazı Alevi kuruluşlardan, yazarlardan, kişilerden.. 3-Bazı mason, rotary, lions gibi dernek ve vakıflardan... 4-Cumhuriyet gazetesi okurlarından(CUMOK hücrelerinden)... 5-Bazı muvazzaf veya emekli MİT veya askeri istihbarat elemanlarından.. 6-Yüksek sivil bürokrasi içindeki farklı istihbari örgütlenmelerden ve muhbirlerden.. 7-Öfkeli muhaliflerden, itirafçılardan.. 8-Bazı yabancı misyon şeflerinden..
Mestan yazıyor 04 Ekim 2008 Cumartesi 15:35
o da ne ki?
Benim TV de her ne hikmetse yeişl kanalları çekmez oldu.İnadına özgürlük inadına demeokrasi
zap tv yazıyor 04 Ekim 2008 Cumartesi 13:47
doğru
erdoğana katılıyom
jjkc yazıyor 04 Ekim 2008 Cumartesi 12:36
Başbakanın Demokrasi anlayışı
Bir ülkede demokrasi varsa iktidarda vardır,muhalefet
te,herkes senin yaptığını beğenecek diye bir şey var mı?Özgür basına ait bu gazeteleri almayın demek ne de
mek,dünyada bir örneğini göremezsiniz.Deniz feneri ol
ayını Aydın Doğan meydana çıkarmadı,Alman makam ve ga
zeteleri yayınladı,bence doğru bir hareket değil.
kamil yazıyor 03 Ekim 2008 Cuma 11:53
gazete
ben cumuhuriyet alıyordum başbakanın beyanatından sonra milliyete almaya başladım iyiki almışım istesemde bırakamam her ikiside hoşuma gidiyo başbakana teşekür.
aydın yazıyor 02 Ekim 2008 Perşembe 23:16
yola devam
Tayyip baba durmak yok yola devam
yusuf yusuf yazıyor 01 Ekim 2008 Çarşamba 22:37
...
başbakan yalnış yönlendiriliyor bana göre.ben şahsen kendime yakın bulmadığım için belirtilen gazeteleri ve direk akp yalnısı gazeteleri de okumuyorum.zaten doğan grubu düne kadar iktidarı destekliyordu.bugün ne değişti.iktidardan beklenen özgür basın ve basında yazılanları dikkate alıp çevresindeki yalnış adamları ayıklamaktır.Bunu yapmazsa ne olur.Yazmayan basının yerini halk arasında dedikodular alır.bu bir iktidarı daha çabuk yıpratır.AKP den beklenen çürük dalları keserek ağacın daha gür büyümesini sağlamaktır.benden söylemesi...
ali demir yazıyor 01 Ekim 2008 Çarşamba 18:50
...
erdoğana aynen katılıyorum kanallarını da izlemeyelim
ömer20 yazıyor 30 Eylül 2008 Salı 20:24
bizde inadına muhalefet diyelim
arkadaş kendini ne zannediyor. Her şey benim elimde istediğim borozonu öttürürüm mü diyor acaba. Sıra sanada gelecek bakalım o zaman nasıl yırtacan! Amerikalaramı kaçıp sığınacak R.Tayyip Gemicik,parayla değil sırayla demiş atalarımız.
yavuz20 yazıyor 30 Eylül 2008 Salı 00:11

Haberin olsun













